Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta


22.2.2018 - Bu Yazı 1481 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Suriye’de insanlık öldü… Yedinci yıldır devam eden savaş internet teknolojilerinin, sosyal medyanın son noktaya ulaştığı dönemde gerçekleşti. Gözümüzün önünde kadınlar, çocuklar öldü. Her yer parçalanmış çocuk cesetleriyle, kana bulanmış bebek yüzleriyle doldu. Bir çocuk ölümüne üzülen, isyan eden ikincisine üzülemez oldu. Suriye’de insanlık uyuştu, hissizleşti, görmez, duymaz, konuşmaz oldu.

Suriye’de gerçekler öldü… Katil Esad’ın ilk yalanı “Beni devirmek isteyenler halk değil, teröristlerdir, aşırılardır, ‘cihadcı’lardır,” oldu. Bir yandan Suriye sahasını aşırıların at koşturabileceği bir alana çevirdi, öte yandan kendi insanlarını sınır tanımadan öldürmeyi sürdürdü. Esad’ın katlettiği insanların fotoğraflarını muhalifler öldürmüş gibi, Türkiye öldürmüş gibi sunanların ardı arkası kesilmedi. Gazeteciliğin, haberciliğin ulaşabileceği son noktaya eriştiği döneme rastladı Suriye savaşı. Buna rağmen kirli bilgi, propagandaya kurban edilmiş gerçekler, yalan haber ve ajan gazeteciler Suriye’den hiç eksik olmadı.

Suriye’de değerler, ilkeler öldü… Batı ağzına sakız ettiği tüm insan hakları, özgürlük, demokrasi, hak ve adalet türü söylemlerinin üzerinde tepindi Suriye’de. Jeopolitik uğruna tüm ilkeler, değerler teker teker çiğnendi. Batılıların “Esad giderse yerine kim gelir? Ya sandıklardan Mısır’daki, Libya’daki gibi İslamcılar çıkarsa?” korkuları, kaostan ve istikrarsızlıktan istifade haritaları yeniden şekillendirme çabaları, bir zamanlar bu palavralara inanmış olan vicdan sahibi insanlara bile “Nerede sizin adaletiniz? İnsan haklarınız? Bu mu sizin demokrasi anlayışınız?” dedirtti.

Öte yandan, Esad’ın destekçileri İran ve Rusya ile kurduğu hat, ‘emperyalizm karşıtlığı üzerinden inandırıcılığını artırmak için güçlü bir retorik oturttu. Soğuk Savaş dönemi artığı sol ideolojinin tutunduğu yegane damar bu oldu. Ancak ABD’nin mide bulandırıcı dış politikalarından sıtkı sıyrılmış olan vicdan sahibi insanlar bile günün sonunda kendi kendini “Tamam biz de anti-emperyalistiz de, hangi anti-emperyalizm çoluk çocuk ayırt etmeden katliam yapmanın, kendi insanlarını öldürmenin gerekçesi olabilir?” sorularını sorarken buldu.

Suriye’de bir milyon civarında insan öldü. “Civarında...” diyorum çünkü BM çok uzun zaman önce ‘ölü saymayı’ bıraktı. Yaralıların sayısı en az 2,5 milyon, ki bu yaralanmaların çok büyük bir kısmı uzuvlarını kaybeden insanlardan oluşuyor. Tutuklanan, kaybolanların sayısı yüz binlerle ifade ediliyor. Yaklaşık 8 milyonu başka ülkelerde içler acısı bir halde sığınmacı haline gelen en az 15 milyon insan yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldı. ‘Suriyeli’ tanımı, zihinlerde tınısı ‘dilenciler, istenmeyen göçmenler, radikaller, teröristler, vb.’ şeklinde yankılanan türlü ifadenin yerine kullanılır oldu, Suriyeliler insanlıklarından koparıldı. Bir millet paramparça oldu.

Bugün süper güçlerin son teknoloji silahlarını denediği, yeni nesil savaş taktiklerini test ettiği, dar alanın dışına çıkarsa 3. Dünya Savaşı’na gidebilecek çatışmaları sahada silahlandırdıkları unsurlar üzerinden, adeta online savaş oyunu oynarmışçasına kumanda odalarından yönettiği çatışmalarla bezeli, kanlı bir satranç tahtasına dönmüş vaziyette Suriye. İçeride perişan olan milyonların hiçbir söz hakkı yok. O sessiz ve mazlum kalabalığın, milyonların sesi olmaya çalışan, tüm tarafların adaletsizliğini haykıran, yapılan yanlışları, haksızlıkları, yalan dolanı tüm kürsülerden haykırmaya çalışan Türkiye ise, kirli ajandalara engel olduğu, taş koyduğu için cezalandırılmaya çalışıldı. Suriye savaşının kendi sınırları içine taşınması tehdidiyle karşı karşıya kaldı; terör örgütlerinin korkunç saldırılarını göğüslemek zorunda kaldı.

Görüyorsunuz, Türkiye’nin diplomatik manevralarına paralel İdlib ve Afrin’de sahaya bir kez daha girmesiyle kendi oyun planlarının yeniden engelleneceğini görenler, haftalardır kirli pazarlıklar peşinde. Bir yandan şiddetin geçmiş yıllara oranla azaltıldığı bölgelerde yeni rekabetler su yüzüne çıkartılır ve Suriye iç savaşı yeni bir çatışmalar sürecinde girerken, iki gün önce Afrin’de olduğu gibi Esad yanlısı İran destekli paramiliter güçlerin Suriye PKK’sına Afrin’de destek vermek ve Türkiye’nin kararlılığını test etmek için yaptıkları hamleler var. İlk kez yaşanmayan, son kez de olmayacak olan bu girişimin, bir aydır dile getiriliyor olmasına rağmen ABD Dışişleri Bakanı Tillerson’ın Türkiye ziyareti sonrasına denk gelmesi manidar. “PKK’ya ‘rejimle anlaş’ yeşil ışığını Pentagon mu yaktı?” sorusu bir kenarda dururken, Rusya’nın olası bir anlaşmayı durdurması fakat mevcut durumu Ankara’yı Şam’la görüşmeye zorlamak için kullanıyor olması, Suriye’de insanlık, gerçekler, ilkeler, değerler ve milyonlar öldükten sonra karşımızda bir tek savaşın çıplak soğukluğunun kaldığını gösteriyor.

Ve bu sırada Ankara’ya ‘görüş’ baskısı kurulan Esad rejimi, İdlib’den sonra bir kez daha Doğu Guta’da korkunç katliamlara imza atıyor. Tıpkı İdlib gibi Doğu Guta da Astana’da gerilimi azaltma bölgelerinden biri ilan edilmişti ancak son iki günde rejimin ablukası altındaki 400 bin sivilin yaşadığı Şam’ın banliyösünde 200’den fazla insan rejimin ağır bombardımanında yaşamını yitirdi. Uzun süreli abluka koşulları, açlık, susuzluk, yoğun bombardımanlar, kimyasal saldırılar ve benzeri türlü zulme karşı direnen Doğu Guta, sayısını unuttuğumuz kim bilir kaçıncı kent bu acılara dayanmaya çalışan?

Ve kim bilir kaçıncı kez BM gibi, UNICEF gibi mevcut dünya düzeninin başat kurumları, ‘barış’ı ağzından düşürmeyen dünya liderleri, medya, insan hakları kuruluşları ve kamuoyu vicdanları test ediliyor Suriye’de? Esad kalsın diye bunca katliama destek olarak Suriye’yi alabildiğine istikrarsızlaştıranlarla, Esad kaldığı müddetçe istikrarsızlık devam edeceği, kendi ajandalarını işletebilecekleri için bu katliamlara göz yumanlar arasına sıkıştı kaldı dünya. Bakalım bu mezalim nereye kadar devam edecek?

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive