Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...


4.1.2018 - Bu Yazı 1308 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İran’ın ikinci en büyük kenti Meşhed’de geçen hafta bugün, görece küçük bir grubun protestosuyla başlayıp ülke geneline yayılan olaylarla ilgili kısa sürede çok yorum yapıldı.

Kapalı bir toplum olma özelliği taşıyan, büyük bir medya ve internet kısıtlaması bulunan İran’da, üzerine analiz inşa edilmeye çalışılan olaylarla ilgili, bu kadar kısa sürede kanaat sahibi olunması dikkat çekiciydi. Olayların nerede, nasıl çıktığı, protestolara hangi grupların katıldığı, grupların başını çeken siyasi ya da muhalif grupların olup olmadığı gibi sorulara cevap aranmadan, sosyal medyada yer bulan videoların gerçekliğini araştırmadan yapılan yorumlar, maalesef meseleyi çoğunluğun kendi durduğu cepheden, kendi endişe ve beklentilerine göre yorumladığını göstermekteydi. ABD Başkanı Trump başta olmak üzere Washington ve İsrail cephesinden gelen hızlı yorumlar da bu acele değerlendirmeleri şekillendirdi; “ABD bu kadar hızlı konuşuyorsa demek ki işin arkasındaydı.” Oysa halihazırda İran karşıtı söylemi günden güne yükselten Trump da, yıllardır İran rejiminin önünün kesilmesini isteyen İsrail de, yaşanan olayları kendi beklentilerine uygun şekilde yorumluyordu. Sonuçlarına bakıldığında ABD ve İsrail’in protestoculara destek çıkan açıklamaları, rejimin imdadına koşup protestocuları marjinalleştirmekten başka işe yaramadı.

Reformist İran Cumhurbaşkanı Ruhani’nin “İranlıların yönetimi protesto etme hakkının olduğunu” ifade eden cümlelerinin yerini Devrim Lideri Hamaney’in “İran’ın düşmanları silah, istihbarat ve politikayı kullanarak İslam Cumhuriyeti’nin içinde sorun çıkarmaya çalışıyor,” ifadeleri, onu da Devrim Muhafızları’nın protestocuları “Allah’a düşmanlık ve Allah’a savaş açmakla” suçlayan ve uygun şekilde cezalandırmakla tehdit eden açıklamaları takip etti. Önceki gün duruşunu buna uygun şekilde revize eden Ruhani de “İran halkı yağmacı azınlığa cevabını verecek,” diyerek rejim yanlılarını sokağa çağırınca dün İran sokakları “İsyancılara ölüm” diye bağıran kalabalıklarla doldu. İran Devlet Televizyonu’na konuşan Devrim Muhafızları Komutanı Muhammed Ali Caferi de ABD, İsrail ve Suudi Arabistan’ın arkasında olduğunu iddia ettiği protestoların dün itibarıyla son bulduğunu belirterek “Bugün fitnenin sona erdiği gündür,” dedi.

Özetle sosyal medya üzerinden başlayarak yapılan erken yorumlar, acele heveslenmeler, hızlı endişeler, nedeni dahi henüz tam olarak çözülememiş olayların olgunlaşamadan durdurulmasında rol oynadı. Bana sorarsanız, bu da dış müdahaleden farklı değildi. İran’da protestoların kısa süre içinde sönümleneceğini tahmin edebiliriz artık; zira bundan sonra ülkede ağzını açan, “Allah düşmanı”, “Amerikan, İsrail, Suud uşağı” olmakla itham edilecek ve devamı gelirse bir haftada hayatını kaybeden 24 kişiden çok daha fazlası ölecek. Tüm dünyada doğru bilginin ve gerçeklerin hiç olmadığı kadar önemsiz, değersiz olduğu bir dönem yaşıyoruz. Kimi buna “post-truth-gerçek ötesi” çağı diyor, kimi popülizm... Yine de sel gibi bizi önüne katıp sürüklemeye çalışan bu döneme inat, İran’da ne olup bittiğini anlamak için elimizden geleni yapalım.

Kimi olayların çıkış nedeninin sayısı 6 bini bulan batık finans şirketlerine yatırımlarını kaptıran mağdurlar olduğunu söylüyor, kimi yumurta fiyatlarına yapılan %40’lık zammı sebep gösteriyor. İlk tetikleyici nedir bilemesek de, yıllardır yaptırımlarla ağırlaşan ekonomik sorunların ülkede en çok düşük gelirli kesimi vurduğuna şüphe yok; ve ekonomik darboğaz dünyanın her yerinde protesto için yeterli bir sebeptir. Nitekim pek çok kaynakta protestoları başlatanların işsizlik oranlarının yüksekliği nedeniyle sıkıntı yaşayan 25 yaş altı İranlılar olduğuna dair bir konsensüs var.

Batı medyasında protestoların rejim karşıtı eylemler olduğu vurgusu nedeniyle halkın “rejim değişikliği” istediği kanaatine aceleyle varılmış olsa da Meşhed’deki ilk sloganlar reformist Ruhani aleyhineydi. Hatta bu yüzden protestocuların arkasında seçimlerde Ruhani’nin rakibi olan muhafazakar İbrahim Reisi’nin olduğu iddia edildi. Ancak bu da doğru değildi. Protestocuların ne bir lideri vardı ne de eylemlerin organize bir tarzı. Atılan sloganlar Ruhani’den Hamaney’e, Kasım Süleymani’ye, reformist ya da muhafazakar fark etmez yönetimde olan sorumlu pek çok kişiyi hedef alıyordu.

Kadınların başörtüsü takma zorunluluğundan, Suriye, Lübnan ve Gazze’ye akıtılan paraya farklı pek çok konuyu protesto eden eylemci görüntüsü videolara yansıdı ancak hiçbirinin sayısı organize ve hedef odaklı diyebileceğimiz oranda değildi. Ama videoların bir ortak özelliği vardı: rejimin iltimas geçtiği elit kesime tanınan imkanlara, başka ülkelerdeki milis güçlere dahi aktarılan paralara tepki gösterilirken, düşük gelirlilerin hem baskının hem de maddi imkansızlığın yegane kurbanı olduğu spontane şekillerde ifade ediliyordu.

Protestolar eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ın yeniden seçilmesinde usulsüzlük yapıldığını iddia eden “Yeşil Hareket” adlı örgütlenmiş muhalefetin 2009’da başını çektiği geniş katılımlı eylemlerle kıyaslandı. Ancak o örgütlü hareketi orta sınıf oluşturuyordu; bugünkü protestolar ise düşük gelirlilerin örgütsüz bir isyanına benziyordu. Bu yüzden bu kadar kolay bastırılma; daha doğrusu ezilme eksenine girdi. Nitekim 2009 protestolarına katılanların bazılarının sosyal medyada yaptığı soğuk paylaşımlar da bunun kayda değer bir veri olduğunu gösterdi: “Bugün sokakta olanları anlamaya çalışsak da onlarla aynı kaygıları taşımıyoruz.”

Tahran’ın zengin çocukları

Instagram’da uzun süredir takip ettiğim bir sosyal medya hesabı var; adı “The Rich Kids of Tehran/Tahran’ın zengin çocukları.” Altlarındaki son model arabalardan yazın verdikleri çılgın havuz partilerine, “bu görüntü Tahran’dan mı yoksa İbiza’dan mı” diye şaşırabileceğiniz kıyafetlerin giyildiği kızlı erkekli çılgın gecelerden içkinin gırla aktığı videolara, bugüne kadar çok acayip paylaşımlarını gördüğüm bu bir grup İranlı zengin gencin yönettiği hesaba bakıyorum olaylar başladığı günden beri; bırakın ‘baskıcı’ İran rejimini suçlamayı, aksine dış müdahaleyi ima ederek “partileme”ye devam ediyorlar. İnternetin deli gibi takip edildiği İran’da bu kadar dikkat çekici, hatta kışkırtıcı bir hesabın gözden kaçmış olabileceğini zannetmiyorum. Acaba kimlerin çocukları bu gençler; hangi seçkin ailelere mensuplar da böyle yaşıyor, bunu tüm dünyaya korkmadan gösterebiliyorlar diye de düşünmeden edemiyorum.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive