Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması


14.12.2013 - Bu Yazı 2071 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 2007’de Ergenekon süreci başladığında, politik tutum belirlemekte hiç zorlanmadım. Askeri vesayet, pratikteki adıyla darbeciler, politik yaşamın dışına atılmalıydı, dünyanın hiçbir gücü beni bunun tersine ikna edemezdi. Günlük yaşamımdaki tutumumla, yazılarımla buna uygun davrandım, darbe anayasasının bir yerlerinden yırtılmaya başlandığı referandumda “yetmez ama evet” dedim, değişiklikler Kürtleri yok saymaya devam ettiğinden, Kürdistan’da boykotu destekledim. Benim tutumum, demokrasi mücadelesini ilerletmek için o dönemde alınması gereken doğru bir tutumdu ve bundan hiç pişmanlık duymadım. Duymadım, çünkü darbecilerin politik yaşamın dışına çıkmasıyla, kapitalist aç gözlülüğün biteceğini, AKP’nin yetmiş milyona bir cennet sunacağını aklımdan bile geçirmedim. Bunu aklımdan geçirmememde “modern kapitalizmin” alasının yaşandığı Almanya’da 25 yılda gördüklerim mi, yoksa o ülke vatandaşları sakallı Marks ve Rosa’dan okuduklarım mı daha etkiliydi bilmiyorum. Ama darbeciler gittiğinde geriye kalan sivil kapitalist devletin de “bela” olduğuna ikna idim.

Otuz yıldır bu coğrafyanın en temel sorununun Kürt Sorunu olduğunu, bu sorun çözülmeden hiçbir sorunun köklü olarak çözülemeyeceğini her aklı başındaki insan gibi ben de biliyordum. Askeri vesayetçilerin bu sorunu bitirmek bir yana, devam ettirmek için ellerinden geleni yapacaklarını da.

Darbecilerin devre dışı kalmasından bir süre sonra, birçok iniş çıkış ve dalgalanmaların ardından, hükumet konuyu gündemine alıp bir süreç başlatmak zorunda kaldı. Darbeciler, onlara umut bağlamış Kemalist - ulusalcı elitler bundan hiç hoşlanmadılar, ama insanlar savaştan öylesine bıkmıştı ki, açıktan tavır almaya da gözleri yemedi, halen pusuda bekliyorlar.

Politikayı yüzlerce ifade ile tanımlayabilirsiniz, bana göre bir tanımı da güçler arası bilek güreşidir. Hükumet Kürtlerle barış masasına oturduğunda bir bilek güreşi başlamıştı, o güreş devam ediyor. Hükumet Kürtlerin bileğini yere yatırıp kendi koşullarını dayatmaya, Kürtler ve gerçek demokrasi güçleri de bileğini büktürmemeye çalışıyor. Ben Kürtler ve demokrasi güçlerinin bileğini güçlendirmeye çalışanlardanım.

Esas konuya gelene kadar çok konuştuğumun farkındayım, ama bunları söylemeden lafı bağlayamazdım.

Hükumetle cemaat arasında patlak veren son krizden sonra olayları, yukarıda özetleme çalıştığım bir bakış açısıyla anlamaya çalıştım. Demokrasi adına taraf olabileceğim noktalar aradım, yoktu. Gelecek yıllarımızda kaderimizi belirleyecek önemdeki barış sürecine dair tek laf edilmiyordu, eğitimden sağlığa, genç işsizlerden çevre sorununa kadar onlarca can alıcı konu gündemde yoktu,  on milyar dolarlarla ifade edilen gelir kapıları, dershaneler aracılığı ile kontrol edilen milyonlarca genç konuşuluyordu daha çok.

Taraf Gazetesi MGK tutanaklarını açıklayarak, milyonlarca insanın bilgi edinme hakkını yerine getirdi, bir gazetecilik eylemi olarak, sonuna kadar savunuyorum onları. Milyonlarca insanın kaderini belirleyen devlet kararları “sır” olamaz, bunu “sır” olarak savunanlar devletlerinin “halka rağmen” var olan bir yapı olduğunu göstermiş olurlar sadece. Gazetecilik eyleminin dışında, politik olarak, bu kapışmada taraf olmak, bana göre, mümkün değil.

Eğer hak ve özgürlükler konusunda konuşmaya başlarlarsa –ki hiç umudum yok- o zaman ben de fikrimi söylerim.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive