Selami GÜREL

Selamigurel@gmail.com



Bookmark and Share

Ağrı'dan 7 Haziran'a


19.4.2015 - Bu Yazı 1904 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ağrı'da yaşananlara yakından, dikkatli ve objektif bakıldığında yeni ve tehlikeli bir sürece girdiğimiz iyice belirgin hale geldi.

2.5 yıldır iki taraflı bir ateşkes süreci devam ediyor, taraflar buna -esas olarak- uygun davranıyordu.  Bu, müzakere süreci denen şeyin tabiatına uygun bir durumdu. Kamuoyunun ezici bir çoğunluğu bu durumdan hoşnuttu ve bir an önce silahların tamamen devreden çıkacağı bir dönemi, nefesini tutmuş, heyecanla beklemekteydi.

Erdoğan'ın halkoylamasıyla Cumhurbaşkanı seçilmesi ve aynı seçimde HDP'nin barajı aşmaya ramak kalacak ölçüde oy alması önce politik bir "rahatlama" yaratmış gibi göründü. Taraflardan birinin önderi yüzde ellinin üzerinde oy alıp CB seçilmiş, diğeri ise, anti demokratik seçim yasasına rağmen parlamentoda kendi adıyla temsil edilebilecek bir yüzdeye ulaşmıştı. Hangi siyasal parti olursa olsun, bu andan itibaren seçimlere bağımsız, yani tek başına girmekten imtina etse, varlığını inkâr, seçmenlerinin umuduna ihanet etmiş olurdu. HDP yapılması gerekeni yaparak seçimlere tüm Türkiye'de parti olarak katılmaya karar verdi.

Buraya kadar yaşananlar tüm demokratik toplumlarda olması gerekenlerdi. Süreç ilerledikçe, HDP'nin seçim barajını aşma ihtimali yükselip, iktidar partisinin oyları erimeye başladı. 13 yıldır iktidarca ertelenen -başta Kürt sorunu olmak üzere, Alevi sorunu, çevre sorunu, iş güvenliği ve taşeronlaşma, toplumsal kamplaşma gibi- sorunlar ilk kez bir siyasi parti, HDP tarafından sahiplenilmeye başlandı. HDP'ye, gerek iktidar partisinin, gerekse CHP'nin seçmenlerinden bir yöneliş başladı.  Tam bu noktada demokratik toplumun ölçüleri rafa kaldırılıp, bunun yerini "eski devlet geleneği" aldı. İktidar, PKK'nın silahlı bir örgüt olduğunu, dağda kadrolarının bulunduğunu yeniden "anımsadı"!

Sanki bu coğrafyada 30 yıldır bir çatışma sürmüyordu, sanki onlarca politikacı bu sorunun çözümsüzlüğü yüzünden iktidarlarına veda etmemişti. Sanki bu savaşın insani, ahlaki ve ekonomik bedelini toplumda bilmeyen kalmıştı.  Sanki 2.5 yıldır PKK'nin silahlı kadrolarının dağların bir köşesinde barındığından bu ülkeyi yönetenlerin haberi yoktu. Elbette bunların hepsini neredeyse ilkokul çocukları bile biliyordu. Bu devleti yönetenler sınırsız olanaklara sahipler. Emirlerinde orduları, polisleri, özel timleri, Gladioları, istihbarat teşkilatları, suikast timleri var. Yüz yıllık bir derin devlet tecrübesinin üzerinde oturuyorlar. Üstelik bir süre önce tutukladıklarını yeniden aramıza saldılar. Yani onlar için provokasyon çıkarmak, silahlı güçlerini bunun için kullanmak çok kolay.

Ağrı'da yaşananlara bakıldığında her şey, hiçbir kuşkuya mahal bırakmayacak biçimde, böyle bir provokasyonun denendiğini gösteriyor. Oradaki insanların canlarını feda ederek bunu açığa çıkarıp engellemiş olmaları, tarihte yerini alacak kadar önemli bir tutumdu.

Bundan sonra neler olabilir, barış ve demokrasi yanlıları nasıl bir tutum içinde olmalı?

Dünyanın hiçbir devleti, örgütlü halk gücünden daha güçlü değildir. Bunu "sol bir ajitasyon" olarak yazmıyorum. Demokrasi güçlerinin ısrarlı ve akılcı "inadı" birçok provokasyonu engelleyebilir. Toplum olarak yeniden bir kaos ve çatışma ortamına sürüklenmek istemiyorsak, tüm demokrasi güçlerini, tüm partilerin seçmenlerini, iktidar içinde bulunan aklı selimleri demokratik olarak zorlayıcı, ikna edici bir dil bulmaya, onların savaş yanlısı politikalarının vahametini ve sonuçlarını göstermeye zorunluyuz. Sendikalar, demokratik kitle örgütleri, aydınlar, köşe yazarlarının vicdanını satmamış olanları tam bugün harekete geçmek zorunda.

Toplumsal gelişmelere yerinde ve zamanında uygun yöntemlerle müdahale edilmediğinde, bugün yapmak zorunda olduğunuz şeyi bir süre sonra yapmaya kalkmanız fazla işe yaramayabilir.

Demokratik bir seçim yapılması, 2.5 yıldır süren çatışmasızlığın devam etmesi için bugün direnmeyenlerin, yarın ortaya çıkacak kaostan şikâyet etme hakkı kalmayacaktır.

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.7.2015
Çok yorulduk Savaştan… Artık Barış, hemen Barış
23.7.2015
Zulme karşı sessiz kalmak zulme ortak olmaktır
8.7.2015
Yunanistan halkının direnişi ve militarizm
16.6.2015
Seçim sonuçları: Barış cephesi çok daha güçlü
2.6.2015
Toplumsal temsiliyet toplumsal barışın anahtarıdır
22.5.2015
Adalara Gel
9.5.2015
Önemsiz bir yazı
30.4.2015
Söz Alida'da...
26.4.2015
Sivil toplum kazandı, halkların duyarlılığı kazandı
19.4.2015
Ağrı'dan 7 Haziran'a
12.4.2015
Asla siz kazanamayacaksınız
04.03.2015
“Kafası karışık” bazı solculara
08.01.2015
Demokrasi görevi, bu seçimle HDP’yi demokratik muhalefetin merkezi yapmaktır
29.12.2014
Hilal Kaplan “Yargıtay…” deyince Doğan Akhanlı’yı anımsadım
17.12.2014
AKP'ye demokratik muhalefet
22.11.2014
Sözü olan iktidara söylemeli
03.11.2014
Bir anı ve barış süreci
17.10.2014
Rojava: Kobane Kürtlerinin büyük ‘günahı’!
05.10.2014
Romantizm ha!
02.10.2014
Kobane, Egemenler ve Aydınlar
20.09.2014
Kobane çökerse Barış Süreci de çökebilir
1.09.2014
Yüz yıllık ölü toprağı
19.08.2014
Esas yenilik…
29.07.2014
Cemaat’in siyasi olarak tasfiyesi hayırlıdır
14.07.2014
Sınırın iki tarafında da direnmeden barış yok
02.07.2014
Çerçeve yasası ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri üzerine
09.06.2014
Sürecin dili ve sorumlulukları
28.05.2014
27 Mayıs darbesi ve darbeler üzerine
17.05.2014
Neo Liberalizmin son vahşeti Soma katliamında biz de suçluyuz
28.04.2014
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
16.04.2014
Bir saatte 529 idam kararı verilmediyse, Kürtlere borçluyuz
28.03.2014
Yeşeren demokrasi ağacının suyunu kesmeyin. Oylar HDP’ye
10.03.2014
Cin şişeden çıktı
27.02.2014
Siz susun !
20.02.2014
Günün görevi, Gezi ruhuyla demokratik barış ruhunu birleştirmektir
29.01.2014
Hrant’a söz vereli daha on gün bile olmadı
18.01.2014
Sürece yalın bakmak
08.01.2014
Bu topraklar hamile, cennet de doğurabilir cehennem de
31.12.2013
Kısaca benim gözümden Doğan Tarkan
22.12.2013
Kirlilik ve arınma üzerine
14.12.2013
"Demokrasisiz" cemaat ve hükumet kapışması
18.11.2013
Diyarbakır buluşması üzerine
10.11.2013
Savaş Ay’ın ölümünü duyunca…
02.10.2013
Eski sol, eski hatalar ve Oral Çalışlar.
18.09.2013
Rojava Kürtleri mazlum değil mi?
05.09.2013
Darbeciler ve seçilmiş Hükumetler arasındaki fark
06.08.2013
BU SÜRECİN ŞAŞKINLARI
24.07.2013
Bir hukuk skandalı ve Doğan Akhanlı üzerine
09.07.2013
Şimdi, “tüm darbecilerin canı cehenneme” deme zamanıdır
27.06.2013
İdeolojik yarılmanın yüzeye çıkışı: “Ayak Takımı” ya da “Çapulcular”
22.06.2013
Gezi direnişi ve iki demokrasi anlayışı
18.06.2013
Sekterlik, ikamecilik ve Gezi Dersleri
07.06.2013
Hep beraber ; “Gezi’me dokunma, özgürlüğüme dokunma, BARIŞA EVET” deme zamanı
03.06.2013
Bir dönemin sonu… Artık söz bizde…
19.05.2013
Reyhanlı katliamı ve ırkçılık
05.05.2013
Taraf’a dair kafamdaki sorular.
21.04.2013
CHP “yenilikçilerine”: Tarihe çok kötü geçecek adınız
09.04.2013
“Barıştan yanayım, ama” diyenler, bari susun…
06.01.2013
Barış Heyecanı
31.12.2012
Stalin ve Kürtler
18.12.2012
Ahmet Altan ve Taraf
17.11.2012
İdama doymadınız mı?
06.11.2012
Zalimi anlamak (mı)
17.09.2012
Eylül ayı gerer beni
08.05.2012
İnsaf be Yıldıray Oğur !
03.05.2012
1 Mayıs 1977 de ne oldu?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive