Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

Bu ödül ilga edilse iyi olur


29.12.2011 - Bu Yazı 3011 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu, her yıl Atatürk adına Uluslararası Barış Ödülü veriyor.

Kurumun üyeliğine atanan Mümtaz’er Türköne bu yıl ödülün Kemal Burkay’a verilebileceğini söyleyince aklıma “Dersimli Kemaller” geldi.

Bu “Kemaller”den ünlü olanlardan biri Dersimli Kemal Kılıçdaroğlu, diğeri de Kemal Burkay’dır.

Dersimliler, harekâttan sonra doğan çocuklarına Kemal adını veriyorlardı çokça.

Mustafa Kemal’e duyulan hayranlıktan değildi bu.

Besbelli onun gücünün nelere kadir olduğunu yaşayarak öğrenmiş olmalarındandı.

Türköne bu ödül için uygun adayın Kemal Burkay olduğuna neden kanaat getirmiş bilmiyorum, ama önerisi yeteri kadar ironik ve yeteri kadar da hüzünlü..


Kemal Kılıçdaroğlu ve Kemal Burkay..


İkisi de Dersimli..


İkisi de Dersim harekâtından sonra doğmuşlar.


İkisi de siyasetle uğraşıyor yıllarca.


Kılıçdaroğlu CHP’nin lideri sıkı bir Kemalist, adının hakkını her zaman vermiş biri.


Harekât sırasında, kendi halkına ve ailesine yapılanları, “devrimin kaçınılmaz bir sonucu” olarak kabul ediyor, bize unutmayı tavsiye ediyor ve bu sayfanın kapatılmasını istiyor.

Çünkü tarihimizin o sayfası bugünkü CHP’yi mümkün kılan bir sayfadır.

CHP’nin paradigmasının oluştuğu yerdir Dersim.

Bu paradigmayla gerçek bir yüzleşme yaşanmasını bu yüzden ne Kılıçdaroğlu ne de partisi istiyor. Çünkü böyle bir şey olduğunda CHP’den geriye pek bir şey kalmayacağını biliyor.


Dersim harekâtının mirası, CHP’nin hiç kusur bulmadığı, tersine sahiplendiği bir mirastır. CHP’li vekillerin çoğu, Dersim’in bir uygarlaştırma projesi, bir toplumsal mühendislik projesi olduğuna bugün de inanıyorlar.
 Kafası kazınıp subaylara teslim edilen Dersimli kayıp kızların trajedisi, bu vekillerin gözünde, kafaların kazınmasıyla beraber uygarlığa atılan bir ilk adım ve yeniden başlayan modern bir hayattan başka bir şey değildir..

Dolayısıyla Kılıçdaroğlu ve partisinin Atatürk adına konulmuş herhangi bir ödülü almayı en çok hak eden kişi ve kurum olduğuna hükmedebiliriz.


Fakat Kemal Burkay’a Atatürk Barış Ödülü’nü reva görmek, valla bu da zulümden farksız bir şey..

Burkay bu konuda bir açıklama yapmadı, ya da ben duymadım, bu yüzden yazacaklarım onun adına konuşmak gibi anlaşılabilir. Ve ben öyle anlaşılmak istemem.

Burkay’ın Türkiye’ye gelişi yeteri kadar sorunlu oldu. Onun istediği bu muydu pek sanmıyorum. Kemal Burkay’ın, kırk yıllık siyasetçi kimliği gitti, onun yerine “Bir Kedim Bile Yok” diyen şair Kemal Burkay kaldı..


Medya, Burkay’ın PKK eleştirilerini çok sevdi ve bunu öne çıkardı. Duymak istediği buydu Kemal Burkay’dan. Duydu ve sanki her şey bitti. Oysa Burkay, ta 1970’li yıllardan bu yana Kürt siyasetinde farklı bir çizgiyi, üstelik federal çözüm temelinde, savunan bir siyasetçidir.

Sosyalisttir ve bu konuda bugün yapılan tartışmalara Murat Belge ve Halil Berktay gibi söyleyecek sözü olan biridir. Ama medya işin bu yanıyla ilgili değil. Bir Kürt aydını ve siyasetçi bizim medyamızda sadece ama sadece “PKK’ye muhalifliği” oranında kabul görür ve ona öyle de muamele edilir..


Otuz yıl sonra ülkesine dönen Burkay, “PKK muhalifi Burkay”, ve şair Burkay’dı.


Hepsi bu.


Bence Burkay’ı bu şekilde sunmak, haksızlık oldu.


Bu yetmezmiş gibi şimdi de hayatı boyunca Kemalizm’e karşı sosyalizmi savunmuş Dersimli Kemal Burkay’a Atatürk ödülü!

Türköne’nin önerisi kurumun icra organından geçmiş bir öneri değil, kişisel bir fikir, ama Burkay’ın böyle bir ödülü ret edeceğinden hiç kuşku duymamak lazım.


Kemal Burkay bu ödülü “hak etmiyor!” çünkü..


Bana kalırsa bu ödülü ilga etmenin de, artık zamanı geldi.

Ödül 1986’dan ibaret verilmeye başlanmış. Arada kopukluklar ve ödülün verilmediği yıllar var. Az da değil, dört yıl. Atatürk Uluslararası Barış Ödülü dört yıl, kimseye verilmemiş. Sebebi nedir bilinmiyor.

Madem geçmişimizle yüzleşiyoruz, hadi gelin bu ödülü de biraz konuşalım.


Ödül gerçekten dünya barışına katkı sunmak amacını mı taşıyor?


Bu ödülü alan kişilerin dünya barışına bir katkıları olmuş mu?


Çok şüpheli.


1990 yılında Kenan Evren’e, 2000 yılında Rauf Denktaş’a verilmiş..


Yaşadıkları ülkenin iç barışını baltalamış ve dolayısıyla uluslararası barışa katkı sunmak bir yana, uluslararası barışa dinamit koymuş yeryüzünde Evren ve Denktaş ayarında iki kişi daha bulmak zordur.

Ödülü verenler bazen de kafalarına göre takılmışlar. Kızılay Derneği’ne de gitmiş ödül, Japon Prensi’ne de. NATO Genel Sekreteri ile ünlü tarihçi Bernard Lewis de ödülü alanlardan..


Peki, adına ödül konulan Mustafa Kemal’in, bir lafın ötesinde dünya barışıyla ilişkisi nedir?


Mustafa Kemal ne yapmış da dünya barışına katkıda bulunmuş?


Anadolu ümmetinden ulus yaratmak, yaratırken de kan dökmek, farklı dilleri ve kültürleri inkâr etmek, ne zamandan beri uluslararası barışa katkı sayılıyor
, ben şahsen bilenlerden değilim. Bilen varsa buyursun anlatsın.


Mustafa Kemal bugün kendi ülkesinde barışa dair fikir ve eylemleriyle değil, Dersim’de gerçekleşen katliamlarla, muhalifler için kurulan darağaçlarıyla, inkâr ve imha politikalarıyla anılıyor.

Dolayısıyla Kemalizm, adına ödül konulacak bir akım değil, yeni bir gelecek için, hesaplaşılması gereken bir akımdır.

Mustafa Kemal’in tarihsel kişiliği ve bir devlet adamı olarak giriştiği devlet-ulus projesinin hayata geçirilmesi için gerçekleşen eylemler, ne ülke barışına ne dünya barışına bir katkı olarak görülebilir.


Mussolini veya Franko adına bir barış ödülü koymak ne kadar tuhaf bir şeyse, Mustafa Kemal adına uluslararası barış ödülü koymak o ölçüde tuhaftır.

Dünya barışına gerçekten katkı sunmuş hiç kimse bu ödülü almak istemez.

Nitekim, 1992 yılında Mandela’ya verilmek istenmişti, ama Mandela ödülü kabul etmedi.

Mandela’nın davranışı tekil bir davranış olarak da görülemez. Dünya barışına katkı sunmuş hiç kimsenin bu ödülü kabul edebileceğine ihtimal vermiyorum.

Kemalistler kızmasın ama, Atatürk Uluslararası Barış Ödülü’nün, adı geçen kurumun elinde siyasal bir amaca dönüşmüş olmasına son vermenin ve bu şaka gibi ödülü artık ilga etmenin zamanıdır.


orhanmir@hotmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8