Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…


03.06.2013 - Bu Yazı 2300 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Toplumsal ayaklanmaların, devrimlerin hangi nedenle, ne zaman ve nasıl başlayacağını bilen bir sosyolog ya da politikacı henüz çıkmadı. Tunuslu bir sokak satıcısının kendini yakmasının tüm Ortadoğu’yu alt üst edeceğini, diktatörleri teker teker devireceğini kimse bilemezdi. 1916 Aralık ayında Lenin bile, “bizim kuşak büyük ihtimalle devrimi göremez” derken, üç ay sonra Çarlık Rusya’sının yıkılacağını, Tahran’ın gecekondu mahallelerinde başlayan direnişin İran Şahı’nın sonu olduğunu dünyada hiç kimse tahmin edemezdi. Ama toplumsal ayaklanmaların “hiç kimsenin tahmin edemediği” böyle bir karakteri var.

Yazıya böyle bir giriş yapmış olmam, Taksim Gezi Parkı direnişiyle başlayıp tüm Türkiye’yi saran eylemlerin AKP’nin sonunu getirdiğini ve bunun bir devrimle sonuçlanacağını söylemek istemiyorum. Söylemek istediğim, isyan ve ayaklanmaların genel karakterinin bizim coğrafya için de aynı olduğunu vurgulamak.

Adına TC denilen bu coğrafyada yaşayan insanlar yüz yıldır, askeri vesayet altında ve özgürlüklerinden yoksun kaldılar. Kimi Ermeni, kimi Kürt, kimi Alevi, kimi sosyalist, kimileri dindar oldukları için zulme uğradılar. Askeri darbeler, bazen seçilmiş başbakanı, bazen gençleri ipe çekti. Binlerce aydını zindanlara doldurdu, sürgünlerde öldürdü. Özgürlüğünü hiç kullanamamış halk, askeri vesayeti gerileten, otuz yıldır Kürt halkının inkarı nedeniyle süren ve toplumu kirleten savaşa karşı adım atan şimdiki hükümete büyük bir destek verdi. İlk kez bu hükümet farklı yaşam tarzına, farklı sosyal sınıflara, farklı din ve kültürler sahip insanların desteğini aldı. Ama onlar bu desteği, sıradan insanların demokrasi ve özgürlük özlemlerini genişletip kökleştirmek için kullanmak yerine, kendilerinden öncekilerin yaptıklarına benzer biçimde, onları oraya getiren insanlara karşı, mağrur ve kibirli bir güç olarak kullanmayı tercih ettiler. Bir kez seçildiklerinde, “kimseye sormadan, kimseye hesap vermeden” her istediklerini yapabileceklerini düşünmeye başladılar. İnsanların ne zaman içki içeceklerine kurallar koyup, kaç çocuk yapmaları gerektiğini “telkin ederek”, özel yaşamlarının içine girdiler. Çalışanların sendikal ve sosyal haklarını yok eden taşeronlaşmayı yaygınlaştırarak –tersanelerde olduğu gibi- iş cinayetlerinin yaygınlaşmasına seyirci kaldılar. Milyonlarca yıldır özgür akan dereleri para babalarına tahsis ederek, insanları mağdur, doğayı tahrip ettiler. Medeni dünya atom enerjisini tasfiye ederken onlar yeni santrallerin temellerini attılar. Genç kuşağın emekli olma hakkını mezara yakın bir tarihe erteleyip umutlarını kararttılar. Kendilerinden öncekilerin oluşturduğu ve her tarafından pis kokular yayılan adalet sistemini düzelteceklerine, günleri sayılı kanser hastalarını, seçilmiş milletvekillerini, belediye başkanların bile cezaevlerinde tutarak, adalette keyfiliğin sürmesine aldırmadılar. Ve en vahimi, tüm bunların toplumda nasıl bir öfke biriktirdiğini göremeyecek kadar iktidar ve güç sarhoşu haline geldiler. Şu anki hallerine bakılırsa, bu öfke patlamasından da pek bir şey anlamışa benzemiyorlar.

Onlar anlar ya da anlamaz, bunu bilemem, ama bugünden sonra bu coğrafyada artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Artık bu topraklarda yaşayan insanlara rağmen her akıllarına geleni gerçekleştiremeyeceklerdir. 2013 Mayıs ayının son ve Haziran ayının ilk günleri yeni bir dönem başlatmış, demokrasi ve özgürlük kapılarını daha çok aralamıştır. O kapıyı tekrar kapatamayacaklardır. Şimdi söz bizde.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive