Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı


02.05.2011 - Bu Yazı 1432 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Meşhur hikayedir, bir dostu Aynştayn’a, ‘Üstat demiş, bana anlayabileceğim bir dille, evrenin nasıl yaratıldığını anlatabilir misin’

El cevap:

‘Galiba bir şeyler kıpırdıyordu!’

Aynştayn’ın verdiği bu cevabın soruyu soranı pek de memnu etmediği söylenir.

Türkiye’de de bir şeyler kıpırdıyor, sorunları tartışıyoruz, belli mesafeler de alınıyor, ama iş radikal çözümlere geldiğinde, ‘bir şeylerin kıpırdıyor’ olmasının ötesine de varamıyoruz.

Aradan otuz yıl geçmiş olmasına rağmen, Türkiye, 12 Eylül Anayasasıyla ve bu anayasanın yaratığı siyasi rejimle ciddi bir yüzleşme ve hesaplaşma yaşayamadı.

Yeni anayasa hep başka baharlara kaldı.

Hafta sonu Abant’ta gerçekleşen ‘Yeni Dönem,Yeni Anayasa’ konulu çalışma içerik bakımından ufuk açıcıydı.

12 Haziran seçimlerinin sonrasında siyasi gündemin en önemli maddesi yeni anayasa olacak gibi görünüyor. Dolayısıyla Abant’ta, dört temel başlık altında konuşulan konuların bir kitapta toplanması çok faydalı olur.

Doğrusunu isterseniz iki gün süren bu yoğun çalışmadan benim çıkardığım sonuç şu oldu:

Kürt sorununun çözümsüz kalması yüzünden, yaşadığı hafızanın ağır bedelleriyle hesaplaşmadan, Türkiye’nin, yeni bir anayasa yapması zor görünüyor.

Bu bakımdan yeni anayasa , Kürt sorunu nedeniyle devam eden iç çatışmayı da bitirmeyi hedefleyen bir anayasa olmak zorunda.

Dolayısıyla, yeni anayasa derken, çatışmayı bitirip, toplumsal barışı mümkün hale getirecek ve her iki halkın siyasi birliğinin yeniden inşa edildiği bir anayasa sürecinden söz ediyoruz demektir.

Kürt sorununda iki farklı ulusal psikoloji giderek güçleniyor, kimlikler çatışması üzerinden ciddi bir siyasi bölünme var.

Laiklik, başörtüsünün kamusal alanda kullanılması , Alevi yurttaşların talebi olan cemevlerinin ibadete açılması gibi konuların yarattığı toplumsal kutuplaşma, yerini giderek, uzlaşmaya ve müzakereye bırakırken, Kürt sorununda tam tersi bir durum söz konusudur. Yaşadığımız siyasi bölünme giderek derinleşiyor. Bu konuda diyaloga ve müzakereye açık bir siyasi iklimin şartları henüz oluşturulabilmiş değil.

Parti liderlerinin seçim meydanlarından verdikleri mesajlara bakıldığında, buna dair bir niyetin de olmadığı rahatlıkla görülebilir.

Bizi, Ergenekon, 12 Eylül Anayasa referandumu ve açılım sürecinin tetiklediği siyasi bölünme üzerinden ilerleyecek bir süreç bekliyor ve ne yazık ki, yakın zaman için, ufukta, bu sert siyasi kutuplaşmayı hafifletecek emareler görülmüyor.

Türkiye’de son on yılda askeri vesayetin sona erdirilmesi, Ergenekon ve balyoz darbe planları sebebiyle orduyu kapsayan soruşturmalar, 12 eylül referandumu gibi konularda, ortak bir siyasi mutabakat söz konusu değildi.

En temel sorunlarda uzlaşma ve müzakereyi benimseyemeyen bir toplumun kuşkusuz yeni bir anaya yapması da kolay değildir.

Özgürlüklerin ve temel hakların evrensel standartlarını hep görmezlikten gelmiş, evrensel sözleşmeleri, ‘bize uymaz, bizim şartlarımız çok farklı’ gibi gerekçelerle ret etmiş bir siyasi gelenekte, temel hakları pazarlık konusu olmaktan çıkarmak üstesinden öyle kolaylıkla gelinebilecek bir husus olmaktan uzaktır.

Yurttaşların sahip olması gereken temel özgürlükler ve haklar, Tanzimat’tan bu yana, merkezinde asker-sivil bürokrasinin bulunduğu bir siyasi yapının insafına ve takdirine bırakılmıştır.

Tanzimat’la başlayan bu gelenek, toplumun müzakere ve uzlaşma mirasının cılız kalmasına yol açmış, devletin bu alandaki blokajı, çok partili sistem geçildikten sonra da büyük oranda korunmuştur.

Oysa İspanya’dan Güney Afrika’ya kadar çok sayıda ülkenin farklı siyasi şartlarda oluşturduğu yeni anayasa yapım sürecinde temel haklar hiçbir şekilde rakibi zayıflatmaya yönelik bir siyasi pazarlık konusu olmamıştır.

İspanya’da, özerk bölgelerde yaşayan halkların özerklik statüsü ve özerkliğe ilişkin hakların eşitlik temelinde kullanılması, İspanya’nın siyasi birliğinin korunabilmesi bakımından son derece önemli bir gelişme olmuştur.

Bugün de İspanya’da mesela Bask bölgesinde sorun özerk hakların kullanılması bağlamında değil, ama Bask milliyetçilerinin bağımsızlık talebi nedeniyle gündeme gelmektedir.

Oysa biz de tam tersi bir durum söz konusudur.

Devlet ve hatta siyasi partiler, temel haklara ve özgürlüklere pazarlık mantığı ve zihniyetiyle yaklaşmaktadır.Bu zihniyet o kadar güçlü ki, Kürtler’in ana dille eğitim hakkı ve talebi, başörtüsünün kamusal alanda kullanılması ve ceme evlerinin ibadete açılması gibi haklar dahi, pazarlık konusu yapılmaktadır.

Bu geleneksel zihniyetin siyasi ve soysa maliyeti bugün öyle bir yerde duruyor ki, bu maliyetin yükünden kurtulamadan, demokratikleşme ve anayasa konusunda mesafe almak mümkün görünmemektedir.

Siyasi partilerin ulusal uzlaşmadan uzak bir politika izlemesi, yeni anaya yapım sürecinde daha derin bölünmelere yol açabilir.

Bu bakımdan, 12 Haziran sonrasında başlayacak yeni yasama dönemi umut vaat etmekten bir hayli uzak görünüyor.

Meclis çatısı altında ve yeni yasama döneminde başlayacak, muhtemel bir yeni anayasa girişimi büyük bir muhalefetle karşı karşıya kalabilir.

Kürt siyasetinin, eğer bir uzlaşma olmazsa, demokratik özerkliğin merkezinde yer aldığı alternatif anayasası zaten çoktan hazır. 12 Eylül referandumundaki boykot tavrı yeniden gündeme gelebilir.

CHP ve MHP’siyle, hayır cephesinde ciddi bir anlayış değimi beklemek de çok gerçekçi değil.

Dolayısıyla AK Parti, parlamento çoğunluğunu elde etse bile, bu partinin yeni anayasa vaadi havada kalabilir.

Yanılmayı çok isterim, ama bana kalırsa, bir dört yıllık yasama dönemi daha öyle görülüyor ki, yeni bir anayasa değil, ama kısmi reformlarla geçecek.

TMY ve Siyasi Partiler Yasası, belki üstünde mutabakat sağlanabilecek yegan konu haline gelen seçim barajının düşürülmesi gibi konularda iyileşmeler olacak, ama bu siyasi iklimde yeni bir anayasa çok da mümkün görünmediğinden, muhtemelen başka bahara kalacak.

orhanmir@hotmail.com

.

Facebook Yorumları

reklam
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Seraby Interactive |Reklam Ajansı
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Seraby Interactive |Reklam Ajansı