Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Yüz yıllık ölü toprağı


1.09.2014 - Bu Yazı 2341 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bu satırların yazarı 25 yıl Almanya’da yaşadı. Politik yaşamı da oldukça aktifti. Bir Almanya sosyalist örgütüne üyeliğinin yanı sıra Kürtlerin gazetelerine de yazılar yazar, çeşitli platformlarda tartışmalara katılır, konuşmalar yapardı. Burada hiçbir örgüt ya da partinin üyesi değil, bir kısmını sizlerin de okuduğu yazılar yazıyor daha çok. Almanya’da “gündemi kaçırmak” kaygısını, yıllık izne çıktığı dönemde bile duymaz, izin dönüşü fazlaca değişiklikle karşılaşmadan, kaldığı yerden devam ederdi yaşamına.

Burada bir gün haberleri izleme olanağınız yoksa ya da akşam haberlerinde hasta ziyaretindeyseniz, önünüzde bir anda değişmiş gündem maddeleri yığılmış oluyor. Her gün yeni bir yazı yazma olanağınız yoksa –ki başka bir işiniz olmamalı o zaman- ya onlardan size en önemli gelen birine temas edecek, ya da bizim hükümetin torba yasaları gibi hepsini bir çuvala doldurmaya çalışacaksınız. Galiba ben bu yazımda ikincisini yapacağım.

Sınırlarımızın hemen dibinde bir insanlık dramı yaşanıyor, silahsız savunmasız Ezidi Kürtlere karşı bir soykırım uygulanmak isteniyor. PKK’nın yardım ve koruyuculuğu olmasa, yüz yıl önce Ermenilere yapılanın aynısını yaşayacaktı Ezidiler. İsrail barbarlığının Gazze’deki katliamı için –haklı olarak- yeri göğü inleten “Müslümanlardan tık yok”(*) “Yaratılanı yaratandan ötürü sevmek” balonu sönüp gitti.  Roboskili aileler kendi acı ve yoksulluklarını unutup, yirmi bin Ezidi’ye sınırda yol ve köyünde kucak açarken, bir “Müslüman” gazete olayı iğrenç bir şekilde manipüle etmekle meşguldü. (**) İnsan, “2014 yılında bile bunlar yaşanıyorsa, 1915 yılında kim bilir neler yaşandı” diyor.

Benim akşam haberlerini kaçırdığım sırada “yukarıdaki insanlık dramını bile gölgede bırakacak!!!” başka bir gündem düştü sosyal medyaya. Üç Cumhurbaşkanı adayından biri olan ve seçimi rakibinin kazanmasıyla onu alkışlayarak tebrik eden Demirtaş hedef tahtasına oturtulmuş. En yakın arkadaşlarımdan bazıları bile, bu durum karşısında “dumura uğramış”, herkes bir birinden yardım istiyordu!

Derken iki Ermeni aydın da bir birine girmez mi? Zaten az bölünmüşüz gibi, yeniden bölündük.

Daha çok gündem var, ama burada bırakıp biraz da sadede gelmeye çalışayım.

İlk söylenmesi gereken, eğer siz toplumsal muhalefetin dinamiklerini doğru kavramaktan uzaklaşır, ortaya çıkan –siyasetin dolduramadığı- muhalefet boşluğunun doldurulmasını aydınlardan beklemeye başlarsanız, bu boşluğu en ala şekilde iktidardaki güçler doldurur. Aydınların çoğu, ezenle ezilen arasındaki mücadelede tarafların gücüne göre tavır belirler. Politikanın görevlerinin aydınlara yüklenmesi, oportünist bir sorumluluktan kaçma eylemidir.

Bununla aydınların eleştirilmeyeceğini söylemek istemiyorum elbette. Adına layık aydın olmanın vazgeçilmezi, haklının, mağdurun yanında, güç kurumlarının karşısında olmaktır. Ama bunu biraz daha açalım. Dünya genelinde 70 yıllık Stalinizm, bizim coğrafyamızda yüz yıllık askeri vesayet ve cumhuriyetle birlikte Kemalizm, bu toplumu yalan makineleri ile şekillendirdi. Darbelerden medet uman, Stalin’in Gulag Takımadalarını yücelten solcular bu topraklarda yetişti. Milliyetçilik aynı solcuların yakasından hiç düşmedi. Şimdi ortada dolanan aydınların çoğu bu insanlar arasından çıktı. Her biri –istisnaları elbette ayrı- her an sınırın diğer tarafına düşebilecek şekilde “sırat köprüsü” üzerinde yürümeye çalışıyor. Belli ki, o bahsettiğim politik muhalefet boşluğu doldurulmadıkça, bir o tarafa, bir bu tarafa düşmeye devam edecekler.

Bu ülkede muhalefetin temellendirileceği alanlar o kadar belirgin ki, insan suni gündemlere baktıkça, politik alanda at koşturmak isteyenlerin beceriksizliğini anlamakta güçlük çekiyor. Karadeniz’den tüm Kürdistan’a her yer HES ve baraj adı altında tam bir doğa katliamına, talana maruz kalmış, dünyanın vazgeçmeye çalıştığı atom santralleri bizde halen cazibe merkezi. Karadeniz’e her yıl –akan kanalizasyon suları dışında- 600 milyon ton çöp dökülüyor, balık ve kuş türleri her gün azalıyor.

Son on yılda ekonomi büyümeye, kişi başına düşen milli gelir 3 kat artmasına rağmen, emekçilerin, emeklilerin reel satın ala gücü yerinde sayıyor. Sendikasızlık, aşırı çalışma saatleri, iş güvenliğinin yokluğu, taşeronlaşma gibi çalışanların sorunları sahiplenecek birilerini bekliyor. Açık ki tüm bu sorun ve talepler makul bir şekilde sahiplenildikçe, demokratik hak ve özgürlüklerde direndikçe o boşluk doldurulacak.

Ama bu asla, “anayasa kitapçığı fırlatmakla”, el sıkmakla ya da sıkmamakla, tebrik etmekle ya da etmemekle olmayacak.

Toprak yeşeriyor, ama yüz yıllık ölü toprağı hızlı ürün vermiyor.

(*) kastettiğim elbette duyarlı Müslümanlar değildir.

(**) İlgili yazının linki: http://www.demokrathaber.net/guncel/aciyi-iyi-bilen-roboski-koyu-20-bin-sengalliyi-agirladi-h37424.html

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive