Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “


09.07.2013 - Bu Yazı 2460 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 SADECE DARBEYE KARŞI OLMAK DA YETMEZ, MADALYONUN BİR DE ÖBÜR YÜZÜ VAR.. “GELİNİM SANA SÖYLÜYORUM, KIZIM GENE SEN ANLA”!!


Aşağıda H.Gülerce'nin makalesinden bir alıntı yaptım, ama isterseniz siz gene de makalenin tümünü bir okuyun [1]..

“İslam coğrafyası, iki asırdır Batı’nın sömürge zihniyetine karşı kendini arıyor. Bu, kendisi olmadan, kendi mana kökleri üzerinde ayağa kalkmadan beyhude bir arayış. Kendini arıyor ama kendinden haberi yok. Batı’yı iyi bilmiyor, iyi analiz edemiyor. Bir de kurt gövdenin içine girmiş. Despot yönetimler, baskı rejimleri halkların ensesinde boza pişiriyor. Bunun tek bir sonucu oldu. İslam coğrafyasındaki bütün arayışlar, birer tepki hareketi doğurdu. Ne kadar güçlü olursa olsunlar, tepki hareketleri denge gözetemezler ve dengeyi koruyamazlar… Toplumun önemli bir kesiminde endişe, güvensizlik, karamsarlık ve tepki doğururlar. Hâlbuki esas olan müspet harekettir. Dinin özündeki adalet, emaneti ehline verme, istişare, herkesi kucaklama, mülâyemet ile hareket etme, hatta Batı demokrasilerinde olmayan şefkat, merhamet, Allah’ın rızasını gözetme öne çıkarılmalıdır. Müslüman Kardeşler teşkilatına (İhvan’a) ve diğer İslami hareketlere kaynaklık eden kanaat önderleri, sadece tepkiden bahsettiler. Problemi insanda çözmeyi tercih etmediler, edemediler. Mısır’da mesela Müslüman Kardeşler, iyi organize olmuş bir muhalefet hareketiydi ama iktidara hazırlıklı değillerdi. Halk tabanında vardılar ama başka bir yerde yoktular.

Bir yalancı Arap Baharı’ndan sonra kendilerini iktidarda buldular. Yapabilecekleri tek şey vardı, ona da yanaşmadılar. Mursi’nin son dakikada talep ettiği uzlaşmayı, en başta yapabilirlerdi. Laik kesimle, liberallerle, dünya ile diyalog ve uzlaşma yolunu açabilirlerdi. Paylaşmayı başlatabilirlerdi. Herkesi kucaklayarak güzel bir sayfa açabilirlerdi. Ne Mısır’ın dinamiklerini önemsediler, ne Batı’yı kaale aldılar.

İslam coğrafyasında mütedeyyin insanlar, yönetime talip olacaklarsa dini referans almamalıdırlar.Din, siyasete vasıta yapılınca her şeyden evvel dinin özü zarar görüyor. Dine karşı bir saygısızlık oluyor. Ayrıca kendisini samimi Müslüman olarak gören, kabul eden geniş kitleler kendilerini dışlanmış hissediyorlar. Daha da önemlisi, birikmiş tepkilerin sonucunda yönetime gelindiği için hassasiyet gösterilmesi gereken temel meselelerde çoğunlukla farkında olmadan bir ötekileştirme zihniyetine saplanılıyor. Toplumun büyük bir kesiminde itibarsızlaşma, ötekileşme hissiyatı kamçılanıyor.Mütedeyyin insanlar için zemin; demokrasi, hukukun üstünlüğü, paylaşma ve evrensel insani değerlerdir. Ancak böyle bir zeminde, kimseyi ürkütmeden, endişeye sevk etmeden, güven sorunu çıkarmadan bir yönetim sergileyebilirler..”

Ben Gülerce'nin -ve de Gülen'in!- görüşlerine katılıyorum. Ancak bir noktanın altını çizmek kaydıyla! O da şu:

 

“Paylaşmaya-uzlaşmaya” evet, ama hangi zeminde olacak bu?. Eskiden beri varolan Devletçi sistemin zemininde mi, yoksa yeni yaratılan-yaratılacak olan  demokratik cumhuriyet zemininde mi?.. Eğer, uzlaşmadan-paylaşmadan kasıt eski zemin üzerinde bir uzlaşma-paylaşma ise (ki, Gülerce’nin makalesinde burası net değil bana göre; çünkü, “bu uzlaşma işini en başta yapacaklardı” sözü her yana çekilebilir!) bu, “eski köye yeni bir ortak” daha ilave etmekden başka bir anlama gelmez ki, ben buna karşıyım!. Ama, yok eğer yeni-burjuva demokratik zemin üzerinde, dizginleri elde tutarak bir uzlaşma-paylaşmaysa kastedilen.. bu şarttır ve de hayati öneme sahiptir.

Nitekim, AK Parti  bu işi on yıldır çok iyi başardığı için, bu dengeyi çok iyi gözettiği için süreci bu günlere kadar getirebildi  bizde.. Erdoğan’ın kişiliğinde bütünleşen jakoben bir  dönüştürücülükle-değiştiricilikle, uzlaşmacı, paylaştırıcı bir yaklaşım bizde burjuva demokratik devrim sürecinin -Gülerce’nin söylediği anlamda- sigortası oldu. Eskiyi yıkarak, dağıtarak değil, eskiyi değiştirerek, eskinin içinde biriken üretici güçleri  bir bütün olarak kucaklayıp onları yeniye entegre ederek başardı Türkiye bu işi.

Bunun en güzel örneğini,  AK Parti iktidarının  eski sistemin temel taşlarından  olan İstanbul burjuvazisi karşısında izlediği politikada gördük. Birgün bile tutup da demediler ki, “gelin bakalım hesap vereceksiniz, var mıydı öyle  o darbeleri falan desteklemek!.. Neydi o 28 Şubat’lar falan öyle”, demediler!.. Bu taraflara hiç girmediler!  “Amaç bağcıyı dövmek değil, üzümü yemek” diyerek kendi işlerine  soyundular. Küreselleşme süreci zaten bazı problemleri çözmede yardımcı oluyordu. Öyle ki, eskinin o Devletçi burjuvaları da artık başbakanın uçağında diyar diyar dolaşarak yeni pazarlar, yatırım alanları arama sürecine katılır hale gelmişlerdi. Yani, o eski ithal ikameci-Devlete sırtını dayayarak tekel kârıyla iç pazarı sömürerek varlığını sürdüren  burjuvazi de kabuk değiştiriyor, onlar da, kendi varoluş koşullarını küreselleşme süreciyle bütünleşmekte arar hale gelmişlerdi artık. Bu durumda niye hala onlarla uğraşacaklardı ki? Tamam,  zihinsel olarak onlar belki   halâ eski kafa yapılarını değiştirememişlerdi, ama ne fark ederdi ki, bilinç dışı hale gelen bazı kültürel kalıntıları zamana bırakmak daha doğru olurdu. Önemli olan üretmekti, daha iyi kalite malları daha ucuza üretebilmekti artık. Hem sonra, bir yandan küresel sermayeyi ülkeye çekmeye çalışırken diğer yandan niye içerdeki sermayeyle uğraşacaklardı ki! O zaman demezler miydi adama, “bu ne pehriz bu ne lahana turşusu”!

Bakın, bu konuyu artık yazmayacağım diyordum ama ,  söz döndü dolaştı gene aynı yere geldi!. Tamam, bir Mursi olayı artık Türkiye’de tekrarlanamaz. Nitekim de görüyorsunuz, bazılarının çabalarına rağmen Gezi olayı falan o yönde geliştirilemedi!. Çünkü, Türkiye’de çok daha gelişmiş bir kapitalizm var bugün. Ve de en önemlisi, son elli yıla yayılan -daha ötesi de var tabi- bir demokrasi mücadelesi birikimi var Türkiye’nin; ama gene de tehlike henüz  geçmiş değil. Evet, eskinin kabukları kırıldı, ama yeni henüz daha oyunu eskinin alanında oynuyor. Kazanımlar henüz daha kayıt altına alınamadı. Yani yeni henüz daha burjuva demokratik sistemin oyun kurallarını  ortaya koyamadı. Baksanıza bir Kürt sorunu, ya da bir Alevi sorunu bile halâ duruyor yerinde.  Aslında çok basit sorunlar bunlar. Herkes de biliyor bunların nasıl çözülebileceğini. Ama olmuyor işte, niye peki? Tekke ve Zaviyeleri yasaklayan kanunu kaldıracaksın kardeşim, bunun başka yolu yok! Niye kaldıramıyor peki AK Parti bunu? Korkuyorlar açıkçası, bu yönde adım atarsak,  “vay bak, bunların niyetleri belliydi zaten, bunlar devrim kanunlarını bir bir ortadan kaldırıyorlar, yarın cumhuriyeti de yok edecekler” derler mi diye korkuyorlar! Niye korkuyorlar peki? Kendi güçlerinden henüz daha emin değiller bu noktada da ondan! Aynı şey Kürt sorunu ve yeni anayasa sorununda da geçerli. BDP’nin önerilerinin çoğunu AK Parti de benimsiyor aslında. Örneğin, vatandaşlık konusu, örneğin, sistemin ademi merkeziyetçi yönde geliştirilmesi konusu, ya da anadilde eğitim konusu.. ama adım atmaktan korkuyorlar bu yönde, niye mi? Gene aynı gerekçe: Bu yönde adım atarsak acaba provokasyon olur mu?..

Ee, peki kardeşim madem öyle de niye önce bu problemi çözmüyorsunuz? Çok açık, bu işin temelinde İTTİFAKLAR SORUNU yatıyor. BİTTİ!.. Kiminle mi ittifak yapacaksınız? Benimle değil herhalde!!. O “liberalleri” falan da bırakın bir yana! “Milliyetçileri” de unutun! Zaten sizler de biliyorsunuz, bu halk kim daha iyi hizmet verirse onu dinler!.. Peki ne kaldı o zaman geriye? Hani,  son zamanlardaki tavrınızla Taksim’de boyunlarına  “ne sağcıyım, ne solcu,  çapulcuyum çapulcu” pankartını asma noktasına kadar getirdiğiniz o İstanbul burjuvaları var ya, ittifaktan bahsederken onları kastediyorum! Bir ucu o “liberallerde”, diğer ucu yerli ve yabancı medyada, öteki ucu da “uluslararası finans kapitalde” olan o küçümsediğiniz İstanbul burjuvalarını!. Adamlar o kadar yaklaşıyorlar, ediyorlar, Doğu’ya-Güneydoğu’ya gidiyorlar, yatırıma, çözüme hazırız diyorlar,  yok olmaz diyorsunuz adeta! İlla da illa takmışsınız kafayı bir “faiz lobisi” paranoyasına,  rotayı bambaşka bir yöne doğru değiştirmeye çalışıyorsunuz. Bütün dünyaya karşı savaş ilan edecek noktaya geldiniz adeta; niye?

Bir süredir usanmadan yazıp duruyorum. Türkiye’nin yükselişi, AK Parti’nin zaferi bir 21.yy olayıdır. Bunun 19 ve 20.yy lara özgü “Kapitalizmin Gelişmesinin Eşit Oranda Olmaması Kanunu” ile alakası yoktur.. Yani Türkiye, daha önce bir Almanya’nın ya da Japonya’nın yaşadığı süreci yaşamıyor. Hani, geriden gelerek, ulus devletin gölgesinde dünya pazarlarında kendisine daha geniş yer ayarlama-açma mücadelesi değildir Türkiye’nin mücadelesi. Türkiye, “uluslaşırken küreselleşme sürecine” bağlı olarak BARIŞ İÇİNDE  KAZAN KAZAN politikasını uygulayarak yükseliyor. Daha iyi kalitede daha ucuza üreterek ilerliyor.. Ama birileri bunu anlamıyor. Onlar sanıyor ki, Türkiye, tıpkı  Almanya’nın daha önce yaşadığı düreci yaşayan  ulus devlet formatıyla  yükselen emperyalist bir ülke olma namzeti. Ve ha bire bu yönde gaz vermeye devam ediyorlar! O, “finansal Ergenekon’a” karşı savaş çığlıkları,  “faiz lobisi” paranoyaları falan, hep bu, süreci yanlış değerlendirmeyle, Türkiye’nin, 21.yy dinamiklerine göre, ulus devlet gücüne bağlı olmadan yükselen bir ülke-bu anlamda bir yumuşak güç-olduğunu  kavrayamamayla ilgili..

Hep altını çiziyorum, bir virüs bu Erdoğan’ın başına musallat olan!. İnsanın içini gıdıklayan, “yürü ya kulum sen herşeye kadirsin” diye ona gaz veren, uyuşturucuya benzer etkileri olan, tam anlamıyla bir ideolojik virüs. Eğer bu tehlikenin farkına varılmazsa, eğer rota tekrar şu on yıldır izlenen sağlıklı yöne çevrilemezse hiç iyi görmüyorum ben gidişi.. Kimse öyle kendine fazla güvenmesin!.. Aşırı güven, kendi içinde güvensizliği de taşıyan en büyük tehlike önümüzdeki.. Bu ne mi demek? Bakıyorum o jakoben-devrimci insanlara da, sanki basiretleri bağlanmış gibi böyle bakıp duruyorlar sürece!.. “Paket” falan diyorlar, “anayasa” diyorlar birşey çıkmıyor ortaya!.. Yok efendim, tekrar liderlerle görüşmekmiş de, yok tatile giriliyormuş da!!. O zaman çıkıp ta kendi  görüşlerinizi açıklasanıza! Bugüne kadar davrandığınız gibi açık olsanıza topluma karşı. Şunu unutmayalım; sadece dış dinamiklerle-dışardan esen o rüzgarla-yürümez o karşı devrim gemisi! . O rüzgarlar iç dinamiklerle birleşerek rol oynarlar. Bu nedenle, “uluslararası komplo” paranoyasını falan bırakalım da, kendi içimizde bizi provoke eden o ideolojik virüsü  keşfetmeye çalışalım!..



[1]http://duzceyerelhaber.com/huseyin-gulerce/16804-misirdaki-darbenin-anlattiklari

.

Facebook Yorumları

Kod8
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8