Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam


9.4.2018 - Bu Yazı 1381 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde Perşembe günü çok sarsıcı bir olay yaşandı. Volkan Bayar, araştırma görevlisi olarak çalıştığı fakültede silahla dehşet saçarak dört can aldı.

Haber televizyon ve internet sitelerine ‘son dakika’ olarak düştüğünde, pek çok kişi DAEŞ’in geçtiğimiz yıllarda yaptığı silahlı katliam türü terör saldırılarını hatırladı. Vahim olay aynı zamanda ABD’de silahlanma serbestisi nedeniyle sık sık yaşanan okul katliamlarını da anımsattı.

Bizler şok edici bir son dakika gelişmesiyle haberdar olsak da Eskişehir’deki kanlı olay uzun süredir adeta geliyorum diyormuş.

Volkan Bayar’ın emniyetteki ilk ifadesinde “Hayatımı mahvettiler, pişman değilim, ben yaptım,” dediği kaydediliyor. Zaten esas hedefinde olduğu söylenen Fakülte Dekanı dahil pek çok kişi, Bayar’ın psikolojik sorunları olduğunu, çevresindekileri sürekli tehdit ettiğini, herkesin ondan korktuğunu ifade ediyor. Eğer psikolojik sorunları olduğu ortada idiyse, ki hayatını kaybedenlerin yakınlarının çığlık ve isyanlarından öyle olduğu anlaşılıyor, üniversite idaresinin Bayar’ı, üstelik ruhsatlı bir silahı da olduğu ve çevresini “Bir şarjöre bakar” türü ifadelerle tehdit ettiği biliniyorken, nasıl hala okulda tuttuğu açıklamaya muhtaç bir soru olarak ortada duruyor. Nitekim Bayar, 2 şarjörle 23 kurşun kullanıyor ve dört kişinin canını alıyor.

Olayın arka planındaki FETÖ’cülük suçlamaları çok daha vahim ve ürkütücü bir boyuta işaret ediyor. Medyaya yansıyan bilgilere göre, Bayar çalıştığı fakültede çok sayıda personeli ‘FETÖ’cü” diye ihbar eden ve ihraç edilmelerini sağlayan biriymiş. 200’den fazla kişiyi FETÖ’cülükle suçluyor, çalışma arkadaşlarını adeta ihbar bombardımanına tutuyor. İnsanların suçsuz olduğu halde okuldan atılmalarına, hapse girmelerine neden oluyor. Bayar’ın FETÖ’cülük suçlamasından beraat edenler, hakim önünde temize çıkanlar da yaşadıklarıyla kalmış. İşini kaybeden işini de kurtaramamış; şimdi canını kurtaramayan da canını kaybettiğiyle kaldı.

Hakkında akademik ve idari personele yönelik sözlü saldırıları nedeniyle soruşturma olduğu söylenen Bayar’ın olay günü, eski eşi olduğu söylenen yine aynı eğitim fakültesinde araştırma görevlisi olan Saadet Aylin Bayar’a ifadeye çağrıldığı mektubu okuttuğu, ardından otoparka gidip taşıma ruhsatına sahip olmadığı silahını alarak bu kanlı katliama imza attığı söyleniyor.

Peki kim bu Volkan Bayar? 1981 Şanlıurfa doğumlu Bayar, Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği mezunu. 2011 yılında MEB bursuyla ABD’deki Denver Üniversitesi’nde yüksek lisansını yapmış. Eski eşi Aylin Bayar da Volkan Bayar gibi Gazi Üniversitesi’nden sonra Denver Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış.

Vasat bir not ortalaması ve eğitim geçmişine sahip olan Bayar, ABD’de nasıl MEB burslu yüksek lisans yapabilmiş? Söz konusu dönemde FETÖ’nün nerelerde ne kadar güçlü olduğunu hatırlarsak bu sorunun cevabını bulmak çok da zor olmuyor.

ABD’den dönünce Tokat’taki Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde araştırma görevlisi olarak işe başlayan Bayar hakkında FETÖ’den beş soruşturma açılmış. Doktorasına Perşembe günü katliam yaptığı Eğitim Fakültesi’nde devam eden Bayar hakkında Eskişehir’de de bir soruşturma açılmış.

Sadece MEB bursuyla Denver Üniversitesi’nde yapılan yüksek lisans ve bu eğitim bursunu hak etmeyecek vasat eğitim geçmişi detayı bile Bayar’ın FETÖ’cü olduğunu anlamaya yetecek de artacak, en azından kendisine şüpheyle yaklaşmayı sağlayacak bir detay. Ama aksi yapılmış, psikolojik sorunları olduğu herkesçe bilinen, giriştiği ihbar bombardımanındaki anormallik bariz biçimde gözlenebilen bir kişinin adeta çevresindeki herkesin hayatıyla oynamasına izin verilmiş, en sonunda da dört kişinin canını almasına seyirci kalınmış.

Açıkçası, hakkında daha önce en az beş defa FETÖ soruşturması olan Bayar’ın çevresindekileri ihbar yağmurlarına tutmasına kalkan olan şeyin, ‘itirafçılık’ olduğu anlaşılıyor. Zaten Bayar da bu ihbarlara, 15 Temmuz öncesi değil, sonrasında başlamış. Bayar’la beraber başka itirafçıların da iddialarını dikkate alan savcılık, 26’sı tutuklu 35 sanık hakkında FETÖ üyeliği iddiasıyla Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açmış. İlk duruşması 23 Mayıs 2017’de görülen davada tanık olarak dinlenen Bayar, mahkeme önünde dahi “Bunlar üç beş kişi değiller, çok büyük mafyalar. Onlardan tek tek hesap soracağım,” diyebilme cüretinde bulunmuş ve hakim tarafından üslubu yüzünden uyarılmış.

Her şeye rağmen bu adam itirafçı kalkanını adeta bir silah gibi kullanmayı başararak, insanların hayatlarında terör estirdiği yaşantısına başkalarının canını aldığı güne kadar elini kolunu sallayarak devam etmiş.

Evet, FETÖ’cülerin yakalanması için itirafçılara ihtiyaç var. Ama akli ve psikolojik sorunları olanların, çevresindekilerle şahsi husumetlerinde bir intikam aracı olarak bu müesseseyi kullanmak isteyenlerin, daha da önemlisi gerçeği söylemeyenlerin, üstüne üstlük FETÖ’yle bağlantısını kesip kesmediklerine, bu örgüte üye olmaktan pişmanlık duyup duymadıklarına emin olmadığımız kişilerin itiraflarıyla FETÖ’cüleri yakalamak imkansızlaşır, geride Eskişehir’deki gibi bir trajedi kalır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive