Selami GÜREL

[email protected]



Bookmark and Share

Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır


08.01.2015 - Bu Yazı 3039 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 HDP’nin bu yılki seçimlere parti olarak katılacağını açıklaması üzerine yeni bir tartışma başladı.

Kısa bir hafıza tazelemesi…

İçinde yaşadığımız coğrafyanın 30 yıldır hiç değişmeyen temel sorunu Kürt Sorunudur. Bir yandan devletin yüz yıllık inkar politikasına karşı direniyor, diğer yandan barışı arıyorlar. Özal’la, Demirel’le, Ecevit’le, Erbakan’la, Erdoğan’la ve şimdilerde Davutoğlu ile devam ediyor bu arayış. Parlamenter mücadelenin içinde olabilmek, herkesin partisi haline gelebilmek için çaba harcıyorlar. Bunun başarılmaması için, askeri vesayet ve onların politikadaki uzantıları, uzun yıllar, siyasi cinayetlerle, parti kapatmalarla, milletvekillerini tutuklayarak, bu çabayı sürekli torpilledi. İlk kez, Erdal İnönü’nün başkanlığındaki sol parti tarafından somut bir ittifak adımı atıldığında, önce Erdal İnönü koltuğundan uzaklaştırıldı, ardından bu ittifakın da desteğiyle parlamentoya giren Kürt milletvekilleri kendini hapiste buldu. Bir daha kimse böyle bir adım atma cesaretini gösteremedi.

Son iki yıldır, AKP hükümetiyle yeni bir süreç, barış süreci başladı. 2013 Diyarbakır Newruzunda Öcalan’ın barış çağrısına  –Obama’nın bile toplayamadığı- 2 milyon insan destek verdi. Bu desteğin de gücüyle, barış süreci kısa sürede, halk arasında ve tüm coğrafyada etkili oldu.  Son Cumhurbaşkanlığı seçimine Demirtaş’ın adaylığında ve önderliğinde katılan HDP, ilk kez yüzde on sınırına dayandı. Bu durum, yıllardır gerçek bir muhalefet sıkıntısı içinde kıvranan demokrasi güçleri ve “partisiz” demokratlarda heyecan yarattı, tüm gözler HDP’ye çevrildi, gazeteler, televizyonlar, akademisyenler, yazarlar, velhasıl herkes fikir beyan etmeye başladı.  Bazı beyan sahipleri, yüzde onluk baraj bayrağını sallamaya, HDP’nin seçimlere bağımsız bir parti olarak girmesinin “vebali” üzerine konuşmaya başladılar. “Ya HDP barajı aşamaz ve onların oyları AKP’ye giderse…” diye soruyorlar. Yani “AKP’nin yeni iktidarında biz muhalefetsiz kalırsak ne yaparız?” demek istiyorlar. Aslında cevabı sorunun içinde gizli.

Muhalefetsiz bir rejim korkusu haklı bir korkudur. Haklıdır, ama bu ülkede muhalefet yokluğu yeni değil ki, 12 yıldır yaşanıyor. Özellikle 2007’den sonra Ergenekon ve darbe davaları ile birlikte, muhalefetin olmadığı tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı. O dönemin parti başkanı Baykal “Ergenekon’un avukatlığını” kabul etti, ardından gelenler sadece Silivri kapılarında verdikleri destekle değil, bir kısmını parlamentoya taşıyarak aynı tutumu sürdürdü. “Muhalefet” bu olunca AKP’ye de iktidarını sürdürmek kaldı. Sokakta bir işçi, emekli, taksi şoförü, öğrenci ile konuşsanız, çoğunluğu size, “bu ülkede iktidar değil, muhalefet sorunu olduğunu” söyleyecektir. O söylemese bile siz ifade ettiğinizde itiraz etmeyecektir. Bunun farklı ifadesi; CHP ve MHP’nin bu iktidara muhalefet etmediği, başta Kürt Sorunu olmak üzere, çevre sorunu, kadın sorunu, eğitim sorunu, Alevilerin sorunu, taşeronlaşma, işsizlik, hukuk ve emniyete güvensizlik, gibi sorunların sahiplenilmesi için ortada durduğudur.

Olgular ve politik ortam bu kadar açıkken CB seçimlerinde yüzde ona dayanmış, bu haliyle bile AKP iktidarına karşı yegâne demokratik muhalefet olan HDP’nin seçimlere bağımsız katılmasından ve ona güç vermekten daha doğal ne olabilir?

12 yıllık AKP iktidarı döneminde muhalefet-sizlik- sürekli test edilmişken,  Kürtlerin içinde ve ağırlıkta olduğu demokratik bir muhalefet hareketini güçlendirmekten başka hangi seçeneğe sahibiz? Çevre felaketini, taşeronlaşmanın yarattığı işçi ölümlerini ve katmerli sömürüyü, hukuk ve adaletin çürümüşlüğünü, kadın haklarını, barışa ve özgürlüğe dair umutlarımızı bulacağımız başka muhalefet adresi var mı?

Eğer, “yerel seçimlerde –Ankara’da- MHP’lileri, ya da –İstanbul’da- adı şaibelerle anılanları, CB seçimlerinde yine MHP’nin adayını (*) seçtirmek için uğraşan bir ‘muhalefet’ partisini” yeniden önermeyi düşünmüyorsanız, yapılacak iş belli: HDP demokratik muhalefetin merkezi haline getirilecek. Bunun için, AKP’ye ya da CHP’ye oy vermiş tüm insanlara söyleyeceğimiz, inandırıcı gerekçelerimiz var. Yukarıda yazdığım gibi yine herkes biliyor ki, bu ülkede iktidar değil, muhalefet sorunu var. AKP’ye oy veren milyonlarca seçmen aptal falan değil.  Sadece, kendilerine güven vermeyen muhalefetin iktidar olmasını istemiyor, oy verdikleri partinin birçok şeyine göz yumuyorlar. “HDP’siz bir parlamentonun nelere gebe olduğu, HDP’li bir parlamentonun ise hangi demokratikleşme kapılarını açacağı” üzerine, Veysi Sarısözen aylardır yazıyor. Bir de ben yazsam tekrar olacak.

Biz işimize bakalım, HDP’nin neden tek seçenek olduğunu anlaşılır bir dille anlatalım. Ona dışarıdan akıl veren olmayalım, destekçisi, parçası olalım.

Bu belki de, yüz yıllık inkarın ve otuz yıllık çatışmalı dönemin geride kalacağı son şansımızdır.

 (*) Ekmeleddin Bey MHP’nin bulduğu adaydı

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive