Serdar Adem İŞLER

sademisler@hotmail.com



Bookmark and Share

Gazzeye ideolojik bakış


19.11.2012 - Bu Yazı 2845 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Tüm taraflar Gazze’ye daha genel manada Filistin’e ideolojik bakmaya devam ettikleri sürece bu mesele halledilemez.

            Haddizatında Anadolu’da on yıllarca devam eden terörün kökten halledilmesini tarafların ciddiyet ve samimiyetle isteyip istemediklerine duyduğum şüphenin bir benzerini Filistin meselesinde de yaşamaktayım.

            Bilaistisna tarafların hiçbirinin mazisi yarım asra dayanan Gazze meselesinde ciddi ve samimi olduğuna inanmıyorum. Çünkü tüm taraflar meseleye kendi iyonlaşmış ve tarafsızlığını kaybetmiş Şartlı Reflekse bağlamış bir bakış açısıyla bakmaktadır.

            Ortada bir kan çorbası var. Ama bunda sadece Yahudi İsrail’in değil Emevi faşizminin devamı ideolojik fraksiyonların da katkısı bulunmaktadır.

            Paganlardan modern çağa kadar tüm zaman ve coğrafyalarda mistik ideolojiler daha insan beyni ve duygu dünyası olgunlaşmadan yerli kültürün Mahalle Baskısının doğal bir gereği olarak çocuklara cebren ve tek taraflı olarak enjekte edildiği için; gelecekte insanoğlu tarafsız ve gerçekçi düşünme yeteneğine sahip olamamaktadır. Zamanla kendi kültünü içselleştiren insan kendi bedenindeki kötü koku ve atıklara alıştığı gibi, kendi ideolojik yapılanmasının bütün günahlarına da alışmakta ve onlara tepki göstermemektedir.

            Gazze ve Filistin meselesi başta olmak üzere dünyanın neresinde bir kargaşa, anlaşmazlık ya da savaş varsa bunun sebebi ve mevcut durumun çözümsüzlüğü tarafların Mistik İdeolojilerle formatlanarak uyuşturulmuş sarhoş beyinlerinde ve halisünasyonlara iman eden iyonik duygu dünyasında aranmalıdır. Bu ikilemde Siyonist Şartlanmışlıkla İsrail de haklıdır, Emevi İdeolojisiyle şarj edilmiş Filistinli de…

            Mesela mı diyorsunuz? Olaylara Emevi Radikalizmiyle bakarsanız Suriye’de Mistik Sloganlar eşliğinde Sözde Özgür Suriye Ordusu militanlarının bir postane binasından canlı insanları sadece Esed taraftarı diye atmalarını hoş karşılarsınız. Bu kafayla giderseniz kadınların köleleştirilmesine karşı çıkan ve kızların okula gitmesinden başka bir şey istemeyen Malala adındaki 14 yaşındaki kızın El Kaide tarafından öldürme kastıyla vurulması hadisesinden tıpkı kendi bedeninizden çıkan sıvı ve gazlardan tiksinmediğiniz gibi rahatsız olmazsınız. Çünkü bu yatkınlık sizin adınıza ana babanız tarafından Mahalle Baskısının teşvik ve tahrikiyle size rağmen size sormadan damardan enjekte edilmiştir. Belli bir süre sonra nikotin bağımlılığı gibi ayrılamaz bir bütün olacağınız ideolojinizle işte ancak bu kadar ciddi ve samimi düşünebilirsiniz.

            Olaylara Emevi Bağnazlığının bağımlılığıyla bakarsanız bir zamanların zengin, huzurlu ve müreffeh ülkesi Somali’nin, Eş Şebap tarafından açlığa ve yıkıma maruz ve mahkûm bırakıldığını asla ama asla göremezsiniz. Hatta sanki onu da İsrail yapmış gibi aynı ideolojinin yolunda Somali’ye yardım toplamak suretiyle yağ sürülmüş ekmeğinize bir kat da bal sürersiniz.

            Aynı mantık Batı âlemi için de geçerlidir. Bu bağlamda gasp, tecavüz ve yağmalarla çıkarları fazlasıyla tatmin edilen hiçbir Avrupalı’nın eğer mevcut inançları zorla ve paket program haklinde bebeklikten itibaren enjekte edilmemişse; Haçlı Seferlerini kötülemesi beklenemez. Gözleri kör mü kardeşim diyeceksiniz. Onlar da Somali’de aynısını sizin için diyor olabilirler.

            Bakınız bu Diyalektik Muhakeme bütün Mistik İdeolojilerin sonunu hazırladığı için soru sormak insanoğluna yasak edilmiştir. Soruların helak sebebi sayılmasının temelinde yatan mantık, soruların kurumuş ve uyuşmuş beyinleri canlandırmak suretiyle sömürü sistemine verebileceği zarardan kaynaklanmaktadır. Şimdi anladınız mı neden bütün mistik ideolojilerin karşı karşıya bile olsalar birbirlerinden son derece muhkem ve aşılması imkânsız Soru Sorulmaz Surlarıyla ayrıldıklarını?

            Durun bakayım. Size daha ilginç ve günümüzü ilgilendiren bir örnek daha vereyim: Miammar. Budizm hakkında az çok bilginiz vardır. Hayvanların öldürülmesine karşıdırlar. Yani en azından öyle empoze ederler mistik ideolojilerini. Ama nedense Miammar’da kendi inançlarından olmayanları acımasızca katlederken hiç düşünmezler değil mi? Düşünemezler çünkü bebeklikten itibaren almak zorunda kaldıkları Mistik İdeolojik Paket Program, virüs gibi beyin hücrelerinin muhakeme kabiliyetini köreltmiştir.

            Neredeyse bütün inanç ve ideolojilerde horlanan ve ikinci sınıf bir varlık olarak erkek egemenliğinin hizmetine verilen kadının Öğrenilmiş Çaresizlik karşısında bu tip sistem ve ideolojilerin ön saflarında yer almaları bunun bir başka bir örneğidir.

            Dünyadaki bütün mücadele ve savaşların bir tek amacı vardır. Sömürge ve çıkar elde etmek… Mistik ideolojiler burjuva kesimiyle makam ve sermaye sahiplerinin çıkarlarını kotarma noktasında bir hiç uğruna yaşamlarını feda eden yığınların uyanmasını önleme noktasında kullanılan Truva Atı görevli spekülasyonlardan başka bir şey değildir.

Sömürge ve çıkar kapma mücadelesi bazen toplumsal yapı içinde karşımıza getirir ve başta sendikalar olmak üzere sivil toplum örgütlerinin bünyesine çöreklenerek toplum bireylerinin birbirine düşürür. Basit bir idarecilik mücadelesinde ihalelerde son derecede etkili bir merkez konumunda olan idareci koltuğunu kapma noktasında birbirinin tıpkısı söylemleri dillendiren politik fraksiyonların nasıl düşüncesizce her türlü etik değeri ayaklar altına alabildiklerine şahit olmayan kalmamıştır sanırım.

Gelelim tekrar Gazze meselesine. Gazze ve Filistin meselesinde hiçbir taraf sütten çıkmış ak kaşık değildir. Tarihi kaynaklara baktığınızda Filistin’in geçmişte İsrail toprağı olduğunu ama daha sonra egemen devletler tarafından İsrail halkının tarihin derinliklerinde yurtlarından kovulduklarını görürsünüz. Aynı şekilde yakın tarihte de İsrail, Filistinlileri sonradan elde ettikleri yurtlarından kovmuştur. Bu esnada her iki olayda da her iki taraf akıl almaz zulüm ve işkenceler yapmışlardır.

Filistin Güçlü olsaydı geçmişte Emevilerin ya da bugün
İsrail’in yaptığının aynısını yapmaz mıydı? Bugün dünya kapılarını kilitlemeden gece uyuyamamaktadır. Aynı şekilde polisin olmadığı bir coğrafyada neler olabileceğini tahmin bile edemezsiniz. Bu ortamın sebebi ve baş aktörü insanın, Gazze’de herhangi bir taraf adına aynı şeyi yapmayacağını iddia etmesi ne kadar inandırıcı olabilir?

Suriye meselesi de Gazze’den faklı değil. Hangi ülke kendi rejimini antidemokratik görür? Dev koruma ordusunun arkasındaki bizim yerli liderler böyle bir eleştiriyi kabul ederler mi? İyi de Esed neden kabul etsin. Hangi devlet başkanı kendisine yönelen başkaldırıyı Esed’den farklı bir yöntemle mesela gül atarak savuşturmaya çalışır.

Esed diktatörmüş. Parti başkanlarının bile yaşlanıncaya kadar koltuktan kaldırılamadığı bir sistemde Esed’den koltuğunu bırakmasını nasıl beklersiniz? Ha, siz kendinizi ülkeniz, hatta haddinizi aşarak dünya için bir Allahın bir lutfu olarak görüyorsunuz değil mi? Esed de kendini öyle görüyorsa?

Ama ben seçimle filan geldim de diyebilirsiniz. Basının reklam damarıyla sermayeye muhtaç olduğu, politika yapabilmek için de aşiret ya da sermayeye ihtiyaç duyulduğu bir dünyada hangi coğrafyadaki, hangi seçim geçerli ve güvenilir olabilir ki? Hem Esed de kendine göre bir seçim yaptığını söylüyor.

Zaten dünya denen mekânda seçimler sermayenin çıkarlarına zarar vermeyecek şekilde birilerine göre yapılmaz mı? Ha bir kere de iyonik yaklaşmayın olaylara! Olaylara ve kişilere sempatik veya antipatik bakmak yerine, bir kere de empatik bakmayı deneseniz?

O zaman emin olun ne Gazze meselesi kalırdı ne, Suriye meselesi. Ama bu sefer de dünya kaynaklarının eşit dağıtılması gibi büyük bir sorunla karşılaşırdık. Eşitlik ve adaletin sömürüyü tedavülden kaldırdığı bir dünyada beşeri medeniyet, gelişme yönündeki sinerjisini kaybeder.

Bu da dünyanın sonu demektir. Onun için Gazze meselesinde fındıkkabuğunu doldurmayan münakaşalara devam edelim. Düzen de böyle devam edip gitsin. Sadece aktörler değişsin…

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.06.2019
İstanbul Seçimleri Tekrar Yenilenmeli
15.06.2019
Balkan Savaşları Öncesinde de Asker Terhis Edilmişti
23.05.2019
Liselere Ders Yükünü Kim Getirmişti?
11.05.2019
Çamlıca Camisinin Semeresini Göreceğiz
8.4.2019
İstanbul’u Kazanıncaya Kadar Sayacak mıyız?
2.4.2019
Sandıklar Neden Yavaş Açılıyor?
25.3.2019
Hazreti Ömer Aday Olsa
4.3.2019
Tanzim Satışlar Sınırlı Süreli Olacakmış…
28.1.2019
EMPERYALİST AMERİKA DURDURULMALI
15.1.2019
PARA NELERE KADİR
6.1.2019
Poşet Tepkileri Çok Komik
5.1.2019
PAPA’YA MI SORAYIM
21.12.2018
ENFLASYON KARŞISINDA EZİLME MASALI
16.12.2018
TREN KAZASI
12.12.2018
3600 REDDEDİLDİGÖZÜMÜZ AYDIN
30.8.2018
AVM’LERDE MAAŞLAR EKSİK ÖDENİYOR
21.8.2018
Algı Irmağının İki Yakasında Operasyon
4.8.2018
Etüt Merkezleri Denetlenebilir mi?
31.7.2018
İslam Dünyası Hazır Değil
10.6.2018
Şehitlik Güzel Değil mi?
7.6.2018
Ben, Ben Değilim ki…
3.6.2018
Kabul Olmayan Dualar Hakkında
28.5.2018
DolarDuasına Çıksanıza
7.5.2018
Ötenazi Meselesi
19.3.2018
Afrin Fatihi Şanlı Ordumuza
14.3.2018
CİA’NIN SARIKLI FESLİ SOYTARILARI
11.3.2018
AMERİKA YIKILIRSA TÜRKİYE LİDER
5.3.2018
AMERİKA’NIN ELİNDEKİ KAN
6.1.2018
İkinci Evlenmek Mümkün mü?
25.12.2017
TRUMP YAN BASTI
13.12.2017
İSRAİL VE MÜTTEFİKLERİ
2.12.2017
ÖZEL OKUL AÇMAZI
28.11.2017
LİSELERE GEÇİŞ SINAVI KEŞMEKEŞİ
23.11.2017
ÖĞRETMEN PERFORMANS DEĞERLENDİRME SİSTEMİ
11.5.2015
Şeytan Taşlamadan Önce
10.03.2015
Yaşlanınca Değişen Değer Yargıları
05.09.2013
Kim, yasal silah kullanıyor ki?
21.06.2013
NATO üyeliğimizi tartışabiliriz
12.05.2013
REYHANLI’DA SURİYE POLİTİKASININ İFLASI
14.03.2013
GÜNEŞİN BATTIĞI BİR DÜNYADA
16.02.2013
DANS EDEREK ŞİDDETE HAYIR
31.01.2013
Darbe derken subayları bitirdik
23.01.2013
GALATASAYAR ÜNİVERSİTESİ YANIYOR
18.01.2013
KADININ SELAMETİ EVLİLİKTEN SAKINMAKTA
13.01.2013
GAM GAM STEİN
09.01.2013
İSTANBULDA KAR TATİLİ ŞAKASI
08.01.2013
İMRALI HAKKINDA ABARRTLI TEPKİLER
02.01.2013
KAFA YORMAYACAKSAK KAFAYA NE GEREK
15.12.2012
Özal ölüm labirentinde
10.12.2012
ASYA VE AFRİKA’YA SERVET DAĞITIRKEN
24.11.2012
Gazze eski Gazze geğil
19.11.2012
Gazzeye ideolojik bakış
11.11.2012
ON YEDİ ŞEHİT
08.11.2012
PKK Eş Şebabp gibi
06.11.2012
Kandıra Cezaevi'nde şaşırtan firar
05.11.2012
CİNNET BABA
30.10.2012
Yasakçılık içimize işlemiş
28.10.2012
İNSANLAR NEDEN BU KADAR İLKEL?
24.10.2012
Uzaydaki hayat formları hakkında
23.10.2012
AYDINLIK ÇAĞIN YENİ SEMBOLÜ
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive