Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”


27.06.2013 - Bu Yazı 2585 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ergenekon davasının yeni başladığı, darbecilerle AKP hükümeti arasındaki mücadelenin en keskin döneminin yaşandığı, 27 Nisan muhtırasının verildiği 2007 yılında, “Hükümetin uyguladığı politikalarla anlaşamamak ayrı, seçilmiş bir hükümeti hiç tereddütsüz darbecilere karşı savunmak daha ayrı bir konu. (….) Darbecilerin elini güçlendirmektense, seçilmiş hükümeti darbecilere karşı savunmak günün tek doğru görevidir” yazmıştım. (http://selamigurel.com/yazilar/politikada_temiz_kalmak.html)

Aynı günlerde darbecilerin, modernist elitlerin, dindarlar, başörtülüler ve sıradan halk için geliştirdiği aşağılayıcı propagandalar da zirvedeydi. “Göbeğini kaşıyan halk plajlara akın etmiş, millet denize giremiyordu” “Ayak takımı” her yeri işgal etmek üzereydi, tehlike büyüktü. O “ayak takımı”  teyzelerimiz, amcalarımız, yeğenlerimiz, kuzenlerimizdi. Aralarında ayrıcalıklı generaller, zenginler, kariyer sahipleri, bankerler, fabrikatörler yoktu, bizdik yani. Gün oldu devran döndü, o ayakların gücüyle yürüyenler, o zor günleri onların desteği ile atlattılar. O günleri, “ayak takımı” sayesinde o koltuklarda rahat oturmaya başladıklarını unutup, keyfiliği, kibri temel yönetim tarzı haline getirmeye başladılar. Kendilerinden önceki iktidarların “ayak takımının” varlığını, özgürlüklerini, kimliklerini dikkate almayan tutumlarını devralıp, milyonlarca insanın sokağa çıktığı Gezi Eylemi’nden sonra, aynı aşağılayıcı dile sahip çıktılar. Hatta bir adım daha ileri giderek, “denetlediklerini” düşündükleri “ayak takımı” ile denetimleri dışında kalan “ayak takımını” karşı karşıya getirecek tehlikeli bir yola girdiler.

Bir önceki “Gezi direnişi ve iki farklı demokrasi anlayışı” başlıklı yazımda, tüm kitlesel direnişlerin toplumda iki farklı demokrasi anlayışı yaratmasının kaçınılmaz olduğunu yazmıştım. Bence, bu bir ideolojik yarılmadır, tüm elitistlerin, temsili demokrasiden başka demokrasi anlayışı olmayanların, bizim adına halk dediğimiz insan yığınını nasıl küçümseyip aşağıladıklarının, yani “bilinçaltının” yüzeye çıkmasıdır. Onların demokrasi anlayışları ile sıradan insanların demokrasi özlemlerinin karşı karşıya gelmesidir. Böyle bir durumda değişmesi gereken, geniş kitlelerin –onların deyimiyle çapulcuların- doğrudan demokrasi özlemi değil, toplumsal yaşamın dinamikleri ile uyuşmayan onların demokrasi anlayışıdır, yönetilenler değil, yönetenlerdir. Kitlelerden öğrenmeyen, öğrenemeyenlerin politik geleceği de, şansı da yoktur. Dün insanlar onları, küçümsenmediklerini hissettikleri için, kendilerini aşağılayan askeri vesayete karşı duydukları öfke nedeniyle desteklemişti.

-Hangi “ayak takımına” karşı kullanılırsa kullanılsın- bugün dil değiştiğinde, aynı dilin sahipleri, eninde sonunda aynı yolun yolcuları olmak zorunda kalırlar.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive