Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

Hakikatin bedeli


08.03.2012 - Bu Yazı 2974 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Anter cinayetinde ve JİTEM saflarında “vazife” alan kişiler hakkında bilinen var bilinmeyen var. Bu kişilerden biri olan Cemil Işık’ın (Hogir) kısa sürmüş hayatı tam bir trajedidir.

Almanya’dayken PKK’ye katıldığı söyleniyordu. Tanıdığım eski PKK’lilere zaman zaman Cemil Işık’ı sorduğumda, cesur ve kendine çok güven duyan biri olduğunu ve PKK içinde hızla yükseldiğini ifade ediyorlardı.

Hogir, bazı iddialara göre, PKK’de, bir süre sonra başına buyruk davranmaya başlamış ve PKK onu gerillaların kitlesel olarak imha edildiği birtakım “talihsiz” eylemlerden ve katliamlardan sorumlu tutmuştu. Hogir’da her nasılsa PKK’den kaçmış ve KDP’ye sığınmıştı. Aygan onun Zaho’dan, içinde Ali Ozansoy ve Cem Ersever’in içinde bulunduğu bir ekip tarafından ikna edilip Diyarbakır’a getirildiğini söyler. Anlattığına göre, Ali Ozansoy “teorisi güçlü” biri olduğu için Hogir’ın ikna edilmesinde epey etkin olmuş.

Sonrasında Hogir’a Elazığ’da ev tutulur ve evin tutulmasında, yine Aygan’nın bana İsveç’te anlattığına göre Mehmet Ağar yardımcı olur.


Öcalan Roma’dayken Tuncay Özkan’a verdiği söyleşide Hogir’dan 
–Cemil Işık– bahseder. PKK içine sızmış ajanlardan biri olduğunu söyler. Tuncay Özkan’ın o tarihte yayımlanamayan bu söyleşisi daha sonra Operasyon adıyla kitaplaştırıldı ve yayınlandı.Öcalan söz konusu söyleşide Özkan’a Hogir’ın akıbeti hakkında herhangi bir şey söylemiyor.

Ama Hogir’ın Anter cinayetinden üç yıl sonra ve yine Almanya’da öldürüldüğü biliniyor.

Bu cinayetin nasıl işlendiği konusunda medyaya yansımış herhangi bir bilgi yok.

Anter cinayetini soruşturan savcıların Alman makamlarıyla bu konuda herhangi bir resmî teması oldu mu, malumat sahibi değilim.

Şimdi Ergenekon davasından yargılanan ve Öcalan’ı sorgulayan ekibin içinde olan H. Atilla Uğur’unAbdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım adıyla yayımlanan kitabında Öcalan, Hogir cinayeti ve başka iç infazlarla ilgili olarak şunları söylüyor ve bu her bakımdan yeni bir malumat sayılır:


Şemdin SakıkKör CemalŞahin Baliç ve Cemil Işık gibi PKK bölgelerinde yönetimi ellerine geçirenler baskı ve eylemlerini bölge halkı üstüne yoğunlaştırdılar. Birçok katliamlar yaptılar, ben buna sonuna kadar karşı koydum. Hatta bu şekilde eylem gerçekleştirenlerden bazıları Kör Cemal Kod Halil Kaya, Hogir Kod Cemil Işık, Metin Kod Şahin Baliç gibileri infaz ettirdim. Şemdin Sakık’ı da infaz ettirecektim, ancak tutuklu bulunduğu sırada elimizden kaçtı.


Cezalandırmalar Merkez Komitesince suçlu görülen şahsın yargılaması sonucunda çıkar, örgüt lideri olarak benim onayım alındıktan sonra infaz edilir. Benim özel onayım önemli kişiler için alınır, diğer kişilerde onayıma gerek yoktur, yetkililerce infaz edilir.”
 (H. Atilla Uğur, Abdullah Öcalan’ı Nasıl Sorguladım, Kaynak Yayınları- 2011, s: 72)


Hogir önemli bir kişi. Ve infazına bizzat Öcalan onay veriyor.
 PKK’nin iç işleyişi böyle. Ama akla takılan soru şu oluyor: Hogir gibi JİTEM’le çalışmayı kabul etmiş ve Yeşil’le Elazığ- Diyarbakır- Bingöl üçgeninde yaklaşık dört yıl kadar “görev” yapmış birini, sorgulama imkânı varken, PKK neden sorgulamadan infaz etti?

Hogir’ın JİTEM’e çalıştığı dönemde Avukat Metin Can, Dr. Hasan Kaya, Aysel Öztürk, Musa Anter ve daha başka cinayetlerin peş peşe işlendiği bir dönem.

Almanya’da aynı dönemlerde PKK çok güçlü, istese Hogir’ı infaz etmeden önce rahatlıkla sorgulayabilir ve JİTEM’in en az dört yıla tekabül eden cinayetlerini açığa çıkaracak bilgilere ulaşabilirdi.

Bunun istenmemiş olmasının sebebi nedir acaba?

Öcalan’ın da ifade ettiği gibi, “hain ve ajan” olduğu gerekçesiyle infaz edilen önemli isimler önce ele geçiriliyor, yargılanarak samimi itirafa zorlanıyor, ve nihayet suçu kabul ettikten sonra bazıları infaz ediliyor, bazıları da Öcalan tarafından bağışlanıyor.

Bu konuda en somut örnek Şemdin Sakık’tır. Sorgulandı ve sorgusu videoya çekildi.

Seyretmiştim. Öcalan’ın karşısında el-pençe duruyordu ve Öcalan’ın ona yönelttiği suçlamaları onaylamaktan başka bir tepki vermiyordu.

Daha taze bir örnek: Roboski katliamında MİT’e bilgi verdiği ve ajanlık yaptığı gerekçesiyle PKK geçtiğimiz günlerde üç kişiyi Güney Kürdistan’da, Zaho’da yakaladı. İkisi serbest bırakıldı, birinin intihar ettiği açıklandı. Öldürülür ya da “intihar eder”, bu ayrı bir mesele, ama demek ki ajan olduğuna inandığı kişiyi önce sorgulamak, PKK’nin ajanlıkla suçladığı kişilere ilişkin temel bir uygulamasıdır.

Geçenlerde Anter cinayeti için yaratılan bilgi kirliliği nedeniyle Hogir’dan da söz ettim.

Yazıyı okuyan ve kendisini “Eski bir PKK’li” olarak tanıtan bir okurdan, ilginç bir mail aldım. Hâlâ saklıyorum. Adı geçen kişi, yazılarımdan ve Taraf gazetesinden pek haz etmediğini yazmasına rağmen bu yazıyı okumuştu ve o dönemde yaşananlara ilişkin kişisel bir tanıklıktan söz ediyordu. Anlattığına göre, Hogir, geldiği Almanya’dan kendini affettirmek için, Öcalan’a haber göndermiş, ama Öcalan “halka çok zarar verdin, istesem bile seni affedemem” yollu bir cevap göndermişti.

Bana söz konusu maili yazan eski PKK’li, bu verdiği bilgiyi okurlarımla paylaşmamı istiyordu. “Peki,” dedim ona, “açık isminizi söyleminiz ve Hogir’ın neden sorgulanmadan öldürüldüğüne makul bir cevap vermeniz şartıyla bu malumatı okurlarımla paylaşırım”. Ama “eski PKK’li” okurum, bana bir daha dönmedi.


Hogir neden sorgulanmadan öldürüldü?

PKK’nin JİTEM’de olup bitenleri öğrenme ihtiyacı mı yoktu, Vedat Aydın, Musa Anter gibi Kürt aydınlarının infazını gerçekleştiren bir JİTEM ekibinde dört yıl çalışmış birinin söyleyebileceği şeyleri PKK neden merak etmedi acaba?


Bence, Yeşil’in MİT’e verdiği ifadeyi yıllarca saklayanlarla, PKK içinde Hogir’ın sırlarını saklayan grup veya kişi her kimse, aynı amaca, yani gerçekleri halktan ve mağdurlardan gizlemek gibi bir amaca hizmet ediyor.

Sizi bu yazılarla yormaya devam edeceğim. Ne yapalım ki, bu ülkede hakikati bilmenin ve hakikat yolunda yürümenin bir maliyeti, bir bedeli vardır.

Ama unutmayalım ki, gerçeği, kendi hikâyesinin peşinde koşup durmuş ve ağır bedeller ödemiş onurlu ve cesur bir halktan gizlemenin de bir bedeli ve bir maliyeti vardır..

Bu bedel ve bu maliyet er veya geç bir gün gelir, mutlaka ödenir.


orhanmir@hotmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Kod8