Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine


24.07.2013 - Bu Yazı 3644 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Doğan Akhanlı yaklaşık kırk yıllık arkadaşımdır. İlk tanışmamızdan birkaç yıl sonra, yoğun ilişkimiz ikimizin de "yeraltı yaşamı" sürdürdüğü 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonraki günlerde, İzmir'de başlar. Dört yıla yakın birlikteliğimiz, onun yakalanıp tutuklanması ve benim Almanya'ya kaçmamla birlikte yedi yıllık bir kesintiye uğrar.

Tahliye olup Türkiye topraklarında yaşama şansı kalmadığında, benimle yolumu izleyip Almanya'ya gelmesiyle yedi yıl sonra yollarımız yeniden kesişir. Daha sonra ikimizin de dostu olacak Hans Werner Odendahl, bir birimizden habersiz, önce benim, yedi yıl sonra da onun avukatı olmuş, bizi yeniden buluşturmuştur. İlk buluşmamıza iki cilt Almanca sözlükle giderim. Her zamanki kıvrak zekası aynen yerinde durduğundan mesajımı hemen anlar, iltica yurtlarının yoksun ve yoksul köşelerinde hızla Almanca öğrenmeye başlar, bir yandan da iki çocuğunu babalık yaparken yazmaya. Benim politika tutkunluğumu hayranlıkla izler, ama aklı yazarlıktadır. Karşılıklı kabulleniriz tercihlerimizi. Doğup büyüdüğümüz yerlere hasretlerimizi az konuşur, daha çok bakışarak dile getiririz, o da sürgündür ben de.

Ben "gözümü karartır", dönmeye karar veririm çocukluğumun topraklarına. Gözlerindeki kaygıyla uğurlar beni, ama konuşmaz.

Gözleri haklı çıkar, indiğim havaalanının duvarlarına bakarken, İstanbul'u görmeden polis merkezinin duvarlarına bakarım üç gün.

Ardından mahkeme ve salıverirler beni. Ben şanslı çıkarım.

Önce annesini, ardından çok sevdiği -benim de dostum- abisini kaybeder. O acıların tüm izlerini, ona hissettirmemeye çalışarak okurum gözlerinde, yüzündeki hüzünlü çizgilerde. Delice şeyler yaparız sıkça. Bazen Zürich'te, bazen Prag'da, bazen Avusturya dağlarında soluklanırız. Tek bir yürek olduğumuz anda en sert tartışmalara tutuşuruz arada, ama birkaç dakika sürer.

Yıllar ilerledikçe daha çok koymaya başlar ona hasretlik. Aynı coğrafyanın, hatta aynı kasabaların çocukları olduğumuzdan olsa gerek, her anlatımım, elimde gördüğü her fotoğraf yüreğindeki derin hasret duygusunu daha bir derinleştirir.

Bu kez, sevgisinin ötesinde hayran olduğu yaşlı babasının hastalık haberi ulaşır sürgün diyarına. O da "karartır gözünü". Bir başıma karşılarım onu havaalanında. Bana olanların beteri olur ona, havaalanı duvarlarının ardından, önce polis merkezinin, ardından cezaevinin duvarlarına bakmak zorunda kalır. Üstelik bir ömür boyu o soğuk duvarlara bakmasını isterler. O kadar barizdir ki kurgu, yer gök itiraz eder böylesi haksızlığa. Hilsenrath 85 yaşının yorgunluğuna aldırmadan onun ilk ülkesinin konsolosluğuna siyah çelenk koyar, Wallraff Evliya Çelebi misali yollara düşer, Ağaoğlu'ndan, Kemal'e tüm dostları "kazan kaldırır" bu haksızlığa. Kuşundan balığına tüm canlıların vicdanını birleştirir fark etmeden.

Ölümünden itham edildiği insanın çocukları, "biz babamızın katillerinin cezalandırılmasını istiyoruz, sizin intikam almak istediğiniz insanın değil" derler, mahkeme huzurunda. Mahkeme anlar her şeyi, vicdanlar galip gelir ve bize geri verirler Doğan'ı.

Şimdi birileri yeniden almak ister Doğan'ı bizden. Vermeyiz, veremeyiz. O vicdandır, onun yeri vicdanlı yüreklerin yanıdır.

Ya her şeyi alın vicdandan yana ne varsa, ya da "elinizi vicdanınıza koymayı" öğrenin. Ama Doğan bizimdir, vermeyiz onu size.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive