Şeyhmus DİKEN

seyhmusdiken@gmail.com



Bookmark and Share

Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir


27.04.2014 - Bu Yazı 1691 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yaşı hayli ilerlemiş aksakallı piri fani torunuyla gelmişti Diyarbakır SümerPark Sergi Salonundaki 99 Sürgün Portreleri sergisine. 1922 ile 1926 yılları arasında İstanbul’dan gemiyle Fransa’nın Marsilya limanına inen gemiden ellerinde Fransız hükümetinin belgelediği vize ile yeni bir ülkeye giriş yapan Anadolu ve Mezopotamya Ermenilerinden 99’unun portrelerinden oluşan sergiye.

Hemen tümünün şaşkınlık ve tedirginlikle gözleri apaçıktı fotoğraflarda. Giyim ve kuşamlarından hayli yıprandıkları ve yoksul düştükleri her hallerinden belliydi. Uzakta ve muhtemelen artık onların olamayacağı belli ülkelerini, “başkalarına” bırakarak, ölülerini, gömmeye dahi vakit bulamayıp kaçıp göçmek zorunda kalmışlardı uzak Avrupa ülkesine gelirken.

Artlarından ne bir tas su dökenleri, ne mendil sallayanları, ne el sallayanları, ne de güle güle diyenleri olmuştu. Çaresiz ve umarsızdılar. Can havliyle yaban ellere sığınmışlardı. İşte, 99 Sürgün portreleri onları anlatıyordu.

Dede, altlarında Avedis Alipınaryan, Kalust Mihranyan, Nışan Bakalyan ve Aznif Bakalyan yazan ve hemen bitişiğinde doğum tarihleri ile birlikte Diyarbekir kaydı düşülen Fransız göç ve iskân dairesinin çektiği hiçbirinin yüzünün gülmediği portrelere dakikalarca baktı.

Sonra torununa dönüp kısık sesiyle konuştu. Çok, ama çok uzun yıllar oldu diyeyim narlar hoyrat ellerce derleneli. Benim gibi yaşı kemale ermiş olanların anlatılardan ve yaşadıklarımızdan artakalanlardır artık izler.

Biz Kürtlerin “berferat” dediğimiz Siverek’in Fırat nehri kıyısındaki Qetîn köyünden mi, yoksa Şirvan’ın Botan çayı yakınındaki Zivzik köyünden mi koparılmış nar gibiydiler demeliyim. Hafızamın bir yerlerinde saklı kalalı çok oldu. Koca ve upuzun kafileler halinde yürüyorlardı. Yolsuz, izsiz, uçurumların, nehirlerin, yamacından geçip gidiyorlardı. Yollarda kalıyordu ciğerpareleri, Kimisi bir kaya kovuğunda, kimisi, kuru dere yatağında, kimilerinin de cesetleri uçurum diplerinde savrulmuş durumda kurda kuşa, yırtıcı hayvanlara yem oluyordu. Ulu orta ve dünya âlemin, hatta uygar dünyanın gözleri önünde orta yere çalınmış ve her bir tanesi ortalığa dağılmış, ayaklar altında çatırdayarak ezilen kızıl kıyamet nar taneleri misali.

Bak dedi sevgili torun dede; elimdeki şu uzunca kuka ağacından yapılma doksandokuzluk tespihe. Yüz değil doksandokuzdur tanesi. Allahın adlarının tekrarıdır doksandokuz. Gün gördüm, devran geçirdim. Yaşamadıklarımı da büyüklerimden, ata dedelerimden işittim. Dünya âlem biliyor ya! “Allah içindir demiş, Gâvurun malı da, katli de helal ve vacip diye de eklemişler.”

“Meğerse Allah için değilmiş. Kanımızdan, canımızdan bildiğimiz can ciğer komşularımızdı onlar. İşte belki bu fotoğraflardaki Avedis, Kalust, Aznif ve diğerleri. Nar taneleri gibi ezilip, katledilip kaybedilip dağıldı, yok edildiler.

Meğerse Allah için değilmiş. Allah günahlarımızı ve suçlarımızı affetsin. Ne suçları, ne günahları vardı ki bu ciranlarımızın. Şimdi elimde doksandokuzluk tespih; her Süphanallah, her Elhamdülillah, her Allhuekber, her la ilahe illallahu vahdehu la şerike leh lehul mülku ve lehul hamdu ve huve ala kulli şey’in kadir, derken, kendi günahlarımız nedeniyle kırdırılan soyların affını diliyorum” dedi.

Sonra da gözleri dolmuş, sözleri tükenmiş, bakışları donuklaşmış bir halde tekrar torunuyla sergi salonunu ardında bırakıp gitti.

Akşamı televizyon ekranlarında ülkenin başbakanı konuşuyor ve diyordu ki;“Osmanlı İmparatorluğu vatandaşı herkes gibi, Ermenilerin de o dönemde yaşadıkları acıların hatıralarını anmalarını anlamak ve paylaşmak bir insanlık vazifesidir."

O halde ne duruyorsunuz ey insanlık! Acıyla yüzleşmeye…

http://bianet.org/biamag/insan-haklari/155255-doksandokuz-a-nar-tanesinin-soyledikleridir

.

Facebook Yorumları

Emlak8
27.10.2019
Dalgalanıp Durulmak, Ercan Kesal
10.6.2018
Behice Boran Kitabı; Destansı Hayat
21.5.2017
Yeni Sürece Doğru (mu)...
16.6.2015
Kürtler ve "Eski Türkiye" Siyaseti
24.5.2015
HEP’ten HDP’ye 7 Haziran
18.5.2015
Parasevicilerin Saltanatının Sonu!
19.4.2015
Zulmet ile Vuslat Arasında Kalmak!
15.03.2015
D Tipi’nde Bir Yazar!
09.03.2015
Yaşar Kemal; “xwedê yeke derî hezar”
16.02.2015
Hücredeki Adalı
08.02.2015
Künye Dağa Yazılınca
02.02.2015
Şehirden İki Kongre!
05.01.2015
Devletlû Hükümet Neyin Peşinde?
28.12.2014
Roboski; Bin Günün Issızlığı!
21.12.2014
Siyah Bilinci ya da Kürtlük Bilinci
08.12.2014
Aidiyet ve Duygudaşlık
01.12.2014
Ayakkabısından vurulan adalet!
24.11.2014
Zorla Kimlik İnşa Etmenin İflası
04.11.2014
Kod Adı Dêrsim, 00.00.1938: Ölü!
26.10.2014
Affetmenin mümkünatı mı dediniz!
08.10.2014
Kobanê ve Rojava ile Haşrolmak!
02.10.2014
Dengêk Bidin Şengalê û Rojava!
08.09.2014
Diyarbakır, İzmir’e Onur Konuğu Olunca!
25.08.2014
Yeni Başbakan Atanırken!
19.07.2014
Kırık “Sol Ayağım”
28.06.2014
Doktor İlhan "Hoca" da Gitti!
07.06.2014
Kalekol, Ya Duvarlar!
31.05.2014
Kenti Yeniden Planlamak!
24.05.2014
Babasız Çocuklar Ülkesi!
17.05.2014
Kürdistan Sosyalist Solu'nun Kitabı
10.05.2014
Kürtçeye Çevrilmenin Cazibesi!
03.05.2014
Dildilian’ların Tarihe Bıraktıkları
27.04.2014
Doksandokuz’a Nar Tanesinin Söyledikleridir
19.04.2014
Petrolden “Pay” İstemek!
12.04.2014
Adları Kaçakçıya Çıkanların Mezarında
05.04.2014
Dile Geldiği Kadarıyla!
22.03.2014
Başkan Apo'nun Gözleri Üzerinizde
15.03.2014
Kürdistan’da Bir Yer, Kavar
08.03.2014
Licê’nin Serencamı!
15.02.2014
Şêx Saîd ile Öcalan’ın Serencamı
09.02.2014
'Gözleri bağlı' kadının adaleti!
01.02.2014
Haw’layanlar da Taraftır!
25.01.2014
Kürdün Karakter ve Kader İlişkisi
18.01.2014
Licê, Taammüden Katliamın Şehri
11.01.2014
Şeyhin Dar'dağanı!
04.01.2014
Yurt, Yangın Yerine Dönünce!
28.12.2013
Kürt Kadınının Mührü
21.12.2013
“Kurdo Zindano”
14.12.2013
Muktedirin Dili ve Davranışı Üzerine
08.12.2013
Türkiye Kürdistan’ı BDP’ye Emanet
30.11.2013
Dershane Dalaşı
23.11.2013
Kürt, Prematüre Siyaseti “Yutmaz”
17.11.2013
Amed Asla Unutmaz!
09.11.2013
Temsili Siyasette Kürdi Kriter!
02.11.2013
Kürt Siyasetinin Tabularla Savaşı
27.10.2013
Giderayak!
19.10.2013
Devletten “bahşiş” etik ve Hac
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive