Saniye İçinde Yönlendiriliceksiniz


Serpil Çevikcan

Milliyet



Bookmark and Share

‘En güçlü arabulucu adayı Türkiye’


15.6.2017 - Bu Yazı 816 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Katar krizinin yapay olduğunu söyleyen Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, ‘Tarafların Türkiye’nin arabuluculuğunu istemeleri gerekir. Bir arabulucuya ihtiyaç olacaksa en kuvvetli arabulucu adayı Türkiye’dir’ dedi




Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, gazete ve televizyonların Ankara temsilcilerine eşi Sevgi Kurtulmuş ile birlikte verdiği iftar davetinde, gündemdeki konulara ilişkin önemli açıklamalar yaptı. 

Numan Kurtulmuş’un açıklamalarını şöyle aktarabilirim:

MİKRO BAŞARI SAFHASI: Türkiye’nin, bölgenin, dünyanın gündeminin bu kadar sıkıntılı olduğu bir ortamda, özellikle son çeyrekte yüzde 5 civarında bir büyüme rakamının ortaya çıkması Türkiye için ümit verici bir gelişmedir. Yılı yüzde 5 seviyelerinde bir büyümeyle tamamlayabileceğimizi ümit ediyoruz. Özellikle uluslararası yatırımcıların ve araştırma kuruluşlarının önümüzdeki dönemde Türkiye’yi bölgede yatırım yapılmaya en müsait ülkelerden birisi olarak görmesi de Türkiye ekonomisinin geleceği bakımından sevindirici. Bir ülkenin makroekonomik başarılarını ortaya koyması önemlidir ama mutlaka mikro başarılarla desteklenmesi gerekir. Türkiye şimdi o safhaya doğru geçiyor. Yani tek tek sektör ölçeğinde, işletmeler ölçeğinde bir takım başarı öykülerinin ortaya konulması, reel ekonomiyi artırmasının da önümüzdeki dönemde mümkün olacağını görüyoruz. Avrupa ile olan ihracatın yeniden artmaya başlamış olması önemli gösterge. Türkiye’nin önüne hiçbir zaman yüzde 5’in altında bir büyüme hedefi konulamaz. 

KATAR, YAPAY KRİZ: Katar krizi yapay bir krizdir. Hiçbir anlamı, arka planı yoktur. Ama bütün bölgeyi de tesir altında bırakması mümkün olan son derece kuvvetli bir potansiyele sahiptir. Bu kadar yoğun, derin ve kısa vadede siyasi olarak çözülmesi hemen hemen çok zor görünen krizler varken yeni bir krizin ortaya çıkması bölgedeki bütün dengeleri alt üst edebilir. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk andan itibaren her gün görüşmeleri sürdürüyor. Müspet diyebileceğimiz bazı gelişmeler var. Herkes görüyor ki bu büyük bir kriz potansiyeli taşıyor. Sözüm ona tedbirlerin aslında Körfez İşbirliği ülkelerinin  genel standardına da aykırı olduğunu ifade etmek isterim. 
Bu bölgede herkesin yapması gereken bu özgürlük alanlarının önünün açılmasını sağlamaktır. Osmanlı sultanlarının kullandığı bir tabirdir; Hadimül harameyni eş-şerifeyn. Hareme-i Şerefeyn’in hizmetkârı anlamına gelir. Bu sıfatı şu anda kullanan Suudi Arabistan’ın kralıdır. Bu sıfatın sahibi olmak dolayısıyla da Suudi Arabistan Kralı’na da sorunu çözmek düşer. 

ARABULUCU ADAYI: (Sayın Cumhurbaşkanının Katar’a bir ziyareti bekleniyor mu? Türkiye’nin girişimlerinin adını arabuluculuk olarak koyabileceğimiz bir aşama olacak mı?) Biraz, Trump’ın ziyareti sonrasında ortaya çıkan havadan etkilenmiş görünüyor bölge ülkeleri. Krizin aşırı noktalara uzanmadan dengeleneceğini düşünüyorum. Türkiye’nin tavrı ise son derece normaldir. Burada taraf olmayacağımızı görüyorum. Suudi Arabistan için Türkiye önemli, Türkiye için Suudi Arabistan önemli. Tarafların Türkiye’nin arabuluculuğunu istemeleri gerekir. Sorunun o safhaya geldiğini zannetmiyorum. Ama eğer Allah korusun ileride bir arabulucuya ihtiyaç olacaksa, en kuvvetli arabulucu adayı Türkiye’dir. Suudi Arabistan ile olan ilişkilerimizin de çok olumlu bir eksende seyrettiğini düşünürseniz, orada psikolojik bir rahatlık olduğunu ifade etmek isterim. Her an Katar ziyaret edilebilir ama bunun şartları, zamanlaması siyasi gelişmelere göre değerlendirilir.

/>YPG, küçük ordu niteliği kazanıyor

Bir kere son dönemde üç alanda terörle çok ciddi bir mücadele verildiği için belli bir sonuç alıyoruz. Şehirler, Kuzey Irak ve Suriye’den kaynaklanan terör faaliyetleri ve kırsal alandaki faaliyetler. Türkiye için şu andaki en önemli şey PKK’nın bir daha hareket edemez hale getirilmesidir. Irak’ın kuzey bölgelerinde ise yeni bir durum ortaya çıkıyor Türkiye’yi terör bakımından istikrarsızlaştırma potansiyeli taşıyan. O da PYD’ye YPG’ye verilen destektir. 

YPG nihayetinde Ortadoğu’daki terör örgütlerinden birisiydi ama son zamanlarda verilen bu açık fiili askeri desteklerle neredeyse küçük bir ordu niteliği kazanmaya başlamıştır. Bu Türkiye için tehlikeli bir durumdur. Şimdiden Türkiye farklı ülkelerin sadece kendi ordularının envanterinde bulunan silahlarıyla karşı karşıya kalmıştır. Dolayısıyla kabul edilemez bir durumdur. Müttefiklik ilişkisine sığmaz. Amerikalılar hâlâ bir tereddüt halinde. 

Kabarık bir liste yok

MAHKEMELER SÜRÜYOR: (Damat tahliyeleri nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu, “gazetecilerin evi var ama kayınpederleri yok” diyor. Bu tahliyeler toplum vicdanında yara açtı mı?) Tahliye edilmiş olsalar da mahkemeler devam ediyor. Yine bir başka eleştiri de siyasi ayak meselesidir. Bu kadar hazırlanmış bir darbe teşebbüsünün mutlaka çok farklı yerlerde ayaklarının olması muhtemeldir. Siyasetin içerisinde de olması muhtemeldir. Üzerimize düşen darbe teşebbüsünün arkasındaki bütün unsurların ortaya çıkarılmasına gayret etmektir. Amacımız özellikle çatı davalarının sulandırılmadan sonuçlandırılmasıdır.

KRİTERLER ORTAYA KONULACAK: (OHAL Komisyonu bunun altından kalkabilecek mi?) Ortada bazen bize de gelen “yani bu olmaz artık” dediğimiz örnekler var. Hiç olmayan adamı FETÖ’cü diye alıp onların adamını da bir türlü görmemek ya da bir şekilde kenara koymak. Son rakam yani ihraç edilen, hakkında soruşturma başlatılan vesaire toplam devlet memurlarının yüzde 2.4’ü. Rakam olarak sanıldığı kadar kabarık bir liste yok. İşlem yapılan memur sayısı 115 bin civarındadır. Muhtemel ki kahir ekseriyeti hakikaten bu örgütün mensubu, yüzde 90-95’i örgüt mensubu. Şimdi komisyon hızla dosya üzerinden çalışacağı için çok sayıda hukukçu alıyorlar. Nasıl çalışacağına ilişkin yönetmelik hazırlanıyor. Uzun sürecek. Başlangıçta biliyorsunuz iki yıl süre öngörülmüştü. Ama eğer bitmezse bu başvurular sonlandırılana kadar süre devam edecek. Süreç zor, Allah kolaylık versin. Nasıl işlem yapacaklarının yönetmeliği olacak, hangi maddeler çerçevesinde örgütle irtibat olduğu ortaya konulacak. Büyük ihtimalle Temmuz başından itibaren çalışmalarına başlar. Kriterler üzerinde çalışıyorlar. (Bu kriterler neler olacak?) 15 Temmuz’un hemen akabinde birikim oluştu. Mahkemelerin kararları, MİT’in, emniyetin kriterleri. Komisyon kendisine bir şablon oluşturacak. O şablona göre en objektif ölçüler içerisinde kim nasıl FETÖ’cü kabul edilebilir onu ortaya koyacak. (Kriterler kamuoyu ile paylaşılacak mı?) 

Tabii, belli olacak zaten bunlar. 

Demokratikleşme adımı

ZAMANI GELDİĞİNDE YAPILIR: (Kabine değişikliği) Türkiye’de ilk defa bir kabine değişikliği olacak değil. Zamanı geldiğinde, gerekli görüldüğünde kabine değişikliği yapılır. Cumhurbaşkanı, Başbakan oturur, konuşur. Gündeme gelmedi. Aksine Cumhurbaşkanı ve Başbakan 180 günlük çalışma takviminin hazırlanmasını ve Temmuz başı gibi uygulanmaya konulmasını bakanlardan talep ettiler. Bakanlar Kurulu bazen büyük revizyonlar, bazen de ufak değişiklerle yoluna devam eder. 

YENİ RUHA İHTİYAÇ VAR: (İl ve ilçe teşkilatlarındaki değişiklik) Yeni bir ruha, 2023 hedeflerini de belki yeniden gözden geçirerek yeni bir yol hikayesine ihtiyaç var. Bu anlamda AK Parti’nin tekrar reform iradesini güçlendirmesi, ekonomide ve siyasette çok ciddi reformların yapılması gerekiyor. Bir anayasa değişikliğine ihtiyaç var, siyasi partiler yasası, seçim yasasında değişikliğe ihtiyaç var. Herkesin kendisini eşit ve özgür yurttaş olarak hissedeceği demokratikleşme adımlarına ihtiyaç var. Bir kısmı yapıldı. 

Bedelli askerlik çalışması yok

Geçen sefer çok büyük bir beklenti vardı ve milyonlarca insanın talebiydi. Ama başvuru nasıl oldu? Bu aşamada böyle bir çalışma yok. (Terörle mücadelede süreli askerler gönderilmiyor?) 

O da var ama nihayetinde bizim milletimiz askerlik meselesini kafasında böyle ayırmıyor. Geride de olsa istifade ediliyor askerden. Yani gündemde yok.

Ramazan’dan sonra uyuşturucu şûrası yapacağız

Uyuşturucu konusunda son zamanlarda maalesef çok kötü tablolarla karşılaşıyoruz. Ben de Uyuşturucuyla Mücadele Üst Kurulu Başkanı olarak bunu sizlerden istirham ediyorum. Bu uyuşturucuyla mücadelenin başarı öyküsü olan tarafları var. Son üç yıl içerisinde AMATEM ve ÇEMATEM’lerin sayısı 33’ten 93’e çıkmış. Ramazan’dan sonra bir uyuşturucu şûrası yapacağız. Çok samimi bir kampanya yapılması gerekiyor. Hep beraber mücadele edelim. 

Bölgesel savunma üssü

(Türkiye, Katar’a asker takviyesi kararı aldı. İran’la birlikte Pakistan’ın da oraya asker göndereceği konusunda bir yol izleneceği bilgileri geliyor. Şu an 10 bin 900 olan asker sayısının 40 bine çıkarılması gibi bir üçlü mutabakat var mı?) Katar’daki üs meselesi 2014’te belli bir noktaya getirilmiş, 2016’da anlaşmaya varılmış olan bir sürecin tamamlanmasıdır. Türkiye’nin askeri üssü Katar için tek taraflı bir savunma üssü değildir. Bölgesel savunma üssü olarak görmek daha doğrudur. Bizim tercihimiz; bölgeye daha fazla asker yığarak değil, daha fazla siyaset üreterek sorunları çözebiliriz. Askeri varlık üzerinden değil, politika ve diplomasi maharetiyle bu sorunu çözecek çabaların ortaya konulması lazım. (Katar’da kaç Türk askeri olacak?) Şu anda biz de bilmiyoruz, o karar verilecek. 

Türkiye’yi çalışsınlar

(Katar krizinin Türkiye’ye bir yansıması olur mu? Bir endişeniz var mı?) Hiçbir endişem yok. Bu yorumları yapanlar da Ortadoğu siyasetini kusura bakmayın çok fazla bilmiyorlar. Bir kere Türkiye’deki siyasi tecrübe ile İhvan-ı Müslimi’nin siyasi tecrübesi arasında hiçbir benzerlik yoktur. Türkiye’de siyasi mücadele 1946’dan bu yana hep demokratik çerçevede kalmıştır. Mısır ve İhvan-ı Müslimi’nin genişleme alanındaki ülkelere baktığımız zaman bunların tamamı ise ağır diktatörlüklerle yönetilmiş olan ülkelerdir. Siz El Cezire’yi teröre destek veren bir televizyon kurumu haline getirirseniz bu tam tersi amaca hizmet eder. Birileri bu amaçlarla Türkiye’ye aba altından sopa göstermeye çalışıyorsa biraz Türkiye’yi çalışsınlar. Onlara diyecek başka bir şey yok.

Bunlar faydasız sözler

KONUŞ KONUŞ DAĞIL: (Türkiye İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dönem başkanı. Bu teşkilat bir işlev üstlenebiliyor mu?) Ortada böyle bir kuruluş var. Yeterince fonksiyonel mi; değil. Ben de bazı toplantılarını katılmış biri olarak söylüyorum. Biraz da maalesef şark geleneği, konuş konuş dağıl. Her şey var ama ortak siyasi irade yok. 

KRİZE RUSYA ÖRNEĞİrong>: (Sosyal medyada Suudi Arabistan düşmanlığına dönüşen söylemler gelişti. “Hacca gitme” kampanyası başlatan girişimler bile oldu?) Bunlar Türkiye’ye zarar veren sözlerdir. Türkiye olarak, bölge ülkelerinden farklı olarak, herkesle aynı zamanda ilişkilerimizi sürdürebiliyoruz. Türkiye ile Rusya arasındaki gerginlik çok güzel bir örnektir. Uçak düşürülmüş, neredeyse iki ülke çatışmanın köşesinden dönmüş ama çok şükür ondan sonra görüşmelerle domates dışında hiç bir sorun kalmamış. Yani aynı şeyin Katar’la Suudi Arabistan arasında olmaması için ne sebep var? Ne demek Haccı boykot edelim, ne demek umreye gitmeyelim, bunlar faydasız çok da zeka pırıltısı olmayan sözlerdir.

ABD’NİN KAFASI KARIŞIK: (Trump iş başına geldiği dönemde umutlu bir bekleyiş vardı Ankara için. Bu yaklaşımın biraz iyimser kaldığını düşünüyor musunuz?) İyimserlikten ziyade iyi niyet diyelim buna. İki konuda iyi niyetli yaklaşıyorduk, birisi FETÖ’nün iadesi birisi de bu PYD/YPG meselesi, ama bunu hep temkinli söylüyorduk, Ben Ortadoğu, özelde de Suriye, Irak’ın nasıl çözüleceğine ilişkin ABD yönetiminde kafa karışıklığının devam ettiğini görüyorum. Bunu da çok açık söylemekte beis görmüyorum. Bundan sonra ‘Amerikan siyaseti böyle olur, şöyle devam eder’ diyeceğimiz bir noktada olmadıklarını görüyorum. Kaldı ki Trump’un bundan sonra Amerikan iç siyasetinde de zorlanacağı, işte bu son yargı süreçleri vesaire. Esas mesele bu kafa karışıklığıdır. Türkiye’yi kalıcı bir müttefik olarak gözden çıkarma ihtimalleri olmadığını görüyoruz ama aynı zamanda YPG/PYD’yi de kendi tabirleriyle “Bunu bir taktik aracı olarak görüyoruz” diyerek yumuşatıyorlar. Yani siz terör örgütleri üzerinden bir Ortadoğu yapılandırması yapacaksınız, bu dünyanın bütün her bölgesinde terörün devam etmesi demektir. 

.

Facebook Yorumları

Kod8
30.5.2018
24 Haziran sonrasındaki şema
26.5.2018
Gençleri hangi parti kazanacak?
25.5.2018
Güçlü Meclis, güçlü hükümet
23.5.2018
1. bölge, 1. sıra büyük sorumluluk
19.5.2018
Liste kulisleri
16.5.2018
CHP listesi ne kadar değişecek?
12.5.2018
Hesaplar Kürt oyları üzerine
9.5.2018
Erdoğan iddialı, Kılıçdaroğlu memnun
5.5.2018
İnce tercihinin sonuçları
2.5.2018
Ak Parti’de büyük değişim yolda
28.4.2018
Gül’ün sitemi, Ak Parti’nin yol haritası
25.4.2018
Gül’ün kararı bekleniyor
24.4.2018
Albayrak: ‘CHP, seçmene nasıl izah edecek?’
21.4.2018
Ak Parti çoktan yola çıkmışken
19.4.2018
Tarihi karar nasıl ve neden alındı?
18.4.2018
Bahçeli bu çıkışı neden yaptı?
14.4.2018
CHP-İYİ Parti ittifakı olacak mı?
11.4.2018
Biz parka ve postal vatanseveri değiliz
7.4.2018
Erdoğan MİT’e niye teşekkür etti?
4.4.2018
Akkuyu sadece bir yatırım değil
31.3.2018
Suriye, proje ve kullanışlı örgüt
30.3.2018
FETÖ, CHP için imtiyazlı örgüt
28.3.2018
Türkiye’ye karşı çifte standardı bırakın, yapıcı olun
24.3.2018
ABD’yle ilişkiler normalleşiyor mu?
21.3.2018
‘Bir gece ansızın’ şifresi
20.3.2018
Afrin’de neler olacak? Ankara’nın 3 hedefi
19.3.2018
Cumhur ittifakı kurultayı
18.3.2018
‘Hukuki müeyyidesi olmalı’
16.3.2018
Diyanet’ten kadın ve fetva reformu
15.3.2018
Kazanacağımız seçimi neden boykot edelim?
11.3.2018
Afrin’e beş kala ABD oyunları
8.3.2018
Cumhurbaşkanı’ndan Diyanet’e talimat
7.3.2018
10 başlıkta eylem planı
6.3.2018
3M, istismarcı sarmalı ve erken önlem
4.3.2018
Afrin’de Ankara’yı neler bekliyor?
28.2.2018
Olumlu bakıyorum
24.2.2018
İttifak tablosu
23.2.2018
İstihbarat temaslarının perde arkası
21.2.2018
İstismarı önlemenin çaresi
18.2.2018
Ankara son sözünü söyledi
16.2.2018
İttifakta dikdörtgen formülü
10.2.2018
Çifte zafer hesabı
7.2.2018
‘Kurultaya değil geleceğe bakalım’
4.2.2018
Adalet yürüyüşü çıtası
3.2.2018
Erdoğan-Davutoğlu ne konuştu?
1.2.2018
TEK KAPI DEVRİMİ YOLDA
31.1.2018
Hesaplanan üç risk
30.1.2018
‘Ordumuzun başarısı ÖSO’ya devredilemez’
27.1.2018
Menbiç sorusuna verilen yanıt
26.1.2018
Ankara, ABD’yi nasıl görüyor?
24.1.2018
Koridor meselesi
22.1.2018
Büyük devlet olmak
20.1.2018
CHP niye yalpalıyor?
17.1.2018
Afrin operasyonu neden şart? Paylaş Twitle A+ a-
15.1.2018
'Özel sektöre kazı izni verilebilir'
13.1.2018
Kürtler Ak Parti’ye küser mi?
10.1.2018
22 aylık planlama
9.1.2018
Bahçeli noktayı koydu
6.1.2018
Tansiyon yükselecek
4.1.2018
İran’da yönetim seçimle değişir
3.1.2018
Gül, daha görünür olurken...
30.12.2017
‘S-400’ler derde deva olmayacak’
29.12.2017
İkinci turda CHP adayını destekleriz
27.12.2017
Akla niye iç savaş geliyor?
20.12.2017
Erken seçim rüzgârı
16.12.2017
Adım adım Kudüs stratejisi
13.12.2017
İttifak, baraj ve sistemde son durum ne?
10.12.2017
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Lozan güncellenebilir
9.12.2017
Tarihi ziyaretin mesajı
6.12.2017
ABD’ye çok açık mesajlar
5.12.2017
FETÖ ve DAEŞ’in yeni yöntemleri
4.12.2017
Sarraf ailesi dava başlamadan kaçtı
2.12.2017
Çiçek: Toplum seçime ısındırılıyor
29.11.2017
MİT de toparlandı mı?
25.11.2017
Rusya, PKK’dan vazgeçer mi?
22.11.2017
Afrin ve Menbiç’e dikkat
21.11.2017
‘Soçi zirvesi’nde çantalar kabarık!
11.11.2017
Ya istiklal ya ölüm!
10.11.2017
Ayrılma kararından vazgeçmelisiniz
8.11.2017
İran’la Kandil mutabakatı
1.11.2017
Uzağı yakın etmek
31.10.2017
Resepsiyondan not ettiklerim
28.10.2017
Kayı boyundan merkez parti çıkar mı?
25.10.2017
Erdoğan: Pazartesi inşallah
21.10.2017
2019’da da aynı isimle
18.10.2017
Kılıçdaroğlu: Her şeyi söyledim
14.10.2017
Bakalım ABD’de ne akıl verecek?
11.10.2017
Yıldırım: kriz Tırmanmaz
7.10.2017
PKK neden denizde?
4.10.2017
Ak Parti daha da hareketlenecek
3.10.2017
Ankara geri adımı zorluyor
2.10.2017
Erdoğan’ın mesajları
30.9.2017
Hasret kaldığımız vicdan bu değil
27.9.2017
TSK’nın rolü ne olacak?
23.9.2017
Trump görüşmesi nasıl geçti?
20.9.2017
Türkiye’nin seçenekleri
13.9.2017
Yol haritası net
11.9.2017
İktidar partisinin Danıştay sözcüsü
9.9.2017
Vardar Ovası, Vardar Ovası...
7.9.2017
'Yorumları ben de eşim de takmadık'
6.9.2017
İkiyüzlü siyaset
3.9.2017
10 maddede referandum gerçeği
30.8.2017
Siyasetin sonbahar gündemi
26.8.2017
Askerler ve kamu diplomasisi
23.8.2017
Sınavdan çakan devlet
19.8.2017
PKK hangi yöntemleri deneyecek?
17.8.2017
'Hiçbir şekilde boyun eğmem'
16.8.2017
Erdoğan’ın hedefi, Türkiye’nin kaderi
12.8.2017
Ankara’da İdlib-Afrin teyakkuzu
10.8.2017
‘Atatürk’ün idealini Ak Parti gerçekleştirdi’
9.8.2017
Kılıçdaroğlu’nun adaylığı
5.8.2017
Komuta kademesine düşen tarihi görev
2.8.2017
Asıl sorun Rakka’dan sonra
29.7.2017
Siyasetin dili
26.7.2017
Erdoğan’dan net mesajlar
22.7.2017
Almanya krizi
20.7.2017
Yeni kabine tablosu ne diyor?
19.7.2017
FETÖ’den tek tip kıyafete, kritik toplantılarda konuşulanlar
17.7.2017
Yenikapı’nın yıldönümü yaklaşırken
15.7.2017
Müttefiklerimiz için utanç sayıları
13.7.2017
Tankları durduranlar ve Erdoğan’ın söylemi
12.7.2017
‘Sorumluluğumuz büyük, hata yapmamalıyız’
8.7.2017
Karşı karşıya olduğumuz gerçek
5.7.2017
‘OHAL Komisyonu bugün yarın başvuru alacak’
1.7.2017
Afrin satrancı ve son haberler
24.6.2017
Bir arada yaşama kültürü
21.6.2017
PKK’nın bölgesel terör ağı
17.6.2017
Normalleşme ihtiyacı
15.6.2017
‘En güçlü arabulucu adayı Türkiye’
14.6.2017
FETÖ mücadelesinde son tablo
10.6.2017
FETÖ yargılamaları ve OHAL Komisyonu
7.6.2017
Eker: Netice alırız diye umut ediyoruz
6.6.2017
'FETÖ’nün yaptığından tereddüt yok'
3.6.2017
Omuzlardaki Songül Yarbay
31.5.2017
Erdoğan’ın hızı ve siyasete yeni ‘kurul’
27.5.2017
‘Hayır’ blokunun 2019 hedefi
24.5.2017
Yol haritasındaki başlıklar
23.5.2017
Denge yerine uyum ve icraat
20.5.2017
Normalleşme ve gerçekçilik
18.5.2017
Türkiye hangi silahları istiyor?
17.5.2017
İçerideki ve dışarıdaki PKK
3.5.2017
Yeni dönemin ilk mesajları
29.4.2017
O fotoğrafın hikâyesi
26.4.2017
Org. Akar: Tehdit sürdükçe operasyonlar sürecek
25.4.2017
Büyük travmaydı ama atlatıldı
22.4.2017
Üç partinin yol haritası
19.4.2017
Başbakan’ın verdiği sözler
18.4.2017
Restorasyon dönemi
17.4.2017
Erdoğan’a “evet” ve uzlaşma mesajı
15.4.2017
Balkon konuşması Binali Bey’in hakkı
12.4.2017
Türkiye’nin polisi olmak
10.4.2017
Bir yıllık bilanço ve referandum sonrası
8.4.2017
59 füzeyle tablo değişir mi?
5.4.2017
Yol ayrımları ve fırsatlar
1.4.2017
Bozdağ’a göre beraat ederler
29.3.2017
Yargı ne düşünüyor?
25.3.2017
FETÖ’yle mücadele ve yeniden inşa
22.3.2017
Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Kod8



Kod8