Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…


09.04.2013 - Bu Yazı 5620 Kez Okundu.
Yorum : 3 - Onay Bekleyenler : 0

 Barış kelimesi, savaşın göbeğinde yaşayan ve onun doğrudan mağduru durumundaki insanlar açısından, “dışında kalanlara” göre daha derin bir anlam taşır. Onlar, savaşın ölüm, göz yaşı, sürgün, tecavüz, işkence ve acı olduğunu daha iyi bilirler. Bu nedenle daha coşkulu, daha heyecanlı karşılarlar barışı. Hele bu savaş –bizdeki gibi- otuz yıl sürdüyse, zaten barışırken neler konuşulacağı, hangi konularda anlaşılacağı belli olmuştur. Geri kalanı teknik ve diplomatik konulardır.

“Politikanın şiddet araçlarıyla sürdürülmesi” demek olan savaş süreci toplumda derin yarılmalar, saflaşmalar yaratır doğal olarak. Bu yarılmalar yönetenleri de, yönetilenleri de, toplumda var olan düşünce sistemlerini de derinden etkiler. Savaş uzadıkça, devamından yana olan yönetici klikler ve onların temsil ettiği düşünceler ve oluşumlar gerilerken, savaş karşıtlarının günlük yaşamda ve politik yapılanmalarda gücü artar. Bu durum adeta “eşyanın tabiatına uygun” bir durumdur.

Bizde de farklı olmadı. Savaş ağaları, bürokratik, militarist vesayetçi sistem ideolojik, politik ve ahlaki olarak ciddi bir kan kaybına uğrarken, barış fikri toplumda hatırı sayılır bir güç kazandı. Özellikle devleti temsil eden militarist vesayetçi kanadın bu kez karşısındakileri yenememesi, savaşın maddi ve toplumsal maliyetinin artması, onları büyük ölçüde siyasi yaşamın dışına atıp, güç kaybına uğrattı.

Ve geldik bu güne. Barış, gerek savaşanların, gerekse toplumun gündemine ilk kez bu kadar yoğunlukta oturdu. Savaşın mağduru ve tarafı olan Kürtler, çok açık ve yalın bir tavır ortaya koyup, barışa hazır olduklarını kitlesel olarak deklare ettiler. Onların bu deklarasyonunun ardından toplumsal ve politik yarılma daha da netleşti. Gerçi faşistinden, darbecisine, “darbeci avukatlarına” kadar hiç kimse “ben savaşın devamından yanayım” demedi, diyemezdi. Ama sokağa çıkıp, “vurma zamanı da gelecek” diyenlerin, sanki bu savaş bize milyonlarca kilometre uzaktaki bir yıldızda cereyan ediyormuş gibi sessizliğe bürünen, muhalefet partilerinin pusuya yattıklarını körler bile görüyor.

Bir de “ama’cılar”, sözlerine “ben de barış istiyorum, ama” diye başlayanlar çıktı ortaya.

Onlar şu sıralar Kürtlere, “neden barışmamaları ya da nasıl barışmaları gerektiğini” anlatıyorlar. Sanki otuz yıldır savaşan, bu savaşta on binlerce ölü, yüz binlerce yaralı, milyonlarca sürgün veren halk, kiminle ne zaman ve hangi koşullarda barışacağını bilemeyen cühela sürüsüymüş gibi, onlara “beyaz adam kibri” ile akıl vermeye uğraşıyorlar. Yaşadıkları toplumda hoşlarına gitmeyen ne kadar “kötülük” varsa, ne kadar “kötü” politik oluşumlar ortaya çıkmışsa, önce hepsinin bertaraf edilmesini, kendi kafalarındaki –o her neyse - “özgürlüklerinin” de Kürtler tarafından sağlanmasını bekliyorlar.

Otuz yıldır verdikleri her türlü mücadele ile milyonlarla ifade edilen bir örgütlülük düzeyine ulaşmış bir halkın, artık silahla değil demokratik araçlarla mücadele ederek haklarını genişletebileceğini, daha güzel bir dünya yaratma potansiyeli ile dolu olduğunu –kibirlerinden dolayı- görmüyor ya da görmek istemiyorlar. Daha dumanı tütmeye devam eden Arap Baharı’nın silahsız eylemlerle başlayıp, diktatörlükleri birer birer devirdiğini çabuk unutuyorlar.

Madem barıştan yanalar, desteklerini de kendilerine saklayıp, sussalar bari.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
3 0
isimsiz 09.04.2013 - 21:02:16
Bin Ali, Mübarek, Kaddafi, Esad'ların diktatörlükleri, onların silahlı milisleri birilerinin "kardeşi" olabilir, ama Arap halklarının kardeşi değildi. Diktatörlüklere karşı direnişi dahi heyecanla karşılamayan, onların silahlı katillerini "kardeş" gören, düştüğü politik konumun farkında bile olamayan birine ne anlatılır ki? Siz diktatörleri alkışlamaya devam edin biz halkların direnişini alkışlıyoruz. Kırk bin insanın öldüğü, yüz binlerce yaralı, milyonlarca sürgünün adı savaştır, adsız yorumcu!
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,45
NURETTİN ERDOĞDU 09.04.2013 - 11:51:28
ABD GÜDÜMLÜ KARDEŞİ KARDEŞE KIRDIRMA POLİTİKASINI ARAP BAHARI DİYEN ZAVALLILAR GĞREVİNİZ NE ABD FETO ARACIYLAMI SİZİ YÖNETİYOR.ÖLEN BİNLERCE KİŞİNİN SUÇLUSU KİM ÜLKELERE DEMOKRASİ GETİRİYORUM DİYEN ABD VESAZ EKİBİ VE SİZ ALKIŞÇI YAZARLAR
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,44
Ad Soyad Giriniz... 09.04.2013 - 02:24:16
ortada bir savaş yok ki barış'tan söz edelim. Savaşın tanımı, mahalle kavgasının tarifi gibi açıktır. Savaş felsefesinden ve daha pekçok şeyden bihaber efrat kavramların içini dolduran geçmiş tecrübeleri de yok sayarak anlam kargaşası oluşturmaktalar. Bizim son imza ettiğimiz barış Lozan'dır. Kişisel olarak biryanımızın acımasına bakarak içinde bulunduğumuz durumu savaş olarak nitelendiremeyiz. Zira karşımızda nebir devlet, nede savaşmaya cesaret edebilen bir ordu var. Ortaya çıkabilseler..
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,00
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive