Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)


08.04.2013 - Bu Yazı 4884 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İÇİNDEKİLER:

GİRİŞ.. 1

ÇAĞRININ BENCE EN ÖNEMLİ OLAN YANI..3

ZAMANIN RUHU NEYİ GEREKTİRİYOR, 21.YY’IN PROBLEM ÇÖZME YÖNTEMİ NEDİR?.4

ŞİMDİ, SÖZ TEKRAR ÖCALAN’DA.. 7

ÇÖZÜM SÜRECİNİN TARAFLARI, YA DA DİNAMİKLERİ..15

ÖCALAN’IN “DEMOKRATİK MODERNİTE SİSTEMİ”NEDİR..17

SONUÇ:20

GİRİŞ:

ZAMANIN RUHU NEYİ GEREKTİRİYOR, 21.YY’IN PROBLEM ÇÖZME YÖNTEMİ NEDİR?.

 

 Bugün öyle bir noktaya gelmiş bulunuyoruz ki, artık  hiçbir toplumsal sorun 21.yy’ın ruhuna aykırı yöntemlerle çözülemez. Bakın Öcalan bu konuda ne diyor: 

“Zamanın ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akışına direnenler, uçuruma sürüklenirler. Bölge halkları yeni şafakların doğuşuna şahitlik etmektedir. Savaşlardan, çatışmalardan, bölünmelerden yorgun düşen Ortadoğu halkları artık kökleri üzerinden yeniden doğmak, omuz omuza ayağa kalkmak istiyor”...Evet, bu satırlar Öcalan’ın Çağrı’sındandı.. Aşağıdaki satırlar ise 2007 Yılında benim yazdığım bir makaleden[1]:

“Ben ‘kürt sorununu’ Türkiye’nin demokratik cumhuriyete dönüşümü süreci içinde çözülebilecek bir demokrasi sorunu olarak görüyorum. Bütün diğer sorunlar gibi onun da, zora, şiddete, silaha başvurmamak kaydıyla, her türlü görüşün açıkça ifade edilebildiği bir ortamda çözülebileceğine inanıyorum. Bunun için de artık Türkiye’nin şu insiyatifi-cesareti gösterebilmesi gerektiğini düşünüyorum: Türkiye diyebilmelidir ki,  “ne isti-yorsun  kardeşim sen, ayrılmak, ayrı devlet kurmak mı, “demokratik özerklik”mi, “fede-rasyon” mu (bakın Erdoğan bile, neden olmasın, eyalet sistemi-yani federasyon-aslında iyi birşeydir deyiverdi), “Apo’yu serbest bıraktırmak” mı, “Kürtlerin kendi kimliklerini özgürce ifade edebilmelerini sağlamak” mı, buyur kur partini,  al işte sana legal siyaset yapma olanağı, anlat düşüncelerini insanlara, eğer onları  ikna edebili-yorsan ne ala, yok edemiyorsan, bu da artık senin kendi sorunundur!..

“Ama sadece Kürt sorunu için de değil, bütün diğer “sorunlar” için de geçerlidir bu çözüm yolu! “Sen ne istiyorsun, şeriat devleti kurmak mı? Buyur sen de kur partini, al sana da legal siyaset yapma olanağı!

 

“Ama bir şartla! Zora ve silaha, teröre başvurmamak kaydıyla! Halkı kin ve nefrete yöneltmemek, insani duyguları zedelememek  kaydıyla!  Kimseye hakaret etmeden, kimseye saldırmadan yap siyasetini, anlat düşüncelerini”. Aksi halde en sert şekilde cezalandırılırsın! Hem bu sefer artık, demokratik kamu oyunu da karşına alacağın için hiçbir şansın kalmaz”!..

Peki, yıllardır “çözüm” “çözüm” denilen şeyin hepsi bu mudur? Yani, her türlü düşünceye özgürlük tanınınca, herkese özgürce siyaset yapma olanağı tanınınca bütün sorunlar birden çözülüvermiş mi olacaktır; örneğin, ondan sonra artık “Kürt Sorunu” diye birşey kalmayacak mıdır ortada, bu mudur benim bütün söylemek istediğim?

Ne alakası var!! Tekrar altını çiziyorum: “Çözüm”, bütün fikirlerin özgürce ortaya konulabildiği, siyasi olarak örgütlenebildiği bir ortamın-sürecin içinde, kollektif iradenin ürünü olarak ortaya çıkacaktır; benim söylediğim budur.  İnsanların  kendi geleceklerini özgür iradeleriyle  inşa etmelerinin mekanizması budur.  21.yy’ın insan ilişkilerinde  problem çözme yolu budur. Demokratik Cumhuriyet’e giden yol budur. Şimdi Öcalan’ın söylediği de bundan başka birşey değil. Yani, “silahların sustuğu, artık fikirlerin ve siyasetin konuştuğu” bir ortamın yaratılması sadece  bütün sorunların çözümü yolunun açılması demektir. Kim ki bunu anlamazlıktan geliyor ve “bu muydu sizin çözüm dediğiniz şey” diyerek onu küçümsemeye çalışıyor onun niyetinden şüphe etmek gerekir. “Biz ayrılık istiyoruz, ya da, biz özerklik veya federasyon istiyoruz” diyerek “silahların sustuğu, fikirlerin-siyasetin konuştuğu” bir ortamın yaratılması yoluna engeller çıkarmak iyi niyetle bağdaştırılamaz! Önce herkes durduğu yeri bir belir-lesin!..  

“Var mısın Türkiye?..Türkiye bu cesareti gösterebildiği an olay biter”!.

“Yapın yeni bir anayasayı, genişletin özgürlükleri, vatandaşlık tanımını yeniden yapın, her türlü etnisiteden soyutlanmış bir öze kavuşturun şu maddeyi; kaldırın o anadildeki eğitim yasağını, isteyen istediği dilde eğitim veren okullar açabilsin, istediği okula göndersin çocuğunu. Talep varsa-ya da talebin olduğu yerlerde Kürtçe eğitim veren okullar da açılabilsin-açın- ne olacak ki! Ve de, adına ne derseniz deyin yerel yönetimleri güçlendirecek önlemleri alın..Siyasi partiler kanununu değiştirerek ayrılıkçılığa-şeriat devleti kurmayı savunanlara bile siyaset yapma hakkını tanıyın, sonra da bir genel af çıkarın bu zemine uygun olarak! Bakın bakalın neler oluyor[2]!  Ne diyecek o zaman dağda silahlı eylem yapanlar, “hayır biz açık-legal faaliyet göstermek  istemiyoruz” mu diyecekler! Hayır biz af istemiyoruz mu diyecekler! Böyle bir durumda, “peki o zaman sizin derdiniz ne kardeşim” diyenlere-bizzat kendi tabanlarına- ne cevap verecek bu insanlar! “Hayır, biz düşündüklerimizi açıkça söylemek istemiyoruz” mu diyecekler? Anadilde eğitim istemiyoruz mu diyecekler, eşit vatandaşlık istemiyoruz, biz etnik bir kimlikle-“statüyle” kalmak  istiyoruz mu  diyecekler! Ne olur o zaman onların  hali düşünebiliyor musunuz!.

“Mücadeleyi önce ideolojik planda kazanacaksınız! Ama ideolojik mücadele de, bir ideolojiye karşı başka bir ideolojiyi öne sürerek, ideolojileri çarpıştırarak kazanılamaz!![3] Çünkü, her ideoloji son tahlilde bir reaksiyondur ve  etki tepki ilişkisi içinde oluşur. İşin içine zor faktörünü katmadan bir mücadeleyi kazanabilmenin yolu, insanların  gönüllerine,   insan  olan yanlarına, özgür insan bilincine-onların bilişsel yanlarına- hitab edebilmekten geçer.

“Eskiler, tasavvuf bilgini atalarımız insanı ata binmiş bir jokeye benzetirlerdi!  Çünkü insanda, jokeyi temsil eden bilişsel benliğin  yanı sıra,  bir de onun duygusal reaksiyonlarla  hareket etmesini sağlayan, onun hayvanlarla  ortak olan  yanını temsil eden, kısaca  “nefs” adı verilen bir   benliği daha vardır!  Bu yüzden insanları, insan ilişkilerini ele alırken dikkat edilmesi gereken nokta, iplerin kimin elinde olduğudur! Yani jokey mi atı yönetiyor, yoksa at mı jokeyi! Temel soru budur!.  Bu nedenle, insan ilişkilerinde ortaya çıkan problemlerin çözümünde,  çözüm yollarını ve sonucu belirleyen, daima, diyaloğun-etkileşimin hangi zeminde yürütüldüğüdür. Problemi, üst katta oturan jokeyin bulunduğu zemine çıkarak orada  mı çözmeye çalışıyorsun, yoksa alt kattaki hayvanın düzeyinde mi?

“Kürt sorunu  nasıl çözülür” diyoruz! Kim biliyor ki tek başına bunun nasıl çözüleceğini?  Ya da kim dikte ettirebilir ki böyle bir çözümü? Hiç kimse! Çünkü, bütün diğer toplumsal sorunları olduğu gibi bu sorunu da ancak halk çözebilir. Halkın özgür ireadesi çözebilir. Bu nedenle, önce kaldırın halkın iradesinin önündeki şu engelleri bir bakalım! Değiştirin şu 82-Darbe Anayasa’sını!. Olmuyor mu, değiştirtmiyorlar mı! O zaman gene halka gideceksin ve diyeceksin ki “ey halkım, bak ben sana yeni-demokratik bir Anayasa sözü vermiştim, ama görüyorsun yaptırtmıyorlar. Benim parlamentodaki oyum da yetmiyor tek başıma anayasa yapmaya. Bu nedenle gene sana dönüyorum, eğer gerçekten bütün sorunların kaynağının yeni bir anayasadan geçtiğini düşünüyorsan-ki ben öyle düşünüyorum-bana daha çok yetki ver”!..Bitti! Bu kadar basit yani çözüm! Ve göreceksiniz bakın, iş buraya gidiyor!..

“Kürt sorununa devletten “çözüm” bekleyenlere söylüyorum:   Hadi diyelim ki bizim devlet süperdir, tuttu “sorunu  çözdü”, ve örneğin, alın işte size “demokratik özerklik” veya “federasyon” dedi! Hatta, olay bitsin diye  Apo’yu da serbest bıraktı!. Ya sonra birileri tutar da derse ki, “biz böyle çözüm istemiyoruz, bizim çözümden anladığımız ayrılmaktır, başka türlü bir çözümü de kabul etmiyoruz”! Ne olacak o zaman! 

“Türkiye’de 15-20 milyon Kürdün bulunduğu” söyleniyor, acaba bu insanlar ne düşünecekler, onlar hak verecekler mi devletin bulacağı bu “çözümlere”, kim karar verecek buna? Yani, sorunu devlete yıkarak, devletle masaya oturmayla falan çözülemez bu sorun. Direkt olarak halka bırakacaksın çözümü. Bunun da yolu yukarda söylediğimiz gibidir.

“Sonra, madalyonun bir diğer yanı daha var, acaba Türkler ne düşünüyorlar çözüm konusunda? Bunu kim belirleyecek? Öyle ya,   Kürtler kadar Türklerin de ne düşündükleri önemlidir böyle bir konuda. Çünkü sen bin yıldır beraber yaşamışsın, içiçe geçmişsin, hemen öyle bir tarafın istemesiyle tek yanlı  bir çözüm olur mu böyle bir ilişkide. Eğer bir çözümden bahsedeceksek bunun tek yolu iknadır. Karşı tarafı da, en doğru olan budur diyerekten ikna etmektir.

“Nasıl ikna edeceksin peki? Savaşarak mı?Olayı-problemi-etnik düzeyde bir Türk-Kürt sorunu olarak ele alarak mı? Etnik anlamda, “Türklerle Kürtlerin eşit koşullarla içinde yer alacakları yeni bir birlik” tartışmasıyla mı? İlk bakışta kulağa hoş geliyor değil mi! “Türklerle Kürtlerin demoktatik cumhuriyeti” lafı  ilk bakışta adil bir çözüm olarak görünüyor! Ama, etnisiteyi temel alan son derece tehlikeli milliyetçi-ırkçı bir tuzaktır bu, şekere bulanmış bir tür zehir gibidir!. Çünkü, olayı Türk-Kürt etnik zemininde ele alarak  bir yere varmak mümkün değildir. Açık konuşalım, kan gövdeyi götürür o zaman, eski Yugoslavya falan hiç kalır yanında! Öyle bir kan ki, ne Türkiye kalkabilir bunun altından, ne de Kürtler. Amerika’yı ve Avrupa’yı da alır götürür bu sel! Ne NATO kalır ortada ne de Kopenhag Kriterleri! Yani, öyle dışardan gazel okumayı seven Avrupa’lılar da nasibini alırlar  bu işten. Ne huzurları kalır, ne de düzenleri. Bu nedenle, herkes aklını başına toplasın! Herkesi kucaklayacak tek çözüm yolu diyalogdur, açıkça konuşabilmektir, zora, şiddete başvurmadan düşüncelerini ortaya koyabilmektir. Olayı etnisite zemininde tartıştığımız zaman bile, çözüme giden yolun daha üst düzeyde bir birlikten-Türkiye cumhuriyeti vatandaşlığını esas alan  bir üst kimlikte  buluşmaktan- geçtiğini görebilmektir”...

DEVAM EDECEK…

 

5 „Milliyetçilik Nedir, Kürt Sorunu Nasıl Çözülür“, www.aktolga.de Makaleler

6 Bu satırların 2007 yılında kaleme alınmış olduğunun altını çizmek istiyorum!..

7 Kürt milliyetçiliğine karşı Türk milliyetçiliğini savunarak bir yere varamazsınız! Varırsınız aslında tabi, ama bu, önce kanın gövdeyi götürdüğü, sonra da  ikiye bölünmüş bir Türkiye gerçeğinden başka bir yer  olmaz!..

http://www.aktolga.de/a14.pdf 

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8