Kumarcının kumarcıya borcu olmazmış


26.10.2012 - Bu Yazı 2732 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 “Tanrı’yı ispat etmek olanaksız; yadsımak hafifliktir.”

Ben size hep, “Ülkemizden (gerçek müminin çıkmasının zor olması gibi) gerçek ate de çıkmaz; çıksa çıksa Allah düşmanı çıkar” diyordum inanmıyordunuz.


Bertrant Russel
’ın 1948’de rahip F.C. Copleston’la Radyo BBC’de Tanrı’nın varlığı ya da yokluğu üzerine yaptıkları tartışma...

Tartışmada Russel, rakibinin sorusu üzerine kendisinin ateist değil agnostik olduğunu söylüyor ve evet her bağlamda olduğu gibi bu düzlemde de bilimsel tutum budur: “bilmiyorum”. Bilmemek yadsımayı da içerir ama “Yok öyle şey” diyenden farkı bilimsel olmasıdır; epigrafa aldığım varoluşçuların aforizması gereği.

Üzülüyorum. Niye: bizden böyle Russellar ve ilahiyatçı olarak Coplestonlar çıkmamasına. Russel doğru konuşlanıyor. Zira ateizm de “imaniye” de, davalarını ispattan yoksun oldukları için, bilimsel değildirler ama “bilmiyorum” diyen agnostikin tutumu bilimseldir.

Siz Avrupa’dan bu gibi bilimsel tartışmaların dışında, birbirlerine söven, tarafların aşağılamadan ötürü mahkemelik olduğu tartışmaları anımsıyor musunuz hiç. Ya da bizde böyle düzeyli bir tartışma. Anımsamıyorsunuz. Çünkü orada samimi Hıristiyanlarla samimi ateler var; bizdeki gibi ikbal peşinde Müslüman geçinenle, Allah düşmanları değil. Birbirini aşağılamakla meşgul iki eçhel güruh. Ya Adanalıların lümpenleri gibi “Allah’ını...” diye başlarlar, ya da “filan ayet böyle diyor” derler.

Medyayı, sosyal medyayı izleyin; kendilerini ateist sanan, şu iki imzadan düzeyli bir tümce bulursanız yalvarırım beni de haberdar edin: Fazıl SaySevan Nişanyan.

Biri “rakı” diyor, “adam ezanı şu kadar zamanda okudu” ve saire diyerek, hayır, kesinlikle atelik yapmıyor, (Bertrant Russel’ı aşağılama olur) Müslüman’la, inançla alay ediyor. Öteki, Sevan zaten evlere şenlik: “Allah diye biri varmış, canı sıkılınca kitap yazarmış, artık yazmaktan vazgeçmişmiş” diyor. Gördüğünüz gibi bu sözler, soylu atelerin ne üslubu ne düşünce tarzı. Onlar bunları duysa utanır. Söyledikleri beşinci sınıf meyhanelerde atışılan lümpen lafları. Salt Tanrı’dan ve inananlardan nefret ediyorlar; söyledikleri başka bir şey değil.

Bebek, okşamak için kucağınıza aldığınızda kucağınıza işeyebilir. Salonun orta yerine kakasını yapabilir, onu, cezalandırmazsınız.

Gene Batılı bir yazar “dâhiler çağının kâbusudur” diyor.

Galiba bu söz de kıçından anlaşıldı.

Çağın kâbusu olmak, toplumun henüz hazır olmadığı, ya da bilmediği erdemler için dâhinin ısrarcılığıyla, bilmedikleri şeyleri söylemekle olur; herhalde onların dinine sövmekle değil. Olumlu gelemiyorum bari olumsuzlukla geleyim gibi, ucuz “gündeme gelme” aşkı hariç.

Ülkemize has, bu ucuz Tanrı düşmanlığının (samimi söylüyorum) tüm suçunu bu zavallılara yıkma yanlısı değilim.

Onları haklı çıkarabilecek çok önemli bir şey var: Bunlar kimlerin Tanrı’sını yadsıyor, ya da aşağılıyor.

Kesinlikle benimkini değil.

Bir partinin bayrağı altında toplanmış, partili olmayı Müslüman olmayla özdeşleştirmiş bir kahir ekseriyetin Tanrı’sı bunların sövdüğü Tanrı; işte bu sövenler “eğer İslam buysa ben yokum” diyenler yani.

Çürümüş, Allah’ın diniyle ahlaken hiçbir ilişkisi kalmamış, bu herifler çok insanı kâfir etti. “Beni kâfir edenler kendileri Müslüman” diye bir dizem var. Çünkü erişebildikleriniz bu adamlarla sınırlıysa ve hâlâ kâfir olmamışsanız sorun sizdedir.

Geçende İslamcı(!) gazete Milat’ta İslamcı(!) bir oğlan, ben, kendisinin, tüm Müslümanların, belki Cumhurbaşkanı’nın, belki Başbakan’ın üzerinde İslami açıdan, istihkakı olan, ömrü İslam yolunda acıyla geçmiş, babası yaşındaki bir mümin adama, aynı gazetede, yayın yoluyla eşek sıpası diyebildi. Bir yerlerimi de düzdü. Erdal Şimşek diye bir oğlan; Milat denen (o yazıdan sonra) tuvalet kâğıdı hükmünde olan gazetede. (Yargıda hesabını verecekler).

Kendi hakkımda hayatımda ilk kez böyle konuşuyorum: bakalım sevenlerimin tepkisi ne olacak diye. Ben yazıdan habersizken sevenlerimden gelen “Abi Allah aşkına yanıtlama” e-maillere: “Yanıtlayacağım da oğlan bir şey söylemiyor ki salt sövüyor” diye yanıt vermiştim. Uzaktan uzağa saygı duyduğum Sayın Numan Kurtulmuş’un yayın organıymış duyduğuma göre: Bakalım Sayın yeni Genel Başkan Yardımcısı ne yapacak.

Bu çocuk ve gazetesi, andığım müptezel Tanrı düşmanlarına “eşek sıpası” demedi. Çünkü bu kişiler onların kutsalıyla alay etti; nefisleri ya da partileriyle değil. Oysa ben nefislerine dokunmuştum. Bunların kutsalının Tanrı, ya da İslam olmayıp nefisleri, partileri olduğu buradan da belli. Kutsal nefislerine dokunmayın da Allah’larına mı, Kitap’larına mı sövüyorsunuz sövün; bir şey lazım gelmez.

Toparlıyorum:

Gördüğünüz gibi Sevan bok atmakla meşhur (eşine de atmıştı). Ama muhatapları da bok atıcı.

Böyle Müslüman’ın Tanrı’sına sövmenin hiçbir sakıncası olmadığı gibi, mütekabiliyet gereği aynı dil ve düzeyden konuşanların birbirine borcu da olmaz.


Not:
 1. Hafızamın zaafından bir isim karıştırması sonucu anılan gazetede yazan Sayın Abdulaziz Tantik’ten özür diledim.

2. Bayram kimlere geldiyse mübarek olsun.


muratkapkiner44@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.02.2014
İki Mevlâna var Ekrem; bildiğini konuş tamam da…
13.02.2014
Ötanazi
07.02.2014
Evet; intihar ediyoruz ve evet yangına körükle koşuyorum
07.01.2014
Özür ve pazarlık
11.12.2013
Hak sözle batıl murad ediliyor
13.11.2013
Ahlak üzerine
07.11.2013
Fate'nin nikahı
31.10.2013
Niye metroda öpüşün demedin de aşık olun dedin' yargılaması
25.10.2013
Süslümanlar
09.09.2013
İhtilaf - İttifak/İtilaf
05.09.2013
Orospularla palyaçolar
02.07.2013
(TARAF’IN ALTERNANS EĞRİSİ)
21.06.2013
Neşet Ertaş'ı anma gecesi ve Ege
07.06.2013
İlk ciddi kalkışma
13.03.2013
Serdar Kaya'ya ikinci reddiye
13.03.2013
Serdar Kaya'nın Taraf'ta yayınlanan seri yazılarına reddiye
21.12.2012
‘Yaşamım kısa ama güzel oldu’ Danton
14.12.2012
İstatistikler ve intiharlar
07.12.2012
Ombudsman bir Ermeni yurttaşımız olmalı
30.11.2012
Akıl oyunları ya da kalbini kırmadan adam öldürmek
23.11.2012
Adaşım, Belge Ağabey’le sohbet
16.11.2012
Özgür birey üzerine
09.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (2)
02.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (1)
26.10.2012
Kumarcının kumarcıya borcu olmazmış
19.10.2012
Eğitim değilse de öğrenim şart
05.10.2012
Neşet Ertaş (2)
28.09.2012
Hz. Neşet Ertaş
21.09.2012
Hırsızın hiç mi suçu yok
14.09.2012
Bütün gelişmiş ülkelerin seri katili var; bizim niye olmasındı
11.09.2012
İslamcı medyada Taraf’ı karalama kampanyası
07.09.2012
Cihat mı dedin Xalo(*)
31.08.2012
Tesadüf mü dediniz...
24.08.2012
Roni Margulies kimdir
17.08.2012
Açlığın ötesindeki anlam
10.08.2012
Evliya
03.08.2012
‘Mâkâlat’ta kadın bilgeliği
27.07.2012
Godot’yu beklerken (+18)
20.07.2012
Polis ya da git bildiğin yere...
13.07.2012
Diyanetin cinayeti
06.07.2012
BİR HARF KAYBETTİM; HESAB EDİN Kİ DAHA NELER KAYBETMİŞİM
29.06.2012
Kadınlar
22.06.2012
Bir Kafdağı masalı (aşka dair)
15.06.2012
Biraz daha özen lütfen
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8