Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...


4.3.2018 - Bu Yazı 1235 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 ABD Vietnam’da tarihinin en büyük hezimetini yaşadı. 2 milyon Vietnamlı sivil, 1,3 milyon askeri öldürdü. Geniş bir coğrafyaya yayılan savaş Laos ve Kamboçya’ya sıçradı. 1973’te Vietnam’dan çekilmek zorunda kaldığında geride Kamboçya’nın Kızıl Khmerleri gibi kanlı komünist diktatörlükler, korkunç bir yıkım ve acı bıraktı. Tüm çabalara rağmen kazanılamayan savaş sonunda ABD de çok şey kaybettirdi. Bunların başında Washington’ın prestiji ve uluslararası itibarı vardı. Vietnam’ı müteakip yaşanan Watergate skandalı Başkan Nixon’ı istifa etmek zorunda bıraktı; ABD halkının Beyaz Saray’a güveni dibi gördü. Savaşın maliyeti o günün parasıyla 173 milyar dolar, bugünkü değeriyle 1 trilyon dolardan fazlaydı. Amerikan ekonomisi büyük zarar gördü.

Ama hepsinden önemlisi kargo uçaklarıyla taşınan asker cenazeleriydi. Sovyetler Birliği, tek bir asker göndermeden ABD’yi bozguna uğratmış, Vietnam’da ölen Amerikalı askeri personelin sayısı 60 bin’e yaklaşmıştı. Bu Amerikan halkı için bardağı taşıran son damlaydı.

Sovyetler Birliği’nin 1979’da işgal ettiği Afganistan sahası, ABD için Vietnam’ın intikamı olacaktı. Sovyetler Amerikalılara Vietnam’da ne yaptıysa, ABD de Rusya’ya Afganistan’da aynısını yapacaktı. Sovyetler için bir “ayı kapanı”na dönüşen, “Sovyetler Birliği’nin Vietnamı” olarak da anılan Afganistan’da ABD, tıpkı Vietnam’da Sovyetler’in Ho Chi Minh liderliğindeki komünist güçleri silahlandırdığı gibi Taliban’ı silahlandıracaktı. ABD, Suudilerin 80’lerde petrol fiyatlarını 10 doların altına çekerek verdiği destekle Afganistan’da Sovyetlerin çöküşünü hızlandıracaktı hızlandırmasına ama Taliban’a ve dolayısıyla El Kaide’ye akıtılan silahlar, savaş eğitimleri ve milyar dolarlar dönüp ABD’yi vuracaktı.

11 Eylül’ün ardından Afganistan’ı ve Irak’ı işgal eden ABD, 1,5 milyon insanı öldürdü. Her merkezi El Kaide’yi çökerttiğini iddia etse de, DAEŞ, Boko Haram, Yemen el Kaidesi gibi uzantılarının tüm dünyada boy göstermesine, terörün yayılmasına neden oldu. Irak ve Afganistan işgali ABD’ye 6 trilyon dolara mal olurken 2007’de patlayan Mortgage krizi ile beraber ABD ekonomisi çöküşe geçecekti. Amerikan halkı için bardağı taşıran damla ise bir kez daha asker cenazeleri olacaktı. 7 bin asker cenazesi ve 1 milyon yaralı asker, Amerikan halkını isyan ettirecekti.

ABD binlerce mil ötede hayatını kaybeden asker cenazelerini daha fazla taşıyamayacağı için Suriye’ye asker gönderemedi. Washington’ın katar katar gelen asker tabutlarını Amerikan halkına bir kez daha açıklaması imkansızdı. Binlerce kilometre ötede hangi Amerikan çıkarları uğruna o askerlerin öleceğini kendi insanına bile anlatamayacaktı. Bu yüzden, kendi sebep olduğu DAEŞ belasını def etmek adına, bir başka terör örgütünü, PKK’nın Suriye kolunu silahlandırmayı seçti. İddiası DAEŞ’le mücadeleydi ama bu koruyucu kalkan arkasında Suriye’de bir PKK devleti kurma yoluna gitti. Suriye Savaşı’nı dışarı, Türkiye’ye taşırmak istedi. PYD’ye verilen silahlar, örgütün Türkiye’de şehir savaşları başlatma niyetiyle azdığı dönemde Türkiye’ye taşındı, bizim insanımıza çevrildi.

Dile kolay, çok can kaybettik 2015 yılından beri... Çok şehit verdik, çok eve ateş düştü... Al bayrağa sarılı nice askerimizi, terör saldırılarında, terörist darbe girişiminde kaç insanımızı toprağa verdik.

O kadar açık ve net ki ABD’nin tam da bunu istediği... Kaybettiğimiz canların sayısı arttıkça, şehit cenazeleri çoğaldıkça Türk halkının Ankara’ya öfkesi artacak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ak Parti hükümeti geri adım atacak, ABD de istediğini alacaktı. Amerikan halkının asker cenazeleri nedeniyle ABD yönetimlerine gösterdiği tepkinin aynısını bekliyordu Washington; yaptıkları hesaplara göre şehit cenazelerine gösterilen reaksiyon devlete olacaktı.

Ama öyle olmadı. Türk halkı saldırıların failini yakından tanıdığı gibi azmettiricisini de görüyordu. Bu yüzden öfkesi kendi devletine değil, ABD’yeydi. Türkiye’de Washington’ın planladığı gibi hükümet karşıtlığı değil, aksine Amerikan karşıtlığı yükseldi. Türkiye, eğer Suriye’de yükselen terör sarmalına Suriye içerisinde müdahale etmezse, o sarmalın girdaba dönüşerek içine bizim topraklarımızı da alacağını görerek önce Fırat Kalkanı Operasyonu ile, ardından Zeytin Dalı Harekatı ile hamlesini yaptı. ABD, El Bab’da savaştığımız DAEŞ, sadece Türkiye’ye odaklanabilsin, Türkiye daha fazla şehit versin diye Rakka operasyonunu başlatmamış, bekletmişti; PKK elleri belinde izlemişti. Bugün Zeytin Dalı Harekatı’nda da, şehitlerimizin sayısını artırarak Türkiye içinde hükümete yönelik tepki oluşturmak, iktidarı “sivilleri öldürüyor” ithamlarıyla uluslararası medya üzerinden baskılamak, diplomatik engellerle askerin sırtına daha fazla yük bindirmek, Doğu Guta gibi rejimin kuşatması altındaki sivillere insani yardım ulaştırmak amacıyla çıkan BMGK tasarılarının arasına Afrin’i sokuşturmaya çalışarak zaman kazanmak ve Türkiye’nin enerjisini burada tüketerek zayıflatmak istediklerini görmemek mümkün değil.

ABD hala kendi yaptığı hatalardan ders çıkarmayı değil, kendi başına gelenleri başkalarına yaşatmaya çalışıyor. Ama aradaki büyük farkı unutuyor. Türkiye, ABD’nin yaptığı gibi kilometrelerce ötede kirli menfaatler uğruna savaş çıkarmıyor; o menfaatler uğruna yanı başında köpürtülen bir savaşın kendi varlığını tehdit etmesine engel oluyor. Amerikan askerleri petrol uğruna, yeni haritalar uğruna ölmüş olabilir ama Mehmetçik vatanı uğruna, dini, milleti, bayrağı, toprağı uğruna, canı pahasına savaşıyor. Ve bu kutsal görev, o şuurlu evlatlarımızın verdiği tarihi kahramanca mücadele, Türk halkından alınan büyük destekle ifa ediliyor.

Allah, vatanı uğruna gözünü kırpmadan canını ortaya koyan tüm askerlerimize kolaylık nasip etsin, ayaklarına taş değdirmesin; şehitlerimize rahmet eylesin, şehadetlerini kabul etsin; yaralılarımıza tez zamanda şifa versin. Onlara borcumuz ödeyemeyeceğimiz kadar büyük...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive