Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Çizgi dışı bir pazar yazısı...


29.4.2018 - Bu Yazı 1364 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İki ay boyunca erken seçimleri, Allah ömür verdiği müddetçe de iç ve dış siyaseti konuşmaya devam edeceğiz. Ama bugün, ara sıra yaptığım gibi, bu köşenin çizgisinin dışına çıkıp farklı bir Pazar yazısı kaleme alacağım. Zira Nisan bitip Mayıs başlıyor; günün kendisi bize kışın bitip baharın, hatta yazın geldiğini apaçık gösteriyor. Uzayan günlerde doğaya bakarak doğumun, filizlenmenin ve yaşamın anlamı üzerine düşünürken buluyoruz yine kendimizi her ilkbaharda olduğu gibi.

Ama aynı zamanda birkaç bahardır da, önüne geçilemez değişimlerle karşı karşıyayız; yıkımın ama aynı zamanda yeniden yapılanmaların, büyük hesaplaşmaların, çözülüp bozulmaların ve yepyeni temeller üzerine inşa edilen yeni başlangıçların eşiğindeyiz. Sadece biz değil, tüm dünya çok hızlı olmayan ama gelişinin işaretlerini veren bir değişimle karşı karşıya... Yıkımın gürültüsüyle korkutan ama aynı zamanda kalıcı büyük dönüşümlerin yaklaştığını düşündürerek umutlandıran bir süreçten geçiyoruz.

Çoğumuz, yeryüzünde yürüyen sıradan birer insan olarak da, değerlerin, kuralların, önceliklerin, kıymetli kıymetsiz özelliklerin değişimine tanıklık ediyor, bu değişim içinde ayakta durabilme, hayatta kalabilme becerimizi, duruşumuzu, kendi ilke ve değerlerimizi, önceliklerimizi sorguluyoruz.

Bir süredir, Türk veya yabancı pek çok arkadaşımın kendilerini hak edilmemiş başarılara alan açılan, sınırsız bencilliğe, şahsi menfaatlere paye verilen bir ortamdaymış gibi hissettiklerini söylediklerine şahit oluyorum. Temel ahlaki gerekliliklerden yoksun, toplumca kabul edilen etik ve kurallara uymak zorunda hissetmeyen, popülist ve kendinden başkasını düşünmeyen insanların artarda elde ettikleri kazanımları onları şaşırtıyor; sahip olduklarını düşündükleri maddi ya da manevi kazanımları onlar yüzünden kaybettiklerini hissediyorlar. Bu da bazılarında bir melankoliye, yıkılmış bir ruh haline yol açıyor. Kimiyse kuralsız oynayarak, hakkı hukuku göz ardı ederek oynayanların gitgide daha da yükseklere tırmanmasına bakarak kazanmak için ‘öyle yapmak gerektiğine’ kani oluyor; son günlerin popüler konusu ‘deizm’ tartışmalarını andırırcasına, inanç sarsıntısı yaşıyor. İlginçtir ama, bu şikayetlerde bulunanların arasında, bir zamanlar ve bugün hala hak etmedikleri kazançları elde edenler de var.

Oysa her şey yolunda giderken, inanan ağır sınavlardan geçmezken inanmak kolaydır. Müminlerin inançlarının zelzele misali sınavlara tabi tutulduğu Kur’an-ı Kerim’de açıkça yazar. Yani, sınavdan geçenler, yalnızca haksız kazançlarla yükseliş içinde olanlar değil, hak etmedikleri mağduriyetlerle karşı karşıya kaldıklarını düşünenlerdir de aynı zamanda. Yaratan’ın gözü her zaman üzerimizdedir. Yeryüzünde yapılan hiçbir iyilik ve de kötülük, verilen ve tutulmayan hiçbir söz, hiçbir yalan, aldatmaca gözden kaçmaz. Bu yüzden fırsat düşkünleri, hak etmedikleri sıçrayışları alabildiğine uzatanlar, bugün yükseliyor gibi olsalar da, gün gelir hiç hesaplarında olmayan düşüşlere, hiç hazır olmadıkları sonlara, akıllarına bile gelmeyen vesilelerle her şeylerini kaybedecekleri bir geleceğe mahkum olurlar. Dünya hayatı bize, bir süre oyunun kurallarını esnetenlerin kazandığı bir illüzyonu gösterse bile, Kur’an’ın da özünde var olan, kul hakkı gibi temel insani ve ahlaki kurallara göre oynamak mecburiyetinin zaman değişse de değişmeyen ilk kural olduğunu eninde sonunda hatırlatır. Bir gün, belki çok geç olur, ama Allah’ın, bazılarının unutmak, göz ardı etmek istediği kuralları, kanunları, istisnasız herkesin kalbine kazınır.

Bu yüzden, böyle sınavlardan geçtiğimiz zamanlarda, an itibarıyla kayba uğramış gibi görünsek de, zafiyete kapılmamalıyız; inancımızı kaybetmemeliyiz; umudumuzu, onurumuzu, kendimize olan saygımızı yitirmemeliyiz. Kaybeden olmadığımızı anlamamız gerektiği gibi kendimizi, gerçek ve büyük savaşlar haricindeki anlamsız, manasız mevzi savaşları içinde de kaybetmemeliyiz. Maddi beklentilerimizi taçlandırabilecek fırsatları geri çevirmiş, vakti zamanında altın tepside sunulan yasak elmaları reddetmiş, görmezden gelmemiz istenen ahlaksızlıklara kayıtsız kalamamış, bir çöplüğün horozu oldu diye önlerinde diz çökmenizi bekleyenlere sırt çevirmiş olabiliriz; ama kuralsızca, ahlaksızca oynayanlar karşısında bugün zarara uğramış gibi görünsek de bizi biz yapan değerlerimize sıkıca sarılmalıyız.

Ancak bu sayede, uzun vadeli kazanımların kapısını açabilir, büyük yıkımın ardından sağlam temellere dayanan kalıcı yeni başlangıçlar inşa edebiliriz. Eğer basit kayıp-kazanç döngülerinde kaybolmak yerine, anlamayı, idrak etmeyi, ders çıkarmayı başarabilirsek ancak o zaman yepyeni dönüşüm süreçlerinin kapılarını açabiliriz. Biz de ancak bu sayede, kaybedenin, ezilenin, yok sayılanın, mağdurun, kurbanın ne hissettiğini, neler yaşadığını gerçek manasıyla hissedebilir, anlayabiliriz. Hayatta büyükler kadar küçük haksızlıkların da bir bedeli olduğunu anlamanın, açık hesapları kapatmanın, temizlenip hafifleyip yola devam etmenin ne kadar önemli bir mihenk taşı olduğunu anlamak kadar güzel bir ders yoktur, ya da bizi düşürdüğü duruma rağmen bize bunu yapanın ahlakına, seviyesine inmemeyi, onunla bir olmamayı başarmak kadar güzel bir davranış... Eksikler, gedikler, boşluklar, sahtekarlıklar, yalanlar ve göz yanıltıcı oyunlar biz lafı oturtmasak da, perdeyi çekip arkasını göstermesek de, “Kral çıplak” diye bağırmasak da gün gelir, muhakkak ortaya dökülür.

Zorluğa sabretmek, bolluğa şükretmek, zelzele zamanı inanmaya devam etmek kolay değildir. Ama hiçbir şey de kalıcı değildir. Hayatı ölüm, başlangıçları bitişler, bitişleri yeni başlangıçlar, kışları baharlar takip eder. Unutmamak gerekir, Allah adildir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive