Münir AKTOLGA

zm.aktolga@gmail.com



Bookmark and Share

Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?


26.12.2013 - Bu Yazı 2098 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 Son bir yıldır hep şunu demek istedik: “E, kardeşim, sen bütün bir 20.yy paradigmasını karşına alıyorsun, 20.yy’ın bütün o egemenlerini karşına alıyorsun, nasıl başaracaksın bu işi? Senede 60 milyar doları doğal gaz ve petrol karşılığı olarak dışarıya ödemen gerekirken, mamul madde üreten sanayinin yarısı ithal girdi kullanırken nasıl  kazanacaksın bu savaşı? Öyle, sadece, “ya Allah” diye yol almaya çalışarak, “faiz lobisine” karşı savaş adı altında  küresel sermayeyi karşına alıp  ürküterek  bir yere varamazsın!. Bu kuyudan çıkabilmek için önce (aslında biribirine bağlı olan) şu iki şeyi başarmak gerekir: BİR; Sırtını  küresel sermayeye dayayacaksın!.Küresel sermayeye güven vermek için gerekli adımları atacaksın. Ulus devlet zincirlerini kırarak  sahneye çıkan  21.yy’ın en önemli dinamiği küresel sermayeyle iyi ilişkiler kuracaksın!. İKİ; kendi içindeki-20.yy dan kalma- sorunları çözerek 21.yy paradigmasını karşılamaya hazır yeni Türkiye’nin yolunu açacaksın”!..

Peki nasıl yapılacaktı bütün bunlar? Tek bir kelimeyle cevap vermeye çalıştık hep: DEMOKRATİKLEŞMEYLE..Çünkü, sırtını küresel sermayeye dayamanın da, kendi içindeki sorunları çözmenin  yolu da demokratikleşmeden geçiyordu. “Alevi sorunu” mu diyordun, “Kürt sorunu” mu diyordun, “Anadolu burjuvazisiyle İstanbul burjuvazisi arasındaki sorunlar” mı diyordun, “Cemaat sorunu” mu diyordun, bütün bu sorunların çözümü için tek bir sihirli reçete vardı: Demokratikleşme!..

Bazı adımlar atıldı-atılıyor  işte ya  mı diyorsunuz; yetmiyor mu bunlar, zaman içinde geri kalan şeyler de yapılır mı diyorsunuz!! Hayır, yetmiyor!.Yetmiyor işte, görüyorsunuz! Tamam, zaman içinde daha başka adımlar da atılır-atılacak,  ama yetmiyor, çünkü sorunun özü bu değil!  Bütün bu adımların anlam kazanacağı  büyük tablo anlamında yeni bir ANAYASADAN bahsediyorum ben!. İçinde, hükümetin  sanki bahşeder gibi gıdım gıdım verdiği o özgürlüklerin de daha başka bir anlama sahip olacağı bir  büyük tablodan bahsediyorum. Sakın yanlış anlaşılmasın,  şimdiye kadar atılan adımları küçümsediğim  sonucu çıkarılmamalı buradan!. Ben diyorum ki, EVET AMA YETMEZ!. Bu adımlar atılırken herkesin  kafasında bir büyük tablonun, ileriye yönelik bir paradigmanın da  bulunması,  atılan adımların  da, tıpkı puzelin o parçaları gibi bunun içine yerleştirilebilmesi gerekir!. Görüyorsunuz  sonuç ortada, bu olmadı mı-ortada böyle bir paradigma olmadı mı-, ne kadar adım atsanız da hiçbir anlamı kalmıyor, sanki yerinde sayıyormuşuz  gibi görünüyor!. Bir durumdan bir başka duruma-eski Türkiye’den yeni Türkiye’ye- geçişin ne anlama geldiğinin-geleceğinin   herkesin kafasında açık olması  gerekiyor!...

Sakın, “e işte o da yapılmıştı, o yönde  adımlar da atılmıştı,  bir yıldır devam eden bir “Meclis Anayasa Komisyonu” çalışması vardı ortada” falan demeyin!. Herkes biliyordu ki, bu, “olmayacak duaya amin” demekti!. Eski Türkiye’nin güçleriyle uzlaşarak yeni Türkiye’nin anayasasını yapamazdınız!..27 Mayıs’ın, ya da 12 Eylül’ün güçleri kiminle uzlaşarak  yapmışlardı ki o anayasaları! Yani, yöntem yanlıştı, bu yüzden de hiçbir sonuç çıkmadı ortaya!. Ama belki bu da iyi oldu(!) yani, bu arada neyin olmayacağını da anlamış oldu Türkiye!..

Peki  ne yapmak gerekiyor o zaman; herşey için çok mu geç artık? Hayır, geç değil! Tek bir cümle ile cevap verirsek, eski Türkiye’yi temsil eden partilerden değil, yeni Türkiye’yi temsil eden, onu kuracak olan sivil toplum güçlerinden yola çıkmak gerekiyor; şu anın önümüze koyduğu görev budur,  halâ budur!.

Peki kimdir,  yeni Türkiye’yi inşa edecek olan o sivil toplum güçleri kimlerdir mi diyorsunuz? Başta AK Parti’nin kendisi bir sivil toplum gücüdür. Bunun dışında, TÜSİAD’dan MÜSİAD’a, TUSKON’dan sendikalara, Kürt sivil toplum örgütlerine kadar, özünde yeni bir Türkiye’yi isteyen, şimdiye kadar bunun için mücadele etmiş olan güçlerdir, örgütlerdir bunlar.

Sen, AK Parti, siz Anadolu burjuvaları Devrimin öncü gücü olarak mı görüyorsunuz kendinizi; tamam güzel,  ama getirin bakalım o zaman  masaya  şu önerilerinizi!..”Hadi bakalım” deyin diğerlerine de, “sizler de getirin kendi önerilerinizi, tartışalım” deyin!..Bakın göreceksiniz o zaman neler oluyor!. “Anayasal vatandaşlık” mı dediniz, “yerel yönetimleri ademi merkeziyetçi hale getirmek” mi dediniz, yoksa “anadilde eğitim” mi.. kim, hangi sivil toplum örgütü karşı çıkacak bunlara?..

Ama sadece bunlar da değil, “gelin bakalım, şu “Devrim Yasaları’nı” da bir tartışalım diyeceksiniz, şu “Tevhid-i Tedrisat Yasası”nı, şu “Tekke ve Zaviyeleri Kapatan Kanunu”, ve de diğerlerini bir tartışalım!. Kim karşı çıkacak bunlara? Bu konuları sivil toplum örgütleriyle tartışarak ortak kararlar almak ne kaybettirir ki AK Parti’ye? Yeni, modern bir Eğitim sistemi üzerinde tartışmak ne kaybettirir ki?. TOPLUMSAL UZLAŞMA  olayının özü budur işte. Yoksa,  öyle “hadi gelin uzlaşalım” demeyle olmaz bu işler!. İlkelerde uzlaşmak  gerekir. 

Lütfen söyleyin bana şimdi, bu mudur-bunlar mıdır- yapılması gerekenler,  yoksa, meseleyi kuyruğundan yakalayarak, ortaya doğru düsüst bir çözüm önerisi bile  koymadan işe “dersanelerden” başlamak mıdır? “Paralel devlet” falan diyoruz, tamam ama, adamlar bir sürü güzel  işler de yapmışlar, etle tırnak gibi nasıl ayırdedeceksiniz bunları?. Örneğin bir TUSKON’u da bunlar kurmuş!.Kötü şeyler mi yapıyor bir TUSKON? Ona göre tedbirini al, sınırlarını çiz, ilkelerden yola çıkarak herkese nerede durması gerektiğini de göstermiş ol; mesele budur! Ya o TÜSİAD konusu;  Türkiye’nin ihracatının yarısını yapan bu insanları  ne yapacaksınız, nereye koyacaksınız bunları? Yoksa bazı danışmanların söylediği gibi  “intihara mı sürükleyeceksiniz”?  Yoksa, onların eskiden kalma Devletçi yanlarını törpülerken onlara da yeni sistem içinde bir yer açmak, bakın dünya ne kadar geniş artık eskisi gibi değil hepimize yeter diyerek onların birikimlerini de yeni sistemin içine kanalize etmeye mi çalışacaksınız? E, ama onlar da Sarıgül’ü mü destekliyorlar!!..Sen adamların “ömüğüne basmaktan” bahsedersen, onlar da   Sarigül’ün dikenlerine katlanmaya razı olurlar!!..  

“Ama, ya CHP ve MHP, onlar ne olacak, onlar ne der böyle bir şeye; ya provokasyona başlarlarsa, bakın AK parti kendi anayasasını yapıyor” diye başlarlarsa  o zaman ne olacak mı diyorsunuz? Korktuğunuz şey bu mudur? Hayır efendim, hiçbir şey diyemezler!..Hiçbir şey yapamazlar!. Sen bir TÜSİAD’la,  Devletçi olanların dışındaki meslek örgütleriyle, sendikalarla ve de Kürtlerle oturup anlaşacaksın da, ulusalcılar da buna karşı çıkacaklar öyle mi!! Yapayalnız kalırlar o zaman!  Sorarım size, siz ilkeler üzerinde anlaştıktan sonra, birileri de tutmuşlar ve “bunlar Devrim Kanunları’na karşılar” diyorlar kim ciddiye alır  bunları o zaman? En önemlisi de hangi provokasyonu kiminle yapabilirler bunlar o durumda?..

Evet, durum apaçık ortada!. En önce yapılması gerekenleri en sona bırakarak,  en son yapılacak işlerden  yola çıkarsanız,  kendi saflarınızı güçlendirmeden, bütün o  20.yy kalıntısı eski dünyaya kafa tutmaya kalkarsanız  başınıza-başımıza- olmadık çorabı örerler  işte! “Halk Bankası konusunda uyardık, ama bizi dinlemediler, şimdi bir imparatorluğun yıkılışını izliyorsunuz” der çıkar elin adamı işin içinden!.Ondan sonra sen de bağırır durursun “hayır öyle değil böyledir” diye!.. kime  duyuracaksın ki sesini! “Halkımız duysun yeter” diyorsunuz, tamam ama, bu gidişle yarın benzinin litresi altı lirayı bulur da, enflasyon da fırlar giderse, o zaman S.Y ve Y.B  bile kurtaramazlar  artık bizi!  Yaşam kavgası her gün yeniden üretilen bir şeydir. Akşam eve giderken filesini dolduramayan  insanlar ne kadar sağlıklı düşünebilirler ki;

Sadece Azerbaycan’dan gelecek doğal gaza-petrola, Kuzey Irak’tan gelecek Kürt petrolüne güvenerek yola çıkmak yetmiyor!. Görüyorsunuz işte, öyle kolay kolay çekilmiyor adamlar yoldan! Sen “barış süreci” diyorsun, onlar “Gezi” diyor, sen “İran’la ilişkiler, İran petrolü,  Halk Bankası” falan  diyorsun, onlar “şah” deyip  “Cemaat”  çekiyorlar  ve “yolsuzluk” diyorlar! Ve çırpınıyorsun sen de,  “ben bunlara layık değilim” diyorsun!..Tamam seni ben anlıyorum ve de sonuna kadar destekliyorum da, ama bu yetmez ki, oyunu kurallarına göre oynaman da lazım!. 21.yy paradigmasından hiç sapmaman lazım!. Kendi içindeki o şeytana-nefsine-uyarak kendini kerameti kendinden menkul, herşeye kadir bir güç olarak görme hatasına düşmemen lazım..

Yahu kardeşim anlamıyorum ben, iyi güzel, Azerbaycan gazı tamam, Kürt petrolleri de tamam, bunlar güzel şeyler; ama bunları yaparken niye elimizdeki şu “yenilenebilir enerji” kaynaklarını  daha da  kullanılabilir hale getirmek için bir  seferberliği de başlatmıyoruz? Kim ki güneş panelleri, rüzgar gülü tarlaları kurmaya karar verir, alın size bedava arsa, faizsiz kredi, ve yirmi sene vergiden muaf!..Niye başlatmıyoruz  böyle bir kampanyayı? Nerde o “danışmanlar”, bunlar, “köprü ve oto yolları  halka arz edelim” demeyi biliyorlar  da, bizzat halkın da tasarruflarıyla katılacağı böylesine devasa bir kampanyayı başlatmayı neden önermiyorlar  başbakana-hükümete? Senede 60 milyar dolar dışarıya para ödüyoruz   kardeşim laf değil bu!. Niye, alın işte size  bedava enerji diyemiyoruz!..Bir tek nükleer santrale 20 milyar doları yatırmayı göze alıyoruz  da, neden bunun yarısı kadar bir parayı yenilenebilir enerjiye yatırmaktan  çekiniyoruz?

“Önce bunları bir yapalım, bakalım neler oluyor, ondan sonra, ya da, en azından bu adımlara paralel olarak faizlerle falan oynamaya kalkarsınız” dedik!..Hemen oradan “faiz lobisi” demagojisi başladı! Ne oldu? “Faiz lobisine” savaş açmayla düştü mü faizler? Tam tersine, yükseldi!  Bu gidişle daha da yükselecek! Yoksa, “tavşana kaç tazıya tut” diyerek yanlış hedef gösteren  o “faiz lobisi avcılarının” bizzat kendileri de mi  dahil bu faiz lobisine?  “Klavuzu karga olanın” diye başlıyor ata sözümüz ama, ben, “yokuş aşağıya giden arabaya gaz verdirmeye kalkanlara uydun mu  böyle olursun” demekle yetineceğim!..

Merkez Bankası Başkanı neden yanılmış?  MB Başkanı ne yapsın!. Sen tutar da, sanki köpeksiz köyde yol alıyormuş gibi karşı taraftan gelebilecek reaksiyonları hiç hesaba katmadan, saf saf işler yapmaya kalkarsan, elbette ki o da, “nasıl olsa yakında Azeri gazı geliyor, Kürt petrolleri geliyor” falan diyerek ona göre hedefler koyar önüne ve atacağı adımları da ona göre planlar!. Daha ortada hiçbirşey yokken, birden politika faizlerini indirivermenin anlamı neydi sorarım size! Azıcık bekleyerek küresel sermayeyi ocutmadan, kendi potansiyellerinizi harekete geçirerek  bunlara paralel bir şekilde atamaz mıydınız bu adımları?. Bu durumda daha mı fazla olurdu kaybı Türkiye’nin!

NE YAPMALI

AK parti’nin derhal kendi anayasa taslağını ortaya koyarak sivil toplum örgütlerini masaya çağırması gerekiyor; ama derhal, hiç vakit kaybetmeden!...Atılacak en acil adım budur. Göreceksiniz bakın, böyle bir adım bütün o provokasyonların da önünü kesecektir. Al sen bir TÜSİAD’ı, bir MÜSİAD’ı tak  koluna, tak öteki koluna da sendikaları, çık ortaya  “bu iş böyle olur işte” diye; koy  takır takır meseleyi ortaya; bakın o zaman göreceksiniz  ne Gezi kalır ortada, ne de Cemaat! Yoksa böyle olmaz bu iş; hergün başka bir provokasyon beklentisi paranoyak yapar adamı!. Savaş savaş, nereye kadar?

Biz, evet ama yetmez dedik bir kere,  ve bu sözümüzün arkasındayız. Ama bu yetmezin yeterinin ne olduğunu da iyi anlamak gerekiyor!. Artık, gıdım gıdım ilerlemek yetmiyor, bunu herkesin görmesi lazım!. Sahip olduğumuz şeylerin bilincine vararak, bizi bugüne kadar getiren o sihirli “yumuşak gücün” ne olduğunun bilincine vararak ilerleyebiliriz artık. Bugüne kadar sadece el yordamıyla, bazan da duygusal adımlar atarak ilerleyerek  gelebildik; bundan sonra  ancak yolu bilişsel olarak aydınlatarak yol alabiliriz.. 

.

Facebook Yorumları

reklam
10.3.2018
„KADINA ŞİDDET ARTMIŞ“, PEKİ NEDEN?..
20.2.2018
DÜNDEN BUGÜNE ÇIKAN YOL VE SINIF MÜCADELELERİ...
23.1.2018
Türkiye’nin dış politikası yanlış mi idi, ya da nerede hata yapıldı da yolumuza bugün bir Afrin çıktı?...
23.11.2017
NATO NEDİR… O BİR SOĞUK SAVAŞ ÖRGÜTÜ DEĞİL MİDİR?..
15.11.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİNİN KENDİ İÇİNDEKİ MUHALEFET, YA DA YENİ SOL...
10.10.2017
BU DA BİR ETYEN ELEŞTİRİSİ...
8.10.2017
TOPLUMSAL “YORGUNLUK” ÜZERİNE!..
5.10.2017
KÜRESELLEŞME SÜRECİ VE BAĞIMSIZLIK TALEPLERİ...
2.10.2017
20.YÜZYIL’DAKİ ANLAMLARIYLA “SAĞ”-“SOL”DİYE BİRŞEY KALMADI ARTIK!..
12.9.2017
BEN, “KENDİ KARŞITINI YARATARAK VAROLMAK” DİYALEKTİĞİNİ ŞERİF MARDİN’DEN ÖĞRENDİM...
24.7.2017
HAKLIYKEN HAKSIZ DURUMA DÜŞMEK!..
15.7.2017
27 MAYIS’TAN 15 TEMMUZ’A... DARBELER BİLİNİYOR MUYDU?..
7.7.2017
"ADALET"İN BU MU DÜNYA!!..
24.6.2017
AK Partinin ve „reisin“ çelişkisi, neden „patinaj yaptıklarının „ açıklaması...
16.6.2017
CHP VE "KONTROLLÜ DARBE" ANLAYIŞI!..
27.5.2017
Dil konusu çok önemli...
13.5.2017
Türkiye olayı 21.yüzyıl paradigması içinde göremiyor!..
8.5.2017
Ve Denizler Filistinden dönüyorlar, onlarla Ankara’daki buluşma!..
15.4.2017
Nerede bulunuyoruz, devrim’de devrim ne anlama geliyor?..
3.4.2017
İşin özünde merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartışmaları var!..
1.4.2017
Bugünlerde birkere daha benim daha önceki yazıları okuyun, bir de Alper'in şu son yazısını!..
12.3.2017
‘Ecdadımız’ edebiyatı ile yeni Türkiye inşa edilemez!..
19.8.2015
„KÜRT SORUNU“ SADECE KÜRT SORUNU DEĞİLDİR!...
12.8.2015
Hani ABD'den AB'ye kadar bütün o "Batılı emperyalist güçler" "Türkiye’yi bölmeye çalışan" bir "üst akılı" temsil ediyorlardı!!..
9.8.2015
Önemli olan nedir, PKK’nın ne istediği mi, yoksa ne yapılmasi gerektiği mi?
6.8.2015
Aç tavuk rüyasında darı görür
26.7.2015
İŞTE BU!..
21.7.2015
CEMİL MERİÇ VE ONUN “AYDINLARI” ÜZERİNE!..
13.7.2015
Nasıl bir eğitim sistemine ihtiyacımız var
5.7.2015
SURVİVOR ALL STAR!..
3.7.2015
Kimse kendini aldatmasin
29.6.2015
Devrimin ikinci aşamasına giden yol “tarihsel uzlaşma”dan geçiyor!..
25.6.2015
AÇIK KONUŞALIM!...
23.6.2015
AK PARTİ- HDP İLİŞKİSİ VE ÇÖZÜM YOLU!...
21.6.2015
Weimar’a karşı Prusya’yı “restore” etme hayali yok olmasa da artık eskisi kadar aktüel değil!
18.6.2015
Demirel gerçeğini kavramadan 12 Mart'ı açıklayamazsınız!!
14.6.2015
Neredeyiz, neyi-neleri tartışmalıyız, AK Partililere mektup?...
9.6.2015
AK PARTİ VE HDP İÇİN TEK ÇIKIŞ YOLU:
8.6.2015
Şimdi bahane bulma sırası AK Parti’nin Jakobenlerinde mi?...
8.6.2015
LAFI UZATMAYA GEREK VAR MI!!...
5.6.2015
"Taraf olmayan bertaraf olur" mantığı nasıl bır mantıktır?
31.5.2015
21.YÜZYIL VE FETİH DİYALEKTİĞİ!..
28.5.2015
27 Mayıs 2015’te sürecin neresindeyiz?..
26.5.2015
Derin AK Parti konuşuyor!
20.5.2015
Mevlana-Şems aşkından Sancak-Erdoğan aşkına!..
11.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-5
8.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-4
6.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-3
4.5.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-2-
30.4.2015
Merkeziyetçilik, adem-i merkeziyetçilik tartişmalari üzerine-1-
24.4.2015
Tarihle hesaplaşmadan burjuva devrimi tamamlanamaz!..
21.4.2015
Yeni bir „toplum sözleşmesi“ancak „tarihsel uzlaşmayla“ mümkündür!.
15.4.2015
HAYRET Kİ NE HAYRET!!..
14.4.2015
Neden HDP’nin baraji aşmasini istiyorum!..
8.4.2015
İdeolojik virüs bütün hızıyla yayılmaya devam ediyor!..
31.03.2015
Önemli olan ne söylediğin değil, nerede durduğun!..
28.03.2015
BİRAZ DA GÜLERKEN DÜŞÜNELİM!!
27.03.2015
Bakın işte mesele bu!
21.03.2015
Başkanlık sistemi tartışmaları: Amaç nedir?
14.03.2015
12 MART’TAN GÜNÜMÜZE...
08.03.2015
Yaşanılmaya başlanan süreç devrimin ikinci aşamasına ilişkindir!..
26.02.2015
Geleneklerimize-kültürümüze uygun Türk tipi Başkanlık sistemi…
24.02.2015
DEVLET VE İDEOLOJİ..
20.02.2015
ŞU “EMANET” MESELESİ!..
04.02.2015
Ey devlet sen nelere kadirmişsin, pes doğrusu!..
30.01.2015
Yunanistan ve Türkiye..
28.01.2015
Herşey küreselleşme sürecinin özünü kavrayabilmekle ilgili!..
14.01.2015
“Allah’ın tuzağı” (enfal.30) nedir
08.01.2015
“STRATEJİK DERİNLİĞİMİZİN” DERİNLİĞİ!..
06.01.2015
“stratejik derinliğin” derinliği!..
25.11.2014
Kobani PKK için neden önemli!..
10.11.2014
AK parti ideologlarıyla aramızdaki fark
04.11.2014
Necip Fazıl ödülü üzerine..
30.10.2014
Cumhuriyeti neden kutluyoruz ..
27.10.2014
AK Parti iktidar olduğu halde neden halâ „mağdur“ rolünü oynayabiliyor da, CHP muhalefette olmasına rağmen halâ „muktedirleri“ oynuyor!!..
19.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... SON
17.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 2
15.10.2014
Nereye geldik, nerede duruyoruz... 1
05.10.2014
Kurban bayraminin özü-diyalektiği nedir hiç düşündünüz mü?
26.08.2014
"Stratejik derinlik" kavramı üzerine düşünceler!..
14.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 2
11.07.2014
Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı ne anlama geliyor?.. 1
20.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 2
18.06.2014
Kendini feda etme duygusu... 1
03.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? SON
01.05.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 2
29.04.2014
“Kapitalizme alternatif islami yeni bir sistem” mi geliyor? 1
17.03.2014
Ne oluyor?
12.03.2014
“Tarihi Uzlaşma”
02.02.2014
Ulus-devlet kabuğu gelişmekte olan ülkelerde de çatlıyor..
29.01.2014
Şu, küresel sermaye-milli sermaye konusu!..
26.01.2014
Yol ayırımı: Kemerlerinizi iyi bağlayın, türkiye bir viraja girdi savrulma tehlikesi var!!..
20.01.2014
Siz bu kafayla, “yedirmeyeceğiz” “yedirmeyeceğiz” derken Erdoğan’ı yedireceksiniz!
13.01.2014
Bu nasıl bir ittifak olacak, ne işe yarayacak?..
31.12.2013
Aklımızı başımıza toplayalım!..
26.12.2013
Sadece Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı mı “yanıldı”?
21.12.2013
“Devlet”, “paralel devlet”, sivil toplum-yeni Türkiye diyalektiği..
14.12.2013
MİLLİ İRADE NEDİR..
1.12.2013
Gülen Hareketi-AK Parti ilişkisinin diyalektiği!..
26.11.2013
Ortadoğu’da yeni dengeler, Rojawa, Barzani, PKK, Türkiye..
22.11.2013
NEREYE GİDİYORUZ!..
0811.2013
Bir süre önce „nereye geldik, ne yapmalı“ demiştik, şimdi neden şaşırıyoruz!..
05.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği SON
04.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği- 4
03.11.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-3
31.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-2
30.10.2013
Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de kapitalizmin gelişme diyalektiği-1
19.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (SON)
18.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (3)
17.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (2)
16.09.2013
Pozitivizmin bilimsel ve felsefi temelleri.. (1)
08.09.2013
Pozitivizm nedir? - SON -
07.09.2013
Pozitivizm nedir? - 3 -
06.09.2013
Pozitivizm nedir? - 2 -
05.09.2013
Pozitivizm nedir? - 1 -
01.09.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 2
31.08.2013
„MAHALLE BASKISI“ NEDİR? 1
28.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? 2
26.08.2013
Devrim-doğum olayı- nedir, yeni eskinin içinden nasıl çıkıp geliyor? - 1
21.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 3
20.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi.. 2
19.08.2013
Diyalektik materyalizmin ve marksist devrim anlayışının eleştirisi..
18.08.2013
İki adım ileri atıldı, şimdi bir adım geriye!..
14.08.2013
Liberaller ne kadar liberal..
11.08.2013
Makas değişimi olayı biraz daha karmaşık!..
06.08.2013
20.yy'la 21.yy arasındaki fark
05.08.2013
Hani ne oldu şimdi o 20.yy kalıntısı teoriler?..
02.08.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?... 2
31.07.2013
Özgürlük nedir, Özgür irade nedir?...
26.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (2)
24.07.2013
Hem ulusalcı, hem de küresel demokratik devrimci olmak mümkün müdür? (1)
23.07.2013
Nerede duruyoruz, ne tarafa doğru gideceğiz!...
20.07.2013
Kültürler arası etkileşim ve bilişsel ortak kimlik üretimi..
18.07.2013
Kime karşı mücadele edeceğiz? ulus devlet-küresel sermaye ilişkisi..
16.07.2013
Namazın, duanın, şükür ve sabırın diyalektiği..
15.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. SON
14.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (5)
13.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (4)
12.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. (3)
11.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 2)
10.07.2013
„Alevi sorunu“nun tarihsel-felsefi kökenleri.. ( 1)
09.07.2013
“Gelinim sana söylüyorum kızım sen anla “
04.07.2013
Mısır’da darbe ve Cumhurbaşkanı Mursi’nin çağrısı..
02.07.2013
Nereye geldik, ne yapmalı!..
27.06.2013
ŞİMDİ TAM DEMOKRATİKLEŞME ZAMANIDIR!
25.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (4
24.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (3)
23.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (2)
22.06.2013
Dikkat! bu, küreselleşme sürecine karşı bir ulus devlet saldırısıdır!. (1)
20.06.2013
“FAİZ LOBİSİ” İMANA MI GELDİ DERSİNİZ!..
18.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!..(2)
16.06.2013
Herkes için gezi parkı dersleri!.. (1)
11.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA...“ 2
10.06.2013
II.MAHMUT’TAN GÜNÜMÜZE " BATILILAŞMA ...“ (1)
08.06.2013
“Faiz lobisine” karşı mücadeleye evet,ama...
06.06.2013
ERDOĞAN, NE YAPMALI!..
04.06.2013
“Nedir bu olup bitenlerin anlamı” mı diyorsunuz!..
03.06.2013
„İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (2)
02.06.2013
İTTİHATÇILIK“ DEYİP GEÇMEYELİM (1)
1.06.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur!
30.05.2013
Kültürler arası çatışma medeniyet değiştirme olayının sonucudur! (1)
29.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(3) SON
27.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(2)
26.05.2013
Mısır, Tunus, Libya ve Suriye devrimleri…(1)
23.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (2)
21.05.2013
20.YY kalıntısı bütün statüko güçlerini şaşkına çeviren Türkiye’nin karşı konulamaz yükselişi! (1)
20.05.2013
Bilgi toplumuna giden süreçte sivil toplumun yaptırım gücü küresel vicdandandan kaynaklanıyor!..
18.05.2013
Statüko mühendislerinin işi gerçekten çok zor!..
15.05.2013
Bir kere daha ne yapilmali sorunu!..
14.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (SON)
13.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (4)
12.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (3)
10.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (2)
09.05.2013
Osmanlı devletinin ruhu halâ yaşıyor !.. (1)
07.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor SON
06.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 3
05.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 2
04.05.2013
Demokratik Cumhuriyete giden yolda yeni bir açılım gerekiyor 1
30.04.2013
İttihatçı liberalizm üzerine!..
28.04.2013
Uluslaşırken küreselleşmek!..
27.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … (SON)
26.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 3
25.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 2
24.04.2013
Globalleşme sürecinde “sağ”,“sol”,“ilerici”,“gerici” nedir … 1
21.04.2013
Türkiye’de neden sol, ya da sosyal demokrat bir hareket yok!
19.04.2013
Nerede bulunuyoruz? devrimin önündeki acil sorun!..
18.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (4)
17.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (3)
16.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (2)
15.04.2013
Bilişsel psikoloji açısından kimlik sorunu: (1)
11.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (5)
10.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (4)
09.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (3)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun, fikirler ve siyaset konuşsun" (2)
08.04.2013
ÖCALAN’IN 21 MART ÇAĞRISI:"Artık silahlar sussun,fikirler ve siyaset konuşsun" (1)
1 0
Ad Soyad Giriniz... 26.12.2013 - 15:26:00
Münir efendi sen bu aklınla ancak akp ye danışman olursun.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%45,71
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı