Taner AKÇAM

Taraf GAZETESİ



Bookmark and Share

AKP: Kuş mu, deve mi


15.07.2013 - Bu Yazı 2135 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 AKP üzerine yapılan değerlendirmeleri bazen çok can sıkıcı bulduğumu itiraf etmek zorundayım. Bana hep, devekuşunun deve mi, kuş mu olduğu üzerine yapılan tartışmaları hatırlatıyor.

Türkiye bir geçiş toplumudur, son 15-20 yıldır sivil-asker bürokratik elitlerin yönettiği otoriter bir rejimden daha demokratik bir topluma doğru geçiyor. Geçiş dönemi toplumları iki merkezî soruyla uğraşır ve bir cevap bulmaya çalışırlar:


a)
 Yeni toplumda fikir özgürlüğü başta olmak üzere, bireysel hak ve özgürlüklerin sınırı ne olacaktır?


b)
 Adalet nereye kadar tesis edilecektir?

Eski otoriter rejim genel kural olarak başta büyük kitlesel katliamlar ve faili meçhuller olmak üzere bir dizi insan hakları ihlalleri üzerine oturmuştur. Yeni ve demokratik bir topluma geçilirken bu adaletsizliklerin ne kadarının üstüne gidilecek; geçmiş haksızlıkların sorumluları ne kadar adaletin pençesine teslim edilecektir?

Özgürlüklerin ve geçmiş adaletsizliklerin tamirinin sınırını belirleyen iki önemli faktör vardır. İlkiözgürleşme ve adalet konusunda aşağıdan gelen dalgadır. Bu dalga ne kadar güçlü ise, yeni toplum o kadar özgür ve adaletli olur. Halkımızın deyişiyle, ne kadar ekmek o kadar köfte...

İkincisi, rejimin eski efendilerinin ne kadar iktidarda pay sahibi olmaya devam edecekleridir. Özgürlük ve adaletin sınırları eski efendilerin iktidardaki ağırlıkları ile doğrudan orantılıdır. Eğer geçiş dönemi toplumuna önderlik edenler (AKP), esas olarak eski efendiler ile uzlaşmayı tercih ederlerse özgürlükler sınırlı olur ve geçmiş adaletsizlikler ciddi olarak soruşturulmaz. Kim kendi pisliğinin açığa çıkmasını ister ki? Bu nedenle geçiş toplumunun ne kadar demokratik olacağı ve adaleti sağlayacağının cevabı, eski efendilerin iktidardaki güçleri ile doğru orantılıdır. Burada da ne kadar ekmek o kadar köfte durumu sözkonusudur. Ama tam tersten...

Saydığım bu nedenlerden dolayı, geçiş dönemi toplumlarını, otoriter yapılardan daha demokratik ortama geçiren partiler devekuşuna benzerler. İsteyen onu deve, isteyen de kuş olarak tanımlar. Her ikisi de doğrudur. Bu partilerin ne kadar kuş ne kadar deve olduğunu belirleyen, onların sistemin eski efendileri ile ne kadar uzlaşıp uzlaşmadıklarıdır. Uzlaştıkça deve, değişimi zorladıkça kuş olurlar.

Gördüğüm odur ki, İslami- muhafazakâr kesimlerin büyük çoğunluğu, AKP’nin yarattığı sivil dönüşümün büyüklüğünün altını çizerek, onu kuşa benzetiyor ve bu nedenle yaptığı olumlu icraatları öne çıkartıyorlar. Şu günlerde, AKP’yi eleştiren herkese, 28 Şubat kılıcı ile saldırmalarının nedeni, AKP’yi hâlâ kuş olarak görme arzularıdır.

AKP’yi deveye benzetmek de mümkün; bunu yapanlar, AKP’nin özellikle yerini aldığı sivil- askerî bürokrasi ile benzerliklerine dikkat çekiyorlar. AKP’nin, eski efendilerin rejimini fazla değiştirmediğini ve bu yapıyı kendisi için kullanmayı tercih ettiğini ileri sürüyorlar. Bunun da ötesinde, AKP’nin fazlası ile eski efendilerin zihniyet kodlarıyla konuştuğunu savunuyorlar. Gezi olayları ile işlemediği artık iyice açığa çıkan aşırı merkeziyetçi yapıya ellerini bile sürmedikleri ileri sürülen en önemli kanıt. AKP’nin gelinen noktada tıkanması biraz da bundan.

