Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi


26.10.2017 - Bu Yazı 1335 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kuzey Irak’ta 25 Eylül tartışmalı referandumu öncesi görülen coşkulu ve ateşli bağımsızlık konuşmalarının yerini kısa sürede yaşanan bozgunla hayal kırıklığı ile alçakgönüllü ve sağduyulu diyalog çağrıları almaya başladı. Barzani yönetiminin bu hafta yayınladığı “ateşkesin sağlanması, IKBY’deki tüm askeri operasyonların acilen durdurulması, 25 Eylül’de yapılan referandum sonuçlarının dondurulması ve IKBY ile merkezi yönetim arasında Irak Anayasası temelinde diyaloga başlanması” yönündeki açıklama, “ölümüne” çıkılan bağımsızlık macerasının belirsiz süre ile bir kez daha buzdolabına konduğunu gösteriyor.

Geride kalan sürecin sadece sonucu açısından değil, açığa çıkardığı yeni işbirlikleri, yeni husumet ve rekabetler ile parlattığı aktörler bakımından da dikkat çeken boyutları var. Tahran ve Ankara’nın Bağdat’a verdiği destek, merkezi yönetimin sadece Barzani yönetimine geri adım attırmasını değil, aynı zamanda merkezi yönetimin DAEŞ öncesi döneme yaklaşan şekilde otoritesini güçlendirmesini sağladı. ABD başta olmak üzere Batı’nın referanduma destek vermeyen tavrı Barzani’yi Bağdat’a karşı yalnız bıraktı.

ABD’nin Suriye’de PYD/PKK’ya verdiği desteğin bölgede yeni bir Kürt devleti kurma çabası olarak değerlendirilmesi nedeniyle, her ne kadar açıktan destek vermese de Kuzey Irak’taki referandumun arkasında Washington’ın olduğu düşünülüyordu. Ancak ABD, 25 Eylül sonrası Bağdat’ın yanında pozisyon almayı tercih etti. Üstelik bunu son dönemde İran’ın bölgedeki yayılmasını engelleme sinyalleri verirken yaptı.

Washington’ın bu tavrını, halihazırda fazlasıyla Tahran etkisi altında olan Bağdat’ı tamamen İran’ın kontrolüne bırakmamak için atılmış bir adım olarak okuyabiliriz. Bu okumayı yapmak için, krizin parlayan figürlerinden Irak Başbakanı Haydar el İbadi’ye daha dikkatli bakmak gerek. Eski Başbakan Nuri el Maliki’nin ardından Irak Başbakanı olan İbadi, eski ABD Başkanı Barack Obama’nın 2015’teki G-7 zirvesinde yüzüne bile bakmadığı fotoğrafla özdeşleşmiş biçimde silik bir karakter olarak herkesin hafızasına kazınmıştı. Ancak nasıl olduysa, İbadi referandum krizinden Irak’taki zayıflamış merkezi otoriteyi yeniden güçlendiren figür olarak çıktı.

Dün Ankara’ya resmi bir ziyaret gerçekleştiren ve geçmiş yıllarda Başika krizi nedeniyle atışmaya girdiği Cumhurbaşkanı Erdoğan’la da görüşen İbadi’nin bu krizde parlayarak öne çıkışında, kuşkusuz Ankara’nın Bağdat’ın Kuzey Irak’a yönelik sert politikalarına karşı kurduğu seti kaldırmasının etkisi büyük. ABD’nin mevcut krizde İbadi’nin yanında duran tavrını ise İran’ın Bağdat’taki etkisini kırmak için güçlü bir Irak milliyetçisi figüre destek olarak değerlendirmek mümkün.

Bu hafta ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’ın “İranlı milisler ve yabancı savaşçılar Irak topraklarını terk etsin” açıklamasına İbadi, ABD’yi içişlerine karışmama konusunda uyararak karşılık vermiş olabilir; ama İbadi bunu yaparken İran’ın verdiği destekle bilinen Maliki döneminde yapılan yanlışları da eleştirmekten kaçınmıyor. Ankara’ya gelmeden önce gerçekleştirdiği haftalık basın toplantısında “Geçmişte hamaset dolu açıklamalar arttıkça IKBY daha da yayıldı ve daha fazla petrol ele geçirdi” diyerek merkezi yönetimin zayıflamasıyla Kuzey Irak’ın güç ve nüfuz alanının genişlediğine dikkat çeken İbadi, DAEŞ’in tamamen yenilmesinden sonra “o dönem görevde bulunan tüm yetkililer hakkında yargı sürecini başlatacağını ve bunda ısrarcı” olduğunu vurguladı. İbadi’nin “Halkın, o tarihlerde nelerin olup bittiğini, üç beş kişinin birkaç saat içerisinde Musul’u ele geçirmesi, üç gün sonra da Bağdat’ı tehdit etmesinin perde arkası ve müsebbipleri hakkında bilgi sahibi olma hakkı vardır,” sözleri Irak içi dengeler açısından oldukça cesur ifadeler. Dünya basınına pek yansımasa da İbadi’nin birkaç ay önce İran destekli Haşdi Şabi’yi başvurdukları vahşet nedeniyle DAEŞ’e benzetmesi sonucu, Irak-Suriye sınırındaki Haşd liderleri kendisini ağır biçimde tehdit etmişti. Zaten Haşd Şabi milisleri İbadi’yi bugüne kadar sıkça “zayıf” ve “zavallı” bir lider olarak gördüklerini söylüyordu.

İbadi’nin son dönemde Suudi Arabistan’ı iki kez ziyaret etmesini, Türkiye ile Irak arasındaki ilişkileri düzeltme çabalarını gözden kaçırmayanlar, Irak’ta mezhepçilik kaynaklı çatışmaları durdurmaya, bu şekilde Bağdat üzerindeki İran etkisini hafifletmeye niyetlendiğini öngörüyor. Bu yaz İbadi’yi müteakip Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Sadr hareketinin lideri Mukteda el Sadr’ın, bu hafta İbadi’yle aynı tarihte Ürdün’e gerçekleştirdiği ziyaret de, İbadi’nin Bağdat’ta Haşd Şabi’nin iddia ettiği kadar yalnız olmadığını gösteriyor.

Irak’taki Şii milis unsurları “DAEŞ’le mücadele” döneminde ortaklaşa tavır almaya ve aralarındaki rekabet ve husumetleri geçici olarak rafa kaldırmaya yönelten en önemli faktör Irak’ın Şii dini otoritesi Ali Sistani’nin yaptığı “cihad” çağrısıydı. Ancak DAEŞ haritadan silindikçe, Irak’taki tüm diğer ittifaklar gibi, Şii milis güçler arasındaki ortaklıklar da zayıflıyor. İran’ın Irak’ta artan etkisi Irak’ın Şii dini otoritesi Ali Sistani’nin uzun süredir devam eden sessizliği ile de doğrudan alakalı; ancak Sistani’nin geçen ay Hamaney’in temsilcisi Şahduri’ye görüşmeyi reddettiği iddia ediliyor. Sistani’nin Kerkük’ün geri kazanılmasından sonra intikam girişimlerinden uzak durulması çağrısı yapması ve İKBY’ye anayasal yola geri dönün çağrısı yaparak İbadi’nin diyalog çağrısına destek vermesi, Irak’ta orta vadede kazanan İran’mış gibi görünse de, bunun değişebileceğini düşündürüyor.

İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’in Celal Talabani’nin cenazesine katılması ve Kudüs Güçleri Komutanı Kasım Süleymani’nin mezarını ziyareti sonrası, KYB liderlerinin ve peşmergesinin önemli bir kısmının Barzani’den ayrı olarak İran’la tek taraflı anlaşma yaptığı son günlerin en çok konuşulan konusu. Ancak Celal Talabani’nin eşi Hero’nun İran’la geliştirdiği ilişkiler yeni değil, uzun bir geçmişi var. İbadi’nin Bağdat’ta olduğu gibi Kuzey Irak’ta da İran etkisini kırmak için ittifaka ihtiyacı var. Acaba Irak Başbakanı, yaptığı ‘diyalog’ çağrısına bu hafta olumlu dönüş yapan Barzani ile mi bu kapıyı açacak? Bekleyip göreceğiz.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive