Murat Sevinç

www.gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Adalet yürüyüşüne katılan ve destek olanlar haklıydı, kazanıyorlar


24.06.2019 - Bu Yazı 408 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Son yazıda, “Tarih tekerrür eder mi”sorusunu yöneltip Türkiye yurttaşının ‘oy hakkına’ olan büyük sadakatini, tarihsel dönemeçlerdeki tavrından örneklerle anlatmaya çalışmıştım. Nitekim, 23 Haziran İstanbul seçiminde yurttaş, ‘mücadeleyle elde ettiği’ oy hakkına bir kez daha sahip çıktı ve onu gasp etmeye, kendisine aptal muamelesi yapmaya kalkanlara, çok ağır bir ders verdi.

Yönetenlerin taşkın kibrine bir yararı olmayacak elbette bu satırların, ancak ısrarla not düşmekte yarar var: İnsanlar aptal değildir. Bir adaletsizlik böyle göze sokulursa, tarihi Türkiye kadar güçlü ve zengin bir memlekette elbette karşılığı olur.

Toprağımızda ilk seçim 1877 yılında yapıldı. O seçim sonucunda oluşan parlamentoda, Abdülhamit’e yoğun ‘muhalefet’ vardı. Muhalefet. 1877’de.

1946-50 arası, yurttaş oy hakkına mücadeleyle sahip çıktı, eşsiz bir mücadeleyle.

Oy hakkı, Türkiye’de yurttaşın en ‘dokunulmaz’ kabul ettiği haktır. Diğer pek çok hak ve özgürlükten farklı olarak, büyük mücadeleyle elde edilmiştir. Bu nedenle, sahip çıkar insanlar. Yetmiş yıldır o hakkı yok sayan her kim olduysa, dersini almıştır.

Çocuk oyuncağı değil bu coğrafyanın tarihi. Öyle, “Bir şey hissediyorum ama ne olduğunu bilmiyorum” zevzekliklerine pabuç bırakmayacak kadar renkli, canlı, çileli ve dirençlidir. Memleketin yönü belli olalı, iki yüz yıl oldu. İki asırda biriken, üç beş yıllık höt zötle tükenmez.

İki yaz önce, yalnızca üç gün katılabildiğim adalet yürüyüşü esnasında Diken için kaleme aldığım yazıda, yürüyenlerin ‘ahlaki üstünlüklerinin’ altını çizmiştim. Siyasi ya da hak mücadelesinin başarısı açısından son derece yaşamsal bir ölçüt, ‘ahlaki üstünlüğe’ sahip olmak.

Bu üstünlüğü, 28 Şubat sürecinde on binlerce kadının katıldığı ‘türban’ zinciri/protestosu ile karşılaştırmıştım. O gün orada yürüyen kadınlar haklıydı ve kazandılar. Adalet Yürüyüşündeki insanlar da haklı ve kazanacaklar. Er ya da geç. Haklılar. Haklıyız. Ve işte kazanıyoruz. Mesele bu.

HDP, çok çok önemli, değerli bir şey yaptı. Hakikaten ‘fantastik bir girişim’ olan Öcalan mektubunu görmezden geldi ve kuşkusuz doğrusu buydu. Kürt olmadan Türk olmaz, Türk olmadan Kürt olmaz. Olmasın. Kürt ama, Kürt kökenli değil. Adıyla, sanıyla Kürt.

Muhterem okur,

Biz insanız, eşitiz, yurttaşız. Birlikte, AKP’lisi ve diğerleriyle birlikte, eşitçe yaşayabiliriz. İnsan gibi. Bu mümkündür.

Önüne gelene terörist, hain diyen, aşağılayan, yok sayan, horlayan, akıl almaz bir kibirle malûl her kim varsa, söz konusu gerçeği kabul etmek zorunda.

Dünyanın değiştiğini, Türkiye’nin değiştiğini, herkesin insan onuruna yaraşır bir yaşama hakkı olduğunu, herkesin hak ve özgürlüklere sahip bulunduğunu kabul etmek zorunda.

Benim vergimle beni küçük göremeyeceğini kabul etmek zorunda.

Hukuk kurallarını ciddiye alarak yönetmenin bir zorunluluk olduğunu, anayasanın laf ola beri gele bir metin olmadığını kabul etmek zorunda.

Türkiye’nin hiç kimsenin babasının malı olmadığını, milyonlarca yurttaşın, onların atalarının ve doğmamış torunlarının mülkü, vatanı olduğunu kabul etmek zorunda.

Toprağımız ucuz değildir. Büyük birikim sahibidir. Bunu hiç unutmadan yaşayalım. Sabır ve mücadele, mutlaka ‘eşit yurttaşlık’ mücadelesi ile kuşkusuz her şey güzel olacak.

Bu sonuçta emeği geçenlere, sokak sokak dolaşan, ev ev konuşan, büyük çaba harcayan partililere, bir yurttaş olarak şükran borçluyum.

Ve tabii bana kalırsa iltifatın büyüğü, Kaftancıoğlu ile İmamoğlu’nun.

Her şey bir yana, İmamoğlu 6 Mayıs akşamı yaptığı tarihi konuşmayla manen çökmüş milyonlarca insanı ayağa kaldırdı. Bu büyük iş, unutulmamalı. Demokratik sistemin ‘bekası’ açısından son derece tehlikeli bir eğilim olan ‘seçimle gitmezler’duygusunu bir anda yok ediverdi. Sağolsun.

Her şey daha da güzel olsun. Emekle, dirençle, sabırla. ‘Mutlu olma’ hakkımız var. Unutmayalım…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
8.12.2019
‘İsraf’ edilen, bizim yurttaşlığımızdır!
4.12.2019
İktidar ve çevresinin ‘hukuk’ ile karşılaşma anları...
1.12.2019
Alevi’nin kapısına atılan çarpı, yurttaşlık ve faşistlik üzerine…
28.11.2019
Erkeğin mazereti, kadının canı...
27.11.2019
Geçmiş yıllarda Mülkiye’ye yapılanlar ve TA isimli gazeteci!
18.11.2019
Yeni liderleri ne yapacaksınız, siz varsınız ya!
16.11.2019
Mümtaz Soysal, Mümtaz Bey, Mümtaz Abi, Mümtaz, Mümtaz Hoca…
12.11.2019
Mümtaz Hoca...
9.11.2019
Medeniyet kaybı yolunda, son sürat…
5.11.2019
Duymak istediğini dinleyen kalabalık...
29.10.2019
Peki neye layık olduğunuzu düşünüyorsunuz?
28.10.2019
KHK’lının şehit düşmesi ve utanmazlık üzerine…
23.10.2019
Kürt’ün ‘annesine’ mi, ‘diline’ mi karşısınız? (3)
17.10.2019
Ermeni dölüyüm, Yahudi tohumuyum, Kürt çocuğuyum, etek giyiyorum…
10.10.2019
İçiniz yanmıyor, hiçbirinizin…
3.10.2019
Göğsüme oturan koca bir öküz...
28.09.2019
Kanser mi olmalı, depremde mi ölmeli, cezaevine mi girmeli?
27.09.2019
Kürt sorununu tartışmak, konuşmak gerekli midir? (1)
9.09.2019
Yeni rejimin omurgalı bir kadınla imtihanı…
6.09.2019
İngiltere’de parlamento, milletvekili ve yurttaş var!
20.08.2019
Ya sahip çıkarsın demokrasiye, ya da çıkmazsın!
6.08.2019
Ve bin küsur akademisyen akınlarda çocuklar gibi şendi...
30.07.2019
Çarpık olan parlamenter sistem değil, demokrasi anlayışınız!
24.07.2019
İhtiyacımız yeni anayasa değil, anayasasını sahiplenen bir toplum!
15.07.2019
O esnada cezaevindeler…
10.07.2019
Canavar değil yurttaş, maganda değil suçlu, hatalı değil arsız!
2.07.2019
Onun adı edepsizlik değil, yurttaşlık!
29.06.2019
Canan Kaftancıoğlu ‘kesinlikle’ yalnız değildir!
24.06.2019
Adalet yürüyüşüne katılan ve destek olanlar haklıydı, kazanıyorlar
15.06.2019
‘Gereksiz taramalardan’ kaçınmak, daha iyi olmaz mı?
10.06.2019
‘Gereksiz taramalardan’ kaçınmak, daha iyi olmaz mı?
9.06.2019
Yeni rejimin bir ‘normal insan’ ile imtihanı!
23.4.2019
Kendisini istikşafi müzakere ile hatırlamak isterdik!
19.3.2019
Üzülemeyen, hiçbir acının yasını tutamayan ülke…
1.3.2019
Ermeni yurttaşların yerinde olsam, mutluluk duyardım!
18.2.2019
Muhalefete bir soru: HDP’li vekillere ne yapıldığında rahatsız olacaksınız?
14.2.2019
Kuyruktakiler
4.2.2019
HDP yasadışıysa kapatılsın, değilse boş konuşulmasın!
13.1.2019
Anayasa’nın ‘yok sayılmasını’ görmezden gelsek ne olur? Elinizin körü olur!
10.1.2019
Yeni Türkiye’nin kaymağı ve Çukurambar!
4.1.2019
Seçime ilişkin ‘üç’ anayasa tartışması
16.12.2018
Kemal Gözler sordu: Anayasa hukuku nereye gidiyor? Bir yanıt çabası… (1)
6.12.2018
Narsisist siyasetçiler neden bu kadar cazip?
2.12.2018
Kavala ve Demirtaş’ı hiç sevmem, ama!
22.11.2018
Hukuk filan, bizlik işler değil bunlar; sıkıntı yok!
11.11.2018
Farkında mısınız, seçmeniniz sandığa gitmeyebilir!
6.11.2018
Cihangir İslam’ın söz özgürlüğü...
1.11.2018
Cumhuriyet’in kimsesizleri...
31.10.2018
‘İlk 500 tutkusu’ (2): Ticari, sağa çek!
25.10.2018
‘İlk 500 tutkusu’ (1): Karl Marx’ı Türkiye’de doçent yapmazlardı
23.10.2018
Bindiği trenden inemeyen yolcunun hikâyesi...
21.10.2018
Biz kimiz ve temel bir ilkemiz var mı?
18.10.2018
Hınç toplumunda, yurttaş kalabilme marifeti
12.10.2018
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin dayanılmaz hafifliği…
11.10.2018
10 Ekim 2015’te, Ankara Garı’nda…
9.10.2018
Umuda ve kafa karşılıklarına olan ihtiyacımız...
5.10.2018
Konvoylardaki ‘önemli’ insanların yaşamımızdaki yeri nedir?
2.10.2018
İğneyle kazılan kuyunun dibindeki, umut...
1.10.2018
Affetmemek…
26.9.2018
Toplum değil, kalabalık; Akdenizlilik değil, itlik…
25.9.2018
Mehmet için yapısal reformlar, yok hükmündeydi...
20.9.2018
Dayak yememek için, Nazi’lere katılıyorlardı...
16.9.2018
Müteahhitle aynı gemideki işçiler ve zavallı muhalefet!
13.9.2018
Kitlelerin ruhu ile çocuk ruhu birbirine benzerdir...
10.9.2018
Bir Cumhuriyet okurundan…
4.9.2018
Hiç olmazsa hafta sonları tek ayak üzerinde durmasaydı...
30.8.2018
Bir kısım ‘laik’ yurttaşın, laikliğe olan acil ihtiyacı…
28.8.2018
Her gün 16.20’de, tek ayak üzerinde duracaktı...
27.8.2018
An…
23.8.2018
Savunma saldırıyor...
20.8.2018
#çoktanunuttuk…
18.8.2018
İdeolojileri bir yana bırakalım! Neden, biz ‘masa’ mıyız?
15.8.2018
Bedelli askerliğe dair, bazı notlar...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive