Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İdlib’den sonra sırada El Bab var


3.8.2017 - Bu Yazı 1138 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye Suriye ve Irak’la ilgili düşüncelerini ve tavrını uzun süredir dile getirmekte. Ankara Bağdat’taki Maliki yönetiminin mezhepçi yaklaşımının Irak’ı nasıl bir geleceğe sürükleyebileceğini de söyledi defalarca, Şam’daki Esad rejiminin kanlı bastırma hamlelerinin ülkeyi nasıl bir hale getireceğini de...

Haklı çıktı çıkmasına ama sözü dinlenmediği gibi bir de günah keçisi oldu. Daeş terör örgütü, Irak’ın doğusundaki kurak topraklarda yok olmaya yüz tutmuşken küllerinden doğdu, Suriye’de muhalifleri dağıtıp ellerindeki toprakları alarak güç toplayıp Irak’a döndü, Musul gibi Irak’ın ikinci en büyük kentini dahi ele geçirebildi.

Mezhepçi bir savaşın ortasında sözde cihad, devlet, hilafet iddiasıyla ortaya çıkan El Kaide uzantılı bir yapılanmanın Rakka, Deyrezzor, Musul gibi Sünni yoğun kentleri ele geçirmesinden sonra Şam gibi, Nusayri/Şii yönetimlerin elindeki bölge ve şehirlere yönelmesini beklerdiniz. Öyle olmadı. Daeş yüzünü kuzeye, Kürt yoğun bölgelere çevirince bölgede yeni bir perde açıldı. Sahneye Batı medyasınca PR’ı çok iyi şekilde yapılan PKK’nın sürülmesinin zamanı gelmişti.

Bugün, güya DAEŞ’ten özgürleştirilen Musul’dan Iraklı askerlerin itirafları yayılıyor: “Herkesi öldürdük,” diyorlar, “DAEŞlileri, erkekleri, kadınları ve çocukları...” İnsanlar damlardan atılıyor; kazıklara bağlanıp yakılıyor; DAEŞli olduğu için bile değil, “Saddamcı”, “Sünni” denilerek gırtlaklarından yüzlerce kez kör çakılarla bıçaklanıyor. ABD artık ‘embedded’ gazeteciye bile ihtiyaç duymuyor Irak’ta yol açtıklarının duyulmasını engellemek için. Acıklı bir şekilde “Musul’un yeniden inşası” konuşuluyor yüzlerce insan öldürülürken.

Öte yanda Rakka’da Musul’dan hiç de farklı olmayan bir tablo yaşanıyor; yüzlerce sivil Daeş’ten kurtarılmayı beklerken ağır hava bombardımanlarında ölüyor ve haber bile olmuyor. ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi, pardon George W. Bush döneminden beri adını hiç de iyi anmadığımız “Kürdistanlı Lawrence” Brett McGurk çıkıyor ve bir açıklama yapıyor: “Rakka’nın yüzde 40’ı Daeş’ten temizlendi.” O kadar... Dünya rahat bir nefes alıyor.

Türkiye, bir süre önce güney sınırındaki istikrarsızlık ve terör tehdidi kontrol edilemez boyuta erince, müttefik zannettiklerinin ‘başka’ planları alenileşince kırmızı çizgilerini yenilemişti malum. Sınırında ne bir PKK devletine ne de bir başka terör yapılanmasına izin vermeyeceğini açıkça vurgulamıştı. Fırat Kalkanı Harekatı bunun açık bir göstergesiydi, El Bab’a kadar indi ve planlanan PKK koridorunun önünü bıçak gibi kesti.

Ama öte tarafta Halep de düşmüştü artık, Suriye’de yeni bir süreç başlamıştı. Türkiye Pazartesi gecesi tvnet’te yayınlanan Karşı Karşıya programıma konuk olan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın da yinelediği gibi, “Suriye’deki değişikliklerin, Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda yapılmasına taraftar” hala, ama yarısından fazlası mülteci konumuna düşen Suriyelilere vebalı muamelesi yapmaktan, insan olduğunu unutan uluslararası toplumun kulakları da vicdanları gibi kapalı hala.