Kuş- deve tartışmasının gereksiz bir kısırdöngülük boyutu var. AKP, aslında ne kuş ne deve, tam bir devekuşudur. Şu anda iktidarını sürdürme şansını ise (galiba Erdoğan’ın önündeki kamuoyu yoklamalarına dayanarak) “develikte” görmektedir. Onun bu hesabını bozacak tek şey, bu yoklamalarda kolayca yakalanamayacak olan aşağıdan gelen demokratikleşme dalgası ve adalet arayışının gücüdür. Eğer Gezi ile başlayan bu özgürlük ve adalet anlayışı devam ederse, AKP bu geçiş dönemini daha fazla taşıyamayacaktır.


tanerakcam@gmail.com

.

Facebook Yorumları

Emlak8
22.06.2019
Bir açıklama ardından bazı sorular
23.05.2019
Büyük koalisyon ve Erdoğan’ın seçimleri erteleme veya iptal etme ihtimali
12.11.2018
Erdoğan’ın İkinci Cumhuriyet'i ve Atatürk’ün Birinci Cumhuriyet'i: Kuvvetler Birliği, Suriye Politikaları ve Tarihle Yüzleşme
22.10.2018
Kaşıkçı cinayeti ve devlet-yurttaş arasındaki ‘güven’ ilişkisi
20.9.2018
Orta Doğu kördüğümü için alternatif çözüm: Türkiye İsrail ortaklığı
17.8.2018
“Kuşatma savaşı” ve düşündürdükleri
2.8.2018
Birinci Cumhuriyet esas alınıp İkinci Cumhuriyet'e muhalefet yapılamaz
7.7.2018
'Umdenken': Düşünme tarzımızı değiştirmek
30.6.2018
İkinci cumhuriyete hoş geldiniz
14.1.2018
HDP ve 'Türklük'
5.12.2017
Ya “safradan” kurtulmak ya da iç savaş
13.11.2017
Kavala’nın tutuklanması AKP-Ergenekon koalisyonunun resmi ilanıdır
24.9.2017
'Zamanı değil' tezinin düşündürdükleri
21.9.2017
Kürdistan referandumu ve bağımsızlık
18.9.2017
Korkunç yalnızlığın intikamı mı?
24.8.2017
Bülent Uluer, bir ölüm ilanı ve altında birkaç satır ya da aydın kırımı
19.7.2017
CHP ve Adalet: Olmayacak duaya âmin demek mi?
20.6.2015
Çıplak kadın resmi
16.6.2015
Tarihî şans mı
14.6.2015
Şiddet ile hesaplaşma!
11.6.2015
PKK- Hizbullah çatışması mı
7.6.2015
Devlet aklı
19.5.2015
‘Ermeni takıntısı’ ve Türklük
17.5.2015
Türklük ve cinayet ilişkisi!
16.5.2015
Türklük ve tarihle yüzleşme
14.5.2015
Siyasette zemin kayması
7.5.2015
HDP ve soykırım
2.5.2015
Samantha Power ve Soykırım’ın 100. yılı
23.4.2015
Bıktırdınız gerçekten!
17.4.2015
Eğer Amerika isterse!
17.4.2015
24 Nisan yaklaşırken!
8.4.2015
HDP ve demokrasi
7.4.2015
Siyaset zor zanaat
27.02.2015
Gürsel Tekin ve Şafak Pavey’e
25.02.2015
MHP, CHP ve tuhaf işler
20.02.2015
Perinçek nefret ve kin yaymaktan ceza aldı
17.02.2015
Bir trajedi olarak Perinçek davası
10.02.2015
Perinçek’i cami avlusundan almışlar!
06.02.2015
Saray soytarısı
01.02.2015
Türkiye 1915 ile nasıl yüzleşmeli
30.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (4)
29.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (3)
28.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg (2)
27.01.2015
Hrant Dink ve 1952 Luxemburg
04.01.2015
Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları
04.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915: Genel bir değerlendirme (5)
03.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (4)
02.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (3)
01.12.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (2)
30.11.2014
Ermeni ders kitaplarında 1915 (1)
17.11.2014
Hrant Harvard’da
12.11.2014
Benim Nasuh Abim (2)
11.11.2014
Benim Nasuh Abim (1)
14.10.2014
İç savaşın başındayız
07.10.2014
IŞİD’e terörist diyerek sorun çözülmez
29.09.2014
Çok şey anladığımı iddia edemem!
18.09.2014
Kasıtla nefret suçu işlenmektedir!
17.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (III)
16.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (II)
15.09.2014
Yeni Türkiye’nin ders kitapları (I)
26.08.2014
C. Bayık, E. Kürkçü ve HDP
17.08.2014
CHP yenileniyor!
06.08.2014
Genel af şart
20.07.2014
Mesafe koymanın tahammül sınırı ve derin anlamı!
26.06.2014
Birleşmiş Milletler 1985 Whitaker Raporu
23.06.2014
Tarihle yüzleşme: Bir başka bahara!
18.06.2014
Kürt meselesi çözülmeden...
16.06.2014
Bıkkınlık...
20.05.2014
Eğer yaşım 60 olmasaydı!
08.05.2014
Milletler Cemiyeti Halep Kurtarma Evi
06.05.2014
4 Mayıs Dersim Tertelesi
25.04.2014
Heyecanlandırmadı, çünkü biz çok değiştik!
19.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest (2)
18.02.2014
Holokost’u inkâr edemezsiniz ama Ermeni Soykırımı’nı inkâr serbest
18.01.2014
Muammer Güler ve Dr. Reşit; ya da Erdoğan ve Talat
02.01.2014
Yeni yılın gidişatı
30.12.2013
Gene mi kurtuluş savaşı!
26.12.2013
Operasyon yapanın niyeti!
24.12.2013
CIA ve MOSSAD’a teşekkürler, MİT’e çağrı!
19.12.2013
İsrailli savcı istiyorum
16.12.2013
Eski tas eski hamam
12.12.2013
Los Angeles Examiner 1927
09.12.2013
Los Angeles Examiner 1926
05.12.2013
M. Kemal ve 2015 (2)
02.12.2013
M. Kemal ve 2015
28.11.2013
1920 Ruhu ve 2015
25.11.2013
Şivan Perwer ve Ahmet Kaya
21.11.2013
Namus bekçileri
18.11.2013
1968, cinsel özgürlük isyanı idi
14.11.2013
Doku değişimi
11.11.2013
İkinci Gezi
07.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi (2)
04.11.2013
Bilinmeyen bir darbe girişimi
31.10.2013
İdari reform ve derin travma
28.10.2013
Reform ve ademimerkeziyetçilik
21.10.2013
BDP ve Millet-i Hâkime
17.10.2013
Yine Millet-i Hâkime sorunu
14.10.2013
Reform, gecikme ve millet-i hâkime
10.10.2013
Reform ve zihniyet
07.10.2013
Reform Paketi
03.10.2013
Özkök niçin hesap vermeli (2)
30.09.2013
Özkök niçin hesap vermeli
26.09.2013
Medya ve operasyon
23.09.2013
Gerçek adalet için
19.09.2013
Defterler nerede
16.09.2013
Bizim Martin Luther King’imiz
11.09.2013
Kendini kurban saymak
10.09.2013
İktisatçılarımız ve Ermeni malları
09.09.2013
6-7 Eylül 1955 ve Suriye
05.09.2013
Müdahale iyi mi kötü mü
04.09.2013
Evdeki mutfak mı, dışarıdan ithal mi
02.09.2013
Zor şey be yazmak
26.08.2013
Ergenekon: Genel değerlendirme
22.08.2013
Bir kıyaslama
21.08.2013
İttihatçılar’ın yargılanması ve hukuk
19.08.2013
Devlet görevlilerinin yargılanması ve hukuk
15.08.2013
Veli Küçük, Ergenekon ve Ermeni soykırımı
14.08.2013
Ergenekon ve Ermeni soykırımı
13.08.2013
Adalet arayışı
13.08.2013
YETMEZ ama EVET
05.08.2013
Devlet bilir!
31.07.2013
Mısır ve akla getirdikleri
29.07.2013
Gezi Türk 68’idir!
24.07.2013
Hitler’in seçimle işbaşına geldiği efsanesi
22.07.2013
Zihniyet sürekliliği niye
15.07.2013
AKP: Kuş mu, deve mi
09.07.2013
Türk siyasetinin iki ana damarı
02.07.2013
Hrant, Lice ve Gezi: Yeni bir yarın
24.06.2013
Lyndon Johnson ve Tayyip Erdoğan
18.06.2013
Erdoğan iç savaş mı istiyor
10.06.2013
Yeni Türk ulusal kimliği ya da başladığı anda biten hareket mi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan DÜZCE YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Emlak8
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları



Emlak8

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive