Talat ULUSOY



Bookmark and Share

Atatürk ölmedi !


10.11.2012 - Bu Yazı 6241 Kez Okundu.
Yorum : 4 - Onay Bekleyenler : 0

 Latife Hanım ile Mustafa Kemal Paşa’ya Ahenk gazetesinin nikah tebriği.

 

ATATÜRK ÖLMEDİ!

Bilim kitapları da, din kitapları da canlıların “ölümlü” olduğunu yazar. İstisnası yoktur. Aksini iddia hurafedir. Bir “fani” olan  Mustafa Kemal de öldü.

Selanik dolaylarında doğan Atatürk, on iki yıl askeri okullarda okudu, yılları askerlikte tüketti ve kırk iki yaşında kendinden on dokuz yaş küçük bir kız ile evlendi. Bildiğiniz gibi evlenmek de “ölümlü” insana hastır. 30 Ocak 1923 tarihli Ahenk gazetesi bu evliliği ikinci sayfadan tebrik eder. Sadeleştirilmiş hali şöyle:

Muhterem kurtarıcımız Gazi Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin Uşakizade Muammer Beyefendi’nin kızları hanımefendi ile sünnet olan sözleşmeleri yapılmıştır. Bu mutlu sözleşme, İzmir ve İzmirlilerle mutlu bir destek verme ve ayrı bir öğünme nedeni oldu. Kurtuluş tarihinin değerli kurtarıcısına ve bu değer kaynağının mesut eşi hanımefendi hazretlerine tebriklerimizi sunarız.”

Annesi Zübeyde hanımın ölümünden on beş gün sonra acısı küllenmeden yapılan bu evlilik maalesef yürümedi, otuz ay sonra son buldu. Evlenmek gibi boşanmak da ölümlülere mahsustur, çünkü aşklar da ölümlüdür maalesef.

Şimdi dönelim bugüne. CHP ile AKP’nin, “Cumhuriyet’in mülkiyeti” üstüne kıyasıya kavgasının ateşi sönmeden, korkarım ki,  “Atatürk’ün mülkiyeti” üstüne yeni bir meydan savaşı kapıda.

“Vatan kurtarmış” ve “Cumhuriyet  kurmuş” kökten sürme CHP ile, “Cumhuriyet dayağı” ile terbiye olmuş daldan eğme AK Parti, nasıl olur da aynı anda aynı aşka düşer ve kavgaya tutuşur?

Milli eğitim yoluyla  “cumhuriyetçi -otoriter- milliyetçi tek tip insan yetiştirme hedeflendi ve malum başarı sağlandı. Cumhuriyet eğitiminin eseri olan CHP ve AKP yöneticilerinin aşklarının ortaklığı buradan, eğitimden geliyor. Dindarlık ölçülerine bakıp da farklılık yaratmayın, önemli olan bu benzerlik.

İmam-hatip veya “düz” lise, "ha Ayvaz kasap, ha kasap Ayvaz, ikisi de bir hesap", ikisinde de imalatın çoğu aynı tip insan. Çünkü her iki insan tipi de aynı tarih kitabından besleniyor. Cumhuriyet okullarının her hangi birinden mezun olanlar “İnkılâp Tarihi”ni, “Cumhuriyet”i ve kurucusu “Ulu Önder Atatürk”ü sorgulamaksızın “ezberlemek” zorundalar. Bazı mezunlar ise İslam’ın beş şartına altıncısını katmak gibi bir günahı kebire düşmemek için çuvala sığmayan Cumhuriyet günahlarını İnönü’ye yükleyerek kefaretten kurtulmak ister ya, neyse…

Bir milletin bütün okumuşları nasıl olur da “belletilen”le yetinir, nasıl olur da sorgulamaz, anlamak zor. Ya da kolay: "Milli birlik ve beraberliğimiz" için, yalan da olsa bir şeylere ihtiyaç var!

Küçük, masum yalanlar, kanımca en sinsi yalan. Çünkü ardı sıra gelecek yalanlara meşruiyet kaynağı oluyorlar.

Resmi tarih kitaplarında yazılı doğrular üstünden, geliniz iki küçük sorgulama yapalım. Sanırım meramımı daha iyi anlatırım :

Atatürk Selanik’te doğdu.  Bu “doğru”yu hiç araştırdınız mı?  Zübeyde hanım Selanik’te, o evde mi doğurmuş Mustafa’yı? Selanik’in kuzeyinde Langaza’da (Λαγκαδας), köyde doğmuş olabilir mi?

Zübeyde Hanım,  İzmir Karşıyaka Osmanpaşa camii avlusunda koca bir kayanın altında yatıyor.  Hiç araştırdınız mı, öldüğünde Zübeyde Hanım’ın nereye gömüldüğünü?  Rahmetli, Karşıyaka’nın tek Müslüman kabristanı olan Soğukkuyu Kabristanı’na gömülmüş ve üzerine de diğer İslam kabirlerindeki gibi  “Lillah-il-Fatiha” ile biten eski yazılı geleneksel bir mezar taşı konulmuş olabilir mi?

İki küçük sorgulama, belletilen ile doğru arasındaki mesafeyi ölçmeye yaradı mı? Gerek Karşıyaka’daki kaya mezar, gerek Selanik’teki ev, “küçük” milli yalanlar üstünde yükselmiş iki “büyük” sembol. Semboller, çoğu zamanhakikati örtmek için kullanılan perdeler değil mi? O kaya ve o ev üstüne ne hikmetler üretiliyor, ne kerametler anlatılıyor, bir hatırlayın.

Olur böyle şeyler, ne varmış bunda diyebilirsiniz. Cumhuriyet ve Atatürk için böyle “küçük” yalanları hoş görmek gerek diyebilirsiniz. Küçük ve masum diye takdim edilenden korkun, derim.

Cumhuriyet ve Atatürk üstüne kavga aslında bir “semboller”e sahiplenme kavgası. Bu kavga ile, Türkiye’de sermaye sınıfı kendini yeniden biçimlendirirken, eski ile yeni arasında mülkiyet ilişkileri yeniden belirleniyor. Mülkiyet kavgası sadece maddi zeminde değil, “küçük milli yalan” deryası tarih mirası üstünde de veriliyor. Oysa bu paylaşım savaşı,  hakikat perdesi önünde oynanan bir hayal oyunudur. Oysa hakikat o perdenin arkasında. Yani perdeye aldanmamak, sembolleri aşmak ve yüzleşmek gerek.

Atatürk öldü, ama sayısız sembolde yaşıyor. Son on yılda rüştünü kabul ettiren yeni sermaye ve AK Parti, Atatürk ve Cumhuriyet sembollerine sahip çıkmak arzusunda görünüyor. Mesele, “sembol” paylaşım kavgasıyla sınırlı kalırsa, bir “beyaz sayfa” açar ve uzlaşırlar. Ama bu uzlaşma, demokrasi ve barışı getirmez.  Toplumca sembolleri aşıp, yüzleşme çabasına girilmediği sürece yeni model vesayetler sırtımıza biner, iner; iner, biner!

Ermenilere reva görülen zulüm ile, Rum tehcir ve mübadelesi ile, Mustafa Suphi ve arkadaşlarına ve cumhuriyet tarihi boyunca komünistlere reva görülen zulüm ile, Kürtlere hala çektirilen zulüm ile, İslam millet kadınlarına hala edilen eziyet ile ve daha nice eziyet ile yüzleşilmeden bir beyaz sayfa açılmaya kalkışılırsa, o beyaz sayfanın millete hiç hayrı olmaz.

 

.

Facebook Yorumları

Emlak8
28.01.2020
Bir Çuvaldız: ONBEŞLER ve “KURTULUŞ”UN GÖLGESİ
21.9.2017
İzmir’in Hafızası
18.7.2017
15 Temmuz Bayramı Kutlu Olsun!
21.4.2015
Buyurun, işte belge!
14.4.2015
Ermenilerle uyuşmak söylentileri
09.01.2015
Kurtuluşçu keramet ve ihanet
27.12.2014
Kurban Kubilay
14.09.2014
İzmir hatırlıyor! Resmî ezberleri tersinden okuyor...
17.06.2014
Leylek konmaz bacana
14.05.2014
Mutlu mesut Ermeni
22.04.2014
Türkleştiremediklerimizden misiniz
06.04.2014
Derdim çoktur, hangisine yanayım
27.03.2014
Seçmekten kim usanır...
03.03.2014
Tek yol inkâr çizgisidir...
15.02.2014
Yeniden İstiklâl Harbi
28.01.2014
‘Onbeşler’, faili meçhul mü
21.01.2014
Evren geleceğine Enver gelsin!
04.01.2014
Hem mimar değil, hem de Ermeni
30.12.2013
Cumhuriyet dindir, imandır, yolsuzluktur!
04.12.2013
Tekkeler ve Hicazkâr
25.11.2013
Şapka’dan çıkan devrim
18.11.2013
Milli birlik beraberlik
11.11.2013
Heykeller ülkesi
04.11.2013
Köşküm var körfeze karşı
29.10.2013
Doksan sekiz yaşında!
21.10.2013
Çerçi! Ya sev, ya sev!
14.10.2013
Masumiyet müzesi
07.10.2013
Kurban ve ‘ötekiler’
30.09.2013
Padişahım sen ölmedin!
22.09.2013
Yüz yıllık bekleyiş
16.09.2013
Bir ‘öteki’ hikâyesi: Hoşsohbet kalafatçı
09.09.2013
İzmir: Fetih, Kurtuluş ya da İstila
03.09.2013
Dört kısa kıssa
26.08.2013
Zaferler, kahramanlar, kusurlar...
20.08.2013
Haramzade haramiler!
30.07.2013
Χαδί εγβαλλαχ!
17.07.2013
Helalleşsek mi helal, yüzleşsek mi helal
13.07.2013
Safları sıklaştıralım! Türkiye ‘yüzleşecek’
01.07.2013
Gizli Alevi Örgütü!
24.06.2013
Barış için ‘gömlek’ ve ‘kimlik’
18.06.2013
Hepimiz Mustafa Kemal’in askerleriyiz!
11.06.2013
Gel teskere gel!
04.06.2013
Taksim süreci ve “ne yapmalı?
25.04.2013
24 Nisan Ermeni Soykırımını anarken...
15.02.2013
KÜRTLER BENİM NEYİM OLUR?
09.02.2013
Çılgın bir bir “ırk" doğuyor!
29.01.2013
İTTİHATÇI CUMHURİYET ve ONBEŞLER’İN İSMİ
15.01.2013
NAZIM HİKMET ‘in ORTAÇAĞI
10.11.2012
Atatürk ölmedi !
07.11.2012
BARİKATLARA !!!
06.11.2012
‘Güzel İzmir’ yüzleşmesi!
06.11.2012
KÜRDİLİ HİCAZKAR
4 0
Ad Soyad Giriniz... 12.11.2012 - 16:54:12
Taner tonk bey kadına özgürlük peygamberimiz zamanında verilmişti
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,62
Ad Soyad Giriniz... 12.11.2012 - 16:34:46
O uçaklar zati muhterem döneminde mi üretilmiş. Bu kadar da olmaz ya. Uçakların tekerlekleri metal mı? imiş. Yoksa fossss fisss edn lastik cinsinden mi? La başlığa aldanmayın inna lillah ve inna ileyhi raciun. Bundan gerisi ve ilerisi varsa yazın....
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%53,21
Ad Soyad Giriniz... 12.11.2012 - 14:47:38
tam da yazarın bahsettiği gibi küçük ve masum yalanlar büyüklerinin peydahlamasına sebeb oluyor; uçak üretmişmiş, yetmemiş avrupaya satmışmış.. resmi tarih bile söylemiyor bu yalanları, kimden öğreniyorsun bu sallamatik bilgileri..
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%51,45
Taner Yılmaz 10.11.2012 - 12:24:36
Bir insanı put gibi savunmak ile put gibi eleştirmek arasında ne fark var? Mustafa Kemal Atatürk bu ülkenin en büyük değeridir. Başardığı şeyler ortada. Eleştirmek gerçekleri çarpıtmaya çalışmak değildir. Eleştirmek gerçekler üzerinden yapılır. Atatürk eğer İsviçre kadınından bile önce Türk kadınına haklarını veriyorsa, borç batağından çıkıp uçak üretip Avrupa'ya satıyorsa saygı duyacaksın arkadaş.. O dönemin koşullarını göz önünde bulundurmadan eleştirmek insafsızlıktır..Vicdanlı ve vefalı olun
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%50,32
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive