Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

Barışı hayal etmek


01.12.2011 - Bu Yazı 3913 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 

Barışı hayal etmek

Barışın rengi beyazdır. Kıbrıslı Türkler, afişte görüldüğü gibi ülkelerinin rengini beyaza boyamışlar ve mavi gökyüzüne salmışlar.. Kıbrıs adası beyaz bir bulut olmuş, gökyüzünün maviliklerinde salınıp duruyor.

Kıbrıslı bir çocuk elleriyle bu beyaz bulutu kuyruğundan çekip yakalamak, ona ulaşmak ve dokunmak istiyor.

Kıbrıslı Türkler hayallerindeki barışı bu afişle ifade etmişler..

Barış için ‘kendin olmak’ gerekiyor her şeyden önce. Barışı kuracak bir siyasi iraden olmazsa, barışı konuşamazsın kimseyle. Kıbrıslı Türkler bu düşüncelerini de afişin üstüne bir güzel yazmışlar.

Onlar artık, tarihin bir kâbus gibi yaşandığı yıllardan sonra ülkelerini Akdeniz’in mavilikleri üstünde dolanan beyaz bir bulut gibi hayal etmek istiyor ve her defasında ertelenen barış idealine bugün sahip çıkıyorlar.

CTP (Cumhuriyetçi Türk Partisi) geçen hafta Uluslararası Barış Konferansı düzenledi.

Girne, Lefkoşa, Magosa ve Ara Bölge’de, geçmişle yüzleşme, federasyon ve barış konulu paneller, etkinliklerle geçen bir dolu hafta.

Rumlar, Türkler ve Türkiye’den davet edilen konuklar barışı hayal ettiler, barışı konuştular hep beraber..

Ankara’nın dondurucu soğuğundan ve içinde çok az umut barındıran siyasi ikliminden bir hafta uzak kalmak, çok iyi geldi doğrusu.

Etkinlikleri izlerken, Kıbrıslı Rumları ve Türkleri kıskanmadım desem yalan olur. Bu duygu en çok ‘ara bölgede’ kendini hissettirdi. Sevgili Niyazi Kızılyürek’in oturum başkanlığını yaptığı ve federasyonun tartışıldığı panelden çok etkilendiğimi itiraf edeyim.

İki Rum ve bir de Türk konuşmacı vardı. Salonun dinleyicileri de Türkler ve Rumlardı haliyle. Her biri bölünmüş Kıbrıs’ın bir tarafından geldiler ve ara bölgede buluştular..

Sonra bu bölünmeyi sona erdirecek yegâne çözüm olan federasyon fikrini Kıbrıs’ın tarihî ve siyasi tecrübelerini, her iki toplumun koşullara bağlı olarak değişen taleplerini hatırlayarak tartıştılar.

Kıbrıs’ta, her iki toplumu tehdit eden, fikirlerin serbestçe söylenmesini engelleyen bir baskı ortamı, bir şiddet olgusu yok.

EOKA ve TMT’nin açık-gizli operasyonları sona ermiş çoktan. Faili meçhul cinayetler toplu ölümler dönemi kapanmış. Toplumun geçmişiyle yüzleşmesine giden yolda önemli merhaleler kat edilmiş. Kıbrıslılar, milliyetçi-ırkçı fikirler her iki toplumu etkilesin ve esir alsın, böylece Kıbrıs bölünmüş bir ada olarak kalmaya devam etsin diye, EOKA ve TMT’nin geçmişte nasıl bir işbirliği içinde olduklarını konuşuyor ve her iki tarafın milliyetçi politikalarını sorguluyorlar. Her şey Türkiye’de yaşananlara o kadar çok benziyor ki, hayret ediyor insan.

Arada önemli bir fark var ama. Türkiye geçmişiyle yüzleşmeyi ve şiddeti aynı anda yaşıyor.. Şiddetin devam ediyor olması özgürlükler ortamını yok etmekle kalmıyor, gerçek bir yüzleşmeyi de engelliyor, siyasi tartışmaları sınırlıyor, bu tartışmaların, çoğulcu ortamlar içinde gelişmesinin önünü kapatıyor.

Siyasi aktörlerin doğruluğundan hiç kuşku duymadıkları bir hakikat ve yüzleşme anlayışı var; benimsedikleri birer çözüm modelleri var.

Kürt tarafı DTK’yı oluşturuyor mesela. Kürtlere özgü bir örgütlenme modeli olarak. Orada nasıl bir statü içinde yaşanacağına dair kararlar alınıyor. Ama bu kararlara ilişkin Türkiye’nin geri kalanı ne düşünecek, bu akla bile gelmiyor. Her şey tek taraflı. Ötekini, ‘benim taleplerimi’ kabul etmeye mecbur sanmak.. Bu talepleri meşru ve tartışılamaz talepler olarak görmesi gerektiğine inanmak.. Değilse savaşa devam. Devlet de savaşsa savaş hadi bakalım diyen havalarda..

Kıbrıs bu aşamayı çoktan geçmiş tabii.

Gelecek üstüne konuşmanın ulusal bir monologu tekrarlamaktan öte bir şey olduğuna inanıyor insanlar.

Federasyon fikri bu yüzden ortak bir fikir haline gelebiliyor ve ortak mekânlarda tartışılıyor.


Nikos Trimikliniotis
şöyle dedi: “Federal çözüme karşı olanlar, aynı hedefe sahip olanlardır. İyi niyet dahi taşısalar vardıkları yer aynı: Çözüm için yegâne fırsatın önünün kapatılması. Sadece diyalog yoluyla, çözüme dair umudu koruyabiliriz. Tersi soğuk savaş dönemidir.”

Bölünmüş iki toplumu birarada yaşamaya itmenin doğru olmadığı söylendi aynı panelde.

Buna göre, her iki toplum belki elli yıl sonra ‘karma yaşama’ anlayışına sahip olabilirler, ama bugün için bu mümkün değil. Türkiye’nin bu bakımdan sahip olduğu şans, ‘karma’ yaşıyor olmamız büyük bir imkân, gel gör ki bu imkânı güçlendirmek değil, parçalamak yolunda çaba gösteriliyor.

Ara bölgede geçekleşen federasyon oturumunu Niyazi Kızılyürek yönetti.

Kızılyürek federasyon teorisi ve dünyadaki çeşitli uygulamaları konusunda sahip olduğu derin bilgisi, entelektüel ufku ve kavrayışı itibarıyla bence bugün dünyanın aklına ve bilgisine başvurulacak ender insanlarından biridir.. Bir âkil adam ama aynı zamanda bir barış aktivisti.

Federasyonun tartışıldığı paneli dinlerken, kafamdan yığınla soru gelip geçti.

Ama en çok da şunu düşündüm. Hani derler ya, “Türkiye Kuzey Kıbrıs’ta bir avuç Türk’e federasyon istiyor, ama federasyonun –veya özerkliğin– Türkiye’de F’sini bile konuşmak istemiyor.” Doğrusunu isterseniz ‘bir avuç Türk’ ve ‘bir avuç Türk’ten biraz fazla Rum’, kırk yıldır bu işi çözemedilerse, biz 20 milyon Kürt ve 50 milyon da Türk, bu işi nasıl çözeriz, akıl alacak gibi değil..

Bu kadar kavga gürültü içinde, çözüme bu noktadan başlarsak, yüzyıl mı desem, iki yüzyıl mı desem, ama galiba iki yüzyıl bile Kürt sorununu çözmeye yetmeyecek..


orhanmir@hotmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
1 0
Ad Soyad Giriniz... 02.12.2011 - 11:54:50
Türkiye'de Kürt halkının kendi talebi doğrultusunda çözümün gerçekleşmesi öyle iki yüz yılı bulacak bir hayal değildir. Türk halkıyla Kürt halkının birbirini anlayabilmesi için nefret söyleminden vazgeçip, barış diliyle konuşabilmeyi veya tartışabilmeyi gerçeleştirebilirsek bu hayal denen şey gerçeğe dönüşebilir. Yeterki resmi tarihin yalanları doğru bir dille ve sabırla anlatılabilsin. Çünkü savaş halkların kendi istemi değildir ve savaşın faturasını yalnız onlar öder. Ve barış huzurdur.
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%49,67
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8