Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?


20.7.2017 - Bu Yazı 1011 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Malum Ramazan’ın ikinci yarısı patlak veren Körfez-Katar krizi, çok yüksek perdeden tehditlerle başlamış ve hemen herkesi kısa sürede Katar’da bir darbe olacağı ya da Körfez’in Katar’ın toprak bütünlüğünü tehdit edecek bir girişimde bulunabileceği düşüncesi almıştı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Mısır dörtlüsünün domine ettiği cephe Katar’a büyük bir abluka ve ambargo başlatırken Kuveyt Emiri el Sabah arabuluculuk için devreye girmişti. Buna rağmen, Körfez cephesi ABD Başkanı Donald Trump’ın da birkaç tweet ve cümleyle verdiği desteğe sırtını dayayarak Katar’a karşı sert söylemini yükseltmeyi ve tehditlerini artırmayı tercih etmişti.

Ambargo cephesi hepsi birbirinden dramatik 13 maddeyi içeren bir talep listesini Katar’a iletmiş, Katar ise mühlet dolduğunda bu talepleri reddetmişti. Bir süre önce Kahire’de toplanan dörtlü yaptırımların sıkılaşacağı mesajını vermekle yetindi. Mısır’da dünyanın gözü önünde nasıl kanlı bir darbeye kalkıştıklarını gördüğümüz, mevcut konjonktürün kayganlığından yararlanarak uluslararası hukuku ihlal etmeye meyledeceklerinden pek de şüphe duymadığımız ambargo cephesinden, en başından beri çok aptalca da olsa attıkları adımın devamını getirmelerini bekliyorduk. Öyle olmadı. Peki bunun nedeni neydi?

15 Temmuz’un yıldönümü münasebetiyle Arap dünyasından Türkiye’ye çok sayıda gazeteci, akademisyen ve siyasi analist geldi, ben de üç gün boyunca görüşebildiğim kadar çok isimle görüşmeye çalıştım. Onlar FETÖ’nün darbe girişiminin ardından geçen bir yılın sonunda Türkiye’de neler olup bittiğini sordu, ben de fırsatını bulmuşken onlara Arap sokağında yaşanan son gelişmeler ve Katar-Körfez krizinin detayları hakkında sorular yönelttim. Türkiye’ye ve Türkiye’nin Orta Doğu politikalarına karşı farklı farklı yaklaşımları olan değişik isimlerin hepsinin birleştiği kanaatler dikkat çekiciydi.

Bugün Körfez’de yeni bir soğuk savaş durumu ortaya çıkmıştı ve bu en başta korkulduğu üzere yeni bir sıcak çatışmaya dönmeyecekti. Körfez cephesi geri adım atmadığı müddetçe bu durum en az 2-3 yıl sürebilirdi. Katar’da yaşanabilecek sıcak bir çatışmanın önüne geçense Türkiye’nin hamleleriydi. Konuştuğum isimler ortaklaşa iki gelişmenin altını çiziyordu: Birincisi İran Dışişleri Bakanı Cevat Zarif’in krizin patlak vermesinin hemen ardından Türkiye’ye yaptığı ziyaret. Zarif’in ziyareti, Arap dünyasında Körfez’e karşı sembolik olmasından öte büyük bir mesaj olarak algılanmış. Katar’ın egemenliğine yönelik yapacakları bir hamle sonucunda İran’ın halihazırda içerideki Şii muhalefet ve bu muhalefeti bastırma yöntemleri nedeniyle sorun yaşayan Bahreyn’i işgal edebileceği korkusu paniğe sebep olmuş. Ancak bundan daha önemli olan ikinci gelişme, Ankara’nın çok hızlı bir şekilde Türkiye’nin Katar’da asker konuşlandırmasına izin veren yasa tasarısını onaylaması olmuş. Türk kamuoyunca da bu hamle Körfez-Katar krizinde Ankara’nın tarafını göstermesi açısından oldukça önemli bir adım olarak okundu ancak Arap dünyasına göre Ankara bu hamleyle tek başına olayların seyrini değiştirmiş.

En başta birkaç tweet atmış olsa da Trump’ın kendisi de dahil olmak üzere ABD yönetimi ve Batı dünyasının hemen hepsi, önce ‘bekle-gör’sessizliğine bürünürken Ankara’nın Türk üssü ve asker gönderme hamlesi sonrası ibreyi bir an önce krizin çözülmesi yönüne çevirdi bildiğiniz gibi. Katar konusunun ana gündem maddesi olduğu Erdoğan-Trump telefon görüşmesi de muhtemelen Ankara’nın bu konudaki kararlılığının Beyaz Saray’a iletilmesini sağladı.

“Yani gerçekten Trump’la verdikleri bir fotoğrafa güvendiler ve yaptıkları 350 milyar dolarlık silah anlaşmasıyla onu satın aldıklarını mı sandılar?” diye sorduğumda “Evet, aynen ve maalesef öyle,” cevabını aldım.

“Peki, o kadar çok silah alıyorlar, o kadar çok askeri harcama yapıyorlar, neden bir Türk üssünden bu kadar tedirgin oldular?” sorusuna aldığım cevapsa şuydu: “Yemen’e bakarsanız gerçeği görürsünüz. Geride bıraktıkları tüm insani trajediye rağmen hiçbir ilerleme kaydedemediler. Askeri anlamda ne kadar harcama yaparlarsa yapsınlar, bunun güç bazında bir karşılığı yok. Sizin Fırat Kalkanı Harekatı’nda yapabildiklerinizi asla yapamazlar. Tek bir tümen bile Körfez’i dağıtmaya yeter.”

Yani özetle, Ankara’nın Katar’a asker gönderme kararı Arap dünyasında Körfez’e adeta ‘şah çekmek’ olarak okunmuş, okunuyor. Trump’a bel bağlamanın dışında bir B Planı olmayan BAE ve Suudi Arabistan’ın başını çektiği ambargocu ülkeler, giriştikleri oyunda hem itibar kaybı yaşadı, hem de Körfez İşbirliği Teşkilatı’nın kontrolünü kaybetti; özetle Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan da oldular. Katar’ı ele geçirmek isterlerken şimdi ipleri Katar’a ve dolaylı olarak da Türkiye’ye kaptırmış oldular.

Bunun sağlaması ise iki yeni gelişmeyle yapılabilir: Birincisi ABD’li istihbarat yetkililerinin, söz konusu krizin taşlarını döşeyen 23 Mayıs tarihli Katar resmi haber ajansı ve sosyal medya sitelerinin hacklenmesi olayının ardında BAE olduğu gerçeğini uluslararası medyaya sızdırması. Bu gelişme, ABD’nin BAE ve Suudi Arabistan’a ‘bize güvenmeyin, açıkta kalırsınız’ mesajı olarak okunabilir. Diğer önemli gelişmeyse, dün dört ambargocunun Türk üssünün kapatılması gibi maddeleri içeren 13 talepte artık ısrar etmeyeceklerini, “terör ve aşırılıkla mücadele,” “terör örgütlerinin para ve güvenli bölgeler bulmasının önlenmesi”, “nefret ve şiddetin kışkırtılmasına son verilmesi” gibi genel prensiplerde barışçıl yollarla anlaşmak istediklerini açıklaması oldu. Yani ambargocular, büyük bir iştahla ava çıktı ama gafil avlandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 23-24 Temmuz’da gerçekleştireceği Katar, Kuveyt ve Suudi Arabistan ziyaretleride çok büyük ihtimalle bu meselenin kapanmasını sağlayacak sonuçları beraberinde getirecek.

Ancak tüm bunlar yaşanırken, Suudi Arabistan ve BAE’nin çok erken ve de çok yanlış bir hamleyle başlarına açtıkları büyük bir iş daha var ki, işte o Körfez’in geleceği açısından kritik önemde. Nasipse o konuyu da, daha önemli bir gelişme olmazsa Pazar günkü yazıda tartışalım.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive