Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Esas yenilik…


19.08.2014 - Bu Yazı 1748 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Toplumsal mücadelelerde haklı olmak, bu haklılığın toplumda her zaman bir karşılık bulacağı anlamına gelmiyor. Hatta tersinin daha çok yaşandığı söylenebilir. Belirli tarihsel momentler, haklı olanın o andaki örgütlü gücü ve o örgütlü gücüne uygun politik manevra yeteneği gibi faktörler belirliyor bunu. On yıllarca süren mücadelenin karşılığını bulmak kısa bir ana sıkışabiliyor.

Uzun bir süredir, bu coğrafyada toplumsal hoşnutsuzluk ve demokrasi beklentilerine bir bütün olarak yanıt verebilecek bir muhalefet hareketi yaratılamadı. Sistem partilerinin iktidar ya da muhalefette oluşlarındaki farksızlığı, askeri vesayet en iyi şekilde kullanarak kitleleri kendi iktidarının etrafında tutmayı başardı. AKP’nin hükümet olmasından sonra başlayan Ergenekon ve darbe davaları sürecinde Kürtler dışındaki muhalefet partilerinin askeri vesayetin kuyrukçuluğuna ve milliyetçiliğe sarılmasıyla, AKP hem hükümet hem de muhalefet partisi durumuna geldi. AKP Gezi eylemleriyle ilk “sarı kartı” görmesine rağmen, bu eylemler Kemalizm ve milliyetçiliğin kabuğunu kırmayı başaramayınca, yerel seçimler de “kayıkçı kavgası” olarak sonuçlandı.

Otuz yıldır ilk kez, Kürtlerin kendi öz örgütlülüklerini koruyarak barış için uzattıkları el milyonlar nezdinde kabul gördü. Bir KÜRT CUMHURBAŞKANI ADAYI Türkiye’deki demokratik kitleden destek buldu. Bir önceki seçime göre oylarını yüzde 55 oranında artırdı. Askeri vesayete destek ve milliyetçiliği kılavuz kabul eden partiler hezimete uğradı. Milyonlarca seçmenleri sandığa bile gitmedi. Ve tüm taşlar –bir daha düzelmemek üzere- yerinden oynadı. İktidar partisi seçimden başarıyla çıkmış, Erdoğan CB seçilmiş olsa, onlar açısından derin bir krizden bahsedilmese bile, işlerinin eskisi kadar kolay olmadığını kendileri de iyi biliyorlar.

Biz Türkiye’de bu seçimlerle uğraşırken, Saddam’ın Halepçe katliamının benzeri, hem bizim yöneticilerimizin, hem de dünyanın gözü önünde, Ezidi Kürtlere karşı IŞİD eliyle uygulamaya konuldu. Binlerce Ezidi kadın, çocuk, yaşlı –bir soykırım provası yapar gibi- katledildi. Yine bir kara sessizlik çöktü ortalığa, yer gök inletilmedi. “Yaratılanı yaratandan ötürü sevenler” sustu. İş yine, yeniden, sadece bizim coğrafyamızın değil, tüm Ortadoğu’nun özgürlüğü için 30 yıldır direnen Kürt gerillalara düştü. Rojava korundu, Mahmur geri alındı, Şengal dağlarına sığınan Ezidilere onlar ulaştı. 

IŞİD denen taşeron örgüt, patronlarının desteği ile ne kadar daha yaşar bilemeyiz, ama Kürtler yenilmeyecek, bu kesin.

Erdoğan’ın halk oylamasıyla Cumhurbaşkanı seçilmesinden sonra “Yeni Türkiye” kavramı sıkça kullanılır oldu. Eski yıllarda, emekli ya da darbeci generallerin, olmazsa parlamento pazarlıklarının sonucunda herhangi birinin, CB olduğu dönemlerle kıyaslandığında bir yenilik olduğu açık. Ama esas yenilik bu değil.

Esas yenilik doksan yıldır varlıkları kabul edilmeyen Kürtlerin yasal CB adaylarının milyonlar tarafından kabul edilmesi, bunun etrafında demokrasi ağlarının örülebilmesinin zemininin oluşmasıdır. Esas yenilik, daha düne kadar tüm ulusalcı “modern laiklerin”  nefretle andığı Kürt gerillalarının hepimizin yaşamını tehdit eden IŞİD gericiliğine direnmesidir, Demirtaş nezdinde sivil demokrasinin, Öcalan nezdinde halkların barış içinde yaşayacağı Ortadoğu’nun, hayal olmaktan çıkıp ete kemiğe bürünmesidir.

Bugünün politik önemi, Kürtlerin haklı direnişinin, ısrarla, inatla korudukları örgütlülüklerinin anlamlı ve kitlesel karşılığını bulmasıdır. Artık demokrasinin kapıları daha aralıktır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive