Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz

Diyanetin cinayeti


13.07.2012 - Bu Yazı 3479 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Teslim edersiniz ki aşağıda göreceğiniz gibi akademik bir yazı bir köşe yazısına sığmaz. Ben artık yayın yönetmenlerimize sığınıyorum. Ya bana üç beş paragraflık daha yer verirler ya bu yazıyı bölerler. Onların sorunu.

Gazetemiz geçenlerde manşet attı: “Alevilik dindir, ibadethanesi cemevidir’’. Ahmet Altan da iki gün aynı konuda yazılar yayınladı.

Altan’ın aydınlatılması gerekiyor. Onu aydınlatmayı başarmaya çalışacağım ki o aydınlanırsa onun gibi bi milyon samimi insan daha aydınlanmış olur.

İlkin bilinmesi gereken şu: Sünnilik, mesela Hanefilik, Şafilik veya Şiilik gibi bir mezhebin adı değil. Sünnilik denilenle amaçlanan, Kutlu Çağ’da Peygamber ve sahabenin yaşadığı İslam ile onların inançlarıdır. Yani atma-katmaların bulaşmadığı İslam. (mezhep tarafgirliğimi düşünenler lütfen oryantalist [gâvur]lere baş vursun). Batı diliyle söylersek Ortodoks. Elbet karşılamıyor çünkü Protestanlar İslam’a daha yakın.

İmdi Sünnilik orijinal İslam olunca elbet onun içinde mezhepler var olacak. Şu ki: Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. Bu mezhepler (Sünni mezhepler) tarih içinde (bilinen) dört mezhebe irca edilmiş: Hanefilik, Şafilik, Malikilik ve Hanbelilik. Beşincisi yok mu elbet var. Mesela kimsenin pek bilmediği Zahirilik de Sünni mezheptir.

Mezhep, oy, rey, görüş demekse de bilimsel olarak metod demektir. Bir gazete yazısında şu kadarını söyleyebilirim ki Sünni’nin metoduyla Alevi’nin metodu arasında uçurum var. Sünni’ye göre metodik kaynaklar şöyle: Kur’an, Hadis, İcma ve kıyas-ı fukaha. Yani önce Kur’an, ardından Peygamber’in sözleri, sonra o çağda yaşamış sahabenin ittifak ettikleri, daha sonra da müçtehitlerin içtihatları.

Alevi’yle kaynaklarda anlaşamıyorsun: Kur’an tamam (her alevi için değil Caferi için). Sonra Ehli sünnetin bin küsur yıldır üzerinde çalıştıkları bütün hadis külliyatının hiçbir değeri yoktur ve kaynak değildir onlara göre. Bu babda ellerinde bir Nehcul Belağa adlı kitap var ki bizim cami önü kitaplarımız, Ali Cenkleri, Kesik Baş gibi kitaplardan çok farklı değildir. Bu kitap dışında kaynak kabul etmiyorlar. Sahabenin zaten hemen hepsi hain.

İmdi başlıktaki fetva ilgisiyle söyleyeyim: “Alevilik İslam içi bir mezheptir dolayısıyla ibadethanesi camidir.”

Fetvanın ayrıntılarını bilmiyorum ama hemen şunları söyleyeyim: Karmatiler İslam’dan başka bir dinden mi serpildiler. Hasan Sabbah’ın müritleri (Batıniler) kendilerini başka bir dine mi izafe ediyordu. Bugünkü Suriye’nin başında olan Esed’in mezhebi Nusayrilik, biz Hıristiyanlık, yahut Yahudilikten mi beslendik diyorlardı: Hayır. Oysa bunlar mütevatiren sabit ki İslam dışıdır. (İslam’dan çıkmış mezheplerdir).

Şiiliğin kırk küsur mezhebi var ki içlerinde tekfir (İslam dışıdır denilmeyen) edilmeyen, İslam dairesi içinde değerlendirilen ve Sünniliğe en yakın olan salt, İsna Aşeriyye veya İmamiye veya Caferiye denilen mezheptir ki, dışında kalan, mesela Hz. Ali’ye Allah diyen, mesela Ğurabiye denilen Cebrail’in vahyi yanlışlıkla Muhammed’e getirdiğine inanan mezhepler var: Ali ile Muhammed o kadar birbirlerine benziyormuş ki Cebrail yanılıp Ali’ye getirdiği vahyi yanlışlıkla Muhammed’e indirmiş. Ğurabiye: Kargacılar. Ali ile Muhammed iki karganın birbirine benzediği kadar benzermiş.

Bunlara ‘gulat-ı şia’ deniyor yani en yanlış Şii. Ve Müslüman değildirler. Erzurum, Kars gibi illerimizde yaşayan andığım İmamiyye mezhebindeki Alevilerin dışındaki Anadolu Alevileri iş bu ‘gulat-ı şia’dandır. Bir istisna olarak Hacı Bektaş-ı Veli Derneği başkanı kadim dostum Hasan Meşeli’yi anmam vücubiyet arz ediyor.

Yukarda İslam dairesi içinde kalan (bugünkü İranlılar gibi) Şii mezheplerini andım. Şimdi de İslam Dairesi içinde değerlendirilemeyecek Şii mezheplerini söyledim.

Dönelim Diyanet’in fetvasına: “Alevilik İslam kaynaklıdır yeri camidir’’. Yahu Diyanet! Benim bildiğimi sen bilmiyor musun? Anadolu Alevileri’nin yüzde doksanının gulat-ı şia olduğunu bilmiyor musun? Adam diyor ki “Alevilik bir dindir ve ibadethanesi cemevidir’’. Bu delikanlıca konuşan adama sen ne demek istiyorsun. Bu arada sayın milletvekilinin: “İslam’dan başka bir dindir” demesi gerekmiyor ama deseydi bütün teşvişi bitirirdi o ayrı.

Meclis’te cemevi istemesini anlamadımsa da mesela saz çalıp nefes okumanın ibadet olduğuna inananlardanım: Çalıp söyleyen bensem. Şimdi adam diyor ki saz çalmak bana göre ibadet. Bunu camide yapacağını da söylemiyor. Söylese önce ben karşı çıkarım: Hıristiyan kökenli biri dese ki ben Müslüman oldum ama şarap içmek ibadettendir camide şarap içeceğim. Hop deriz; böyle giderse İslam’ın orijini kaybolur, İslam’ın ne olduğu kaybolur.

Bu iş gördüğünüz gibi Diyanet’in değil, siyasal iradenin işi: Hıristiyanlık, Musevilik gibi, şu kadar müntesibi olan Alevilik diye bir din var. Bu dinin dindarlarının sorunlarını çözmek Diyanet’in değil siyasal iktidarın görevi.

Bütün bu bilgiler içerisinde bakarsanız Diyanet, Aleviler için iyikötü hiçbir şey söyleyemez. Zorlarsanız, söz konusu saçma fetvayı verir. Doğrusu, Diyanet’in lağvedilip, her cemaatin kendi imkânlarıyla varlıklarını sürdürebildikleri bir sistemi oluşturmak. (Alevi, Diyanet’e vergi veriyor ama hiç hizmet alamıyor. Söyledim; alamaz da: Diyanet’in varlık sebebine aykırı).

Kısaca size Şia nedir, bildiğim kadar anlatıp yazıma son vermek istiyorum:

Şia (Alevilik) üç ana başlıkta ele alınabilir (ola ki konu daha iyi anlaşılır):

1. Siyasi mezhep olarak Alevilik

2. Ameli (edimsel) mezhep olarak Alevilik

3. İtikadi (inanç) mezhep olarak Alevilik.

Siyasi mezhep olarak Aleviliğin Sünnilerle hiçbir sorunu yok. Diyorlar ki Hz. Peygamber’den sonra onun yerine geçecek kişi onun akrabası (oğlu, torunu) olmalıdır: Sünni dört mezhepten en büyüğü İmam ı Ebu Hanife’nin görüşüdür.

Ameli (edimsel) mezhep olarak da Aleviler, Sünnileri çok rahatsız etmemiş: Adam (temiz diye) yanında secde edeceği bir taş taşıyor. Abdestte, çıplak ayağa mesh ediyor, Beş vakit namazı, gene beş olmak üzere, üç vakitte kılıyor. Bunların tümüne ehli sünnet ulema: “N’apalım; onların içtihadı’’ demiş.

İtikadi (inanç) mezhebi olarak Aleviliğe gelince, bu konuda bir Sünni’yle Alevi’nin anlaşması imkânsızdır. Alevi’nin iman esasları içinde ‘mehdi-i muntazar’a inanmak var: Bildiğiniz mehdi diyelim; tarihini atlayalım. İmamların (Hz. Ali’nin torunlarından varsayılan on iki imamın) masumiyetine, yani söylediklerinin Allah kelamı olduğuna inanmak var.

Bir Sünni’nin Müslüman olmaktan amacının, böyle şeyleri inkâr etmek olduğunu söylersek abartmış olmayız.

Bu son söylediklerim Müslümanların bildiği İslam’a en yakın düşen Alevi mezhebi: İsna Aşeriyye, İmamiyye yahut Caferiyye.

Şimdi Diyanet’e sormak istiyorum bu fetvayı verirken hangi Alevi mezhebini esas aldınız. Bu sistem sürüp, siz orada fetva verdikçe Ahmet (Altan)’in kafası, daha çok zaman karışır.

mazlummurat55@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
21.02.2014
İki Mevlâna var Ekrem; bildiğini konuş tamam da…
13.02.2014
Ötanazi
07.02.2014
Evet; intihar ediyoruz ve evet yangına körükle koşuyorum
07.01.2014
Özür ve pazarlık
11.12.2013
Hak sözle batıl murad ediliyor
13.11.2013
Ahlak üzerine
07.11.2013
Fate'nin nikahı
31.10.2013
Niye metroda öpüşün demedin de aşık olun dedin' yargılaması
25.10.2013
Süslümanlar
09.09.2013
İhtilaf - İttifak/İtilaf
05.09.2013
Orospularla palyaçolar
02.07.2013
(TARAF’IN ALTERNANS EĞRİSİ)
21.06.2013
Neşet Ertaş'ı anma gecesi ve Ege
07.06.2013
İlk ciddi kalkışma
13.03.2013
Serdar Kaya'ya ikinci reddiye
13.03.2013
Serdar Kaya'nın Taraf'ta yayınlanan seri yazılarına reddiye
21.12.2012
‘Yaşamım kısa ama güzel oldu’ Danton
14.12.2012
İstatistikler ve intiharlar
07.12.2012
Ombudsman bir Ermeni yurttaşımız olmalı
30.11.2012
Akıl oyunları ya da kalbini kırmadan adam öldürmek
23.11.2012
Adaşım, Belge Ağabey’le sohbet
16.11.2012
Özgür birey üzerine
09.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (2)
02.11.2012
Başkent’te bir hidayet imamı, yani Kant onun Hıristiyan versiyonuydu (1)
26.10.2012
Kumarcının kumarcıya borcu olmazmış
19.10.2012
Eğitim değilse de öğrenim şart
05.10.2012
Neşet Ertaş (2)
28.09.2012
Hz. Neşet Ertaş
21.09.2012
Hırsızın hiç mi suçu yok
14.09.2012
Bütün gelişmiş ülkelerin seri katili var; bizim niye olmasındı
11.09.2012
İslamcı medyada Taraf’ı karalama kampanyası
07.09.2012
Cihat mı dedin Xalo(*)
31.08.2012
Tesadüf mü dediniz...
24.08.2012
Roni Margulies kimdir
17.08.2012
Açlığın ötesindeki anlam
10.08.2012
Evliya
03.08.2012
‘Mâkâlat’ta kadın bilgeliği
27.07.2012
Godot’yu beklerken (+18)
20.07.2012
Polis ya da git bildiğin yere...
13.07.2012
Diyanetin cinayeti
06.07.2012
BİR HARF KAYBETTİM; HESAB EDİN Kİ DAHA NELER KAYBETMİŞİM
29.06.2012
Kadınlar
22.06.2012
Bir Kafdağı masalı (aşka dair)
15.06.2012
Biraz daha özen lütfen
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8