Müttefiklerinden yana hayal kırıklığına uğrayan Türkiye, geçtiğimiz yıl Rusya ile Suriye konusunda masaya oturdu ve görüşmelerden önce ateşkes, ardından Astana görüşmeleri ve nihayetinde İran’ın da katıldığı, sonrasına Trump yönetiminin de desteklediği ‘çatışmasızlık bölgeleri mutabakatı’ çıktı. 4-5 Mayıs’taki toplantıdan çıkan açıklama şuydu: “Toplantıda, ateşkes düzenlemesinin garantör ülkeleri olan Türkiye, Rusya ve İran arasında Suriye’nin İdlib vilayetinin tamamı, Lazkiye, Halep ve Hama vilayetlerinin belli bölümleri, Humus vilayetinin belli bölümleri, Şam/Doğu Guta bölgesi ve Dera ve Kuneytra vilayetlerinin belli bölümlerini kapsayan çatışmasızlık bölgeleri oluşturulmasına ilişkin muhtıra imzalanmıştır.”

Bu “tamamı” ve “belli bölümleri” diye tanımlanan yerlerin hepsi muhaliflerin kontrolünde olan bölgelerdi. Bugün İdlib hariç hemen hepsine baktığınızda Rus ya da İranlı askerlerin eskortluğunda Hizbullah ve rejimin gelip bölgeye yerleştiğini, muhaliflerin Esad’a karşı savaşmayı bırakmak zorunda kaldıklarını görebilirsiniz. Doğu Guta’daki en güçlü muhalif grup Ceyş-ül İslam dahi geçtiğimiz günlerde kendini lağvetti; bir zamanlar sadece ‘sakallı’ diye ‘radikal’ olarak etiketlenen savaşçıları, Ürdün-Irak sınırına yakın bölgede Allah-ü Ekber Tugayı'nın yaptığı gibi, Özgür Suriye Ordusu’nun ABD destekli kanadına katıldı. Aynı dönemde, CIA, Esad rejimiyle savaşan muhaliflere destek programını sonlandırdı.

Şaka gibi ama, Doğu Guta’da ilk ‘güvenli bölge’nin kurulduğu söyleniyor rejime yakın kaynaklarca. Bir başka güvenli bölgeninse Lübnan sınırında kurulduğu ilan ediliyor. Lübnan’da Hizbullah’ın korkunç işkencelerine maruz kalan bir milyon mültecinin zorla buraya gönderileceği Lübnan kaynaklarından anlaşılabiliyor. Ne yazık ki, dönerlerse Esad tarafından dönmezlerse Hizbullah tarafından yok edileceklerç Ne açılan mezarları olacak ne de yapılan haberleri.

Tüm bunlar olurken Nusra ağırlıklı Hareket Tahrir el Şam (HTS) ve Ahrar eş Şam arasında çıkan çatışmalar sonucu geçtiğimiz günlerde İdlib şehir merkezi HTS’nin eline geçti. Malum Nusra El Kaide’ye biatını geri çekmişti ama Türkiye dahil pek çok ülkenin gözünde hala bir terör örgütü. Halep’in muhaliflerin elindeki kısmını Nusra bahanesiyle yerle bir edenler, İdlib’deki HTS varlığına göz yumacak mı zannedersiniz? Aksine, zaten Halep düştüğü gün, bir yandan Halep’e yanarken öte yandan “Artık sıra İdlib’de...” dememizin sebebi bu fırsatı kollayacaklarını bilmemizdi. Zaten McGurk’ün Türkiye’yi suçlayan ve Ankara’dan çok sert tepki gören İdlib’deki El Kaide varlığına ilişkin açıklamaları malumun ilanı. Dün ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi’nin yaptığı “İdlib’deki durum sadece yabancı askeri önlemlere davetiye çıkarıyor” şeklindeki açıklamaları yakında olacakların göstergesi.

Peki İdlib’i kim alacak? ABD destekli PYD mi? Rusya destekli rejim mi? Bu kadar ‘izlemede kaldığımıza göre’ o biz olmayacağız gibi. Peki İdlib de gidince sıra nereye gelecek? ‘El Bab’ diye zikretmeye gerek kaldı mı? Biz izlemeye devam edelim.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive