Adaşım, Belge Ağabey’le sohbet


23.11.2012 - Bu Yazı 5072 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Murat Abi, benim için hep olduğu gibi, geçen 17 kasım nüshamızda da önemli şeyler söyledi. İdam tartışmaları ilgisiyle, idamın: “Hammurabi Kanunu” olduğunu hatırlattı. Elbet doğru bir şey yaptı.

Murat Abi’nin şunu demek isteyip istemediği konusunda ikircimim vardı: “Ey inananlar! Sizin kutsal diye bildiğiniz Kitap, kendinden asırlar önceki bir hukuk sistemini almıştır.”

Bu ikircimi, kendisini izlediğim yıllar içindeki duruşuyla bertaraf ettim: Murat Belge, herhangi bir din ya da öğretinin yanında veya karşısında olmaz; o bir bilim adamıdır.

Murat Abi’ye katıldığımı, katırları ürkütmeden, nasıl anlatabilirim.

Kendisi benden çok çok iyi bilir: Dinlerin materyalleri dâhil, birbirinden alışverişi olmamış hiçbir öğreti yok. Evrensel öyküler, mesela ab-ı hayat öyküsü vs. dâhil.

Kur’an’da “Hammurabi Kısası” var. Tevrat’ta da var; bu da doğru. Şimdi sorun ne?

Bence sorun şu değil: Çağdaş hukuki birikimlerden bakınca, hangi kutsal metinde, neyin nasıl geçtiği, aslında nereden kaynaklandığı.

Kur’an’da, benim bildiğim, eski hukuku cerh eden bir tek yasa var, o da: “zina edenin idam edilmeyeceği.”

Bunun dışında, bırakın Hammurabi yasalarını, cahiliyeden gelen ne varsa Kur’an benimsemiştir. Bütün bu el kesmeler, şeriat vs. hepsi cahiliye yasalarıdır. Kur’an, o gün için, bu geleneklere kırmızı ışık yakmamıştır ve bunlar Kur’an’ın yeniliği de değildir. Yeniliği mesela, “zina edenin öldürülmesinin gerekmediği”, kadınlara pay verilmesini de içeren miras hukuku vs. Böyle bakılınca Kur’an’ın, cezalarda “tahfif”e yöneldiği, hakları genişlettiği aşikâr. Çünkü Kitab-ı Mukaddes’e göre, zina edenin idamı tartışmasız.


Hermann Hesse
Sidarta’da şöyle diyordu: “Müptediyi (yeni başlayanı) hiçbir öğreti kesmez; müntehi de (işin sonunda olan) her öğretiyi onaylar.”

Bunu önemsiyorum.

Niye.

Kişi ki inancını mahalle imamından, giderek, Kur’an dâhil, kitaplardan (kaynaklardan) almışsa bu müminle az sonra söyleyeceğim mümin arasında uçurum var.

Şöyle de söyleyebilirim: inancını mahalle imamından alanla, Tevrat’tan, İncil’den, Kur’an’dan alan arasında esasen bir fark yok.

İnanca, kitapla, bilimle giren, gene kitap veya bilimle kolayca çıkar.

Bu arada şu soru sorulabilir: Sahabe nasıl inandı? Kur’an’ı okuyup, her ne diyorsa anlayarak mümin olmadı onlar; Hz. Peygambere inandıkları için mümin oldu ve Kur’an’a da inandı.

İşte bunlar, kendinden, kendi iç seslerinden, iç deneyimlerinden aldı inançlarını.

Bu kişiyi, Kur’an’daki Hammurabi yasası hiç ilgilendirmeyecektir. Çünkü o, Tanrı’yı kitaplarda değil, ruhunda, özünde, bütün yaratılmışlarda, en önemlisi insanda bulmuştur.

Bütün kutsal metinlerde eski ve farklı geleneklerin etkisi ve ayrıca dili var. Mesela Kur’an’da İbranice, yanlış anımsamıyorsam başka dillerin sözcükleri var. Kitab-ı Mukaddes’te de İsa’nın konuştuğu İbranice iki tümceden biri: “Eloi! Eloi! Lama sabaktani.” Arapça söylersek: “Allahümme! Allahümme! Lima sebakteni.” Yani orijinal dil hiç yok.

İki tipleme var: Biri inancını kitaplardan alan. Biri de cümle kâinat yadsısa inancı kendinden kaynaklı olduğu için, inancından vazgeçmeyen.

Atatürk’ün Diyanet İşleri Başkanı Merhum Elmalılı Ahmet Hamdi Akseki’nin, bundan otuz yıl önce, imam-hatiplerde okutulan ders kitabının adı şöyleydi: İslam Dini; İtikat-İbadet-Ahlak. Biz o zaman sıkı şeriatçı olarak bu kitabın adının ve içeriğinin Atatürk baskısından olduğunu düşünüyorduk, pek haksız da değildik. Çünkü Atatürk, Merhum’u merdivenlerden tekmeleyerek itip kıçını kırmıştı.

Şimdi ben 2012 yılında hiçbir baskı olmadan, İslam’ın esasen itikat (inanç), ibadet ve ahlaktan ibaret olduğu kanısındayım. Geri kalan ne kadar rivayet varsa tarihseldir. “İslam bir siyasal proje değildir.”

Benim en şeriatçı dönemimde üstadımla bir o günkü tartışmam Malatya’yı dolaşmıştı. Baktım ki başta üstadımız olmak üzere bir İslam devletidir gidiyor; ahlak, maneviyat hak getire. Çok gençtim ama İslam’ın esasen bir “din” olduğunu biliyordum. Bu kavga nerelere kadar gitti bilmiyorum ama şunda ısrar etmiştim: “İslam esasen bir dinin adıdır ve değişmezleri de itikat, ibadet ve ahlaktır.”

*

(Tamer Abi’nin, her yazara verdiği ültimatomla yazı kuşa döndü; benim suçum yok.)


muratkapkiner44@gmail.com

 

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.02.2014
İki Mevlâna var Ekrem; bildiğini konuş tamam da…
13.02.2014
Ötanazi
07.02.2014
Evet; intihar ediyoruz ve evet yangına körükle koşuyorum
07.01.2014
Özür ve pazarlık
11.12.2013
Hak sözle batıl murad ediliyor
13.11.2013
Ahlak üzerine
07.11.2013
Fate'nin nikahı
31.10.2013
Niye metroda öpüşün demedin de aşık olun dedin' yargılaması
25.10.2013
Süslümanlar
09.09.2013
İhtilaf - İttifak/İtilaf
05.09.2013
Orospularla palyaçolar
02.07.2013
(TARAF’IN ALTERNANS EĞRİSİ)
21.06.2013
Neşet Ertaş'ı anma gecesi ve Ege
07.06.2013
İlk ciddi kalkışma
13.03.2013
Serdar Kaya'ya ikinci reddiye
13.03.2013
Serdar Kaya'nın Taraf'ta yayınlanan seri yazılarına reddiye
21.12.2012
‘Yaşamım kısa ama güzel oldu’ Danton
14.12.2012
İstatistikler ve intiharlar
07.12.2012
Ombudsman bir Ermeni yurttaşımız olmalı
30.11.2012
Akıl oyunları ya da kalbini kırmadan adam öldürmek
23.11.2012
Adaşım, Belge Ağabey’le sohbet
16.11.2012
Özgür birey üzerine
09.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (2)
02.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (1)
26.10.2012
Kumarcının kumarcıya borcu olmazmış
19.10.2012
Eğitim değilse de öğrenim şart
05.10.2012
Neşet Ertaş (2)
28.09.2012
Hz. Neşet Ertaş
21.09.2012
Hırsızın hiç mi suçu yok
14.09.2012
Bütün gelişmiş ülkelerin seri katili var; bizim niye olmasındı
11.09.2012
İslamcı medyada Taraf’ı karalama kampanyası
07.09.2012
Cihat mı dedin Xalo(*)
31.08.2012
Tesadüf mü dediniz...
24.08.2012
Roni Margulies kimdir
17.08.2012
Açlığın ötesindeki anlam
10.08.2012
Evliya
03.08.2012
‘Mâkâlat’ta kadın bilgeliği
27.07.2012
Godot’yu beklerken (+18)
20.07.2012
Polis ya da git bildiğin yere...
13.07.2012
Diyanetin cinayeti
06.07.2012
BİR HARF KAYBETTİM; HESAB EDİN Kİ DAHA NELER KAYBETMİŞİM
29.06.2012
Kadınlar
22.06.2012
Bir Kafdağı masalı (aşka dair)
15.06.2012
Biraz daha özen lütfen
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8