Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?


31.5.2018 - Bu Yazı 1095 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bugün İngiltere, Almanya, Fransa gibi ülkelerin gölgesinde kalmış olsa da İtalya, Avrupa tarihinin en köklü, geçmişiyle siyaset belirleyici ülkelerinin başında gelir. Roma İmparatorluğu’nun Cumhuriyet döneminden Mussolini’nin Faşizmine, Avrupa’da pek çok siyasi ilkin ortaya çıktığı İtalya topraklarındaki son siyasi gelişmeleri, Avrupa’nın geleceğini merak eden biri olarak, biraz da bu yüzden yakından takip etmeye çalışıyorum.

Gucci, Prada gibi moda devlerinden Ferrari, Lamborghini gibi lüks otomobil markalarına yüzlerce global markayı çıkaran İtalya uzun süredir ekonomik buhranda. Küresel ekonomik kriz ve Avrupa’nın borç krizinden en olumsuz etkilenen ülkelerden olan İtalya’da ortalama gelir, bugün 23 yıl öncesinin altına düşmüş durumda. IMF’nin geçen yılki raporuna göre, İtalyanların kişi başına düşen reel kullanılabilir gelir seviyesi, 1995’tekinden düşük. Bu rakamlar İtalyanlara haliyle, “Zenginliğimizi Avro para birimine geçtikten sonra kaybettik,” yorumunu yaptırıyor. Ülke ekonomisi son üç yılda kısmen toparlanma gösterse de, İtalya’nın kriz öncesindeki seviyelere çıkmasının en az 10 yıl gerektireceği söyleniyor.

4 Mart’taki genel seçimlerde sandıktan güçlenerek çıkan popülist 5 Yıldız Hareketi (M5S) ile aşırı sağcı Lega (Lig) liderliğinde kurulmaya yaklaşan AB karşıtı koalisyon, Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella’nın koalisyonun Avro bölgesi karşıtı ekonomi bakanını veto etmesine takıldı ve İtalya’da işler iyice karıştı. Mattarella’nın eski IMF yetkilisi Carlo Cottarelli’yi teknokrat bir hükümet kurmak için başbakan olarak ataması sonucu, Parlamento’da İtalyan Kardeşliği’yle birlikte oyları yüzde 60’a yaklaşan M5S ve Lig liderleri, Mattarella’yı sandık iradesini yok saymakla, Berlin, Brüksel ve Paris’in sözünden çıkmamakla suçluyor; bir yandan Mattarella’yı ‘ülkeye ihanet’le suçlarken öte yandan gelecek erken seçimlerin sadece seçimden ibaret olmayacağını, “Avro hakkında bir referandum olacağını” söylüyor.

Lega lideri Salvini’nin “erken seçim İtalya’nın özgür bir ülke olmasını isteyenlerle köleleştirilmesini isteyenler arasında olacağı,” şeklindeki ifadeleri, “Bugün İtalya, Almanlar, Fransızlar ve Avrokratlar tarafından yönetiliyor,” çıkışları İtalya’daki siyasi krizin boyutlarını gösteriyor.

Malum, bir zamanlar ‘güzel bir rüya’ olan Avrupa Birliği, bir varoluş krizinin içinde debeleniyor. Pan-Avrupacı düşünce kuruluşu ‘Dış İlişkiler’de Avrupa Konseyi’nin yıllık toplantısının gerçekleştiği Paris’te Salı günü konuşma yapan ve adı dünyada çeşitli siyasi tartışmaların göbeğinde olan milyarder George Soros da bunun bir risk değil, apaçık bir gerçek olduğunu, AB’yi kurtarmak için bir takım reçeteler sunduğu konuşmasında dile getirdi. 2016-17’deki seçim süreçlerinde önde gelen diğer Avrupa ülkeleri, İngiltere’nin AB’den çıkma (Brexit) referandumunun da getirdiği endişeyle, Batı’da yükselen aşırı sağdan rol çalarak yükselen AB karşıtlığının önüne geçmeye çalıştı, sandıktan rekor oylarla çıkan aşırı sağcıları ekarte etmek için geniş koalisyonlar kurdu; bu sayede dalga dalga yükselen krizi bir sonraki seçimlere erteleyebildi. Ancak İtalyanlar bu defteri rafa bir türlü kaldıramıyor. Önce AB’nin borç krizi, Brüksel, Berlin ve Paris’in sunduğu kemer sokma politikaları ve acı reçeteler, halihazırda AB kurulduğundan beri göze çarpan kuzey-güney farkı, ardından ABD’nin yanlış Orta Doğu politikaları sonucu Avrupa’nın karşı karşıya kaldığı mülteci krizinin çok kötü yönetilmesi, İtalyanların AB’den duygusal olarak çoktan kopmasına neden oldu. Yunanistan’daki Syriza’dan hareketle kemer sıkma politikalarını uygulamamayı savunan politikalara yaklaşan İtalya, Brexit’le beraber Avro’dan çıkma, hatta AB’den ayrılma fikrine ısındı. 90’lı yıllarda %80’e varan İtalyan kamuoyunun AB üyeliği desteği, 2017’de yapılan anketlerde %36’ya düşmüştü. Avrupa ortalamasının 21 puan altında olan bu yüzdenin, son yaşananlar sonucu daha da düşeceğini tahmin edersiniz.

Aslında kopuşun 2016 referandum sonuçlarıyla başladığını söyleyebiliriz. Eski Başbakan Matteo Renzi, 2016’da İtalya’da kurulan hükümetleri daha istikrarlı hale getirebilmek için parlamentonun işleyişinde değişiklik getirecek bir anayasal reform paketi hazırlamıştı. Trafik düzenlemesi gibi basit yasaların çıkmasının dahi ayları, hatta yılları bulduğu yasama işleyişinde, karar alıp uygulama sürecindeki tıkanıklığı aşmak için Renzi, parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi ile eşit yetkilere sahip olan Senato’nun yetkilerinin azaltılmasını istiyor, ülkenin bu sayede “daha yönetilebilir” hale geleceğini savunuyordu. Renzi aslında, yılda ortalama 1,1 hükümetin kurulduğu İtalya’da ülkeye istikrar getirmek istemişti ancak ülkeyi “tek adam yönetimine götürme”, “güç zehirlenmesi yaşama” gibi AB merkezli ağır suçlamalarla karşı karşıya kaldı, referandumu kaybetti ve istifa etti. Kendi kararlarını alma özgürlüğüne kavuşarak Brüksel sultasını yıkabilse, İtalya’yı AB içinde tutabilecek Renzi liderliğindeki Demokrat Parti ve merkez sol düşüşe geçti ama Brüksel’deki hesap da çarşıya uymadı; İtalya’da referandum sonuçları merkez ve de özellikle aşırı sağın yükselişini hızlandırdı.

Mart seçimlerinden en yüksek oyu alarak çıkan M5S’yi gençlere hitap ettiği için sol bir hareket olarak değerlendirmek bir yanılgı; bu hareketi eski sağ-sol ideolojik kategorileriyle açıklamak zor. 2009 yılında bir komedyen ve blog yazarı olan Beppe Grillo ile 2016’da ölen web stratejisti arkadaşı tarafından kurulan M5S, 2013’te de en yüksek oyu almasına rağmen koalisyona yanaşmamıştı. Luigi Di Maio liderliğinde Mart seçimlerinin galibi olup bir Avrupa klasiği olarak tek başına hükümet kuracak oya erişemeyince, aşırı sağcı, ırkçı Lega’yla koalisyon kurmaya yaklaşan M5S’yi İtalyan genç-orta yaşlı kesim uzun süredir, “İtalya’nın kurtuluşu ve diğer Avrupa ülkelerinin de geleceği yer” olarak değerlendiriyor. AB ve küreselleşme karşıtı, çevrecilik vurgusu bol bu yeni popülist hareket tetikleyici etkisiyle gerçekten de Avrupa’nın geleceği son nokta olabilir ama bunun yıkıcı bir son olacağını şimdiden söyleyebiliriz.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive