Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Akıl oyunları ya da kalbini kırmadan adam öldürmek


30.11.2012 - Bu Yazı 3911 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Kış geliyor. Gelin biraz o uzun kış geceleri oyunlarından oynayalım.

İki tanesini biliyorum. Birinde karşındaki kişiye, “İçinden bir sayı tut” diyorsun. “Tuttum”, “tuttuğun kadar da filandan al”, “aldım”, “iki de ben veriyorum”, “tamam”, “toplamın yarısını suya at (sil)”, “attım”, “filanınkini geri ver”, “verdim”, “geriye bir kaldı?”

İkincisi de şöyle: İskambil kartlarını daire şeklinde diziyorsunuz. Altına, daireye sap oluşturacak şekilde, birkaç kart daha koyuyorsunuz. Karşınızdakine içinden tuttuğu sayıyı, alta konulanlardan başlayarak önce dairenin sağına doğru, bittiğinde geriye doğru, aynı sayıyı sayarak, yayı tamamlamasını söylüyorsunuz. “Dairenin solundaki filan kartta bitti.”

Oyunlar burada bitti. Şimdi de bunları anımsatan kimi siyasi mantık oyunlarına geçelim.

Rivayete göre Eski Yunan’da filozofun biri, “Atinalıların tümü yalancıdır” deyince yargılanmış. Yargıç demiş ki: “Bütün Atinalılara yalancı dedin.” Filozof, “Ben de Atinalı olduğuma göre, gördüğünüz gibi yalan ve bu hesapça bütün Atinalıların doğrucu olduğunu söylemişim” demiş.


Tansu Çiller
, başbakan olduğu yıllar, bir defasında: “Bizim zamanımızda şu kadar adam ölmüş; bizden öncekilerin zamanında daha fazla ölmüş” gibi bir şey demişti. O günler,Ahmet Altan“Sarışın mantık” başlığı altında yukarda anlattığım, atraksiyon mantığı çok güzel anlatmıştı. Akıllı adam yemiyordu bu katakullileri.

Daha çok siyasilerde gördüğümüz bu köylü kurnazlıkları ve bunlar gibi tuhaf akıl yürütmeler bu ülkenin tarihinde var ve vatandaşın çoğu da bunları yuttu.

Ama şimdi anlatacağım mugalâta değil. Malatya Merkez Vaizi Bahaattin Bilhan Hoca, yaklaşık kırk yıl önce, kürsüde vaaz veriyor:


“Cemaati Müslimîn! Diyorlar ki, Hz. Peygamber hiç öfkelenmezdi. Her zaman hoşgörülüydü. Sürekli gülümserdi. Hiç kimsenin kalbini kırmadı. Bunların bütününe bakınca Hz. Peygamber’in gerçek kişiliğini anlamak güçleşiyor. Şimdi diyorum ki: Asr-ı Saadet’teki savaşlarda Hz. Peygamber bizzat savaştı ve herhalde birkaç müşrik (paganist) öldürdü. Öyleyse öldürdüğü bu paganistleri, kalplerini kırmadan nasıl öldürebildi.”

Hoca’nın, böyle fevkalade bir esemesi vardı.

Ben hukukçu değilim. Ama duyduğuma göre yargılanan 12 Eylül darbecileri, Kenan Evren’le Tahsin Şahinkaya (yakında ölürlerse toprakları bol olsun), “Darbeye teşebbüs suçtur; bizse darbe yaptık; kurucuyuz; filan filan haklı gerekçelerle” diyorlarmış.

Şimdi diyorum ki, o mahkemenin başkanı Bizim Bahaattin Hoca olsaydı ne derdi. Herhalde şunu: “Darbeye teşebbüs etmeden nasıl darbe yapabildiniz.”


Okuyucularımla başbaşa
. (Bunu, özellikle Taraf yazıişlerinin ve tüm Taraf yazarlarının duymasını istemiyorum; aramızda kalsın).

Sizinle ciddi bir sıkıntımı paylaşmak istiyorum.

Hangi gazetede yazacak olursam olayım işim daha kolay olacaktı; ki ben talihsiz, ülkemizin en seçkin bilim adamlarının yazdığı gazetede, belki dünyanın en entelektüel gazetelerinin birinde yazıyorum: Sizinle paylaşmak istediğim sorunum şu: Andığım bilim adamları ya benim yazdıklarımı da okuyorsa.

Geçenlerde Halil Berktay Hoca, Ayhan Aktar Hoca’yı, Çanakkale Savaşı konusundaki bir yanlışı yüzünden on- on beş gün dövdü. Bunları okudukça baktım ki Hoca, Çanakkale Savaşı’nda, nerdeyse hangi topun hangi mahalden, saat kaçta, hangi onbaşı tarafından patlatıldığını biliyor. Bu âlimin beni de okumuş olma ihtimalini düşündükçe terledim. Ben? Zenaat Mektebi mezunu?

Merhum Cemal Abi 17 yaşında. 40’lı yıllar. Üç akran arkadaş geç vakit eve gelmeden yatsıyı Teze Cami’de (Yeni Cami) kılıp dağılalım demişler. Gençlerin biri imam olmuş. Bunlar namaza başlarken, Malatya’nın iki büyük âlimi, (sanıyorum aynı zamanda, Atatürk’ün meclisinin müstafi mebusları) Bulgurcu Hoca’yla, Keşşaf Hoca (Keşşaf Hoca’nın kabrinde Malatyalı hâlâ mum yakar) artık hangi sohbetten dönüyorlarsa, bakmışlar ki cemaat var, gelip onlar da saf bağlamış.

Bulgurcu Hoca Cemal Abi’nin dedesiydi ve Cemal Abi şöyle anlatmıştı: Secdeye gittik ama kalkamıyoruz. Çünkü imam kalkalım diye tekbir getirmiyor. Bir zaman sonra anladık ki imam sırra kadem basmış. Meğer rükûa giderken imam çocuk, sağından solundan, arkasında saf tutanların kimler olduğunu görünce felaket sarsılıp korkmuş ve secdeye varınca sessizce sürünüp kaçmış.

Eğer bu düşüncelerden kafamı temizleyemezsem, elim ayağım bağlanır tek sözcük yazamam ya da secdedeyken kaçmam gerekir. İyisi mi ben yine onlar yokmuş gibi yazayım; Murat Belge, öteki tüm yazarlarımız...

Bu vesileyle, geçen haftaki yazımda bir hafıza hatasını düzelteyim: Ahmet Hamdi Akseki olayının, Diyanet İşleri Başkanı’yken gerçekleşmiş olması olanaksız. Olay, Din İşleri Müşavere Heyeti’ndeyken gerçekleşmiş olmalı. Düzeltip özür diliyorum.


muratkapkiner44@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.02.2014
İki Mevlâna var Ekrem; bildiğini konuş tamam da…
13.02.2014
Ötanazi
07.02.2014
Evet; intihar ediyoruz ve evet yangına körükle koşuyorum
07.01.2014
Özür ve pazarlık
11.12.2013
Hak sözle batıl murad ediliyor
13.11.2013
Ahlak üzerine
07.11.2013
Fate'nin nikahı
31.10.2013
Niye metroda öpüşün demedin de aşık olun dedin' yargılaması
25.10.2013
Süslümanlar
09.09.2013
İhtilaf - İttifak/İtilaf
05.09.2013
Orospularla palyaçolar
02.07.2013
(TARAF’IN ALTERNANS EĞRİSİ)
21.06.2013
Neşet Ertaş'ı anma gecesi ve Ege
07.06.2013
İlk ciddi kalkışma
13.03.2013
Serdar Kaya'ya ikinci reddiye
13.03.2013
Serdar Kaya'nın Taraf'ta yayınlanan seri yazılarına reddiye
21.12.2012
‘Yaşamım kısa ama güzel oldu’ Danton
14.12.2012
İstatistikler ve intiharlar
07.12.2012
Ombudsman bir Ermeni yurttaşımız olmalı
30.11.2012
Akıl oyunları ya da kalbini kırmadan adam öldürmek
23.11.2012
Adaşım, Belge Ağabey’le sohbet
16.11.2012
Özgür birey üzerine
09.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (2)
02.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (1)
26.10.2012
Kumarcının kumarcıya borcu olmazmış
19.10.2012
Eğitim değilse de öğrenim şart
05.10.2012
Neşet Ertaş (2)
28.09.2012
Hz. Neşet Ertaş
21.09.2012
Hırsızın hiç mi suçu yok
14.09.2012
Bütün gelişmiş ülkelerin seri katili var; bizim niye olmasındı
11.09.2012
İslamcı medyada Taraf’ı karalama kampanyası
07.09.2012
Cihat mı dedin Xalo(*)
31.08.2012
Tesadüf mü dediniz...
24.08.2012
Roni Margulies kimdir
17.08.2012
Açlığın ötesindeki anlam
10.08.2012
Evliya
03.08.2012
‘Mâkâlat’ta kadın bilgeliği
27.07.2012
Godot’yu beklerken (+18)
20.07.2012
Polis ya da git bildiğin yere...
13.07.2012
Diyanetin cinayeti
06.07.2012
BİR HARF KAYBETTİM; HESAB EDİN Kİ DAHA NELER KAYBETMİŞİM
29.06.2012
Kadınlar
22.06.2012
Bir Kafdağı masalı (aşka dair)
15.06.2012
Biraz daha özen lütfen
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8