Reha RUHAVİOĞLU



Bookmark and Share

Travmatik Ruh Halimiz ve Roboskî


11.06.2012 - Bu Yazı 3193 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Üç kıtaya yayılmış imparatorluğun bakiyesi olarak kalan üzerinde yaşadığımız “millî” topraklarda, imparatorluğun habitatından taşacak toplumsal travmalar yaşanmış, yaşanıyor. Ermeni Kırımı’ndan Dersim Tertelesi’ne, 6-7 eylül yağmalarından askeri darbelere, Çorum ve Maraş katliamlarından Madımak’a, 28 Şubat’tan Zanqirt (Bilge) Köyü ve Roboskî katliamlarına uzanan uzun ve geniş bir katliamlar tarihinin travması üzerinde yaşıyoruz.

Bu katliamlar tarihinin mütemadiyen tekerrür etmesinin sebebi, toplum ve devlet olarak katliamlarla yüzleşmeme inadımızdır. Eğer 1915 Ermeni Kırımı’nda aktif rol aldığı bilinenler, yeni ulus-devlet inşasında kullanılmayıp hakkaniyetle yargılansalardı belki Dersim Tertelesi’nin mimar ve taşeronları bu kadar pervasız olamayacaklardı. 6-7 Eylül’de suç yağmalananların üzerine yıkılmayıp adaletle muamele edilse belki Çorum, Maraş ve Sivas katliamları vuku bulamayacaktı.

Bu topraklara hükmeden devlet zihniyeti, bu toplumsal travmaları unutturmayı, hatta hatırlamayı yasaklamayı bir yönetim biçimine dönüştürmüş; toplum ise tarihin travmatik tecrübeleriyle ilişkisini gönüllü bir “unutma” üzerine kurmuştur. Bu travmalarla yüzleşmek devlet ve toplum için çok büyük yaptırımları beraberinde getireceğinden, devlet ile toplum arasındaki bu mutualist ilişki bu güne kadar gelmiş, gelebilmiştir; ki bunun kendisi travmatik bir durumdur…

Travmalardan kurtulmak isteyen bireysel yahut kolektif bilinç, değişik yöntemler deneyerek bunu yapar. Bunlar travmatik vakayı yok sayma, bastırma yahut görmezden gelme şeklinde tezahür edebileceği gibi; faile boyun eğme ve onunla uzlaşma (Dersimlilerin Kemalist CHP’ye oy vermesi ve Cemevlerine Atatürk portrelerinin asılması gibi) yahut kendini fail ile özdeşleştirip mağdura karşı duruş belirleme (Roboskî’de katledilenlerin “kaçakçı”, “PKK figüranı” olduklarını, dolayısıyla masum olmadıklarını düşünme) şeklinde olabilir.

Yaşadığı derin travmanın yükünden kurtulmak isteyen mağdur, bu yükü hafifletmenin yollarını arar. Bu konuda onu tatmin edebilecek yegane şey, yasını tamamlamasına, acısını dindirmesine imkan ve fırsat tanımaktır. Mağdur, faillerin ortaya çıkarılıp onlardan hesap sorulmasını bekler. Bu yolu açan dolaylı sorumluları bağışlayarak yasını tamamlamış, acısının biraz olsun dindirmiş olur. Aksi durumda yas tamamlanmadığından, yara kabuk bağlamayacak, kanamaya devam edecektir.

Travmatik durumlarda, yüzleşmeye yanaşmayan fail veya kendini fail ile özdeşleştirip mağdura karşı duruş belirleyenler; suçlayıcı, kibirli, ırkçı ve/ya ötekileştirici bir dil kullanırlar. Bu durum “yüzleşmeme koalisyonu” pozisyonundaki fail ve onun taraftarları arasında safların sıkışmasını beraberinde getireceği gibi mağduru daha da mağdur edecektir, etmektedir. Başbakan’ın Roboskî Katliamı hakkında, katledilenlerin ellerinde mayın haritalarının olduğu, onların PKK figüranı olduğu şeklindeki hakikate mugayir ifadelerinin milliyetçi-ulusalcı cephede safları sıklaştırması ve Roboskîlilerde hâlihazırda içinde bulunulan travmayı derinleştirmesi bunun en bariz örneğidir. Çünkü kavgada galip gelen tarafın kibrini arttıran ve yenilene yenilmekten daha fazla ağır gelen bir şey varsa o da yenen kişinin yenilenin yüzüne tükürmesidir. İçişleri Bakanı ve Başbakan’ın mevcut tutumlarının bundan fazla bir farkı olduğu söylenemez…

Çarşamba akşamı bir TV kanalında Başbakan’ın Roboskî Katliamı hakkında ölenleri suçlayıcı açıklamalarını dinlerken yanımda katliamda kardeşi dahil on bir akrabasını yitirmiş Ferhat Encü de vardı. Hissettirmeden Ferhat’ın yüzüne baktım. Gördüğüm, Başbakan’ın F-16 bombaları ağırlığında ifadelerinin Ferhat’ın dünyasını bir kere daha tarumar ettiğiydi, sustum, sustuk…

Roboskî Katliamı’nın vuku bulduğu günden bu yana, gerek İçişleri Bakanı gerekse Başbakan komplo teorilerini bir bir reddediyor ve kendilerine kredi verenleri her açıklamaları ile tekrar tekrar mahcup ediyorlar. Faillerin adalet önüne çıkarılacağı zamana dek bu katliamın sorumlusu hükümet olarak bilinecektir. Hükümetin mevcut tutumu, hakikatle yüzleşmekten ve travmalarla hesaplaşmaktan kaçanların psikolojisine tekabül ediyor. Bu psikoloji, toplumsal travmaların artık yaşanmayacağına dair bir garanti vermiyor, endişe veriyor…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
03.07.2014
İslam Kardeşiliği’ne “Cumartesi Anneleri” Dâhil mi?
18.04.2014
İslamî Gazetelerin Roboskî Katliamına Yaklaşımı
05.04.2014
yerel seçim sonrasına ilk bakış
22.03.2014
birinci yıldönümünde sürece bakış
15.03.2014
müsaade edin, cenaze var.
21.02.2014
özgül ağırlığı ümmet olan adama ciğerli künefeli sesleniş!
10.02.2014
muharrem’in yazgısı
02.02.2014
Hasta Tutsaklar Ölürken Hapishanesizliği Konuşmak
23.01.2014
Diyarbekir’den Yokuş Yol’a çıktı
11.01.2014
Gayretullah’a beş kala: Roboskî
06.01.2014
cemaat - hükümet kavgasının gör dediği
21.12.2013
paralel devlet, yolsuzluk, jöleli İslamcılık…
07.12.2013
urfa'da isotizm kazandı: ağam da şimdi gelir!
05.12.2013
halk iradesine iki pranga: seçim sistemi ve valilik kurumu
15.11.2013
Barzanî ziyareti kriz mi fırsat mı?
28.10.2013
Müftüdür adam, devletin bekasının kuludur!
12.10.2013
Demokratikleşme Paketi: Ne Kundir Ne Devrim
30.09.2013
Endişeli İslamcılık ve Hakperestlik
24.09.2013
Anadilde Eğitime Yaklaşım Sorunları
14.09.2013
Anadilde Eğitim ve Hakikatin Hırsızları
03.08.2013
Başörtüsü Meselesinin Çözülmesini İstiyor muyuz?
27.07.2013
Başörtüsü Meselesi Neden Çözülmüyor?
13.07.2013
Feqiyê Teyran’ın Sevgi Yolunda
24.06.2013
Roboskî'den Gezi Parkı'na İslamî Camiadaki Ayrışma
18.06.2013
İçinden Yazmak Gelmemenin Yazısı
07.06.2013
Taksim, Urfa, Diyarbekir Üçgeninde SürecAnkara
04.06.2013
Yeni İslamcı Gençlik: Hayal Kırıklığı mı Şans mı?
18.05.2013
Reyhanlı: Neyi Kaybettiğini Hatırla!
11.05.2013
Süreç İstanbul
08.04.2013
Süreç, Mektup, Roboskî…
02.03.2013
Peki ya dirileri ne yapacağız?
22.02.2013
Anadil Sızısı
16.02.2013
Şahin Öner’i Kim Öldürdü?
11.02.2013
Polisten Amme Hizmeti: “Çocuğunuz Olaylara Karışıyor…”
02.02.2013
İslam Kardeşliği ve Kürt Meselesi
31.01.2013
2012’de Neler Öğrendim
18.01.2013
Vurgun Yemiş Bir Güvercin: Hrant Ahparig
01.01.2013
Dersim’den Roboskî’ye İktidar-Medya İlişkileri
28.12.2012
Roboskî Yoklaması: Unutursak Kalbimiz Kurusun!
14.12.2012
Roboskîliler Devletten Özür Dilesin!
09.12.2012
Mustazafların Partileşmesi Bölge Siyasetini Nasıl Etkiler?
01.12.2012
İslami Camianın Kürt Meselesini Anlama Problemleri Üzerine*
24.11.2012
Mazlumder Kürt Forumu İzlenimleri…
22.11.2012
Ulus-Devlet İslamı ile Yüzleşme
09.11.2012
Hırs, Sebeb-i Hasarettir!
03.11.2012
Nefret Söylemi, Medya ve Başbakan
23.10.2012
Roboskî: Ankara’nın Dehlizlerinden Mahşere Mi?
13.10.2012
“öteki”nin iade-i itibarı
06.10.2012
TMK “Mazlum”u Çocuklar!
23.09.2012
Yaşasın adalet! ki insanlık ölmesin…
14.09.2012
Bir Mehter Yürüyüşü Olarak Millî Eğitim
12.09.2012
Kürdistan İslam Konferansı İzlenimleri
09.09.2012
Ulus Devlet İslamı ve Kürt Meselesi
24.08.2012
"Suriye halkı Gazze Tüneli ile ayakta!"‏
10.08.2012
Sahibinin Sesi Gazetecilik iftiharla Sunar
08.08.2012
Cami Kâbe’nin Şubesi mi, Bey Amcanın Kahvesi mi?
31.07.2012
İNŞ Diyanet’i: Tek Dil, Tek Mezhep, Tek İmam, Tek Selam!
21.07.2012
Bir Antimilitarist’in Askerlik Anıları (2)
09.07.2012
Serinleten Ölüm yahut Ölümüne Serinlik
01.07.2012
İslamî Camianın İmtihanı: Kürtler ve Roboskî
25.06.2012
Bir Antimilitarist’in Askerlik Anıları (1)
11.06.2012
Travmatik Ruh Halimiz ve Roboskî
28.05.2012
Kürdistanî İslamî Parti ve Kürt Hizbullahı
17.05.2012
ReisiCumhur’a Roboskî’nin arz-ı hali…
12.05.2012
“Irak Sınırındaki Olay” Yoklaması, yeniden…
04.05.2012
Roboskî’nin Tabutları İki Kere Yerde Kaldı
22.04.2012
Diyanete Reddiye: Lekum dinikum ve liye din!
10.04.2012
Buyurunuz, aşk ile; “büyümede rekor kırdık”
31.03.2012
Kürtçülüğün Kâbesinden Türkçülüğün Kalesine: Ziya Gökalp
25.03.2012
‘Allah’ın on pulunu bekleyedursun on kul’
16.03.2012
Hawara Kîmya Baran: Halepçe
12.03.2012
Roboskî’ye “Emine Ana” değil “Devlet” geldi…
02.03.2012
Roboskî: bunları biliyor muydunuz?
27.02.2012
Bir Mankurtlaştırma Süreci: Millî Eğitim
16.02.2012
Roboskî’nin 34’ü 35 olmasın! Roboskî’nin 34’ü 35 olmasın!
10.02.2012
Asım’ın Nesli’nden Kapitalizm Nesli’ne “Dindar Gençlik”
27.01.2012
Medyatik iz’ansızlığın tutarsızlığı
19.01.2012
Vurgun yemiş bir güvercin: Hrant!
15.01.2012
2011’de Neler Öğrendim…
07.01.2012
“Irak Sınırındaki Olay” Yoklaması
01.01.2012
Millî Eğitimin Dokunulmazları: Andımız ve Milli Güvenlik Dersi
29.12.2011
Ruhu Çalınmış Çocukları Yakan Ateş!
18.12.2011
Ruhu Çalınmış Çocukları Kamulaştırma Projesi
10.12.2011
Dezenformasyon Kalemşorluğu
07.12.2011
DERSİMİZ: DERSİM
17.11.2011
Kılıf Yapar Gafı, Esirgemez Lafı!
26.10.2011
"Kendine Müslüman" ile "Herkese Zerdüşt"
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive