Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği


11.6.2017 - Bu Yazı 1503 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Körfez-Katar krizi dünyanın Batı yakasında görünür hale gelen krizin üzerine gölge düşürdü.

Malum, Mayıs’ın son haftasında Avrupa kıtasında ardarda gerçekleşen NATO ve G7 zirvelerinde ortaya net biçimde dökülen görüş ayrılıkları, ABD ve Almanya’nın arasını iyice açmıştı. Transatlantik paktının göbeğindeki bu yırtık, Eylül ayında dördüncü seçimine girecek olan Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Berlin’de bir bira çadırında kurduğu ve ABD Başkanı Donald Trump’la beraber, bu hafta seçime giden İngiltere’yi de hedef alan “Başkalarına güvenebileceğimiz günler geride kalmış gibi görünüyor. Bunu son birkaç günde tecrübe ettim. Biz Avrupalılar kendi kaderimiz için kendimiz mücadele etmeliyiz,” sözleriyle belirginleşmiş; Trump’ın verdiği cevap harareti daha da artırmıştı: “Almanya ile devasa ticaret açığımız var, artı NATO’ya ödemeleri gereken parayı vermiyorlar. ABD için çok kötü, bu değişecek.”

Bu cümleler Almanya’da deprem etkisi yapmış, Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri Martin Schulz, Trump’ın “Batı değerlerini yok ettiğini” söylerken, SPD Meclis Grubu Başkanı Thomas Oppermann da, Trump’ın Almanya’yı siyasi hasım olarak gördüğünü açıkça belli ettiğini iddia etmişti. Onlara başka Avrupalı liderler ve ABD’nin yeni nesil milyonerleri başta olmak üzere pek çok kişi de katılmıştı.

Trump’ın Brüksel’de NATO’yu eleştirmekten diğer liderlere yönelik davranışlarına pek çok tavrı büyük tepki çekerken 5. Maddeye, yani ortak savunma maddesine atıfta bulunmaması çok konuşulmuş, üstüne G7 zirvesinde “Paris İklim Anlaşması’yla ilgili nihai kararı gelecek hafta açıklayacağım” demesi işin tuzla biberi olmuştu.

Ancak 15 gün sonra bu Cuma günü Romanya Devlet Başkanı’nın Beyaz Saray'ı ziyaretindeki ortak basın toplantısında “ABD’nin 5. Maddey'e bağlılığını” ağzına alan Trump, Haziran’ın ilk haftasında tahmin edildiği ve seçim kampanyasında vaat ettiği gibi ABD’nin Paris İklim Anlaşması’ndan çekildiğini ifade edince ortalık iyice karışmıştı.

Tüm bu yaşananlar Batı cephesinde Transatlantik ittifakının geleceğini tartışmaya açmıştı. NATO’nun ilk Genel Sekreteri Lord Hastings Lionel Ismay, 70 yıl önce organizasyonun kuruluş amacını “Amerikalıları içeride, Rusları dışarıda ve Almanları kontrol altında tutmak” olarak açıklamışken, acaba Amerikalılar ittifakın dışına mı çıkıyordu? O zaman artık varoluşsal bir tehdit olmasa da jeostratejik açıdan Avrupa için hala bir tehdit olmayı sürdüren Rusya nasıl durdurulacaktı? Ve Almanlar bir kez daha ipleri eline mi alıyordu? Uzun süredir fısıltıyla tartışılan bu sorular artık açıkça sorulur oldu.

Öte yandaysa, Türkiye ile Almanya arasında bir süredir devam eden İncirlik gerilimi sürmekteydi. Malum, 2016’daki Ermeni soykırımı iddialarını kabul eden tasarının kabulünden 15 Temmuz darbecilerinin Almanya’ya iltica taleplerine, FETÖ’cülerin iade edilmemesinden Almanya’nın PKK’ya verdiği desteğe, 16 Nisan referandumu kampanya döneminde yaşanan gerilimden Türkiye’nin Alman milletvekillerinin üssü ziyaretine izin vermeyişine uzun süredir Ankara-Berlin arasında bir kriz devam etmekteydi. Almanya bir yandan, “üssün başka bir yere taşınabileceği” konusunda medya üzerinden mesajlar verirken, ABD’den de Türkiye’yi bu konuda yumuşatmasını bekliyordu. Alman yetkililer Amerikalı mevkidaşları üzerinden bu konuda taleplerini iletiyordu. Ancak NATO ve G7 zirveleri sonrası Transatlantik ittifakında yaşanan kırılma, anlaşılan o ki, Almanların İncirlik ısrarından vazgeçmelerine neden oldu.

Alman Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel’in 5 Haziran’da Ankara’ya yaptığı ziyaret, tüm blöflerine rağmen İncirlik’in Almanya için kritik önemini göstermekteydi. Bilindiği gibi İncirlik, bir NATO üssü değil, Türkiye’nin malı ve inşa edilişinden bu yana ikili anlaşmalar gereği ABD’nin buradaki askeri varlığı NATO savunma faaliyetleri çerçevesinde kalmak durumunda. Almanya’nın üste 280 civarı askeri personeli ve bir yakıt uçağı ile 6 Tornado gözlem uçağı bulunuyor. Taşınacak malzeme 10 bin ton civarında. Ortaya çıkan iş yükünün ve maliyetin yanı sıra, bölgede İncirlik’in yerini doldurabilecek bir başka üs de bulunmuyor; Ürdün gibi alternatiflerin hiçbiri göz kamaştırmıyor.

Başbakan Binali Yıldırım Ankara’da Gabriel’le görüşmedi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile yapılan görüşme de İncirlik açısından sonuçsuz kaldı. Ancak bu sonuçsuz kalma, sabır ve inatlarıyla bilinen Almanların aynı gün içinde apar topar İncirlik’ten çekilme kararı almalarını açıklamaya yetmiyor. Peki Almanya ısrar etmeyi sürdürmek yerine neden alelacele 5 Haziran günü çekilme kararı aldı? Ve yaklaşık altı hafta sürecek karar ve onay süreci niye iki gün gibi kısa sürede tamamlandı?

Acaba Türkiye’nin aynı gün Paris İklim Anlaşması’nı askıya almış olduğunu açıklamasının bunda etkisi olabilir mi?NATO’nun geleceğine dair tartışmalarda NATO’nun etkisizliğini vurgulayan ve terörle mücadelede daha aktif rol alması gerektiğini her fırsatta tekrarlayan Türkiye, harcamalar noktasında yük paylaşımında üzerine düşeni yerine getiren az sayıda ülkeden biri. Türkiye bu açıdan Transatlantik ittifakı içinde Trump’la aynı cepheye düşerken, Trump’ın Paris Anlaşması’ndan çekilme kararı sonrası verdiği askıya alma kararıyla da nerede duracağını belli etti. Türkiye onay sürecini tamamlamak için gelişmeleri takip edeceğini söyledi; ancak hem fona en büyük kaynağı sağlayan ABD’nin çekilmesi anlaşmanın geleceğini tehlikeye atmış durumda hem de Paris Anlaşması, savunmadan çevreye kültürden ekonomiye her alanda birlikte adım atan Batı ittifakının geleceği açısından anlaşmanın kendisinden çok daha önemli bir yer tutuyor.

Almanları Orta Doğu’nun kuzeyindeki faaliyetlerini olumsuz yönde etkileyecek dahi olsa İncirlik ısrarından vazgeçiren karar, sadece Türkiye’ye yönelik bir tavır değil aynı zamanda ABD’yle Almanya arasında yıkılan köprülerden biri gibi görünüyor.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive