Selami GÜREL

Selamigurel@gmail.com



Bookmark and Share

BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI


06.08.2013 - Bu Yazı 2450 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eylül 2008

 

Birisi bana bugünlerde, “şu anda toplumun en şaşkın kesimi kimler” diye sorsa;

“1-Darbeciler, 2-Sosyalistler” derim

Darbeciler şaşkın.

Evlerinde, ofislerinde ele geçenlere bakıldığında, ortaya çıktıkları Teşkilat-ı Mahsusa’dan bu yana, –arada görünmez kaza­lar olsa da- bes belli böyle şeylere pek alışık değillermiş.

Kaderde Evren olmak varken, dört duvar arasında olmak zorunda kaldılar. Şaşkın olmalılar...

Darbe kelimesinin ne anlama geldiğini ilk anlamaya başladığımda, ilk mektebin ilk sınıfına yeni başlamış bir çocuk­tum. Babaannem ağlıyordu. Sorduğumda, “Menderes’i astılar” demişti. Babaannemin de oy verdiği başbakanmış asılan.

İkincisinde liseli bir delikanlıydım. Sınıfta, Necati –Okutan- ile birlikte ağlamıştık. Denizleri asmışlardı.

Üçüncüsünde, sıkı bir örgüt militanı, bir sendika başkanıydım. Bu kez çok insanı idam etmiş, işkencede öldürmüş, sokaklar­da kurşuna dizmiş, sakat bırakmışlardı. İçlerinde arkadaşlarım yoldaşlarım da vardı. Çoğuna ağlayacak “lüksüm“ olmadı.

Aslında bu şaşkınlar listesine 3. olarak kendimi de eklemem gerek. Çünkü ben de sosyalistlerin şaşkınlığına şaşkınım. Hem kendimin hem de onların şaşkınlığını birlikte yazayım.

Bizim coğrafyada ilk kez, daha darbe olmadan 10 bine yakın insan sokaklara çıkıp, “Darbeye Hayır” diye yürüdüğünde –sosyalistlerin yüzakı, sınırlı sayıdakilerin dışında- eylemde sosyalistler yoktu.

Onlar şaşkın olmalıydı, ben de şaşkındım…

Ardından Ergenekon’un önemli kadroları tutuklandığında, Sosyalistlerin, darbe karşıtı cepheyi genişletip, darbecileri iyice teşhir edeceklerini beklerken, onlar yine –olmadıkları- piyasa­dan çekildiler. Oysa, “darbe dönemlerinde biz solcuların yanı sıra işçilerin, sendikacıların, darbecilerle anlaşmayan herkesin ne acılar çektiğini bilenlerin, darbecilerin karşısına çıkacağını” sanmıştım.

Onlar şaşkın olmalıydı, ben de şaşkındım…

Günler geçtikçe şaşkınlığım biraz dağılmaya başladı… Ama biraz…

Aman yarabbim! Meğer herkesin dağarcığında,“benim bilmediğim“ ne cevherler varmış da, ortaya dökmek için bu günü beklemişler. “12 Eylül darbecilerinden hesap sorulmadan yenile­rinden hesap sormanın abesle iştigal” olmasından mı, “AKP nin kapatılma davasının rövanşına alet olmak istemeyenlerden mi”, “laik darbecilerin, islamcı AKP‘ye yeğ tutulabileceğini ima eden­lerden mi”, “seçilmiş AKP ile darbeciler arasında fark görmeyip yiyin birbirinizi diyenlerden mi”… Hangi birini saysam ki !

Ama aylardır ben de birçok insan gibi bu darbe haberleri­yle uyuyup, uyandığımdan, artık bazı şeyler hafızama yer etmiş. İzninizle bunların aklımda kalan bazılarını aktarmak istiyorum:

Şu tutuklanan generallerden birinin, 7 genç sosyalistin katili ile 180 kez telefon görüşmesi yaptığını bizzat meclis araştırma komi­syonu saptadı mı, saptadı.

Darbe günlüklerinin gerçek olduğunu yetkili makamlar doğruladı mı, doğruladı.

Ümraniye ve Eskişehir’de ele geçirilen askeri el bombalarının, Cumhuriyet Gazetesine atılan bombalarla aynı seri numarasına sahip olduğu tescil edildi mi, edildi.

Daha “tescil edilemeyen” ama bizim tahmin edebildiğimiz –metropollerde ve Güneydoğu’da- onlarca karanlık cinayetle bu grubun ilişkisi olma ihtimali çok yüksek mi, yüksek…

Yani birader, sen neyin peşindesin? Sana “kurtuluşumuz AKP nin elinden olacak” diyen mi var? AKP denen partinin bir sermaye partisi olduğunu bilmiyor muyuz? Bu darbeci çete eğer bir halk ayaklanması sonucu tasfiye edil­meyecekse, zaten bir düzen partisinin iktidarı döneminde tasfiye edilmeyecek miydi? Dünyanın birçok ülkesinde kapitalist partile­rin iktidarı döneminde defterleri dürülmedi mi (İtalya Portekiz İspanya, Yunanistan vb) Bunun bizim ülkemizde bilmem ne partisi döneminde olmasının ne önemi var? Yoksa sen, “biz darbecilerin ancak bir devrimle tasfiye edildiği durumda saf tutarız” mı demek istiyor­sun? Senin için, “işçi sınıfı ve emekçi halkın hak ve özgürlüklerinin –bu düzende- az ya da hiç olmamasının bir anlamı yok mu?” (13 Eylül de ne sendikamız kalmıştı ne de hak ve hukukumuz. Bugün hala o günlerin yarattığı dağınıklığını yaşamıyor muyuz? Eğer halen 11 milyon işçi SİGORTASIZ sa –dikkat sendikasız demiyo­rum- bu bize o darbenin de mirası değil mi)

Sen,bu “taze” darbecilere sessiz kalıp, yerini açıkça darbe karşıtı safta belirlemeden , eski darbecilerle, düzen partileriyle hesaplaşabileceğini mi sanıyorsun? Demirel de bize düşmandı Evren de. Evren iktidar olduğunda, Demirel’le hesaplaşabildin mi? Taze darbecileri bertaraf etsen, “bayatlarıyla” daha kolay hesaplaşacağını görmüyor musun?

Bir de ben ve benim gibi, “darbecilere karşı açık tavır alıp, darbelerden usanmış demokrasi güçleriyle birlikte davrananlara” –aklınca- kulp takmaya çalışıyorsun, çalışma, yemezler.

Durumunuza şaşkın, kendimden eminim. Size akıl ve sağduyu diliyorum.

Darbeciler ve onlara “yol açanların” da canı cehenneme

Yazarın notu: Bu yazı 2008 yılında kaleme alınmıştır

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive