Selami GÜREL

Selamigurel@gmail.com



Bookmark and Share

Cin şişeden çıktı


10.03.2014 - Bu Yazı 2520 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu coğrafya hep “beklenmeyen” olaylara gebedir, çoğu toplumsal hareketler sizi hazırlıksız yakalar, kavramakta, doğru yorumlar yapmakta zorlanırsınız. Katiller kahraman, hırsızlar mağdur olarak çıkabilir karşınıza ve birileri buna inanmanız için elinden geleni yapar. Tepkiler de “şaşırtıcı” olur çoğunlukla. Hrant’ın katledilmesinin yüz binlerce insanı sokağa dökeceğini, her gün küfür olarak duyduğumuz Ermeniliğin bir anda milyonlara mal olan “hepimiz Ermeniyiz” sloganı olarak dalga dalga yayılacağını, tetiği çekenler de, çektirenler de bilemez. Yüz yıllık askeri vesayete dokunulacağı, “dokunulmaz” darbecilerin de yargılanabileceği, hiç aklınızdan geçmeyen bir anda gerçekleşiverir. Kürt sorununun ancak Öcalan’la çözüleceği, onunla görüşmelerin açıktan yürütülmeye başlanması günlük gazete haberi haline gelir. Gezi Parkı’nın AVM’ye dönüştürülme planının milyonlarca genci sokaklara döküp, hükümete ilk yenilgisini yaşatacağını hiç kimse hesaplayamaz. Bu direnişin toplumsal, politik derinliğini en politik, en kitlesel, en deneyimli kesimler bile başlangıçta kavrayamaz. Birçok insan yaşadığımız sistemde yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet gibi kavramların “olağan” olduğunu bilir de, bu işe devletin önemli yöneticilerinin bu kadar açık adının karışabileceğini akıl etmez, ama bu da yaşanır.

Bunların hepsi “cini şişeden çıkarır” ve o cin bir daha şişeye girmez. Artık milyonlarca insan “Ermenidir”, darbe karşıtıdır, savaşın bitmesinden, yüz yıllık Kürt sorununun çözülmesinden yanadır, gezi ruhunun taşıyıcısı, rüşvet ve kirlilikten midesi bulanandır.

Sıradan insanlar, şeffaflık ve demokrasinin olmadığı egemenlerin dünyasında neler döndüğünü, ne tür kirli hesaplar yapıldığını bilmez, bilemez. Olayları, onların kendi aralarındaki çatışma ve kirli uzlaşmaları gördükçe anlamlandırmaya, politik, ahlaki bir tutum takınmaya çalışır. Bunu, günlük yaşamına dair ekonomik, politik, insani kaygılarıyla yapar. Otuz yıllık savaşın ortasında binlerce cinayetin tanığı olarak yaşadıysa, darbeler tarihini iliklerinde hissediyorsa, Ermeniyse, kadınsa, eşcinselse, dereleri HES’lerle kurutulduysa, bir üniversite bitirip yaşayabileceği bir iş bulamıyorsa, tüm yaşananlara kendi penceresinden bakarak değerlendirir. Bu kirliliğe yanıtı olan muhalif seslere kulak vermek ister, daha önce gerçekleşen sürecin yalanlarıyla yaşamak istemez. Yeni sürecin, yeni ve inandırıcı aktörlerini gözlemeye daha hazırdır. Darbecilerin, ulusalcıların kendi politik duruşlarına meşruiyet kazandırabilmek için iddia ettikleri gibi, kitleler asla aptal değildir. Milyonlarca insan, adı rüşvet ve yolsuzluğa karışan politikacılar tarafından yönetilmek istemez. Yirmi yaşına kadar gözü gibi kollayıp büyüttüğü çocuğunu anlamsız bir savaşa gönderip, tabutla geri dönmesine rıza göstermez. Ama iktidarlardan hoşnutsuz olduklarında da, seçeneklere, muhaliflerin gücüne ve inandırıcılığına bakarlar. İnandırıcı bulmazlarsa kolayca yön de değiştirmezler.

Bu topraklarda yukarıda saydığım olaylardan sonra milyonlarca insan sokaklardaydı. Hrant’a sahip çıktı, darbecileri mahkum ettirdi, darbe anayasasına hayır dedi, Diyarbakır Newruz’unda bir milyon kişiyle barışın arkasında durdu, Gezi’de hükümetin feleğini şaşırttı. Hükümet buna karşılık demokratik adımlar atıp şeffaflaşacağına, otoriterleşmeyi, kire bulaşmayı tercih etti. Şimdi ise kirlenmenin üstünü örtmeye, demokrasi düşmanı darbecilerle uzlaşıp, onları aklamaya çalışıyor.

Şubat 2009’da, “Hiçbir egemen sınıf kendisine hizmet edecek devletini bir nok­tadan sonra fazlaca yormaz. Solcuların bu temizlik hareketine aşağıdan bir dalgayla hız kazandırma dertleri olmadıkça, devlet bunu bir noktada bitirecek” yazmıştım. O zamanlar Gezi yaşanmamış, Kürtler politika sahnesine bu kadar güçlü bir barış talebiyle çıkmamıştı.

Ama artık, milyonları aptal yerine koyarak yola devam etmek hiç kolay değil. Üstelik milyonların bu kez HDP gibi demokratik bir seçeneği var.  Ve cin şişeden çıktı bir kez, bir daha sokamazlar.

 
.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive