Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

AKP'ye demokratik muhalefet


17.12.2014 - Bu Yazı 2443 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Erdoğan önderliğindeki AKP’nin "başarılı" bir iktidar mücadelesi verdiğini kabul etmek gerekir.

 Askeri vesayetten, otuz yıldır devam eden savaştan, on yıllardır çift haneli rakamların sonunda devam eden enflasyondan duyulan bıkkınlık ve öfkeyi, başörtüsü ya da yaşam tarzları nedeniyle aşağılanan kitlelerin hoşnutsuzluğunu oya dönüştürmeyi başardı.

Hükümet olduktan sonra Cemaatle kurduğu -var olan demek daha doğru- ittifak sayesinde darbecilere, Ergenekon'a karşı başlattığı davalarla onların güçlerini -geçici de olsa- kırdı. Sadece AKP iktidarının değil, milyonlarca emekçinin, Kürt halkının da düşmanı olan bu örgütlenmelere karşı halkın önemli bir bölümünü yanına çekti.

Muhalefet adı ile ortalıkta dolaşan partilerin darbecilerle kucak kucağa sürdürdükleri ilişkiler işini daha da kolaylaştırdı, gerçek bir demokratik muhalefetin ortaya çıkmasını engelledi. O da bunu çok iyi kullandı. Gücünü pekiştirip devlete daha fazla egemen olmaya başladıkça, "eski düşmanlarının" bir kısmı ile uzlaşarak, içeride olanları serbest bırakarak, kendisi için tehlikeli olanlara yöneldi. Ergenekoncular, katiller aramızda dolaşmaya başlarken, iktidar kavgası Cemaatle, demokrasi kavgası -esas olarak- Kürtlerle devam ediyor. Demokrasi mücadelesinin dönüp dolaşıp Kürt Sorunu'nda düğümleneceği ortadaydı. Hatta, AKP'nin ve bu coğrafyanın geleceği de bu konunun nasıl "çözüleceğinde" gizliydi. Suriye Kürtlerinin Rojeva da yarattığı statüden sonra, Erdoğan ve AKP'nin kafasındaki "çözüm" modeli de herkes tarafından daha net görülmeye başladı. Kobane'nin kuşatılmasının ardından iyice belirginleşti. "Kobane düştü düşüyor... PKK'da terör örgütüdür" dediği gün, bu çözüm modelinin "yüz yıllık devlet refleksinden ibaret olduğu" ayan beyan ortaya çıktı.

Haftalarca Kobane'nin düşeceği günü beklediler. Direniş boyutlanıp bizim coğrafyamıza da yayılana kadar seyrettiler. Saldırganları desteklediklerine dair haber ve görüntüler ortaya döküldü. Direniş boyutlandıkça dünya kamuoyu da harekete geçmek zorunda kaldı. Eğer Şengal'de on binlerce Ezidi PKK gerillaları tarafından kurtarılmasa, PKK güçlerinin yardımı olmasa ve Kobane birkaç haftada düşseydi, ne dünya kamuoyu ve devletlerin silahlı güçleri yardıma gelecek, ne de Peşmergeler yerinden kıpırdayacaktı.

Son birkaç gündür, gündemimizi "Cemaatin basın ayağı" olduğu iddia edilen alanda, baskın ve gözaltılar belirlemeye başladı. Bu iktidarın, yargı ve polis gücünü kitlelerin demokratik hak ve özgürlükleri için kullanmadığını yaşayarak geldik bu günlere. Gezi direnişi bir uyarı mesajı gibi algılanabilir, milyonlarca gencin taleplerine daha baştan kulak verilebilirdi. Ama büyük bir hoyratlık ve kibirle "ezmeyi" tercih ettiler. On binlerce silahsız Kürt KCK operasyonları ile ve Cemaatle kol kola içeri doldurulurken yine "ezme" mantığı egemendi. Bugün cemaatçilerin hiç de temiz olmayan sicillerine bakıp sessiz kalmamak, basın özgürlüğüne yapılan bu tür saldırıların elbette karşısında durmak gerekiyor. Ama aynı zamanda, cemaatçilerin "demokrasi havarileri" olmadığını, iktidarın "demokrasi mücadelesi" vermediğini bileceğiz. (Yolsuzluk iddialarına girmiyorum) uzun lafın kısası, hükümet içindeki iktidar savaş'ı elbette bizim ilgimiz dışındaki gelişmeler değil. Ama tüm bu "patırtı" bir süre sonra yeni bir uzlaşmaya pekala dönüşebilir, Darbecilerle bile anlaşabilenler "din kardeşleriyle" neden ve yeniden anlaşmasınlar? Oysa bizim gündemimiz barış ve demokrasi.

Bunu güçlendirmek akılcı ve tutarlı bir demokrasi mücadelesi vermekle mümkün. Kürtlerin yanında durmakla, gezi gençliğini, ekolojik yıkım ve talana direnenleri, barış mücadelesine çekebilmekle mümkün. Erdoğan'ın "tuhaf" bir şekilde ortaya attığı Osmanlıca konusunda, "sanki dillerin ve kültürlerin bir birine karşı üstünlüğü varmış, Arapça, Osmanlıca aşağı dilermiş gibi" şoven bir bakış açısından bu tartışmaya katılarak değil.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive