Merve Şebnem Oruç

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul


29.12.2019 - Bu Yazı 274 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Korint Kanalı, Yunanistan anakarası ile Mora yarımadası arasında, Korint Körfezi ve Saronik Körfezini bağlayan insan yapımı bir kanal… 6,5 km uzunluğundaki kanal, oldukça kısa olsa da, gemileri Mora Yarımadası etrafında 700 km yol yapmaktan kurtarıyor, Ege ve İyon Denizi’ni birbirine bağlıyor; Adriyatik, Akdeniz ve Karadeniz arasındaki mesafeyi kısaltıyor.

Yapım hayali eski tarihlere, 7. yüzyıla kadar giden Korinth Kanalı, “tanrıların kanalın yapımına kızacağı” dahil türlü argümanlar ve çeşitli zorluklar nedeniyle uzun süre yapılamıyor. Hikayesi uzun ama en nihayetinde Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra, işletme imtiyazı 99 yıllığına Fransızlara verilerek inşasına başlanan kanal, bugün 122 yaşında. 

Genişliği 21,4 metre, yani oldukça dar olan kanaldan, yılda ortalama 12 bin gemi geçiyor. Bugün bu kanalı tehlikeli yapan tek şey, bazı maceraseverlerin üzerinden karşıya atlamak için türlü yollar denemesi…

98 km uzunluğundaki Kiel Kanalı ise Kuzey Denizi’nde Elbe Irmağı’nın ağzındaki Brünsbüttelkoog'dan, Baltık Denizi kıyısındaki Holtenau'ya kadar uzanıyor. 

1895’te kuzeye gidecek savaş gemilerine kestirme yol açmak için yapılan kanal, Versay Anlaşması ile uluslararası statü kazandı ama yönetimi Almanya’da kaldı. Nazi Almanyası bu hükümleri tanımadığını söylese de Kanal, 2. Dünya Savaşı sonrası eski statüsüne geri döndü. Bugün Almanya ile barış halindeki tüm ülkelerin gemileri Kiel’den geçiş yapabiliyor. Kanal 3500 kişiye iş imkanı sağlıyor.

Yılda 35 binden fazla geminin geçiş yaptığı Kiel Kanalı, popüler benzerleri Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı’nın da ötesinde, dünyanın en kalabalık yapay su kanalı. Almanya’nın Kiel Kanalı’nın iyi çalışmasına bağlı olan deniz limanları yılda 29 milyar avro gayri safi değer üretiyor ve ortalama 10,4 milyar dolar vergi geliri getiriyor.

Dünyadaki su kanallarının en popüler örneklerinden biri olan ve 1914 yılında açılan ABD-Panama arasındaki Panama Kanalı geçen yıl 2,6 milyar dolar gelir getirirken, 1869’da açılan Mısır’ın Süveyş Kanalı ise 5,6 milyar dolar kazandırdı. 

80 km uzunluğundaki Panama Kanalı’ndan yılda ortalama 14 bin gemi geçiyor; 193 km uzunluğundaki Süveyş kanalından ise ortalama 17 bin.

İstanbul Boğazı’ndan ise yılda ortalama 50 bin gemi geçiyor; 2050 yılı projeksiyonunda bu sayı 78 bine, 2070 projeksiyonunda ise 86 bine çıkıyor. Oysa İstanbul Boğazı’nın emniyetli geçiş kapasitesi yılda maksimum 25 bin.

Diyeceksiniz ki, yukarıda örneklendirdiğim insan yapımı su kanalları, gemilerin seyir yolunu kısalttığı için tercih edilmektedir; hali hazırda ticaret gemileri, serbest geçiş hakkı olan İstanbul Boğazı’nı tercih etmeyip Kanal İstanbul’u tercih etmeyecektir.

Navluncular, ithalat ve ihracatçılar için önemli olan geminin ne kadar yol gittiği değil, malın gemi üzerinde ne kadar kaldığıdır. Bugünkü verilere göre, İstanbul Boğazı’ndan geçen her gemi geçiş için yaklaşık 14 saat bekliyor. Tanker gibi tehlikeli yük gemilerinin bekleme süreleri ise 30 saate ulaşıyor. Taşınan malın gemi üzerinde bekleme süresi arttıkça ekonomik kayıp yükseliyor. Örneğin, 200 metre üstü tankerlerin bekleme nedeniyle yaşadığı günlük kiralama kaybı 120 bin dolara ulaşıyor.

Öte yandan Türkiye, İstanbul Boğazı’ndan geçen gemilerden Montrö Anlaşması ile belirlenen vergi ve harçlar dışında hiçbir ücret almıyor. Fener, tahlisiye ve patenta gibi formalite kalemlerden alınan ücretler, vakti zamanında altın frank üzerinden ödeniyormuş. Altın frank (germinal frank) tedavülden kalktığı için altın miktarının dolar karşılığı bulunarak belirlenen yeni ücret ise, yıllardır 1 gram altının 2,78 dolara sabitlenmesiyle olduğu yerde duruyor. Bugün 1 gram altın 48 doların üstünde olsa bile boğazdan geçiş ödeme kalemlerine yansımıyor. Üstüne üstlük, Türkiye, bu ücretlerde de 1983’te alınan bir Bakanlar Kurulu kararı sayesinde %75 indirime gidiyor. Sebebi, o yıllarda söz konusu formalite ücretlerinden şikayet eden ülkelerin Montrö’yü masaya getirmeye niyetlerinden duyulan endişe. 

Dolayısıyla, Türkiye’nin kendisine borç takıp geçmeyen gemilerden bugün toplayabildiği tutar 150 milyon dolar civarı. Yani Türkiye İstanbul Boğazı’ndaki geçişlerden bugün yılda 2,5 milyar dolar gelir elde edebilecek iken devasa bir kayba uğruyor.

Montrö’ye dokunmadan, sözleşmeyi güncellemeden, uğranan zararı yok etmek için onu bypass etmenin yolu ise Kanal İstanbul gibi, “çılgın”, esasen “dahiyane” bir projeden geçiyor. Kanal İstanbul, Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’nı içine alan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni riske atmadan, kaybedilen milyar dolarları, uluslararası ticaretin koşulları çerçevesinde geri getirecek. 

Dolayısıyla, “Kolaylık olsun” diyerek ülkedeki paralı yolları ücretsiz olanlara, Allah’ın her günü tercih edenlerin, Kanal İstanbul’a yönelik “Montrö’yü riske atar” endişeleri bu yüzden bırakın yersizi, fazlasıyla  yersizdir.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
23.02.2020
Sürreel bir devrim: Gezi
11.02.2020
RAND Corporation raporu aslında ne diyor?
4.02.2020
Patlamaya hazır bomba: İdlib
5.01.2020
Kasım Süleymani’nin ölümü cini şişeden çıkarır mı?
29.12.2019
Montrö’yü delmeden, Boğaz’dan kaçan milyarları geri getirme yolu: Kanal İstanbul
8.12.2019
Ali Babacan’ın aklında ne var?
29.7.2018
Trump ve Pence için Papaz Brunson’ın önemi
22.7.2018
Dünyada faşizm yükseliyor, bölgede İsrail...
15.7.2018
15 Temmuz gecesi nerede, neler gördüm, ne yaşadım…
12.7.2018
Yeni sistemin ilk dönemi: İddialı bir vizyondan zorlu bir misyona...
5.7.2018
Çocuklarımızı nasıl koruyacağız?
1.7.2018
AB’nin yeni baş ağrısı İtalya
28.6.2018
24 Haziran seçimlerinin dikkat çekenleri
24.6.2018
24 Haziran’dan sonra Türkiye’yi neler bekliyor?
17.6.2018
‘El insaf’ dedirten aşırı yorumlar
3.6.2018
Yenilikten deliliğe: Görünür olmanın köleliği
31.5.2018
İtalya’nın 5 Yıldız Hareketi Avrupa’nın geleceği son nokta mı?
20.5.2018
Evangelistler, Siyonistler, Trump ve Kudüs
17.5.2018
Trump’ın sürreel barış anlayışı
14.5.2018
İngiltere’nin Brexit’le sınavı...
10.5.2018
Transatlantik saflarında yeni çatlak: İran
6.5.2018
Ufak tefek itibar suikastları...
3.5.2018
Meral Akşener’in 24 Haziran stratejisi ne?
29.4.2018
Çizgi dışı bir pazar yazısı...
26.4.2018
CHP ya değişecek ya da kaybolup gidecek
19.4.2018
Erken seçim kararındaki ‘belirsizlik’ ve ‘mecburiyet’ vurgusu
15.4.2018
Trump’ın “güzel ve yeni ve ‘akıllı’ füzeleri”!
12.4.2018
Trump dün “Suriye’den çıkacağım” diyordu, bugün savaşa girer mi?
9.4.2018
Eskişehir’de göz göre göre gelen katliam
3.4.2018
Oğulpınar hudut karakolunda akşamüstü…
1.4.2018
Trump gerçekten de ABD’yi Suriye’den çıkaracak mı?
29.3.2018
Afrin sonrası ABD ve Türkiye mutabakata varabilir mi?
25.3.2018
Bizi Rusya’yla savaşın eşiğine getirenler ABD’yle de getirir mi?
22.3.2018
‘Afrin kantonu’ tarihin çöplüğüne atıldı
19.3.2018
Güncelleyemediğimiz ‘kadına yönelik şiddet’ konusu...
15.3.2018
Rexit: Trump’a Tillerson’ı Kushner mi kovdurdu?
8.3.2018
DAEŞ’in ‘kadın köleleri’, PKK’nın ‘kadın savaşçıları’
4.3.2018
Mehmetçik ve Johnny arasındaki büyük fark...
1.3.2018
BMGK tasarısı Afrin’i kapsıyor ama Doğu Guta’yı kapsamıyormuş!
25.2.2018
Doğu Guta: Üzülme, ölünce hepsi geçecek
22.2.2018
Dünyanın gözlerini kaçırdığı son yer: Doğu Guta
18.2.2018
Türkiye ve ABD tarihi dönemeçteyken Esad’la görüşülmeli mi?
15.2.2018
Afrin, İdlib, Şam, Deyrezzor...
11.2.2018
CHP hangi ülkenin siyasi partisi?
8.2.2018
Türkiye’de muhalefetin ÖSO’ya verdiği zarar, rejime verdiği destek
5.2.2018
ABD notları -3
1.2.2018
ABD notları -2
28.1.2018
ABD notları -1
25.1.2018
Cumhurbaşkanı’nın Afrin hamlesi
18.1.2018
Afrin’de Rusya’ya “ABD’ye diyorum ama sen anla” mesajı
4.1.2018
İran’a değil, İran’daki protestolara dış müdahale...
28.12.2017
Mağdur varmış, Mor Beyin mağduriyeti varmış...
24.12.2017
Trump, Kudüs çıkışı ve dünyanın kaderi
21.12.2017
Birleşik Arap Emirlikleri’nin karanlıkta kalan gerçek yüzü
14.12.2017
Kudüs bizim neyimiz olur?
7.12.2017
Kudüs’ü İsrail’e Trump mı veriyor yoksa müslümanlar mı?
30.11.2017
ABD ve İngiltere’nin arasına neden soğukluk girdi?
23.11.2017
Suriye düğümü Soçi’de çözülebilecek mi?
12.11.2017
İsrail-Suudi Arabistan ve İran-Hizbullah eksenli yeni bir savaş çıkar mı?
9.11.2017
Muhammed bin Salman’ın ‘Uzun Bıçaklar Gecesi’
2.11.2017
Türkiye’nin S-400 kararının nasıl sonuçları olacak?
29.10.2017
Bağımsızlık referandumları: Küreselleşmenin sonu geldi mi?
26.10.2017
25 Eylül referandum krizinin parlayan figürü Haydar el İbadi
19.10.2017
Barzani’nin referandum ısrarının kısa ve acıklı hikayesi
15.10.2017
ABD eski kodlarına dönerken yeni Orta Doğu
12.10.2017
ABD ile yaşanan kriz kısa vadeli mi değil mi?
8.10.2017
Nusra’dan HTŞ’ye başı farklı sonu aynı bir el Kaide hikayesi
5.10.2017
Kerkük’ün kaderi...
28.9.2017
Askeri müdahale mi, vanaları kapatmak mı, açlıkla cezalandırmak mı?
24.9.2017
Ankara Kuzey Irak’a neden bu kadar sert baskı kuruyor?
21.9.2017
ABD neden Barzani’nin referandum çıkışına destek vermedi?
17.9.2017
Türkiye’de de devletin en üst makamının Suriye Özel Temsilcisi olmalı
14.9.2017
Halep’ten Musul’a, İdlib’den Kerkük’e ‘dava’...
8.9.2017
Suriye’de Rusya’ya güvenebilir miyiz?
3.9.2017
Yol, dava, feda, kurban...
31.8.2017
Erdoğan’ın yolu mu Erdoğancılık mı? – 2 –
28.8.2017
Erdoğan’ın davası mı Erdoğancılık mı?
20.8.2017
Beyaz ırkçılığın ilham kaynağı Esad rejimi
17.8.2017
İdlib düğümü
13.8.2017
“Merve Hanım, siz de mi feminist oldunuz?”
10.8.2017
Kadınlar başa belaymış, peki ya erkekler?
6.8.2017
Adil Öksüz kaçmış olabilir ama diğerleri elimizde
3.8.2017
İdlib’den sonra sırada El Bab var
30.7.2017
Dünyanın en zor sınavı
27.7.2017
Milletteki metal yorgunluğu
20.7.2017
Ankara Körfez’e nasıl şah çekti?
17.7.2017
Hayaller iç savaş, gerçekler 105. noktada 15 Temmuz direnişi
13.7.2017
15 Temmuz gecesinden 15 Temmuz afişlerine
6.7.2017
El Cezire’yi bitirecekler matmazel...
2.7.2017
Adalet sorunumuz var
29.6.2017
Nasıl ölmek istersiniz?
22.6.2017
Küçük bir mümin eleştirisi
18.6.2017
MİT TIR'ları ihanetinin Suriye’deki yüzü
15.6.2017
ABD ve İran Suriye-Irak sınırında karşı karşıya...
11.6.2017
İncirlik, Paris İklim Anlaşması ve NATO’nun geleceği
8.6.2017
Abu Dabi Prensi, Suudi Arabistan Prensi ve İsrail
28.5.2017
‘Binbaşı O.K.’ mevzusu sonunda nereye varacak?
25.5.2017
NATO zirvesinde dikkat çeken iki isim: Trump ve Erdoğan
21.5.2017
Ver Gülen’i, al Brunson’ı...
18.5.2017
Suriye’de tamam, geri kalan her konuda devam...
14.5.2017
ABD PKK’ya ağır silah verince her şey bitti mi?
4.5.2017
Hikayen nasıl başlarsa başlasın, daima sonuyla hatırlanırsın
30.4.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bir gece ansızın gelebiliriz
27.4.2017
Batı Erdoğan’dan kurtulma hayalinden vazgeçecek mi?
23.4.2017
İslamcıları kurban edince Batı’yla işler yoluna mı girecek?
20.4.2017
Türkiye diktatörleşiyor mu, kutuplaşıyor mu?
16.4.2017
Güçlü bir Türkiye için…
13.4.2017
Kılıçdaroğlu 2019’da Cumhurbaşkanlığına aday olacak mı?
12.4.2017
Seçmenin kalbine çıkan yollar
9.4.2017
Tetiği çekmekten çekinmiyor ama planı var mı?
6.4.2017
Kılıçdaroğlu darbeye ‘tiyatro’ mu demek istiyor?
2.4.2017
Gün Erdoğan’a siper olma günü...
26.3.2017
İngiltere’nin elektronik yasağı ve Türkiye Raporu’nun anlamı ne?
23.3.2017
FETÖ: Devletin malı deniz, yiyecek olan da biziz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive