Selami GÜREL

Selamigurel@gmail.com



Bookmark and Share

Kobane, Egemenler ve Aydınlar


02.10.2014 - Bu Yazı 1716 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yazıma, bazılarının “klişe” bulacağı, bir cümle ile başlamak istiyorum: Egemen sınıfların insanlıktan uzak politikaları bazen insanın kanını donduruyor. Ömrümüz sınıflar mücadelesinin acımasızlığını okuya unuta geçse de, her yeni katliam yüreğimizi kanatmaya, öfkemizi tırmandırmaya devam ediyor.

Otuz yıllık savaşın ardından, yüz yıllık Kürt Sorunu’nun bir barışla bitme ihtimali belirdiğinde tüm toplumu bir umut ve heyecan dalgası sarmıştı. Bu öyle güçlü bir dalgaydı ki, karşı çıkanlar bile seslerini kesmek zorunda kaldı.

Sorun, “barış ve demokrasi iradesi merkeze oturtulsa”, çözülmesi kolay görünüyordu. Ama devreye  yüz yıllık devlet refleksi, yani “barışsak bile teslim alarak barışırız” düşüncesi girince, süreç mayın tarlasındaki yürüyüşe dönüştü.

Tüm dünyanın lanetlediği katiller çetesi, Rojeva, Şengal ve Kobane’deki Kürtlere saldırıya geçtiğinde, “lanetleyen” devletler bunu seyretti. Kendi öz örgütlenmeleriyle buna direnen, Rojeva’da püskürten, Şengal’de on binlerce insanın yaşamını kurtaran PKK – PYD’ye kimse destek vermedi. Hatta katillere destek verdi.

 Kobane saldırısından sonra, daha düne kadar aynı masanın etrafında oturup sürece çözüm arayan taraflardan biri masanın diğer tarafındakinin “terörist” olduğunu anımsayıverdi! Her türlü provokatif eylemin gelişebileceği bir dil ve politik tutum devreye girdi.  Sözün her an bitebileceği” bir sürecin kapıları aralandı. “Yüz yıllık kangren haline gelmiş Kürt sorununun” bir barışla sonuçlanma ihtimali iyice yaklaşmışken, çeşitli hesaplar uğruna feda edilmesi an meselesi haline geldi.

Rojava’da kaç yüz bin, Şengal’de kaç on bin insan bir toplu katliam ya da soykırımdan kurtuldu, kaç insan öldü, Kobane’de ne olacak, tam olarak bilemiyoruz. İki yıldır, yıllardır var oldukları topraklarda yaşamaya devam etmek isteyen, bunun için yediden yetmişe direnen insanlar öldürülüyor, insanlık öldürülüyor…  

 Gözlerimizin önünde yaşananlar ve – “bizimkilerin” tayin edici olduğu-dünya egemenlerinin tutumu insanda öfke krizine yol açıyor…

Biraz sakinleşince, “onlar dünya egemenleri, anlık ve uzun vadeli çıkarları neyi gerektiriyorsa ona uygun davranırlar” demek istiyor insan…

 “Barış Süreci’nin sağlıklı yürümesini isteyen” bazı aydın arkadaşlarımız, bizi yönetenlerin son günlerdeki politik tutumlarının yanında durmanın mümkün olmadığını görüyor, onlara “ufaktan dokunurken”, direnenlere direniyorlar. “Kobane’nin Stalingrad gibi direneceği” söylendiğinde, direnenleri anlayacaklarına,  bu onur direnişini “küçümsüyorlar”

Lafı uzatmaktan yana değilim.

Bir insanın, bir demokratın görevi HER KOŞULDA mazlumun yanında yer almak, barışı, kardeşçe bir arada yaşamayı savunmaktır.

Bu coğrafyada bunun zorluklarının farkındayım, “muhalefetin” darbecilikle, ırkçılıkla güçlü bağlarının olduğu, Ergenekoncuların, katillerin, darbecilerin pusuda beklediği bu topraklarda, bir hükümetin barış için adım atmış olması elbette anlamlı ve böyle bir sürecin yanında durmak bir demokrasi ve insanlık görevi. Ama aynı hükümet, yüz yıllık zihniyet ve politikalara yöneldiğinde buna direnmek, tüm demokratik muhalefeti onların karşısına yığmak gerekiyor. Üstelik fazla zamanımız da yok.

Bence Kobane düşmeyecek, bence Kürtler yenilmeyecek.

Kürtlere karşı sürdürülen ikiyüzlü politikalara sessiz kalmak, bu nedenle süreci heba etmek, kendini –kötü bir sicille- bugünden tarihe gömmek anlamına geliyor. 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive