Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...


23.07.2013 - Bu Yazı 2609 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dün akşam gene televizyondaydı “Başdanışman”, Kanal 24 az geldi galiba, artık bundan sonra TRT’de izleyeceğiz onu!!

Gene aynı mantık, gene aynı çaba. Duygusal bir ajitasyon ortamı ve sonunda da, benim de çok hoşuma giden o şiir okuyan Erdoğan tablosu..Bu konuyu artık bir yana bırakayım diyorum ama olmuyor, konu çok önemli;  bu nedenle bir kere daha bazı şeylerin altını çizme ihtiyacı hissettim:  

Yok efendim, "küresel sermaye tam ondan kurtulmak üzereyken  bugün  bize gene aynı  komployu  kurmuşta",  "1854 ten beri bizi, önce Düyun-u Umumiye, sonra da IMF adı altında kıskaca almışta"..bu mantık zinciri uzayıp gidiyor (yeni 'Başdanışman böyle  söylüyor..). İyi güzel de kardeşim, o Düyun-u Umumiye, ya da IMF, zorla mı gelip çöreklenmişler senin başına? “Osmanlı Devleti o zaman Rusya’yla ilişkileri geliştirseymiş bütün bunlar başımıza gelmezmiş”..böyle diyor Başdanışman!!.Zaten bugün de, Türkiye-ABD-Rusya ittifakını öneriyor ya o!  İhracatımızım yüzde kırkını yaptığımız AB ‘yi bir yana bırakmamız gerektiğini, “Gümrük Birliği soygununa bir an önce son vermemiz gerektiğini” söylüyor. ABD ile AB’nin  gümrük birliği yolunda ilerledikleri, Türkiye’nin de ne yapıp edip bu ortaklığa katılmaya çalıştığı bir ortamda Başbakan’ın Başdanışman’ı AB’ yi unutmamız gerektiğini tavsiye ediyor!.

Başdanışman “1854” diyor, ama aslında Batı’ya kul köle olma  süreci çok daha önceleri başlıyor..Hadi biz daha ötesini bir yana bırakarak 1838’i-İngilizlerle yapılan o meşhur Ticaret Anlaşmasını temel alalım. Ne olmuştu o zaman da Devlet-II.Mahmut’un  Osmanlı Devleti- tutmuş İngilizlerle böylesine bir tutsaklık anlaşmasını imzalamak zorunda kalmıştı? Bakın, bu konuya burada girmeyeceğim. İsteyenler, www.aktolga.de adresinden “Osmanlı’dan Bu Yana Türkiye’de Kapitalizmin Gelişme Diyalektiği” isimli çalışmaya başvurabilirler. Ama sonuç şu: Herşeyin başı gelip o DEVLETE, artık çağdışı kalmış o Devlet anlayışına-onu kurtarmaya dayanıyor. Bütün o Düyun-u Umumiye’lerin, Tanzimat-İslahat Fermanlarının altında yatan hep bu Devlettir-onu kurtarma, bu cenazeyi yaşatma anlayışıdır. Ama, tarih boyunca kim ki bu gerçeği gözlerden saklamaya çalışmış, onu, varolan-objektif bir realite olarak kabul ederek diğer herşeyi onun üzerine inşa etmeye çalışmışsa, onun yaptığı hep topu “dış güçlere”, onların komplolarına atmak olmuştur. İttihatçıların yaptığı da budur, Cumhuriyet dönemi boyunca bütün o Devlet sınıfı iktidarlarının yaptığı da. Kendileri hep o masum kız rolünü oynarlar da, “dışardan” gelen  “yabancı” zorla  ırzına geçer hep onun!!.. Yani o Devletin hiç  suçu falan yoktur, o hep masumdur!.. Bütün suç hep o  yabancı devletlerle, onların içerdeki işbirlikçilerindedir!..Bütün o “işbirlikçi” katliamlarının altında yatan mantık da bu değil midir?..
 

Halbuki sensin,  Osmanlı Devleti olarak bizzat sensin, kendini kurtarmak için gidip  onların eteğine yapışan bizzat sensin!..Onları başımıza musallat eden bizzat sensin!..Bunlar hiç yok Başdanışmanız söylemlerinde, bunlardan hiç bahsedilmiyor, niye? Çünkü, hem o Devlet kutsal, hem de sen bütün bu teorileri yaparken aslında sırtını ona, o Devlete dayamışsın da ondan!. Döndürüp dolaştırıp AK Partiyi ve Erdoğan’ı da ona yamamak senin derdin!  Bugün bile bak, kendini masum göstermek için halâ bütün kabahati uluslararası küresel güçlere falan bulmaya, başımıza gelen bütün kötülükleri küresel sermayenin komplolarına bağlamaya çalışıyorsun!..Öyle ki, bütün dünya bize düşman!..Böyle tablolar çizerek kendini, yani  Devleti gözlerden saklıyorsun! Küresel sermaye düşman, Kürtler düşman, Aleviler düşman, içerde laikciler ve dinciler zaten düşman kardeşler!...E..ne olacak bu işin sonu?..Savaş babam savaş!.Hani, "her yer karanlık" diye bir şarkı var ya!!..Kardeşim, heryer karanlık falan değil, birileri bu elektrigi söndürüyor da ondan bu karanlık!..Birileri güneşin önünü kapıyor da ondan!..
 

Peki kimdir, nedir bu karanlığın yaratıcısı, kimdir bütün bu sorunların kaynağı?..Kimdir bizi o borç batağının içine sokan, kimdir IMF leri bu ülkenin başına musallat eden? Kim yaratmış bu Kürt-Alevi sorununu, kim, kim?..İkide bir büyük bir gururla tekrarladığın senin o "Türk Devletin" (Türkiye Cumhuriyeti demiyor da,  Kürtleri dışarda bırakmak için inadına “Türk Devleti” diyor!); yani, kendini Devletin asıl sahibi olarak gören o Devlet sınıfı..Peki kim bu çelişkiyi çözmeye çalışıyor?..Asağıdan yukarıya doğru gelişen burjuva devriminin güçleri..Öyle değil mi?
 

Osmanlıda oyun çoktur demişler! Bakın ben size son oyunun ne olduğunu söyleyeyim: “Her yer karanlık” şarkısını siyasete adapte ederek, bütün dünya bize düşman, bize karşı komplo kurmuşlar diyerek içe kapanmayı teşvik etmek, yeni tipten-aşağıdan yukarıya-bir milliyetçilik yaratarak burjuva devriminin potansiyellerini Devletin emrine sunmak...oyun budur..herkes aklını başına toplamalıdır.."Faiz lobisi"-"küresel sermayeye karşı savaş" falan derken içimizdeki asıl düşmanı gözlerden uzak tutmayalım..Kimdir, nedir senin o ikide bir tekrarladığın  "Türk devleti"..kimdir o "genleşmeye" çalışan Devlet?.."Tam bağımsız emperyal- cihanşumul Türkiye" nedir?..Bütün kötülüklerin kaynağı küresel sermaye ve onun komplosuymuş..E, o zaman niye İstanbul'u küresel sermayenin finans merkezi haline getirmeye çalışıyoruz ki?..Niye küresel sermayeyi ülkeye çekebilmek için popomuzu yırtıyoruz?..Niye o kadar teşvik tedbirleri alıyoruz?..Madem ki bütün kötülüklerin kaynağı bunlar, niye bunları iyice içimize sokuyoruz ki!..Ulusalcılar haklı o zaman, Devlet elden gidiyor derken haklılar o zaman!..
 

Ak Parti nasıl bu güne kadar gelebildi hiç düşündünüz mü?..AK parti iktidarı boyunca her yıl ülkeye Cumhuriyetin kuruluşundan 2001 yılına kadar giren toplam yabancı sermaye miktarı kadar sermaye giriyor. Yani, seksen yılda giren toplam küresel sermaye şimdi her yıl artan rakamlarla bir yılda giriyor ülkeye...İşte, AK parti iktidarı altında Türkiye faizleri yüzde altmışlardan yüzde yedilere kadar falan böyle düşürdü..Ülkeye giren o küresel sermaye olmasaydı faizler düşer miydi?..Her ay altı milyar dolar ekstradan-yani ihracatla giren paranın dışında- dövizle dışarıya ödeme yapması lazım  bu ülkenin. Yılda altmış milyar dolar enerjiye gidiyor, sanayinin ürettiği malların yüzde altmışı ithal girdilerle üretilebiliyor..Nereden bulunuyor bu para dersiniz? Türkiye’nin böyle bir sorunun olmasa bankalardan o kadar yüksek faiz ödeyerek döviz bulmaya çalışırmıydı bu ülkenin Merkez Bankası?

Peki, kim yaratmış bu çarpık yapıyı, küresel sermaye mi? Bunu yaratan o Devlettir. Devlet, kendisine bağlı Devletçi bir sistem-kapitalizm yaratmaya çalışırken böylesine sakat bir yapı çıkmıştır ortaya. İthal ikameci-Devletçi bir burjuvazi böyle-bu mantıkla yaratılmıştır. Öbür türlü, yani aşağıdan yukarıya bir kapitalistleşmeyi ise kendisine rakip burjuvalar ortaya çıkacak diye gene bu Devletin kendisi  engellemiştir. Yani, bugünkü  çarpık yapının nedeni bizzat bu Devlettir, Devet sınıfıdır. Seni, dışardan faizle alacağın dövize bağımlı hale getiren bu Devlettir. Bu nedenle, sen önce bu yapıyı bir değiştir bakalım. İthal girdilerle dönen o çarkı tersine bir çevir. Enerjiye ödenen o dövizi  bir dengele. Petrolün, gazın dışındaki kaynaklara yönel bir, enerji ihtiyacını rüzgardan, güneşten (iterse kayagazından olsun!) karşılamaya bir başla bakalım.. Yani enerji için dışarıya ödediğim şu dövizi bir düşür bakalım..Ondan sonra  faizlerden falan şikayet etmeye, faizlerı düşürmeye hakkın olur. E, adam birkaç puan daha fazla faiz almak için geliyormuş sana, yoksa niye gelsin ki!..Alma o zaman!..Niye alıyorsun? Çünkü, mecbursun! Niye mecbursun, kim mecbur etmiş seni bu boyunduruğa? Bütün bunları gözardı ederek “faiz lobisi” edebiyatı yapmayla dönüyor mu bu çark! Tamam kardeşim faizleri sıfır yapalım..kim istemez bunu! Ama o zaman da niye paralarını alarak çekip gidiyorlar diye yakınmayı bir yana bırakmamız gerekir!..Bütün mesele burada. Küresel sermayeye savaş açacağına sen kendine bak, seni faizle döviz bulmaya mecbur eden o düzenini değiştir önce bir!. 

 

Ekonomiden sorumlu bir Başdanışmanın bunları söylemesi gerekmez mi önce! Ama yok! İş buraya gelirse takke düşer kel görünür o zaman!. En kolayı komplo teorileri üreterek milliyetçiliği kışkırtmak! 

Soruyorum ben şimdi: Eğer küresel sermaye olmasaydı  nereden bulacaktı Türkiye şimdiye kadar ihtiyacı olan parayı-dövizi? “IMF ‘den” mi diyorsunuz!! ..Ya, işte böyle!! Yani o IMF’ yi imdada çağıran bizzat sensin kardeşim!. IMF’ yi niye suçluyorsun ki! “Suçlu Devlettir, bu çarpık yapının sorumlusu o dur” dememek için tutuyorsun komplo teorileri icat ediyorsun,  topu dışarıya IMF ‘ye atıyorsun.  Bunu söyleyince de, “bakın, kral çıplaktır” deyince de hemen karşındakini IMF ci, faiz lobisi taraftarı falan olarak suçlayarak  kralın ayıplarını saklamaya çalışıyorsun!!..

AK Parti iktidarına kadar IMF ‘den alınan kredilerle yürüyordu bu gemi..Menderes neden asıldı sanıyorsunuz?..Kredi vermediler de ondan! O da zavallı gitti, Rusya’dan falan kredi-döviz bulmaya çalıştı..Ki, bu da onun sonunu getirdi!..Yani, faizlerin yüksek olmasının nedeni o küresel sermaye değildir, Devlettir..Türkiye küreselleşme sürecine entegre olmasaydı, ülkeye küresel sermaye girmeseydi faizler yüzde altmışlardan bugünkü seviyelere kadar düşürülebilir miydi, bu mümkün müydü? Nasıl düşürdü AK parti faizleri, nasıl, ne zaman IMF’ye olan borcu sıfırlayabildi..Ülkeye küresel sermaye çekilmeseydi IMF ye olan borç hemen öyle bitirilebilir miydi? Özalın açtığı yolda yürünmeseydi bu mümkün müydü..E, şimdi nedir bu küresel sermaye düşmanlığı?..Ben size söyleyeyim, bütün bu yaygaraların-komplo teorilerinin ardında yatan, asıl sorumluyu-Osmanlı artığı o Devleti gözlerden saklamaktır.”İşte suçlu budur” diyerek asıl suçluyu gizlemektir..
 

Bitmedi!: Kürt sorunu, Alevi sorunu deyip duruyoruz..bu iki sorunun ikisinin de kaynağı gene o ulus devlet yaratıcısı Devlet sınıfı değil midir?..Bir de tabi batılılaşma süreciyle birlikte yaşanılan kültür ihtilaline bağlı olarak ortaya çıkan kültürel ikilik ve bunun yarattığı sorunlar..Bütün bunların nedeni hep aynı Devlet anlayışı değil midir?..Halkı sürü, kendisini de çoban olarak gören o Devlet sınıfı değil midir?..Önce bu gerçeği bir tesbit edelim..Çözüm zaten bunun ardından otomatikman gelecektir. Nasıl mı?
 

Hem diyoruz ki, “küreselleşme sürecini yaşıyoruz, küresel demokratik devrim artık ulusal sınırların anlamını kaybetmesi yönünde gelişiyor”..ama hem de, halâ Osmanlı artığı antika merkeziyetci yapı üzerinde israr ediyoruz..Bunun başka yolu yoktur..ya savaşarak bütün enerjisini tüketecek Türkiye, ya da yeni, çağa uygun, ademi merkeziyetci bir yapılanmaya gidecek..Bu, özerklik şeklinde mi olur, federasyon mu, eyalet sistemi mi..buna halkın kendisi karar verecektir. Devletin yapması gereken, bu demokratik yeniden inşa sürecinin önündeki engelleri kaldırmaktır..bu kadar basit..
 

Ikincisi de Alevi sorunu: Kim yaratmış bu sorunu, küresel sermaye, ya da “faiz lobileri” mi!..Bu sorunu yaratan da gene aynı ulus devlet yaratıcısı o Devlet sınıfıdır..Tekke ve Zaviyeleri kapatan "devrim kanununu" ya ortadan kaldıracaksın, ya da değiştireceksin, bunun başka yolu yok!..Önemli olan, ne yapacaklarına, nasıl ibadet edeceklerine-ya da etmeyeceklerine- bırakınız aleviler kendileri karar versinler..Yok, bir kısım insan, solcuların kışkırtmasıyla  "alevilik bir din değildir" diyormuş da!..Bırakın efendim,  aleviler kendi aralarında tartışsınlar bunu ve ne olduklarına kendileri karar versinler..
 

Olay budur..sen-Devlet, kendini kurtarmak için kendi içinde sorun yaratırsan, bütün o "sorunların" kaynağı olursan, elbetteki dış gücler de kendi çıkarları gereği bu sorunlarla oynayarak seni istedikleri yörüngede tutmak isterler..yani, o komplo teorilerinin de kaynağı gene sensin sonunda..olay budur!..
 

.

Facebook Yorumları

Kod8
6.10.2018
OKTAY’I KAYBEDELİ BİR YIL OLMUŞ!..
3.10.2018
ŞU McKİNSEY KONUSU!..
7.7.2018
POPÜLİZMİN “SAĞI” “SOLU”?..
28.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE KAPİTALİZMİN KENDİ DİYALEKTİK İNKARINI YARATMASI...
19.6.2018
KÜRESELLEŞME SÜRECİNDEKİ DÜNYA...
10.6.2018
HDP BARAJI AŞARAK PARLAMENTOYA GİRMELİDİR!..
9.5.2018
NEREDE BULUNUYORUZ, BU NOKTAYA NASIL GELİNDİ?..
2.5.2018
GÖZDEN KAÇMAMASI GEREKEN İKİ ÖNEMLİ HABER…
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8