Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın


02.07.2013 - Bu Yazı 2771 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Dün Taksim’de, Lice’deki ölüm olaylarını protesto için sokağa çıkılmış olması değil bu çıkanların bileşkesi daha önemli idi. O kalabalığın içinde vaktiyle Kürt meselesinde son derece milliyetçi tutum takınan ulusalcısı, CHP’lisi vb. önemli bir çevre de vardı. İnanılması çok zor olan bu sosyal bileşimi iki önemli faktör sağladı. Kürtlerin silaha hayır demesi ve Gezi olayları... Yoksa Lice benzeri olaylar Kürt bölgesinde 30 yıldır vaka-i adiyeden idi.

Barış ve Gezi, bize bu ülkedeki sorunların ana ortak paydasını görmemizi sağladı. Kendi vatandaşlarına, hoyratça ve vahşice saldırmayı siyasal bir kültür hâline getirmiş bir iktidarın varlığı.

Türkler ve Kürtler belki ilk defa bu ülkenin sorunlarını ortak bir noktadan okumaya başlayacaklar ve başlıyorlar. Sıradan vatandaşı adam yerine koymayan, çadırını yakan, protestocuyu sırtından vuran bir devlet Barış ve Gezi sayesinde çırılçıplak ortaya çıktı.

Gezi ile birlikte içine girdiğimiz süreç, son on beş yılın ikinci büyük sivil direniş dalgasıdır. Yaşanan büyük bir enerji patlamasıdır. Eğer bu enerji patlamasına bir başlangıç tarihi koymamı isterseniz buHrant Dink cinayetidir, derim. Daha önce de benzeri çok cinayetler işlendi bu topraklarda. Abdi İpekçiUğur MumcuAhmet Taner Kışlalı sadece bir kaç isim... Ama bu cinayetler, birkaç yıl içinde anma törenleri sadece aile mensuplarınca yapılan unutulmuş hatıralar kategorisine girdiler. Ve kamu önünden kaybolup gittiler.

Hrant’ın cenaze töreni ile birlikte ülke, hiç alışkın olmadığı sivil bir direniş tarzıyla karşılaştı. Özellikle ailenin duruşu ile de her yıl, giderek artan sayıda insan Hrant’ın şahsında, bir bireyin, bir vatandaşın hakkını ve adaletini aramaya başladı. Hrant, “Ben Ermeni’yim, herkes ile eşit bir vatandaş olmak istiyorum” dediği için öldürülmüştü. İkinci sivil direniş dalgasının en önemli özelliği budur. Bir vatandaşın etnik ve dinî kimlik farklı gözetmeden hak, özgürlük ve adalet arayışı... Gezi’de, çok daha büyük bir kesim aynı şeyi tekrar etmeye başladı: “Ben bir Türk’üm, kimsenin kulu-kölesi değil, vatandaşım; karar süreçlerine katılmak istiyorum.” Şimdi Barış sayesinde Lice’nin de aynı şeyi söylediğini fark ediyoruz; “Ben bir Kürd’üm; barış ve vatandaşlık hakları istiyorum”. Hrant, Gezi ve Lice aynı şeyi istiyorlar: “Vatandaşını insan yerine koyan bir devlet; astığı astık, kestiği kestik, hesap vermez yönetici despotizmine hayır!

Sürekli tekrar edeceğim, AKP son 15 yılın birinci büyük sivil direniş hareketinin önderidir ve bu ülkedeki sivil-asker bürokratik otoriter geleneğe büyük darbe vurmuştur. Ama AKP, ikinci sivil direnişi ve onun taleplerini anlamakta zorlanıyor.  Onu, kendisinin sivil-asker bürokrasiye karşı verdiği mücadelenin kodları ile okuyor. Ama böyle okumaya devam ederse sadece kendisi ciddi erozyona uğramayacak, Türkiye’yi de büyük zora sokacaktır.

AKP’yi de yaratan birinci büyük sivil direnişin ana gövdesi İslami muhafazakâr çevreleridir. Bu çevreler, şu andaki hâliyle bu AKP’yi sırtlarında taşımakta zorlanacaklardır. AKP ile İslami muhafazakâr gövde arasındaki ittifak çatlar. İslami muhafazakâr çevreler, AKP’yi demokrasi için desteklediler. Onlarca yıldır bu ülkede astığı astık, kestiği kestik halka hesap verme kültüründen uzak sivil-asker bürokratik zorbalığa son vermesi için AKP’yi işbaşına getirdiler. AKP’yi, sivil-asker bürokratların bu halka reva gördüklerini, şimdi seçilmiş olanlar tekrar etsin diye desteklemediler.

İslami muhafazakâr kesim ağır hareket eder, ağır tepki verir. Onlar, laik kesim kadar “aceleci” değildir. Tevekkül sahibidir. Ama bu kesimlerdeki demokrasi özleminin kökleri laik kesimden daha güçlüdür. Laik kesimin eklenmesi gereken çok ciddi bir dezavantajı vardır. Bu kesim, sol diye bilinen birçok fraksiyonu da dâhil, İttihatçı bir ana gövdenin ürünüdür ve kuvvetli anti-demokratik ögelere sahiptir.

AKP bunu biliyor ve buna oynuyor. Ama bu tutmaz. Çünkü şu anda kökleri ağırlıklı laik kesim içinden yeşermekte olan bu yeni dalga, birey hak ve özgürlükleri arayışı etrafında şekilleniyor. Eğer bu hareketi ille bir şey ile kıyaslayacaksanız, Amerika’daki 60’lı yıllardaki sivil haklar hareketi ile kıyaslayın. Türkiye’de, Hrant ile birlikte, yeni bir vatandaşlık bilinci etrafında, hiçbirimizin alışık olmadığı yeni bir hareket mayalandı. Lice ile Gezi’yi, Kürt ile Türk’ü birleştiren Hrant cinayetinin yaktığı meşaledir.

Aslında, tıpkı ABD’de Johnson gibi, Türkiye’de de bu sivil hareketin patlamasının ön koşullarını askerî vesayet rejimini gerileterek AKP yarattı ve hazırladı. Bundan dolayı, yeni harekete saldıracağına kendisine övgü payı çıkartsa daha iyi yapardı. Fakat AKP bunun yerine, ikinci sivil direnişi, 28 Şubat’ın laik kesimlerine veya klasik solculara benzeterek alt edeceğini zannediyor. Yani, kendisinin önünü açtığı bu sivil dalganın kodlarını okumaktan çok aciz. Ve bu nedenle galiba Erdoğan’ın sonu da Johnson gibi olacak...


tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
4.05.2020
24 Nisan, Hrant Dink ve fabrika ayarları
27.04.2020
Koronalı günlerde 24 Nisan üzerine konuşmak
24.04.2020
23.5 Nisan ve yeni bir kuruluş hikâyesinin zorunluluğu
6.04.2020
Tekalif-i Milliye (Milli Vergi) emirleri ve korona için bağış
28.01.2020
Yeni bir cumhuriyet ve tarihi buluşma
21.01.2020
Hrant, Talat Paşa'nın intikamı için öldürüldü
28.12.2019
Siyasetin 'söylenecek sözü' bitmiş 'yeni söz' lazım
16.12.2019
Amerikan Senatosu’nun soykırım kararı ve olası sonuçları
18.11.2019
Bizim mahallenin hocası Mümtaz Soysal
15.11.2019
Tarihi hakikatleri inkâr ve editoryal politika
11.11.2019
T24 meselesi bize niçin Hrant Dink’i hatırlatıyor?
17.10.2019
15 soruda Suriye ve Kürt meselesi
23.08.2019
Ermenilerin imha kararı: 1 Aralık 1914
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive