Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

Öcalan’a ev hapsi


17.10.2011 - Bu Yazı 3311 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 PKK’nin silahlı güçlerini Kuzey Irak topraklarına geri çekme karşılığında, Öcalan’a ev hapsi önerisi tartışması sürüyor.


Kamuoyunu teklifin ciddiyetine ve Kürt tarafının yeni bir taktiği olmadığına inandırmak görevi de, öncelikli olarak, BDP ve DTK’nındır.

DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk’un Radikal gazetesine bu konuda yazdığı yazı, BDP ve DTK suskun kaldığı için, şiddetin gölgesinde yapılmış, bireysel bir öneri gibi kaldı.

DTK ve BDP, şimdiye kadar, farklı ülke deneyimlerinden tutun da Küba’daki sağlık sistemine kadar, çok sayıda konferans, sempozyum ve kongre çalışmaları yaptı.

Ama hem BDP hem DTK, bugüne kadar, Kürt hareketinde şiddet konulu herhangi bir çalışmaya imza atmış değil.

Silahlı mücadele konusunda söylenmesi gereken her ne varsa, elinde silahı olanlar söyler ve bu gelenek böylece devam eder durur.

Ne var ki, Kürt toplumu bu gelenekten ve anlayıştan giderek uzaklaşıyor.


Savaş yıllarını, savaş stratejilerini sorgulamaya meyilli bir sivil toplum gelişiyor.

Silahlı eylemler, toplumun şiddet dışı çözümler üzerine asgari bir mutabakat sağlamasını engelliyor.


Kürt sivil siyaseti ve silahlı güçler arasındaki paradoks, öyle bir hale geldi ki, PKK’nin silahlı mücadeleyle sonuç alabileceğine inanması, sivil aktörlerden gelen teklif ve önerileri önemsiz hale getiriyor.

Demokratik özerklik ilan ediliyor, ama aynı gün, 13 asker öldürülüyor.

Öcalan’a ev hapsi isteniyor, ama şiddet can almaya devam ediyor.


Savaşa ayrılan yoğun ‘mesai’, sivil siyaseti kuşatıyor, elini kolunu bağlıyor.

Kürt siyaseti bu konuda kendi içinde bir mutabakat sağlamadan, yeni bir müzakere sürecinin başlaması zor görünüyor..

Ve bu koşullarda, silahlı mücadele giderek ‘ulusal bir sorun’, ‘aile içi bir sorun’ haline geliyor.

Geçenlerde Diyarbakır’da toplanan Kürdistan Konferansı’ndan sonra, Erbil’de de bir konferans yapılacak ve Kürt siyasi partileri, bu konuyu masaya yatıracaklardı.

Açıkçası Kürtler’in barış istediğini bütün dünyaya ilan edeceklerdi.

Ama Türkiye’de PKK’nin başlattığı şiddet Mesut Barzani’ye yeni bir karar aldırdı ve Erbil’deki konferans belirsiz bir tarihe kadar ertelendi.

Gazeteci, Arif Zêrevan’ın, “Kürdistani bir konferansın Hewler’de yapılması söz konusuydu. Acaba böyle bir konferansla Kürtlerin PKK’yi, savaş siyasetini terk etmeye ikna etmeleri mümkün müydü” sorusuna Mesut Barzani’nin verdiği cevap, son derece önem taşıyordu:


“Konferans, Kürt milletinin barış sözleşmesini, Türkiye’ye, İran, Irak’a, Avrupa’ya, Amerika’ya bütün dünyaya duyurmak içindi. Meydana gelen bu yeni şartlarda, konferansın hiçbir faydası yok. Biz, savaşı mı destekliyoruz, yoksa savaşa karşı mıyız konulu bir konferans yapmıyoruz. ...Şimdi koşullar savaş koşulları, savaş için konferans yapmayız..”
 (Nefel, Arif Zêrevan)

Mesut Barzani aynı söyleşide, PKK’nin kendi köylerine gerilla birliklerini yerleştirdiğini, kardeş katline yol açmamak için, bu gruplara karşı zor kullanmaktan kaçındıklarını söylüyor.

Bu söyleşide öne çıkan iki husus var:


PKK’nin silahlı mücadelede ısrar etmesi, artık Kürtlerarası ‘ulusal bir sorun’ niteliğini taşıyor..


Bu bağlamda, Barzani’ye göre, Kürtlerarası bir konferans, savaşa veya barışa karar vermek amacıyla değil, ancak barış için ve barışa karar vermek için toplanabilir.

Mesut Barzani, ayrıca, Kürt köylerindeki gerilla birliklerine dikkat çekiyor ki, bu durum, bir kara harekâtı olması halinde, Türk ordusunun, sınırın öte yakasında Güney Kürdistan köylüsü kılığında PKK gerillalarıyla karşı karşıya kalacağını açıkça gösteriyor.


Geri çekilme karşılığında Öcalan’a ev hapsi konusu, Güney Kürdistan yönetimini yakından ilgilendiriyor.

Orada, PKK’ den ayrılan üç bin civarında eski gerilla var. Ciddi bir siyasi faaliyetin içinde değiller ve bir gün ülkelerine geri dönmeyi umut ediyorlar.


Ama dört-beş bin kişilik silahlı bir gerilla grubunun Kuzey Irak’a geri dönmesi teknik bir sorun değil, siyasi bir sorundur ve Güney Kürdistan’ın ve Irak hükümetinin rızası alınmadan gerçekleşme şansı yoktur.

Netice olarak nereden bakarsanız bakın, Öcalan’a ev hepsi ve geri çekilme karşılıklı güven sorunu olduğu kadar, uluslararası bir sorundur da.

Ama konunun Erbil dâhil, uluslararası platformlarda müzakere edilebilmesi için, silahların susması gerekiyor.


Tony Blair
’in Hürriyet gazetesinden Cansu Çamlıbel’e ifade ettiği şu sözleri, hem BDP-PKK’nin hem hükümetin, önemle dikkate alması gerekir:

“Biz müzakereye başlamak için IRA’ya ‘Teslim olun’ demedik. Hatta silah bırakmalarını dahi söylemedik. Ama şunu net olarak söyledik: ‘Görüşmeler devam ederken arka planda tehdidin devam etmeyeceği konusunda çok açık olmalısınız. Eğer söylediklerinizi kabul etmezsek ya da yapmazsak gidip insanları öldürmeye başlamayacağınızdan emin olmamız lazım. Şu andan itibaren barışçıl yöntemler konusunda ortak kabul olmalı. Aslında yaptığımız karşı tarafın barış sürecine tam angaje olabilmesi için müzakerelere bir dizi kriter getirmekti. Bu kriterlerin en önemlisi de elbette şiddete son vermeleriydi.”


Müzakere ve ev hapsi için, PKK şiddete son verdiğini ve geri çekilmeyi kabul ettiğini açıkladığı andan itibaren, her şey değişir.


Karşılıklı güven için, Öcalan’a Osmanlı döneminde, yenilgiye uğramış bir isyan lideri muamelesi yapılmamalıdır.

Bu isyan ‘muadillerinden’ çok farklı, kimse yenilmiş değil.

İsyanın merkezi dağlar da değil artık, büyük şehirler, halkın bizzat kendisi.

Bu yüzden, ev hapsine her iki taraf da ‘taktiksel bir sorun’ olarak bakmamalı.

Öcalan’a ev hapsi ve silahlı güçlerin geri çekilmesi, normalleşme için ilk aşama, ama ya sonrası?

Sonrası kuşkusuz Öcalan’a, Marmaris’te domates yetiştireceği 20 dönümlük çiftlik evi tahsis etmek değildir.

İşin sonrasına hem PKK’nin hem Türkiye’nin hazır olması gerekir.

Kürt hareketinin şiddetle bütün bağlarının koptuğu bir aşama söz konusu olacaktır.

Bu aşamada, isyan liderinin özlemi, ona inananların arzusu, herhalde Öcalan’ın, Marmaris’te 20 dönümlük bir çiftlikte domates, maydanoz yetiştirmesi olmaz.


Türkiye ve PKK demokratik süreci zorlamadan, travmaları tetiklemeden Öcalan’ın ‘isyan kitlesiyle’ buluşacağı ve siyaset yapacağı bir aşamaya hazırlıklı olmalıdır.

Yoksa bu girişim daha işin başında, daha beter ikinci bir Habur vakası olarak kalmaya mahkûm olur.

orhanmir@hotmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8