Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...


22.7.2018 - Bu Yazı 1247 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İsrail Meclisi (Knesset) bu hafta İsrail vatandaşı olan Araplara halihazırda uyguladığı ayrılıkçı ve ırkçı politikaları yasayla sistematik hale getiren Yahudi Ulus Devlet Yasası’nı onayladı.

İsrail vatandaşı olmayanların zaten o topraklardan ‘def olup’ gitmesini isteyen Yahudilerin lügatinde, malum, “Filistinli” diye de bir ifade yok; onlar “İsrail topraklarını işgal etmiş Araplar”...

İsrail’in işgali altındaki Doğu Kudüs’te yaşayan Filistinlilerin çoğu yıllarca İsrail vatandaşlığına karşı çıkmış olsa da, çoğu Filistinli İsrail vatandaşlığını Filistin davasına ihanet olarak görüp Filistin Devletli kurulduğunda Doğu Kudüs’ü bu devletin başkenti olarak ilan etmiş olmayı hayal etse de, bu hayal uzaklaştıkça, İslam dünyasınca yalnız bırakılırken karşılarına çıkan günlük yaşamın katı gerçekliği yüzlerine çarptıkça, bazıları ve de özellikle gençler, İsrail vatandaşlığına başvurmaya başlamıştı. İş için, sigorta için, pasaport için, yaşayabilmek için vatandaşlığa başvuran ve ‘gerçekçilik’ uğruna bu kararı vererek başvuruda bulunan Filistinlilerin zaten çok az bir kısmı (%10-12 civarı) İsrail vatandaşlığını alabiliyor, onlar diğer Filistinlilerden ayrıcalıklı bir statüye sahip olarak görece daha özgür dolaşım hakkına ulaşıyordu. Böylelikle kendini, iki devletli bir çözüm modeline ve birlikte yaşamanın mümkün olduğuna inandırıyor, hatta bu sayede Kudüs’e daha fazla bağlı kalabildiğini düşünüyordu.

Söz konusu Yahudi Ulus Devlet Yasası ile beraber, İsrail bazı Filistinlilere İsrail vatandaşlığı vermiş olsa da, fiiliyatta hiçbir zaman eşit davranmadığı bu kişilere yönelik ayrımcılığını yasalaştırmış oldu. İki farklı vatandaş modeli var şimdi İsrail’in: Birinci sınıf vatandaş olan Yahudiler ve ikinci sınıf vatandaş olan ötekiler.

Yasanın en çok tepki çeken maddeleri arasında, “Ülkede kendi kaderini tayin etme hakkı sadece Yahudilere aittir,” “İsrail bir Yahudi devletidir, dünyadaki tüm Yahudilerin devletidir,” “Dünyadaki tüm Yahudilerin İsrail’e dönme hakkı vardır,” “İsrail’in başkenti Kudüs’tür,” “Yahudilerin dini günleri resmi tatil günleridir,” “tek resmi dil İbranice’dir,” ve “Hukukta bir boşluk olduğunda Yahudi şeriatı esas alınacaktır” gibi, zaten pratikte yıllardır uygulamada olan ayrılıkçı kabuller var.

İsrail’in bir yazılı anayasası olmadığı için ülkede pratikte Yahudi şeriatı esas alınmaktaydı zaten. “Temel kanunlar” adı altındaki anayasa yerine geçen yasaların içine girecek bu kanun maddeleriyle beraber, İsrail bundan sonra resmen Tevrat, Mişna ve Talmud’a bağlı dini esaslarla yönetilecek; insanlar arasındaki ilişkiler buna göre düzenlenecek.

On Emir’deki “Öldürmeyeceksin,” “Yalan tanıklık yapmayacaksın,” “Hiç kimsenin evine, barkına, karısına, hizmetçisine, öküzüne, eşeğine, velhasıl sana ait olmayan hiçbir şeye göz dikmeyeceksin,” gibi kesin kuralları göz göre göre hiçe sayan İsrail’in, bu yasayla beraber neler yapmaya hazırlandığını tahmin edebilirsiniz; bu taşı da koyduktan sonra bir süre daha bekleyecek, önümüze başka başka gündemler, ajandalar, çözülmesi gereken problemler çıkaracak, unutturacak, sonra yeni bir taş daha koyacak.

55 “hayır” oyuna karşı 62 “evet”le Knesset’ten geçen yasa sonrası Filistin asıllı İsrail milletvekilleri, son protestolarını yapmış olabilir, zira bundan sonra “Ülkede kader belirleme hakkı sadece Yahudilere ait” olduğuna göre, milletvekili seçilemeyecekler, seçilseler bile bu sembolik olmaktan öteye gitmeyecek. Yasa teklifinin ardından AB ülkelerinden de tepkiler gelmiş olabilir ancak yasanın geçmesinin hemen ardından Netanyahu’nun Macaristan’ın aşırı sağcı lideri Viktor Orbán’ı, üstelik de Nazi döneminin antisemitist işbirlikçilerini öven bir ismi misafir etmesi, ne içeriden ne de dışarıdan gelen tepkilerin, sarf edilen söz öbeklerinden başka bir şey anlamına gelmediğini gösterir nitelikte.

Ne ironiktir ki, Avrupa’da faşizmin yükselişinin en büyük mağduru olmuş olan Yahudiler, İsrail’i bir Yahudi Devleti’ne dönüştürürken Batı’da aşırılığın, yabancı düşmanlığının ve faşizmin yükselmesinden fayda sağlıyor. Kudüs’ü başkent ilan eden ve büyükelçiliği Kudüs’e taşıma kararı alan ABD Başkanı Trump’tan Viktor Orbán’a aşırı sağcılar, İsrail’e desteğini sunmak ve karşılığında desteğini bulmak için sıraya giriyor.

Henüz on yıllık bir politik geçmişi bile olmayan, Sarah Palin nedeniyle birkaç yıl öncesine kadar sadece dalga konusu olan Tea Party’i, Trump’la beraber Amerikan siyasetinin merkezine taşıyan, köklü Cumhuriyetçileri bile bir köşeye atan bu yeni aşırıcılığın arkasında kim var sorusunu sormadan, İsrail’in tıkır tıkır işleyen planının detaylarına inmek pek mümkün değil. Türkiye’de de sık sık adı anılan, kendi inanç ve arzularına göre kıyametin kopması için başkenti Kudüs olan bir Yahudi Devleti’nin kurulmasını bekleyen ve Amerikan toplumunda %13-15’lere varan oranıyla Evangelistleri büyük bir oy deposu olarak kullanan kimdi örneğin? Demem o ki, Trump’ın en büyük destekçilerinden olan, Foundation for Defense of Democracies (FDD) gibi Türkiye ve İslam karşıtı, İsrail yanlısı bir kuruluşun da kurucusu olan Sheldon Adelson gibi, Natanyahu’nun sıkı dostu olan Amerikalı Yahudilerin plan ve programlarına yakından bakmak gerek. Ya da Avrupa’da Le Pen gibi, UKIP aşırı parti ve hareketleri fonlayan Rusya’nın İsrail’le son on yılda tarihinin en yakın dönemini unutmamak gerek. Esad, Sisi gibi diktatörlerle DAEŞ gibi terör örgütleri arasına sıkıştırılan İslam dünyasının, Suudi Arabistan’ın Muhammed bin Salman’ı, BAE’nin Muhammed bin Zayed’i gibi figürlerin çevirdiği entrika ve dolaplarla nasıl bir karanlığın içine sürüklendiğini, PKK gibi terör aygıtlarıyla bölgede yeni yeni mikro devletlere oluşturmak için bitmek bilmez çatışma ve savaş ortamlarının oluşturulmasının, gizli aktör İsrail’in tam da aradığı çevre koşullarının oluşmasına nasıl da zemin sağladığını görmek gerek.

Hem bölge hem de dünya İsrail’in uzun vadeli planları için en elverişli şartlara ulaşmış durumda. Bugüne nasıl geldiğimizi iyice anlayamazsak yarın nereye gideceğimizi de göremeyeceğiz. Ne yazık... Çok yazık...

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive