Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu


19.4.2018 - Bu Yazı 1293 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye 24 Haziran’da seçime gidiyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin Salı günü seçimleri 26 Ağustos’ta yapma çağrısı sonrası Külliye’de dün gerçekleşen Cumhurbaşkanı Erdoğan-Bahçeli görüşmesinden seçimlerin daha da erkene alınması kararı çıktı.

Bahçeli’nin Salı günkü çağrısı sonrası harareti artan doların Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın basın açıklamasıyla duyurduğu erken seçim ilanı, piyasalara rahat bir nefes aldırdı, dolar geriledi.

Cumhurbaşkanı’nın çok net şekilde “Seçimler zamanında yapılacak,” demesine rağmen, erken seçim ihtimali uzun süredir medya ve kamuoyunda dile getiriliyor, değerlendiriliyordu. Ak Parti Sözcüsü Mahir Ünal’ın “Gündemimizde yer almıyor,” demesine rağmen bu ihtimal Ak Parti çevrelerinde de konuşuluyordu. Bu belirsizlik durumunun ortadan kalkması başta para piyasaları olmak üzere pek çok çevrede rahatlamaya sebep olmuş gibi görülüyor.

“3 Kasım 2019’u beklemenin imkânsız hale geldiğini”, “milli mecburiyetten dolayı seçimlerin erkene çekilmesi gerektiğini” söyleyen Bahçeli gibi, Erdoğan da dünkü açıklamasında “Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü sınır ötesi operasyonlara ve bölgedeki tarihi önemdeki gelişmelere” atıfta bulunarak Türkiye’nin belirsizlik sürecinden bir an önce çıkmasını gerektiren nedenleri sıraladı. Yani kararda ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu ön plana çıkmış oldu.

Tayyip Erdoğan’ın daha önce erken seçim konusunun konuşulduğu MYK toplantısında, “Benim görev sürem ne zaman doluyor?” diye sorduğu, “2019’da,” cevabına karşılık olarak da “Niye öne alıyoruz o zaman?” dediği biliniyor. Daha önce seçimlerin yapılması planlanan 3 Kasım 2019 tarihine kadar görev süresi devam edecek olan Erdoğan, erken seçim kararıyla beraber görev süresinden de neredeyse 1,5 yıl feragat etmiş oluyor.

Bu dahi, Suriye ve Orta Doğu kaynaklı meselelerin önümüzdeki süreçte çok daha ciddi boyutta takip gerektireceğini, çok daha kritik bir süreç yaşayacağımızı ortaya koyuyor. Dile kolay, on gün önce ABD Başkanı Trump’ın “Suriye’den çekilme” arzusunu konuşuyorduk, beş gündür ise “Esad rejiminin kimyasal tesislerini vurmasını” konuşuyoruz. Bırakın rejimi, Esad’ın kimyasal kapasitesine dahi zayıflatıcı etki yapıp yapmadığından emin olamadığımız saldırının orta ve uzun vadede Orta Doğu’daki çatışmaları alevlendirecek etkilerini görmemiz muhakkak. Bu hava saldırısının İsrail’e yönelik olası bir kimyasal saldırı ihtimalini ortadan kaldırmak ve İran’a yönelik baskıyı artırmak gibi gerekçeleri olduğu, Rusya’yı da buna paralel bazı taleplere ikna etmek gibi bir niyeti olduğu aşikâr.

Rusya’nın ABD-İngiltere-Fransa triosuna misillemelerini Doğu Avrupa ve Karadeniz’i de kapsayan daha geniş bir alanda verme ihtimali yüksekken İran’ın Suriye’de verebileceği karşılıkların opsiyonları oldukça fazla. Bunlardan ilki Fırat’ın doğusu olarak anılan bölge… Hali hazırda Tanf, Ebu Kamal ve Deyrezzor bölgelerinde karşı karşıya kaldığını gördüğümüz ABD ve İran’ın bundan sonra da böyle durumlar yaşayacağı şüphesiz. “Fırat’ın doğusu benim,” tavrını sürdüren ABD’nin bölgede bulunan askerleri yumuşak karnı; intikam yemini eden İran’ın ABD’yi buradan yaralamak istemesi yüksek bir ihtimal.

Bir başka ihtimalse İdlib bölgesi. Hali hazırda İran ve rejimin uzun süredir gözünü diktiğini bildiğimiz İdlib, Doğu Guta’nın da rejim tarafından dümdüz edilerek ele geçirilmesi sonrası yönelme ihtimallerinin yüksek olduğu bir başka yer. Astana sürecine bağlı olarak yürütülen “Gerginliği Azaltma Operasyonu” kapsamında bölgeye intikal eden Türk askeri 35 kilometreye kadar inmiş durumda. Türkiye, Rusya ve İran çatışmasızlık bölgeleri oluşturma amacında garantör ülkeler olsalar da her konuda anlaşamıyor olmalarına bağlı olarak, İdlib’deki intikal süreci de büyük riskler taşımakta. Daha önce rejimin kuzeye doğru hızla ilerleyerek bir göç dalgası oluşturması ihtimalinin oluşmasından bir Rus jetinin düşürülmesine ve bir Türk sivil görevlinin şehit olmasına çok ciddi provokatif gelişmelerin yaşandığı noktada İran’ın ya da ABD’nin Nusra vb. bahanelerle yapabileceği yeni bir hamle Türkiye’yi doğrudan etkiler.

Afrin harekâtı sonrası İdlib’le beraber yürümesi beklenen Menbiç’e yönelik harekâtın yanı sıra önümüzde Kuzey Irak var, Fırat’ın doğusu var, yani terör örgütünün kurmaya niyetlendiği koridorun alaşağı edilmesine yönelik uzun ve ciddi bir süreç var.

Masada yeni harekât planları varken, Mayıs ayında Trump’ın giderek daha fazla konuşulduğu üzere İran’la P5+1 ülkeleri arasında yapılan anlaşmayı geri çekmesi ve İran’a yönelik yaptırımların artarak geri dönmesi İran’ı daha da kızdırabilir ve bölgedeki kaosu daha da alevlendirebilir. Ha keza, ABD Başkanı’nın Kudüs’te açmayı kafasına koyduğu büyükelçiliğin Mayıs ayında açılması da bu yangını daha da körükleyebilir. İsrail’in hem Lübnan hem de Suriye’de İran ve Hizbullah’ın bu kadar güçlenmesine izin vermeyeceğini uzun süredir söylüyor oluşu, Mayıs başında yapılacak Lübnan seçimleri sonrası başta Golan bölgesi ve Kuneytra olmak üzere Şam’dan Beyrut’a yeni çatışma risklerini beraberinde getirebilir.

Buna bir de Doğu Akdeniz’den Ege’ye uzanan gerilimi ekleyin. Trump’ın dün Papaz Brunson nedeniyle ilk defa Türkiye’ye Twitter üzerinden doğrudan bir mesaj göndermiş olmasını ve Mehmet Hakan Atilla davasının yine Mayıs’a ertelenmesini de göz önünde bulundurun. Kısa vadede ve çok yakınımızda bizi bekleyen riskli konuların bu kısa özetine bir de küresel ekonomik gelişmelerin getirdiği tehditlerle Türk ekonomisinin karşı karşıya olduğu saldırıları da katın. Açıkçası tüm bunların üzerine bir de seçimler üzerinden bir belirsizlik yaşanmamasını isteyen Bahçeli’nin talebini olumlu değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görev süresinden neredeyse 1,5 yıllık bir feragatta bulunmasının nedeni anlaşılıyor. Peki, Türk halkı acaba ne düşünüyor? Öğrenmemize çok az bir zaman kaldı.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive