Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Nadi ÖZTÜFEKÇİ

n_oztufekci@yahoo.com.tr



Bookmark and Share

Makul Şüpheli'den Malum Şüpheli'ye Birleşik Haziran Hareketi..


26.12.2014 - Bu Yazı 1437 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Birleşik Haziran Hareketi kendini deklare ettiğinden bu yana; “makul şüpheli” olmaktan hızla,  “malum şüpheli”  olmaya doğru gidiyor.

Her zaman ki gedikli şüpheli, 34 yıldan beri Türkiye’nin her türlü sorunun baş şüphelisi, bu ülkenin topraklarının ve tarihinin ürettiği ‘sol’a yönelen bütün önyargı ve düşmanlık BHH’ye de yöneldi.

O büyük algı operasyonun, üzerlerinde uygulanan, o muhteşem formatlanmanın tamama ermediği, GDO’laşma sürecinin tamamlanamadığı, mutasyon artığı ‘sol’dan söz ediyorum.

Gezi direnişi bu mutasyonun yarım kalmasına neden oldu. Aslına bakarsanız bu toprakların ve tarihinin ürettiği ‘sol’; üzerindeki geçmişi ile ilgili mahcubiyet duygusunu gezi direnişi sayesinde attı.

Gezi Direnişine katılan milyonlar; sokaklara dökülerek solun -egemenlerin kendilerine tahsis ettiği- localarının önünde geçit töreni yaparak kendini hatırlattı. En kurak olduğu sanılan zamanda hayatın yavaş yavaş çekilerek, çölleşmeye yüz tutmuş sokaklara, bulut oldu, yağmur oldu yağdı.

12 Eylül faşist darbesiyle başlayan, Sovyetler Birliğinin yıkılması ve art arda gelen daha birçok ‘Algısal Çernobil Felaketi’nin etrafa saçtığı umutsuzluk, yılgınlık, pişmanlık radyasyonlarının etkisiyle türeyen sol mutantların, henüz mutasyon süreci tamamlanmamış sol  üzerindeki ağır mahalle baskısı; bu “Haziran Yağmurları” sayesinde azaldı.

İşte Birleşik Haziran; bu baskının altında kımıldayamayan, o ‘henüz mutantlaştırılamayan sol’un bu yağmurlar sayesinde üzerindeki baskıyı atmasıyla harekete dönüştü. Birleşik Haziran Hareketi oldu.

Bu hareketin organizasyonuna soyunan sol örgütlerin, ideolojilerinden ve bundan önceki hatasıyla sevabıyla yaptıklarından bağımsız olarak başardıkları en önemli şey; adeta ayaklarında pranga işlevi gören vazgeçilmez aksesuarları, “örgütsel egoizmlerini” en azından şimdilik,-bütün sol yapılanmaların her zaman evlerinin bir köşesinde saklayıp atmaya kıyamadıkları- antika sandıklarına kaldırmalarıdır.

Bu açıdan bakıldığında Birleşik Haziran Hareketi ne, neyi, kimleri kapsıyor gibi sorular sorulması bana kalırsa anlamsız.

Gezi Direnişi neyse Birleşik Haziran Hareketi de o...

Nasıl ki Gezi Direnişi'ni tam olarak anlatmak mümkün değil, nasıl ki Gezi Direnişi bir süreç, nasıl ki Gezi Direnişi'ne hiçbir üst yapı kurumu, hiçbir egemen önderlik edemedi ve istediği formata sokamadı BHH hareketi için de aynı şeyler geçerlidir.

Bu birleşim kendisine monte edilen motorlarla hareket edemez zaten.

Gezi direnişinin ivmesiyle hareket edecekse edecek.

O yüzden adı da Birleşik Haziran 'Hareketi'...

Yani ne atlarla çekilen, ne de benzin ya da elektrikle yürütülen, imal edilmiş bir araç değil.

Kendi iç dinamiğiyle hareket eden canlı bir organizma…

Eğer BHH hareketi bugün alelacele sorulan sorulara yanıt verme, hoş geldin karalamalarından sakınmak adına; kendini formatlayarak, oto tabuların etkisiyle kurulmaya çalışılsaydı, ne "Birleşik" olur, ne de "Hareket" olurdu.

"Haziran" ismininse yanına bile yaklaşamazdı.

 Bugün eleştiri konusu yapılan, ama bana göre en doğru ve en önemli özelliği olan birçok konudaki "belirsizlik"  aslında Gezi Direnişi’nin ruhuna çok uygun.

Bu belirsizlikler birlikte, bu hareketin kendi iç dinamiği ile belirgin hale gelecektir, gelmelidir.

Evet, BHH köşeli, muntazam hatlara sahip şekilli bir hareket değil.

Tıpkı organik sebzeler gibi.

Birçok defoya, belli konularda anomaliye ve şekil bozukluklarına sahip.

Yani bir serada yetişmediği, hormon, suni gübre ve ilaç takviyesi yapılmadığı, genleri ile oynanıp şekil verilmediği çok belli.

Tıpkı organik sebze ve meyvelerin diğerlerinden ayıran, organik olduğunun kanıtı olan özellikleri gibi…

Zaten aksi durumda birçok kesimi tedirgin edip hırçınlaştıran, telaşlandıran o "kapsayıcılığı" asla edinemezdi.

Örneğin beni kapsayamazdı.

12 Eylül Faşist darbesi akabinde yaşanan dağınıklık ve sonrasında başlayan TBKP süreci benim için önemli bir ders ve gözlem oldu.,

İleride ayrıntısıyla anlatabileceğimi umduğum bu sürecin bendeki en büyük kalıntısı dolandırılma hissi oldu.

Birilerinin; “benim adıma” ve “bana rağmen” derlenip kotarılmış hiçbir yapının, “biz yaptık hadi sen de gel” minvalindeki davetine icabet etmemeyi yediğim bu kazık sayesinde öğrendim.

Türkiye Cumhuriyetinden eski, Türkiyenin en eski ve en köklü, sınıf partisi Türkiye Komünist Partisi’nin elimden alınıp, birçok sofistike illüzyon numarası sonucu Ufuk Uras’ın  ÖDP’si ile çırak çıkarılmamın elimde kalan tek artısı işte bu “ders” oldu.

Artık bana; “gel birlikte bir şeyler yapalım” çağrıları daha yakın geliyor.

Bu çağrıların hemen çoğuna uydum.

Aksi yöndekilere de ilgi göstermedim.

Bu konudaki tavır ve düşüncelerimi de yazılarımda, çeşitli ortamlarda yapılan konuşma ve sohbetlerde sürekli dile getirdim.

Birleşik Haziran Hareketi çağrısının beni iten, çekimser olmamı sağlayacak hiçbir maddesi yok.

Elbette eksik ve farklı ifade edilmesi gereken söylemler var.

Bunlar birlikte tartışılacak, bir kısmı zamanla giderilecek belki de haklılığı sürece ve zamana bırakılacak kaygılar.

Benim açımdan en önemli nokta; bu çağrının hemen her maddesinde, BHH adına yazılan her yazı, afiş ve belgisinde, yapılan her konuşmasında dile getirilen “birlikte yapalım” çağrısıdır.

Böyle bir çağrıya; “Siz hele bir yapın. Ben ya katılırım ya da çamur atarım” diyemezdim.

Aksine bu çağrıya uyup atılan çamuru da göze almayı yeğledim.

http://nadioztufekciyazilari.blogspot.com.tr/2014/12/makul-supheliden-malum-supheliye.html?spref=fb

.

Facebook Yorumları

Emlak8
15.12.2018
Ulusal mı Ulusalcılık mı?
27.5.2018
TÜRKİYE.!! TAMAMSIN..?
18.4.2018
KAPİTALİZM: DOLANIN KURALLARA BAĞLANMIŞ HALİ....
7.4.2018
TARİHSEL TKP ELEŞTİRİLERİNDE EZBERDEN 'AMENTÜ'YE GEÇİŞ...
14.8.2015
Barışı savunmak gerek. Katıksız ve 'ama'sız.
14.6.2015
Seçim öncesi aritmetiğinden seçim sonrası aritmetiğine
26.5.2015
Artık 8 Haziran’ı tartışmanın zamanı geldi
16.5.2015
BEN OY VERİRKEN.
29.4.2015
Solcu-İslamcı ittifakının fiyaskosu: Ermeni meselesi
08.03.2015
KUVVETLER BİLEŞKESİ…
19.02.2015
AKIL OYUNLARI...
10.02.2015
'Velet-i Amerikan Tarz-ı Osmanlı' Devleti
29.01.2015
SOLCULARIN ZOR SINAVI (2)
31.12.2014
Atlamadan önce...
26.12.2014
Makul Şüpheli'den Malum Şüpheli'ye Birleşik Haziran Hareketi..
19.12.2014
Türkiye'nin kötü alışkanlığı; AKP...
26.10.2014
FACEBOOK DEYİP GEÇMEYİN
17.10.2014
Türkiyelilik Performansı.!?
11.10.2014
Kirli hesapların gölgesinde...
04.10.2014
Acil bir gereksinim olarak Sosyalizm...
28.09.2014
Solcuların zor sınavı
17.09.2014
Ben Horasan'dan gelmedim. Ne olacak şimdi?
15.09.2014
Beyaz Komünistler hala beyaz...
30.08.2014
Bir algı operasyonu mağduru olarak sol…
25.08.2014
TKP'nin geçmişi... Anlak ve Ahlak
22.08.2014
Profesyonel Komünistlik
11.08.2014
Hadi gelin "Suçlu Kim" oynayalım
10.08.2014
Kimi seçeceğin mi yoksa kimi seçtirmeyeceğin mi..?
03.08.2014
Menemen'li Roman hemşerilerim
16.07.2014
Otuzbir yıl önceki Gırgır kapağı…
14.07.2014
IŞİD Türkiye için sorun değilmiş!?..
02.07.2014
Benim İslamcım seninkinden daha iyi...
17.06.2014
BARIŞ, SEVGİ ve SAMİMİYET
12.06.2014
"BEN TEZGAHIM" DİYE BAĞIRAN BİR TEZGAH!..
24.05.2014
SOMA KATLİAMI! SOĞUMADAN, ÖFKEMİZ GEÇMEDEN…
01.05.2014
Dinmedi Sevda, 1 Mayıs
31.03.2014
BU DEFA EVET DEMEYELİM
18.03.2014
Antikapitalist mücadele.. Israrla ve daha güçlü...
09.02.2014
Küçükaydın(lar) nereye kadar?..
17.01.2014
Ben senin babanım, suç ortağın değil...
31.12.2013
Algılarımız kurtulabilse...
08.12.2013
PROLETARYA DİKTATÖRLÜĞÜ?! Şimdi sırası mı?
07.12.2013
Oynat bakayım ya da 'Aidiyetler üzerinden kendini pazarlama' nın ayağa düşmüş halleri
08.11.2013
Ilımlı İslam değil, uyumlu(kapitalizmle) İslam
25.10.2013
BİR GARİP ÖFKE...
27.10.2013
Hakan Fidan üzerinden koparılan fırtına
15.10.2013
PANDORANIN KUTUSU 2 NEDEN?
13.10.2013
Erdoğan yine konuştu...
10.10.2013
Simülasyon Evrenler ve Farkındalıklar İmecesi
14.09.2013
Yaşanmışlıklar ışığında 12 Eylül akıl tutukluluğu... İzmir'de gençlik gözaltıları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive