Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?


14.5.2017 - Bu Yazı 1345 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Fırat Kalkanı Harekatı öncesi, Türkiye'nin Suriye'ye girmesi hususunda Türk medyasında söylenenleri hatırlıyorum da...


Yok efendim, ABD'ye ve Rusya'ya rağmen Suriye'ye nasıl girermişiz?

Üç günde parçalarlarmış bizi...

İran'la, Rusya'yla savaşa mı girecekmişiz?

Hiç mi gerçeklerin farkında değilmişiz?

Sadece Erdoğan muhalifleri değil, o kadar çok 'uzman' böyle konuşuyor, yazıp çiziyordu ki... Geçin harekatın öncesindeki bir yılı, operasyonun başladığı günün arifesinde ve gününde bile bunları yazanlar, çizenler çoktu.

Fırat Kalkanı Harekatı başladı... 3. Dünya Savaşı çıkmadı. ABD, Rusya, Suriye, İran vs 2-3 eleştirel açıklama yaptı, ötesine geçmedi. PKK en çok bozulandı. Türkiye uzunca süre 'Daeş'e karşı mücadeleyi beraber yapalım' müttefiklerini beklemekten usanmıştı. Diplomatik teamüllere uygun olarak bazı ülkelere haber verdi; onay ya da destek almadı. Zaten biraz daha gecikse Türkiye sınırı tamamen terör sınırına dönecekti. Türkiye aynı zamanda harekatı, Obama yönetiminin Başkan Yardımcısı Joe Biden'ın uçağı Ankara'ya doğru alçalırken başlatarak gereken mesajı da vermeyi unutmadı.

Çapı itibarıyla Kıbrıs Barış Harekatı kadar büyük bir harekat değildi bu. Ve fakat 15 Temmuz'un hemen ardından, içeriden derin yara almış olan Türk Silahlı Kuvvetleri mükemmel bir iş icra etti. “Cerablus'tan öteye inemezsiniz” dendi, indi.

“Dabık'ta kıyamet kopar” dendi, kasabanın Daeş'in elinden alınması iki gün sürdü.

“Türk ordusu El Bab'dan çıkamaz” dendi; TSK sivilleri gözeterek titizlikle, meskun mahalde adeta sokak sokak, ev ev temizlik yaptı. “Daeş'le mücadele ediyorum” diyenlere parmak ısırtacak şekilde bir operasyon icra etti.

Tüm bunları yapmakla da kalmadı, Türkiye'den mültecilerin geri dönebildiği, normal yaşamın başladığı, hatta savaşın sürdüğü bölgelerden yeni sığınmacıların taşındığı güvenli bir alan inşasına başladı.

El Bab Operasyonu'nun sonuna doğru bir yandan sonraki hedef konuşulmaktayken ve önceliğin Menbiç'ten PYD'nin çıkarılması olduğu değerlendirilirken, öte yandan Donald Trump'ın ABD Başkanlığını devralmasıyla Rakka operasyonu yeniden gündeme taşındı. Türkiye “Rakka konusunda somut planım var” diyerek yeni ABD yönetimiyle görüşme yürütürken, Rusya'nın desteğiyle el Bab'ın güneyine yaklaşan rejim unsurları anlaşmayla Menbiç'i PYD'den aldı. Aslında ABD'yle Rusya anlaşmış ve Türkiye'ye kazık atmış gibi gösterilse de, bu sonuç Türkiye'nin baskısı sonucu bir mecbur kalıştı. PKK, Menbiç'ten çıkmak zorunda kalmıştı. İki yıl evvel Türkiye sınırında inşa edilmeye çalışılan PKK koridorunu Kuzey Irak'tan taa Akdeniz'e kadar taşımayı hayal edenler, almayı istedikleri toprakların bir kısmını Türkiye'nin desteklediği yerli unsurlara kaptırırken, ellerinde tutuklarını anlaşmayla rejime geri iade etmeye mecbur olmuştu.

Trump, Rakka operasyonuna dair Obama yönetiminin onayladığı planı rafa kaldırıp Pentagon'dan yeni ve daha kapsamlı bir plan hazırlamasını istedi. Pentagon'un Trump'ın önüne koyduğu yeni plan Obama planının azıcuk geliştirilmiş haliydi; özetle ABDli generaller PYD/YPG'yle devam etmekte ısrarcıydı.

Trump Rakka'da acele etmez ve yeni yönetimin içinde de konuya dair tartışmalar sürerken, Trump-Erdoğan arasındaki karşılıklı mutabakata göre referandum sonrası yüz yüze görüşme tarihi belirlendi. Görüşme öncesi Hulusi Akar, Hakan Fidan ve İbrahim Kalın'ın dahil olduğu heyet ABD'ye gitti; Erdoğan'ın ziyareti öncesi ön görüşmelerde bulundu. Tam da bu süreçte Pentagon, Trump'ın PYD'ye silah verilmesi talimatını onayladığını açıkladı.

Ankara'dan gelen reaksiyonların yanı sıra medyada da elbette bu hamleye tepki vardı. Ancak aynı zamanda, TV ve gazetelerde durumu 'analiz eden uzmanlar', Fırat Kalkanı öncesini andıran yorumlara başladı.

Artık söyleyecek de yapacak da bir şey kalmamış.

ABD'yi karşımıza almaya hazır mıymışız?

ABD tarafını seçmiş, bize de artık bir şekilde orta yolu bulmak düşermiş.

Bu ve bunun gibi sayısız sofistike cümle, üzgünüm ama satır aralarından fışkıran endişe, özgüven eksikliği ve maalesef sahadaki gerçekliği bilmeden fışkıran fikir bolluğunu gizlemiyor.

Yahu, daha geçenlerde, bir gecede aynı anda hem Kuzey Irak'ta Sincar'a hem de Suriye'nin kuzeydoğusunda Karaçok'a hava operasyonu düzenledik. Kim ne yapabildi Türkiye'ye? En fazla birkaç açıklama yapıldı, PKK'nın yanında bir iki fotoğraf verildi, askeri anlamda hiçbir caydırıcılığı olmayan birkaç ABD aracının Türkiye sınırına giderken çekilen görüntüleri medyaya servis edildi. O kadar...

Pentagon'un Trump-Erdoğan karşılıklı masaya oturmadan hamle yapmayı seçtiği açık; kolay ikna edilebilen biri olduğunu kısa sürede gösteren yeni başkanı Erdoğan ikna etmeden masadaki konuşmayı şekillendirme gayretine girenler, yerleşik düzenle mücadele içinde olan Trump'ın söz konusu talimatı imzalayabilmesini sağlamış.

Salt Trump'ın imzaladığı talimata bakarak, “Eyvah yandık, şimdi ne yapacağız?” noktasına gelenler, ya bu işin bizim için beka meselesi olduğunu unutuyor ya da 'beka meselesi'nin ne anlama geldiğini bilmiyor. Türkiye tarafının masada elinin zayıfladığını söyleyenlerse herhalde Cumhurbaşkanı'nın “Bir gece ansızın gelebiliriz” cümlesini bir şarkıdan alıntı zannediyor.

Gönül ister ki, Cumhurbaşkanı'nın uçağı Pekin'den havalanıp Washington'a yol alırken TSK da ansızın bir harekat başlatsın ve madem karşımızdakiler masa adabına uygunsuz olarak masaya oturmadan hamle yapıyor, oyun bozan hamle nasıl yapılırmış göstersin. Mesela Tel Abyad'dan bir kara harekatı başlasın ve Beyaz Saray'ın bize “Güvenlik riskleri konusunda Türkiye'ye güvence veriyoruz” demesi gibi, Türkiye de “Güvenlik riskleri konusunda ABD'ye güvence veriyoruz” desin.

Gönlümüzden geçen gibi olmasa da, bazı özgüvensizlerin aksine ne ABD Suriye'de her istediğini yapabiliyor ne de Türkiye'nin yapacakları bitmiş durumda. 'Virgül değil nokta mesabesinde' olacak görüşmenin sonrası çok şeylere gebe...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive