Orhan MİROĞLU / Taraf yazıları

Taraf Gazetesi



Bookmark and Share

CHP ile MHP


09.06.2012 - Bu Yazı 2879 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hatırlayacaksınız sanırım, açılım süreci başladığında AK Parti karşı çıkılması imkânsız birtakım demokratikleşme ve reform adımları atıyordu ve buna karşı çıkmak biraz ayıp kaçtığı için de, süreci görmezlikten gelenler, “açılım tamam da, peki AK Parti ne kadar samimi acaba” diye soruyorlardı.

Yani halkın dikkatini yapılanların tarihî önemine değil de kurnazlıkla, AKP’nin samimiyetine çekip, süreci boşa çıkarmaya çalışıyorlardı.

Şimdi de gelin aynı soruyu CHP için soralım.


CHP, bu girişiminde ne kadar samimi?


2009’da başlayan açılım sürecine neden karşı çıktı?


CHP, süreci destekleseydi, Kürt sorunu da açılım süreci de bugün bambaşka aşamalarda olmayacak mıydı?


Roboski yaşanır mıydı?

Açılımın boşa çıkarılması ve güvenlik konseptine geri dönülmesi için siyaset yapan CHP, bu siyasetin Türkiye’ye maliyetinin farkına vardı da, hatadan geri dönüş mü yapıyor şimdi?


BDP’nin uzlaşmaz tutumuna her defasında cesaret veren CHP’nin birden bire ortaya koyduğu bu yeni tutum değişikliği, BDP’yi de şaşırtmış mıdır dersiniz?

Soruları çoğaltabiliriz çünkü Meclis’teki partilerin muhtemel bir çözüm sürecinde ortaklaşabilmeleri için, geçmişteki yanlış siyasetlerden ders çıkarmaları gerekir.

Oysa CHP’nin açılım sürecinde izlediği yanlış politikalarla hesaplaştığını söylemek çok zor.

Kürt halkının haklarından yana görünmek iyi de, peki çözümün CHP’deki karşılığı ve ölçüsü nedir, CHP çözümden ne anlıyor?

Bunu bilmiyoruz gerçekten, ama bildiğimiz bir şey var.


Kemalistler, İttihatçılar ve solcular açılım nedeniyle başlayan siyasi sürecin, AK Parti eliyle gerçekleşecek bir çözümle sonuçlanmasından, ölümden korkarcasına korktular.

Kürtlerin silahlı mücadeleyi tartışmaya hazır oldukları bir zamanda, silahlı mücadelenin başladığı coğrafyayı hayatında bir kez dahi görmeyenler, Eruh ve Şemdinli deseniz, “Arjantin’den bahsediliyor galiba” diyebilecek olanlar, birden bire Kürtlerin silahlı mücadelesini mağduriyet adına meşru görmeye ve göstermeye çalıştılar.


İmralı’ya gidip “düşük yoğunluklu savaşıyorsunuz, bu yoğunlukta bir savaşla kimse sizi dikkate almaz” diyenler, iktidar hırsıyla gözü kararmış Ergenekoncu generaller değildi sadece. Apoletsiz hatunlar ve beyler de, Kürtlere aynı tavsiyelerde bulundular.

Bu tehlikeli politikaların sebebini biliyor ve anlıyorduk, ama ne yazık ki anlatamadık.

Anlatabilseydik, o tarihten bugüne kaybettiğimiz insanların hayatı kurtulabilirdi.


Sorunu, AK Parti’ye çözdürmemek için, ne çok kan aktı, ne çok insanın canı yandı..

Kürt sorununda geçmişe saplanıp kalmanın faydasız olduğu açıktır; ama geçmişe saplanıp kalmakla, geçmişin politikalarını, bugün daha iyi sonuç alabilmek adına sorgulamak arasında büyük bir fark var.


CHP, Kürt sorununda bazı tekliflerle ortaya çıkıyorsa kuşkusuz önemsemek ve destek sunmak çözümden yana olan herkesin vazifesidir
, ama şu soruyu da sormak gerekir:

Düne göre değişen nedir?

Bugüne kadar Kürt sorununun çözümünü inkâr ve yok sayma politikalarıyla bloke eden Kemalist tutumun değişmesi için CHP ne gibi çalışmalar yaptı?

Kılıçdaroğlu’nun partisi, AK Parti ve İslami kesimin Kürt sorununda yaşadıkları ciddi yüzleşmenin neresinde duruyor?

Bu sorulara olumlu cevaplar verebilmek ne yazık ki çok zor.


Bugün MHP’yle temsil edilen Ülkücü hareketin ve Türk milliyetçiliğinin, Kürt sorununda çözümü çeşitli söylemlerle ve tercih edilmiş belli siyaset tarzıyla engelleme gücü filan yoktur.


Sayın Bahçeli, Başbakan’ın Amed demesine karşı çıksa ne olur, çıkmasa ne olur..

Çözümün önündeki engel bu değil.


BDP’nin olumlu gerçekleşebilecek politikalarını bloke eden ve engelleyen siyasetin merkezinde MHP değil, CHP vardır.


BDP/PKK’nin izlediği siyaseti MHP değil, CHP cesaretlendirdi.

MHP’nin siyaseti kendi geleneksel tabanının ötesine varamıyor. Arkasında geçmişte olduğu gibi devlet gücü yok çünkü.

12 Eylül’den sonra başlayan yeni dönemde, MHP ve Ülkücü hareketle temsil edilen Türk milliyetçiliğinin, devletten uzaklaşması, ama buna karşılık CHP’nin Kemalizm’e, devlete ve hatta neo-İttihatçı fikirlere daha fazla yakınlaşmış olması, dönemin en ayırt edici özelliğidir.

Eğer son on yılda, Türk milliyetçileri devletten ve Ergenekon’dan köşe bucak kaçmasalardı, bu ülkede iç savaş kaçınılmaz olurdu.

Ve böyle bir süreçte, ülke yönetimini yeniden ele almak için darbeyi ve iç savaşı göze alan Ergenekoncuların “kitle katilleri” hiç kuşkusuz, Ülkü Ocakları’nı her gün ziyaret eden binlerce ülkücü arasından devşirilecekti.

Dolayısıyla, MHP’siz olur, CHP’siz olmaz söylemi, Türkiye’nin siyasi tarihinden, Kürt sorununda Kemalizm’in ve İttihatçılığın oynadığı oyunlardan habersiz olanların dillendirdiği bir söylem olarak duruyor.

MHP değil, asıl bu zihniyetin ve çözümsüzlüğe oynamanın hesabını henüz vermemiş olan CHP, çözümün önünde engel olarak duruyor.


Bir eli Ergenekon’da bir eli Kürt siyasetiyle “oynaşta” olan CHP’yle neyi çözebilirsiniz?

Kürt siyaseti; çıkış noktası ve amacı, iktidara geri adım attırmak olan, merkezinde CHP ve Ergenekon’un olduğu bu “muhalefet cephesini” fazlasıyla önemsedi ve açılım sürecine kendi haklı gerekçeleriyle değil, maalesef bu “cephenin” gerekçeleriyle karşı çıktı.

Ama süreç yine de yoluna devam etti ve toplumdan büyük bir destek gördü. Anayasa referandumu ve genel seçimlerde AK Parti hükümetinin aldığı sonuç, seçmenin açılıma verdiği desteğin de bir ifadesiydi.

CHP bu dönemde öyle bir siyaset izledi ki, bu siyaset belki de en çok BDP’ye oy veren Kürtleri etkiledi ve AK Parti’nin Kürt sorununu çözemeyeceği inancı çok güçlü bir inanç haline geldi.


Şimdi, Kılıçdaroğlu ve partisinin Başbakan’la gerçekleşen ve ana hatlarıyla olumlu bulunan bu görüşmenin arkasında durması ve en önemlisi de, bu politika değişikliğinin sebeplerini anlatması gerekir.


orhanmir@hotmail.com

.

Facebook Yorumları

Kod8
08.10.2012
ESAT’IN YENİ HAMLESİ..
07.10.2012
2071’ E DOĞRU: TÜRKLER V KÜRTLER..
03.09.2012
Vur kendini dağlara! Vur kendini Maxmur’a!
01.09.2012
Kürt aydınının trajedisi (2)
30.08.2012
Kürt aydınlarının trajedisi (1)
27.08.2012
Roj baş hevaller!
25.08.2012
Bu savaş kimin için
23.08.2012
Zulmedene benzemek ve suskunluk
20.08.2012
Ruh sağlığım gayet yerinde
18.08.2012
Ali Fikri Işık
16.08.2012
Yoksa, Aygün ‘devletin iyi Kürdü’ mü
13.08.2012
İttihatçıyı kalpağından tanımak!
11.08.2012
Medya ve Kürt sorunu
09.08.2012
Ya devlet ya hiç
06.08.2012
Askerî vesayet tarihe karışırken
04.08.2012
Affet bizi Melek
02.08.2012
Hangi Kürdistan
30.07.2012
Bir yanım Halep, bir yanım Mardin
28.07.2012
Paranoyalara ve geçmişe dönüş mü
26.07.2012
Suriye devrimi ve PKK
23.07.2012
Kutsal bir gün ve ateşkes
21.07.2012
‘Pike’ ve ‘şike’
19.07.2012
CHP maalesef Silivri’ye teslim
16.07.2012
Tarihe kayıt düşmek
14.07.2012
Büşra Ersanlı, YÖK ve Kürtçe seçmeli ders
12.07.2012
JİTEM’in infaz timleri, Akit ve Hamit Yıldırım
09.07.2012
Barışı istemek..
07.07.2012
İğneyle kuyu kazar gibi
05.07.2012
Türkiye seçmeli derse hazır mı
02.07.2012
Kemalizm, Baasçılık ve bir üzüntü..
30.06.2012
Bir Kürdün kurşunuyla ölmek
28.06.2012
Bölünme iddiaları ve PKK
25.06.2012
PKK gerçeği ve Öcalan
23.06.2012
Engelli yurttaşlarımız ve ihlaller
21.06.2012
Barıştan korkmak
18.06.2012
‘Baba biz yabancı mıyız?’
16.06.2012
Leyla'nın sesi...
16.06.2012
‘Sevdim Seni Bir Kere’
14.06.2012
Suriye kan ağlarken...
11.06.2012
Masaya buyurun lütfen!
09.06.2012
CHP ile MHP
07.06.2012
Erbil notları
04.06.2012
AK Parti ve Kürtler
02.06.2012
Katliam ve meşrulaştırma
31.05.2012
‘Kan ve Aşk’
28.05.2012
Bir katliamın siyasi kullanımı ve onur
26.05.2012
Asurî İmparatorluğu mu kuruluyor!
24.05.2012
İki hatıra
21.05.2012
Kürdistan’ın başbakanı
19.05.2012
Fuentes’in özgürlük çağrısı
17.05.2012
Psikolojik harbin tadı kaçtı
14.05.2012
Anne ve Oğlu’na
12.05.2012
Sol ve hüzün
10.05.2012
‘Devlet taammüdü’ ve sol
07.05.2012
Taraf ve yazarları
05.05.2012
SUDAN ÇIKMIŞ BALIK MİSALİ..
03.05.2012
1 Mayıs Milli Bayram’a dönüşürken
30.04.2012
Gabriel’in taşı
16.04.2012
Sıradan kahramanların sıra dışı öyküleri
14.04.2012
4 nisanda neredeydiniz
13.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (4)
09.04.2012
Kürtler sorunlarını tartışıyor (mu) (3)
07.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (2)
05.04.2012
‘Kürtler sorunlarını tartışıyor’ (mu)? (1)
02.04.2012
Etik ve hukuk
31.03.2012
Aydınların siyasi gücü
29.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’ (2)
26.03.2012
Vicdan ve ‘mahalle’
24.03.2012
Çok kültürlü yaşamda Süryaniler ve ‘Sabro’
22.03.2012
‘Havada uçuşan sorular’ ve Stratfor
19.03.2012
Keşke ben de ‘güncel’i yazabilsem
17.03.2012
19 ocakta beraber yürüyebilecek miyiz
15.03.2012
Bu savaştan kârlı çıkan devlettir
12.03.2012
Geçiş anayasasına doğru
10.03.2012
Hasret
08.03.2012
Hakikatin bedeli
05.03.2012
Ergenekon ve JİTEM’de kim kimdir
03.03.2012
Ergenekon ve JİTEM davaları birleşmelidir
01.03.2012
Yeşil’in ifadesi nerede
27.02.2012
‘Katiller aramızda’
25.02.2012
Yüzleşmeyi yeniden düşünmek
23.02.2012
‘Kürt aydınlanmasında çağdaş tıbbın ve Kürt hekimlerinin rolü’
20.02.2012
Annemin Kürtçe bilen doktoru
18.02.2012
İki kitap
16.02.2012
Zarar ziyanın var mı abi?
13.02.2012
KCK-MİT ve BDP
11.02.2012
İki devlet çıktı meydane
09.02.2012
‘Kürdistani’ Şerafettin!
06.02.2012
Ergenekon neyi başardı
04.02.2012
Mezar mezar üstüne, acı acı üstüne!
02.02.2012
JİTEM, geçmiş ve medya
30.01.2012
Medya ve hakikat
28.01.2012
Bu savaş sürdükçe...
26.01.2012
Kurbanla oynamak
23.01.2012
‘Ölüme hazır mısın, ölüme gidiyorsun!
21.01.2012
‘Dua edecek bir mezar taşı olsun’
19.01.2012
O bir Ermeni’ydi, adı Hrant’tı
16.01.2012
Hrant’ı anmak
14.01.2012
Irkçılığın böylesi
12.01.2012
Bir koğuşun resmi
09.01.2012
Özür ve kibir
07.01.2012
Cafer Solgun’a tehdidi kınıyorum!
05.01.2012
Suça ortaklık
02.01.2012
Ayten Öztürk’ün otopsi raporu
31.12.2011
Jiyana insanên windayi
29.12.2011
Bu ödül ilga edilse iyi olur
26.12.2011
Rojin
24.12.2011
İnkâra davet!
22.12.2011
Simit satıcıları
19.12.2011
Yaşar Kemal’e ödül
17.12.2011
Kolektif suçlar, yanlış kararlar
15.12.2011
Militarist Modernleşme’
12.12.2011
Müritlik Avrupa’ya da mı yayıldı
10.12.2011
Mehmet Eymür’e sorular
08.12.2011
Yeni komisyonun düşündürdükleri
05.12.2011
Bölünmüş Kıbrıs’ta futbol oynamak
03.12.2011
3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü unutmayın
01.12.2011
Barışı hayal etmek
28.11.2011
Yine Dersim, yine yüzleşme
26.11.2011
Sebebi kalmamış şiddet
24.11.2011
Kürtler’in sosyolojisi
22.11.2011
İşte hakikat, işte Meclis!
21.11.2011
PKK tartışmaları ve Taraf
17.11.2011
Sobasız çadırda rahmetli olan kardeşimiz: Deniz Olgun
14.11.2011
Hakkâri’yi Ferit Edgü’den öğrendim
13.11.2011
İsmet Şerif Vanlı’nın hasreti
10.11.2011
Engelsiz şehirler
07.11.2011
Bayram için iyi dilekler
05.11.2011
İyi ki o kitabı yazmamışız
03.11.2011
‘Kan çeker’ derler ya!
31.10.2011
Kürtler siyasi bölünmeyle karşı karşıya
27.10.2011
Deprem ve ‘nefret halleri’
24.10.2011
Barışa dair bir hikâyeniz olsun
20.10.2011
Ölüm listeleri, Ağar ve anılar..
17.10.2011
Öcalan’a ev hapsi
13.10.2011
‘Barışa emanet olun’
10.10.2011
Adonis, Nobel ve Arap Baharı
06.10.2011
Siyasi şans
03.10.2011
Çocuklar: Sıfır problem, mümkünse!..
29.09.2011
‘Ulusal sırlar’ ve İman El Obeydi Sendromu
26.09.2011
Kurşun adres tanımaz!
22.09.2011
TC vatandaşı, ‘Avrupalı Kürtler’
19.09.2011
Hrant’ın arkadaşlarından mektup..
15.09.2011
Kürt aydın sınıfı var mıdır
12.09.2011
‘Uzak mesafe Kürt milliyetçileri’ ve PKK
08.09.2011
‘Uzak mesafe milliyetçiliği’ ve Kürt aydınları
05.09.2011
İsrail için tarihin sonu
01.09.2011
Değişime ve aşka dair
29.08.2011
Ortadoğu değişiyor, ya Kürtler
25.08.2011
Diktatörlerin onuru
22.08.2011
Yeni bir savaşa hayır
18.08.2011
‘Pike: Bir polis şefinin kısa tarihi’
15.08.2011
Evet, pozitif ayrımcılık, ama esas olarak kime
11.08.2011
Eritme potasından pozitif ayrımcılığa
08.08.2011
Saflık..
04.08.2011
Kürtlere nasıl anlatmalı
01.08.2011
KCK davası ve ‘Kayıp Secere’nin yazarı
28.07.2011
İnsanlığa meydan okuma
25.07.2011
Savaşta şike, sporda şikeye benzemez!
21.07.2011
Ben ve Kürtler
18.07.2011
Yol ayrımı
14.07.2011
JİTEM gerçeği ve yavaşlık
11.07.2011
CHP Ergenekon’a diyet ödüyor
07.07.2011
PKK’yi dağdan indirmek
04.07.2011
Çandar’ın raporu: PKK’yle yüzleşmeye davet
20.06.2011
BDP ve seçimler
16.06.2011
Türkiye’nin asıl gündemi
09.06.2011
Bahçeli’nin ziyareti: Çaktırmadan sevmek!
06.06.2011
Mardin, Diyarbakır ve de facto Özerklik
02.06.2011
Faili meçhuller ve bilgi kirliliği
30.05.2011
27 Mayıs’ta ne oldu
26.05.2011
Yaşar Kemal röportajları ya da ‘Bir Zamanlar Türkiye’...
23.05.2011
Kıbrıs sorununu Dersimliler çözecek
19.05.2011
Tuhaf zamanlar ve bir dua
16.05.2011
Omeran Sempozyumu Yazdır
12.05.2011
‘Çeşitlilik ve özgürlüğü birleştirmek’
11.05.2011
Polis kurşunu yine mi sekti
09.05.2011
‘Sıfır noktası’
05.05.2011
Usame operasyonu: Kısasa kısas!
02.05.2011
Yeni Anayasa başka bahara mı kaldı
25.04.2011
1915, inkâr ve Kürtler
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8